Türk siyasal kültürünün tarihsel seyri incelendiğinde, devletin toplum karşısındaki aşkın (müteâl) konumu ve siyasete yön veren bürokratik-elitist yapının sürekliliği dikkat çekmektedir. Şerif Mardin'in 'merkez-çevre' paradigmasıyla açıkladığı bu yapıda, siyasal katılım ve muhalefet pratikleri genellikle sivil toplumun kendi içindeki bağımsız yatay örgütlenmesinden ziyade, devlet aygıtını ele geçirme veya ona eklemlenme motivasyonu taşır. Tarihsel süreçte yaşanan siyasal kırılmalar ve iktidar değişimleri de büyük oranda bu kültürel kodların etkisinde şekillenmiştir.
Buna göre, Türk siyasal kültürünün temel özellikleri ve tarihsel yansımaları dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Toplumsal taleplerin siyasal sisteme aktarılmasında; sendikalar, meslek odaları ve sivil inisiyatifler gibi yatay örgütlenme ağları, dikey patronaj (kayırmacılık ve himaye) ilişkilerinden tarihsel olarak daha güçlü ve belirleyici bir role sahiptir.Cevap
- BDevlet ile vatandaş arasındaki ilişkide, haklarını aktif bir şekilde arayan rasyonel yurttaşlık bilincinden ziyade, devletin otoritesini kutsayan ve itaati önceleyen 'tebaa kültürü'nün izlerine modern dönemde de sıklıkla rastlanır.
- CCumhuriyetin ilk yıllarında merkezin, çevreden gelen muhalefeti ve reaksiyoner hareketleri bastırmak amacıyla Takrir-i Sükun gibi olağanüstü araçları kullanması, siyasal kültürdeki bürokratik-seçkinci dizayn etme refleksinin bir tezahürüdür.
- D1950 seçimleriyle yaşanan ve 'Beyaz İhtilal' olarak nitelendirilen iktidar değişimi, çevrenin siyasal alandaki zaferi olarak yorumlansa da devleti merkeze alan hiyerarşik siyasal kültür kodlarını bütünüyle tasfiye edememiştir.
- ESiyasal partiler, Batı demokrasilerindeki gibi belirli sosyoekonomik sınıfların çıkarlarını temsil etmekten ziyade, kültürel fay hatları üzerinden kimlik siyaseti yürüten ve öncelikli amacı devlet aygıtını ele geçirmek olan yapılar olarak öne çıkmıştır.
Cevap
Toplumsal taleplerin siyasal sisteme aktarılmasında yatay örgütlenme ağlarının, dikey patronaj ilişkilerinden daha güçlü olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Türk siyasal kültüründe toplumsal taleplerin sisteme aktarılmasında sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve meslek odaları gibi yatay örgütlenme ağları Batı demokrasilerine kıyasla tarihsel olarak zayıf kalmıştır. Bunun yerine, devlete veya siyasi liderlere uzanan dikey patronaj (klientelizm, kayırmacılık) ağları ve kişisel himaye ilişkileri çok daha köklü ve belirleyici bir role sahiptir. Bu nedenle yatay örgütlenmelerin daha güçlü olduğunu iddia eden seçenek kesinlikle yanlıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Merkez-Çevre İlişkileri ve Sivil Toplumun Zayıflığı