1992 yılında imzaya açılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi () temelinde şekillenen küresel iklim rejimi, Kyoto Protokolü'nden Paris Anlaşması'na uzanan süreçte önemli yapısal dönüşümler geçirmiştir.
Bu antlaşmaların özellikleri ve Türkiye'nin bu süreçteki katılım durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Paris Anlaşması, Kyoto Protokolü'ndeki merkezi emisyon hedefleri yerine, her ülkenin kendi kapasitesine göre belirlediği 'Ulusal Katkı Beyanları' () mekanizmasına dayanmaktadır.Cevap
- B1997 yılında kabul edilen Kyoto Protokolü, küresel emisyonların yeterli düzeye ulaşmasıyla aynı yıl () içinde yürürlüğe girerek tüm üye ülkeler için bağlayıcı hale gelmiştir.
- CTürkiye, Kyoto Protokolü'ne başlangıçta hem Ek-I hem de Ek-II ülkesi olarak kabul edildiği için antlaşmayı yılında imzalamış ve hemen uygulamaya koymuştur.
- DParis Anlaşması'nın getirdiği rejimde, emisyon azaltım yükümlülükleri sadece gelişmiş (Ek-I) ülkeler için geçerli olup, gelişmekte olan ülkeler beyanda bulunmaktan muaf tutulmuştur.
- ETürkiye, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede dönüm noktası olan Paris Anlaşması'nı yılında imzalamış ve yılında resmen taraf olmuştur.
Cevap
Paris Anlaşması'nın ülkelerin kendi hedeflerini belirlediği 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDC) mekanizmasına dayandığını belirten seçenek doğrudur.
Paris Anlaşması, küresel iklim rejiminde bir paradigma değişimi yaratarak, her ülkenin kendi sosyo-ekonomik koşullarına göre belirlediği 'Ulusal Katkı Beyanları' () sistemini getirmiştir. Bu durum, Kyoto Protokolü'ndeki sadece gelişmiş ülkeler için belirlenen katı ve merkezi emisyon hedeflerinden en temel farkıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İklim Değişikliği Rejimleri: Kyoto (Bağlayıcı Hedef) vs Paris (Ulusal Katkı Beyanı)