Bir ilçede bulunan ve kadimden beri belde sakinlerinin ortak kullanımında (toplanma, pazar kurma vb.) olan bir 'meydan' alanı, belediye meclisi tarafından alınan bir kararla 'belediye hizmet binası' yapılmak üzere tahsis amacı değiştirilerek hizmet malı statüsüne geçirilmiştir. Belde sakinlerinden bir grup, bu alanın yüzyıllardır toplumsal faaliyetler için kullanıldığını ve bu kullanım hakkının kendileri için bir 'kazanılmış hak' (müktesep hak) oluşturduğunu, dolayısıyla idarenin bu kullanımı tek taraflı olarak sonlandıramayacağını iddia ederek işlemin iptali için dava açmıştır.
İdare hukuku ilkeleri çerçevesinde orta mallarının hukuki rejimi dikkate alındığında, bu durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- ASöz konusu alanın 'orta malı' niteliği kazanması için mutlaka yetkili makamlarca yapılmış iradi bir tahsis işlemi gerekmez; taşınmazın kadimden beri bu amaca özgülenmiş olması da yeterlidir.
- BBelediyenin orta malı üzerindeki tahsis amacını değiştirme yetkisi kamu yararı ile sınırlı olup, idari yargı bu kararın üstün kamu yararına uygun olup olmadığını denetleyebilir.
- Belde sakinlerinin bu alanı uzun süredir kullanıyor olmaları, onlara bu malın statüsünün değiştirilmesine karşı koyma noktasında korunması gereken bir 'kazanılmış hak' sağlar.Cevap
- DTahsis amacı usulüne uygun olarak değiştirilen bir taşınmaz, bu işlemle birlikte orta malı rejiminden çıkarak kamu hukukunun 'hizmet malı' rejimine tabi hale gelir.
- EOrta malları üzerindeki kullanım hakkı kişisel bir hak olmayıp, o malın sunulduğu topluluğun üyelerine tanınmış genel ve nesnel bir yararlanma yetkisidir.
Cevap
Belde sakinlerinin alanı uzun süredir kullanıyor olmalarının onlara bir 'kazanılmış hak' sağladığı iddiası yanlıştır; zira kamu mallarından yararlanma hakkı nesnel bir statüdür ve idarenin kamu yararı amacıyla yapacağı statü değişikliklerine karşı kazanılmış hak koruması sağlamaz.
İdare hukukunda, bireylerin veya toplulukların kamu mallarından (orta malları) yararlanma hakları, nesnel ve genel bir hukuki statüye dayanır. İdare, kamu yararının gerektirdiği durumlarda (örneğin hizmet binası ihtiyacı) usulüne uygun bir işlemle bu statüyü değiştirebilir. Bu durum, ilgililer lehine bir 'kazanılmış hak' (müktesep hak) oluşturmaz; çünkü kamu yararı, mevcut kullanımın devamındaki özel veya grup menfaatinden üstün tutulur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Orta Mallarının Tahsisi ve Nesnel Statü İlkesi
Daha Fazla Pratik
Kamu mallarının tahsisinin kaldırılması durumunda ortaya çıkan 'hukuki el atma' ve 'müktesep hak' tartışmalarına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s