Türkiye'de - yıllarını kapsayan Erken Cumhuriyet dönemi kentleşme süreci; sanayi devrimi sonrası Batı'da görülen 'kendiliğinden' süreçlerden farklı olarak, devletin modernleşme hedefleri doğrultusunda şekillenen 'planlı' bir karakter sergiler. Bu dönemin kentleşme dinamikleri ve kurumsal yapısı göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu süreci tanımlayan doğru bir yargı değildir?
- AKentleşmenin temel itici gücü sanayileşmeden ziyade, yeni devletin idari ve siyasi merkezlerini oluşturma gerekliliğidir.
- Btarihli sayılı Belediye Kanunu, yerel yönetimlerin kentsel hizmetlerdeki sorumluluklarını tanımlayan temel yasal çerçeveyi oluşturmuştur.
- Tarımda makineleşmenin kırsal nüfus üzerinde yarattığı 'itici' güç, bu dönemdeki kent nüfusu artışının temel belirleyicisi olmuştur.Cevap
- DAnkara, Batılı şehircilik anlayışına göre hazırlanan imar planlarıyla Cumhuriyet'in modern kent vizyonunun bir sembolü haline getirilmiştir.
- EDönemin şehircilik anlayışı, kenti bir 'uygarlık okulu' olarak görmüş ve kamusal mekanların inşasına öncelik vermiştir.
Cevap
Tarımda makineleşmenin kırsal nüfus üzerinde yarattığı itici gücün kent nüfusu artışının temel belirleyicisi olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Erken Cumhuriyet dönemindeki (-) kentleşme, henüz tarımda makineleşme gerçekleşmediği ve sanayi birikimi sınırlı olduğu için kırsal göçten ziyade devletin idari, siyasi ve ideolojik yapılanmasıyla sınırlı kalmıştır. Tarımda makineleşmenin (traktör vb.) yarattığı işsizlik ve buna bağlı kitlesel göç, ancak sonrası dönemde belirleyici olmuştur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'de Öncesi Kentleşme Dinamikleri
Daha Fazla Pratik
Bu dönemdeki 'Ebniye Kanunu'ndan 'Belediye Yapı ve Yollar Kanunu'na geçişin şehircilik disiplini üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s