Modernleşme yaklaşımları; toplumsal değişmeyi geleneksel yapıdan modern yapıya doğru gerçekleşen evrimsel, doğrusal ve ilerlemeci bir süreç olarak tanımlar. Bu kuramsal çerçeve içerisinde Daniel Lerner, bireylerin yeni rollere uyum sağlama yeteneği olan "empati" kavramını vurgularken; W.W. Rostow, değişimi iktisadi büyüme aşamaları üzerinden analiz etmiştir. Her iki düşünürün de ortaklaştığı temel nokta, modernleşmenin önündeki asıl engellerin toplumun kendi iç yapısından kaynaklandığı fikridir.
Buna göre, modernleşme yaklaşımlarının toplumsal değişme sürecine ilişkin temel tezi aşağıdakilerden hangisidir?
- AToplumsal değişme, merkez ülkelerin çevre ülkeler üzerindeki ekonomik tahakkümü ve sömürü ilişkileriyle açıklanan dışsal bir süreçtir.
- Modernleşme; yapısal farklılaşma, toplumsal seferberlik ve geleneksel değerlerin yerini rasyonel-modern değerlere bırakmasıyla gerçekleşen içsel bir dönüşümdür.Cevap
- CDeğişim, üretim araçlarına sahip olan azınlık ile emeğini satan çoğunluk arasındaki uzlaşmaz sınıfsal çatışmanın kaçınılmaz bir ürünüdür.
- DGeleneksel kurumlar, modernleşme sürecinde toplumsal dengeyi koruyan ve değişime direnç göstermesi beklenen işlevsel yapılardır.
- EToplumsal gelişme, her toplumun kendi özgün kültürel kodlarını koruyarak farklı yönlere evrildiği çok hatlı bir döngüsel gelişim izler.
Cevap
Modernleşme; yapısal farklılaşma, toplumsal seferberlik ve geleneksel değerlerin yerini rasyonel-modern değerlere bırakmasıyla gerçekleşen içsel bir dönüşümdür.
Modernleşme yaklaşımı, toplumsal değişmeyi 'içselci' bir perspektifle ele alır. Bu yaklaşıma göre az gelişmişliğin nedeni dışsal sömürü değil, toplumun sahip olduğu geleneksel değerler ve kurumlardır. Modernleşme; yapısal farklılaşma (kurumların uzmanlaşması), toplumsal seferberlik (bireylerin modern hayata katılımı) ve Daniel Lerner'in vurguladığı empati (zihinsel hareketlilik) gibi unsurlarla gerçekleşen doğrusal bir ilerleme sürecidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İçselci Modernleşme Yaklaşımı (Internalist Approach)