Soru

Zorluk: OrtaAnayasal Temeller ve Sorumluluğun Genel Özellikleri

1982 Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrası "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmünü amirdir. Bu anayasal ilke, idarenin mali sorumluluğunun temelini oluşturur.

Buna göre, idarenin hukuki sorumluluğunun genel özellikleri ve şartları hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    İdarenin mali sorumluluğu bir kamu hukuku sorumluluğu olup, kamu görevlilerinin görevleri sırasında işledikleri hizmet kusurlarından dolayı açılacak tazminat davaları bizzat kamu görevlisine değil, idareye karşı açılır.
  2. B
    İdarenin faaliyeti ile ortaya çıkan zarar arasındaki illiyet bağı; mücbir sebep, beklenmeyen hâl, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru gibi nedenlerle kesilirse idarenin sorumluluğu kural olarak ortadan kalkar.
  3. İdarenin tazmin yükümlülüğünün doğabilmesi için idari faaliyet ile meydana gelen zarar arasında illiyet (nedensellik) bağının bulunması kural olmakla birlikte, idarenin kusursuz sorumluluğuna gidildiği hallerde illiyet bağının varlığı aranmaz.Cevap
  4. D
    İdarenin sorumluluğu kural olarak hizmet kusuruna dayanmakla birlikte, idare yürüttüğü olağanüstü tehlikeli faaliyetler veya kamu yararı için katlanılan özel fedakarlıklar nedeniyle kusuru olmasa dahi zararı tazminle yükümlü tutulabilir.
  5. E
    Anayasa'da güvence altına alınan mali sorumluluk ilkesi, idarenin sadece hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden değil, kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde hukuka uygun eylem ve işlemlerinden doğan zararları da kapsar.

Cevap

İdarenin kusursuz sorumluluğuna gidildiği hallerde illiyet bağının varlığının aranmadığını ifade eden seçenek yanlıştır.
İdarenin mali sorumluluğunun doğabilmesi için (ister kusur sorumluluğu ister kusursuz sorumluluk olsun) kural olarak ortada bir idari eylem veya işlem, bu işlem veya eylemden doğan bir zarar ve zarar ile faaliyet arasında bir 'illiyet (nedensellik) bağı' bulunması zorunludur. Kusursuz sorumluluk hallerinde ortadan kalkan veya aranmayan unsur illiyet bağı değil, idarenin 'kusuru'dur. İlliyet bağı olmadan, yani ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında hiçbir bağ kurulamadan idareye tazminat yükletilmesi (sosyal risk gibi çok istisnai ve zayıflatılmış haller dışında) mümkün değildir. Dolayısıyla kusursuz sorumlulukta illiyet bağının aranmadığını belirten ifade kesinlikle yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin sorumluluğunun doğması için gereken kurucu unsurları belirle.
İdari bir eylem veya işlem, bir zarar ve bu ikisi arasında nedensellik (illiyet) bağı bulunması şarttır. Sorumluluğun türüne göre ek olarak kusur unsuru da aranabilir.
Genel sorumluluk kurallarının çerçevesini çizebilmek için.
2
Kusur sorumluluğu ile kusursuz sorumluluk halleri arasındaki farkı analiz et.
Kusursuz sorumluluk hallerinde idarenin tazmin yükümlülüğü doğması için bir 'hizmet kusuru' işlemiş olması gerekmez; ancak zararın idarenin bir faaliyetinden doğduğu gerçeği (illiyet bağı) değişmez.
Seçeneklerdeki hukuki yanılgıyı tespit edebilmek için.
3
Seçenekleri illiyet bağı şartı açısından değerlendir.
Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının aranmadığı iddiası hukuken hatalıdır; zira idare, kendi faaliyetiyle hiçbir ilgisi olmayan (illiyet bağı bulunmayan) bir zararı tazmin etmekle yükümlü tutulamaz.
Yanlış olan ifadeyi kesin olarak belirlemek için.

Anahtar Kavram

İdarenin Mali Sorumluluğunun Kurucu Unsurları ve Kusursuz Sorumlulukta İlliyet Bağı
Bu soruyu puanla