Yönetişim (governance) yaklaşımı, kamu yönetiminde devletin tek taraflı hiyerarşik kontrolünün zayıfladığını ve kararların devlet, özel sektör ile sivil toplumdan oluşan ağlar (networks) aracılığıyla alındığını savunur. Ancak bu süreçte devletin tamamen etkisizleşmediği, aksine bu ağların oluşumu ve işleyişini yönlendiren bir "üst-yönetişim" (metagovernance) rolü üstlendiği ifade edilmektedir.
Buna göre, "üst-yönetişim" kavramı çerçevesinde devletin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
- Özerk ağların işleyiş kurallarını ve hukuki çerçevesini belirleyerek, aktörler arası çatışmaları yönetmek ve ağların toplumsal hedeflerle uyumunu koordine etmekCevap
- BKamu hizmetlerini piyasa disiplinine sokarak, bürokratik yapıyı işletmeci ilkelerle donatmak ve vatandaşı hizmet alan bir müşteri olarak konumlandırmak
- CTüm toplumsal aktörleri hiyerarşik bir emir-komuta zinciri içine alarak, devletin politika belirleme ve uygulama tekelini yasal-rasyonel çerçevede korumasını sağlamak
- DKamu otoritesinin sahip olduğu tüm kaynakları sivil topluma devrederek, devletin karar alma ve denetim süreçlerinden tamamen çekildiği minimalist bir yapı inşa etmek
- ESiyasi aktörler ile idari teknisyenler arasındaki görev paylaşımını kesin çizgilerle ayırarak, yönetimin sadece teknik ve rasyonel süreçlere odaklanmasını temin etmek
Cevap
Üst-yönetişim çerçevesinde devlet, özerk ağların çerçevesini belirleyen ve bu ağlar arasındaki uyuşmazlıkları gideren bir koordinatör rolü üstlenir.
Üst-yönetişim (metagovernance) yaklaşımına göre devlet, hiyerarşik otoritesini tamamen kaybetmez; aksine sivil toplum ve özel sektörle kurulan özerk ağların (networks) toplumsal fayda üretebilmesi için gerekli olan kuralları koyar, aktörler arası tıkanıklıkları aşar ve ağların meşruiyetini sağlar. Bu rol 'yönetişimlerin yönetişimi' olarak da adlandırılır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Üst-Yönetişim (Metagovernance) ve Devletin Değişen Rolü