Osmanlı Devleti'nden miras kalan ve binaların tekil inşası ile yangın güvenliğine odaklanan "Ebniye" mevzuatının aksine; ’lu yıllarda yürürlüğe giren sayılı Belediye Kanunu ve sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ile şekillenen Erken Cumhuriyet Dönemi (-) kentleşme yaklaşımının en temel ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- Kentlerin ideolojik bir modernleşme projesi kapsamında bütüncül "imar planlarına" dayalı ve devlet eliyle inşa edilmesiCevap
- BSanayileşmenin yarattığı istihdam olanakları nedeniyle kırdan kente yönelen kitlesel göçün belediyelerce yönetilmesi
- CGecekondu bölgelerinde barınma sorununu çözmek amacıyla çıkarılan kapsamlı imar aflarının bir politika aracı olarak kullanılması
- DKentleşmenin, tarımda makineleşme sonucu ortaya çıkan artı nüfusun kente yerleşmesiyle kendiliğinden bir hız kazanması
- EKonut üretiminde özel sektörün ve serbest piyasa dinamiklerinin belirleyici rol üstlenmesinin teşvik edilmesi
Cevap
Erken Cumhuriyet Dönemi kentleşmesi, kenti modernleşmenin bir aracı olarak gören, bütüncül imar planlarına dayanan ve devlet eliyle yürütülen planlı bir süreçtir.
Erken Cumhuriyet döneminde çıkarılan sayılı Belediye Kanunu ve sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu, belediyelere kentlerin gelişimini planlama (imar planı hazırlama) sorumluluğu yüklemiştir. Bu dönemde kentleşme, yeni kurulan ulus-devletin modern yüzünü temsil eden, devletin öncülük ettiği ve ideolojik bir modernleşme projesi olarak tasarlanan planlı bir süreçtir. Bu durum, Osmanlı dönemindeki sadece yapı nizamına ve yangın önlemeye yönelik kısıtlı mevzuat anlayışından temel bir kopuşu ifade eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Erken Cumhuriyet Dönemi'nde (1923-1950) Planlı ve Devlet Güdümlü Kentleşme
Daha Fazla Pratik
1950 sonrası dönemi etkileyen 'itici' ve 'çekici' göç nedenlerini inceleyerek bu iki dönemi karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s