İdare, tarihi bir bölgede yer alan ve çökme tehlikesi bulunan bir köprünün restorasyonu amacıyla, bölgeye çıkan tek ana yolu bir yıl süreyle araç trafiğine kapatmıştır. Bu işlem sonucunda, yol üzerinde faaliyet gösteren ve tek geçim kaynağı bu güzergâh üzerindeki trafik olan bir konaklama tesisi, alternatif bir ulaşım imkânı da bulunmadığı için faaliyetlerini tamamen durdurmak zorunda kalmış ve ağır bir maddi zarara uğramıştır. İdarenin bu hukuka uygun eylemi sonucunda ortaya çıkan özel ve olağandışı zararı tazmin etmesi gerektiğini savunan kusursuz sorumluluk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesiCevap
- BHizmet kusuru ilkesi
- CTehlike (Risk) ilkesi
- DSosyal risk ilkesi
- EMesleki risk ilkesi
Cevap
İdarenin hukuka uygun eylemiyle oluşan özel ve olağandışı zararların tazminini öngören 'Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesi' doğru cevaptır.
İdare, kamu yararı için hukuka uygun bir işlem (restorasyon) yaparken, bu işlem toplumun geri kalanından farklı olarak belirli bir kişi üzerinde 'özel ve olağandışı' bir yük oluşturuyorsa, bu durum kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu dengesizliğin giderilmesi için idarenin kusuru olmasa dahi zararı tazmin etmesi gerekir ki buna 'fedakarlığın denkleştirilmesi' denir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Fedakarlığın Denkleştirilmesi (Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik)
Daha Fazla Pratik
İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'Tehlike İlkesi' ile 'Fedakarlığın Denkleştirilmesi' arasındaki farkları, eylemin hukuka uygunluğu ve faaliyetin niteliği açısından karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s