Bir devlet üniversitesi, mülkiyetinde bulunan ancak eğitim-öğretim faaliyetlerine tahsis edilmemiş olan kampüs dışındaki bir arsasını, bütçesine gelir sağlamak amacıyla ihale yoluyla bir inşaat firmasına satmıştır. İhale süreci kesinleşmiş, sözleşme imzalanmış ve tapuda devir işlemi yapılmıştır. Ancak sonrasında inşaat firması taksitleri ödemediği için üniversite sözleşmeyi feshetmek ve alacağını tahsil etmek istemiştir.
Bu taşınmazın statüsü ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- ASöz konusu arsa bir kamu kurumunun mülkiyetinde bulunduğundan kendiliğinden kamu malı niteliği taşır ve bu nedenle satışı baştan itibaren mutlak butlanla batıldır.
- Bİhale süreci tamamlanıp satış sözleşmesi imzalandıktan sonra ortaya çıkan fesih ve alacak uyuşmazlıkları, idarî bir işlemden kaynaklandığı için idari yargıda çözümlenmelidir.
- Taşınmaz, herhangi bir kamu hizmetinin görülmesine doğrudan tahsis edilmediği için idarenin özel malı statüsündedir ve sözleşmenin uygulanmasından doğan ihtilaflar adli yargıda görülür.Cevap
- DÜniversitenin kamu tüzel kişiliğini haiz olması sebebiyle, ödenmeyen satış bedeli taksitleri kamu alacağı sayılarak 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmelidir.
- Eİdarenin özel malları tıpkı sahipsiz mallar gibi tapu siciline tescil edilmediğinden, mülkiyetin devri sözleşmenin imzalanmasıyla tamamlanmış olur.
Cevap
Taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmediği için idarenin özel malı statüsünde olduğunu ve sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların adli yargıda çözüleceğini ifade eden seçenektir.
Kamu kurumlarının mülkiyetinde olan ancak bir kamu hizmetine veya halkın doğrudan kullanımına özgülenmeyen (tahsis edilmeyen) taşınmazlar, idarenin özel malı statüsündedir. İdarenin özel mallarının kiralanması veya satılması amacıyla yapılan ihalelerde, sözleşmenin imzalanmasına kadar geçen evredeki işlemler tek yanlı ve icrai olduklarından idari işlem niteliğindedir ve bu aşamadaki uyuşmazlıklar idari yargıda görülür (ayrılabilir işlem kuramı). Ancak sözleşme imzalandıktan sonra taraflar arasındaki hukuki ilişki bütünüyle özel hukuk alanına geçer. Satış sözleşmesinin uygulanmasından, taksitlerin ödenmemesinden veya fesih taleplerinden doğan uyuşmazlıklar adli yargının görev alanına girer. Dolayısıyla, doğru yanıt arsanın özel mal niteliğinde olduğunu ve satış sonrası ihtilafların adli yargıda çözüleceğini belirten ifadedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdarenin Özel Mallarının Belirlenmesi ve Ayrılabilir İşlem Kuramı