1808 yılında Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa’nın arabuluculuğunda Padişah II. Mahmud ile taşradaki güçlü yerel otoriteler (Ayanlar) arasında imzalanan Sened-i İttifak, Türk anayasal gelişme tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu belgenin içeriği, hazırlanış süreci ve tarafların hukuki statüsü dikkate alındığında; Sened-i İttifak’ı Tanzimat ve Islahat fermanları gibi daha sonraki dönem belgelerinden ayıran temel hukuki nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
- Padişahın yetkilerinin tek taraflı bir lütuf veya irade beyanıyla (ferman) değil, taraflar arasında karşılıklı taahhütlere dayanan bir sözleşme (misak) yoluyla sınırlandırılmasıCevap
- BOsmanlı Devleti’nin ilk yazılı anayasası olması ve halkın yönetime doğrudan katılımını sağlayan meşruti bir monarşi düzeni kurması
- CAvrupalı büyük devletlerin doğrudan baskısı ve dış müdahaleler sonucunda azınlıklara geniş imtiyazlar tanıyan bir uluslararası hukuk metni olması
- DEgemenliğin kaynağını ilahi otoriteden alıp doğrudan millete devreden, asli kurucu iktidar tarafından hazırlanmış bir toplum sözleşmesi niteliği taşıması
- EPadişahın mutlak otoritesini tüm ülkede yeniden tesis eden ve yerel otoritelerin merkeze kayıtsız şartsız bağlılığını içeren tek yanlı bir düzenleme olması
Cevap
Padişahın yetkilerinin tek taraflı bir irade beyanı (ferman) yerine karşılıklı bir sözleşme (misak) yoluyla sınırlandırılmış olmasıdır.
Sened-i İttifak, Türk anayasal tarihinde padişahın mutlak otoritesinin ilk kez sınırlandığı belgedir. Onu diğer ıslahat belgelerinden ayıran en temel fark, padişahın bu sınırlamayı tek taraflı bir iradeyle (ferman) halkına 'bahşetmesi' değil, siyasi bir rakip/güç olan Ayanlar ile masaya oturup karşılıklı taahhütler altına girmesidir. Bu durum belgeye hukuki olarak 'sözleşme' (misak) niteliği kazandırır ve İngiliz Magna Carta Libertatum (1215) ile benzerlik kurulan asıl nokta da bu sözleşmeci mantıktır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Misak (Sözleşme) Kavramı ve İktidarın Sınırlandırılması
Tahmini Süre:1m 30s