Soru

Zorluk: ZorYasama Sorumsuzluğu ve Dokunulmazlığı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) üyesi bir milletvekili hakkında hukuki süreçlere konu olabilecek aşağıdaki iddia ve eylemler gündeme gelmiştir:

I. Seçilmeden önce işlediği iddia edilen "görevi kötüye kullanma" suçu
II. Soruşturmasına seçimden önce başlanmış olmak kaydıyla, Anayasa'nın 14. maddesinde belirtilen durumlardan olan "devletin güvenliğine karşı" bir suç
III. Meclis çalışmalarında ileri sürdüğü düşünceleri, Meclisçe aksine karar alınmadığı hâlde bir konferansta aynen tekrarlaması
IV. Yasama dönemi içinde işlediği iddia edilen "kasten yaralama" suçu

1982 Anayasası'nın yasama bağışıklıklarına (sorumsuzluk ve dokunulmazlık) ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu milletvekilinin durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    I numaralı durumda belirtilen suç seçimden önce işlendiği için milletvekili bu dosya yönünden yasama dokunulmazlığı korumasından yararlanamaz ve yargılama sürecine ara verilmeksizin devam edilir.
  2. B
    Milletvekili, III numaralı eylemi nedeniyle yasama dokunulmazlığı kapsamındadır; TBMM Genel Kurulu tarafından dokunulmazlığı kaldırılmadığı sürece bu düşüncelerinden dolayı hakkında işlem yapılamaz.
  3. II numaralı durum yasama dokunulmazlığının anayasal istisnasını oluşturduğundan yargılamaya TBMM kararı aranmaksızın devam olunur; ancak yetkili makamın durumu derhal ve doğrudan TBMM'ye bildirmesi şarttır.Cevap
  4. D
    IV numaralı iddia yönünden TBMM Genel Kurulunca dokunulmazlığın kaldırılmasına karar verilmesi hâlinde, bu karara karşı yedi gün içinde sadece ilgili milletvekili tarafından Danıştaya iptal davası açılabilir.
  5. E
    IV numaralı suç iddiası için Karma Komisyonun raporu üzerine TBMM Genel Kurulunca dokunulmazlık kaldırıldığında, milletvekilinin parlamento üyeliği kendiliğinden düşer ve dokunulmazlık tüm suç iddiaları için kalkmış olur.

Cevap

Anayasa'nın 14. maddesi kapsamındaki suçların (soruşturmasına seçimden önce başlanmışsa) yasama dokunulmazlığının anayasal istisnasını oluşturduğunu ve yargılamaya TBMM kararı aranmaksızın devam edileceğini belirten ifadedir.
1982 Anayasası'nın 83. maddesinin 2. fıkrasına göre; 'Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün (dokunulmazlığın) dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.' Doğru seçenek, bu anayasal kuralı eksiksiz ve tam bir şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I ve IV numaralı durumların dokunulmazlık kapsamındaki yerini analiz etmek
Gerek seçimden önce işlenen olağan suçlar (görevi kötüye kullanma) gerekse seçimden sonra işlenen suçlar (kasten yaralama) yasama dokunulmazlığı kapsamındadır. Yargılama için meclisin dokunulmazlığı kaldırması şarttır.
Anayasa m.83'te belirtilen güvencenin genel kuralını tespit etmek.
2
III numaralı durumun hukuki niteliğini belirlemek
Meclis kürsüsündeki sözlerin aksine karar alınmadıkça dışarıda tekrarlanması yasama dokunulmazlığı değil, mutlak koruma sağlayan yasama sorumsuzluğu kapsamındadır ve TBMM kararıyla dahi kaldırılamaz.
Sorumsuzluk ve dokunulmazlık kurumlarının koruma alanlarını birbirinden ayırmak.
3
II numaralı durumdaki istisna kuralını Anayasa m.83/2 çerçevesinde değerlendirmek
Soruşturmasına seçimden önce başlanılan Anayasa m.14 suçları, ağır cezalık suçüstü hali ile birlikte dokunulmazlığın iki anayasal istisnasından biridir. Meclis kararına gerek yoktur, makam doğrudan TBMM'yi bilgilendirir.
Yasama dokunulmazlığının hangi şartlarda kendiliğinden işlemeyeceğini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Yasama Bağışıklıklarının (Sorumsuzluk ve Dokunulmazlık) Kapsamı, İstisnaları ve Kaldırılma Usulü
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla