Soru

Zorluk: ZorMilletvekilliğinin Düşmesi ve İptali

Yasama organı üyelerinin görev süreleri dolmadan statülerini kaybetmeleri, hukuki gerekçeye bağlı olarak farklı usul ve yargısal güvencelere tabi kılınmıştır. Bir yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri hakkında aşağıdaki durumlar ortaya çıkmıştır:

I. Kocaeli Milletvekili A, Cumhurbaşkanı tarafından kabineye bakan olarak atanmıştır.
II. İzmir Milletvekili B'nin, kasten işlediği bir suçtan dolayı aldığı kesinleşmiş mahkumiyet kararı Genel Kurulun bilgisine sunulmuştur.
III. Ankara Milletvekili C'nin, bir ay içinde izinsiz ve özürsüz olarak beş birleşim günü Meclis çalışmalarına katılmadığı Başkanlık Divanınca tespit edilerek Genel Kurulda oylamaya sunulmuştur.
IV. Bursa Milletvekili D'nin, hakkında yürütülen bir ceza soruşturması kapsamında yasama dokunulmazlığı Genel Kurul kararıyla kaldırılmıştır.

Bu milletvekillerinin hukuki durumuyla ilgili yürürlükteki anayasal hükümler çerçevesinde aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. B'nin üyeliğinin sona ermesi bir parlamento kararı niteliği taşımadığından, bu işleme karşı anayasal bir güvence olan Anayasa Mahkemesine yedi gün içinde iptal davası açma yolu kapalıdır.Cevap
  2. B
    C'nin üyeliğinin devamsızlık gerekçesiyle düşürülebilmesi için Genel Kurulda yapılacak oylamada, toplantıya katılanların salt çoğunluğunun olumlu oyu yeterli kabul edilir.
  3. C
    A'nın milletvekilliği sıfatı, yürütme organındaki yeni görevi nedeniyle ancak bu atama kararının Genel Kurulda okunmasıyla resmi olarak sona erer.
  4. D
    D'nin yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararı, kendisinin parlamento üyesi olarak sahip olduğu yasama sorumsuzluğu güvencesinin de kaldırılması sonucunu doğurur.
  5. E
    C'nin üyeliğinin düşmesi kararına karşı Anayasa Mahkemesine yapılacak itiraz başvurusunun on beş gün içinde yapılması, Mahkemenin ise yedi gün içinde karar vermesi gerekir.

Cevap

Kesinleşmiş mahkumiyet kararının Genel Kurula sunulmasıyla düşen milletvekilliği işlemine karşı Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu yapılamayacağını ifade eden seçenek doğrudur.
Kesin mahkumiyet veya kısıtlanma sebebiyle milletvekilliğinin düşmesi, bir Meclis oylaması (kararı) ile değil, mahkeme kararının TBMM Genel Kuruluna bildirilmesiyle gerçekleşir. İşlem kurucu değil, bildirici niteliktedir. Ortada iptali istenebilecek bir 'Meclis Kararı' olmadığı için, Anayasa'nın 85. maddesinde öngörülen 'istifa, devamsızlık ve bağdaşmazlık' halleri için geçerli olan 7 gün içinde Anayasa Mahkemesine doğrudan başvurma yolu bu durumda kullanılamaz. Doğru cevap, mahkumiyetin bildirimle düşme niteliğine ve itiraz yolunun kapalı olmasına vurgu yapmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kesin mahkumiyet (B milletvekili) durumunu analiz et.
Milletvekilliği mahkeme kararının Genel Kurulda okunmasıyla düşer. Ortada iptali istenebilecek bir meclis oylaması/kararı yoktur.
Anayasa m.84 uyarınca bildirimle düşme hallerinde meclis kararı iptali davası (m.85) açılamaz.
2
Devamsızlık (C milletvekili) usulü ve yargı denetimi şartlarını kontrol et.
Devamsızlıkla düşme için üye tamsayısının salt çoğunluğu (301) gerekir. İptal davası 7 gün içinde açılır, 15 gün içinde karara bağlanır.
Toplantıya katılanların salt çoğunluğu veya hatalı başvuru süreleri belirten ifadeleri elemek için.
3
Bakan atanma (A milletvekili) durumunu CHS kapsamında değerlendir.
Bakan atanan kişinin milletvekilliği anında, kendiliğinden sona erer. Mecliste karar alınmaz veya bildirim şartı aranmaz.
2017 anayasa değişikliğiyle yasama ve yürütmenin sert ayrılığı ilkesinin sonucudur.
4
Dokunulmazlık ve sorumsuzluk (D milletvekili) ilişkisini incele.
Dokunulmazlığın kaldırılması, sadece ilgili dosya için yargılama yolunu açar; sorumsuzluğu zedelemez ve üyeliği düşürmez.
Sorumsuzluk maddi ve mutlaktır, dokunulmazlık ise usuli ve nispîdir.

Anahtar Kavram

Milletvekilliğinin düşmesi usulleri (karar vs. bildirim vs. kendiliğinden) ve yargısal denetim mekanizması (m.84 ve m.85).
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla