Kamu Politikasında Karar Verme Yaklaşımları

207 soru

Soru 41Soru

Örgütlü anarşi (organized anarchy) olarak nitelendirilen yapılarda, karar verme sürecinin doğrusal olmayan, karmaşık ve tesadüfi doğasını açıklayan Çöp Kutusu Modeli'ne göre, bir kararın (çıktının) ortaya çıkması için gerekli olan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunların, çözümlerin ve katılımcıların birbirinden bağımsız akışlar halinde uygun bir seçim fırsatında birleşmesi

Cevap

Kararların; sorunlar, çözümler ve katılımcıların birbirinden bağımsız akışlar halinde uygun bir seçim fırsatında tesadüfen birleşmesiyle ortaya çıkmasıdır.
Çöp Kutusu Modeli (Garbage Can Model), kararların rasyonel bir hiyerarşiden ziyade sorunlar, çözümler, katılımcılar ve seçim fırsatları olarak adlandırılan dört bağımsız akışın uygun bir zamanda tesadüfen karşılaşmasıyla alındığını savunur. Bu modelde karar verme süreci, bir 'çöp kutusu'na atılan bu unsurların birbirleriyle çakıştığı anlarda gerçekleşen kaotik bir süreçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Örgütlü anarşi kavramının özelliklerini analiz etmek
Belirsiz hedefler, karmaşık süreçler ve değişken katılımın olduğu bir yapı tespit edilir.
Çöp Kutusu Modeli bu tür yapılardaki karar alma süreçlerini açıklar.
2
Karar sürecini oluşturan akışları (streams) tanımlamak
Sorunlar, Çözümler, Katılımcılar ve Seçim Fırsatları olmak üzere 4 akış belirlenir.
Model, kararı bu bağımsız akışların birleşimi olarak görür.
3
Kararın nasıl oluştuğunu rasyonel modellerle karşılaştırarak değerlendirmek
Kararın doğrusal bir mantıkla değil, akışların tesadüfi çakışmasıyla oluştuğu sonucuna varılır.
Modelin temel farkı, çözümlerin bazen sorunlardan önce gelmesi ve sorun arıyor olmasıdır.

Anahtar Kavram

Çöp Kutusu Modeli'nde Bağımsız Akışlar ve Örgütlü Anarşi

Daha Fazla Pratik

Modelin yaratıcıları olan Cohen, March ve Olsen'in 'örgütlü anarşi' için kullandıkları üç temel özelliği (belirsiz hedefler, belirsiz teknoloji, değişken katılım) tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 5s
Soru 42Soru

Thomas Dye tarafından sistematize edilen Seçkinci (Elit) Model'e göre, kamu politikalarının belirlenmesi ve toplumsal kesimler arasındaki etkileşim süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikaları kitlelerin taleplerinden ziyade elitlerin değerlerini yansıtır ve elitlerden kitlelere doğru yukarıdan aşağıya bir akış izler.

Cevap

Kamu politikaları kitlelerin taleplerinden ziyade elitlerin değerlerini yansıtır ve elitlerden kitlelere doğru yukarıdan aşağıya bir akış izler.
Seçkinci modelin en belirgin özelliği, kamu politikalarının elitlerin değerlerini yansıtması ve kitlelerin bu süreçte pasif kalarak sadece alınan kararları kabullenmesidir. Politikalar elitlerden kitlelere doğru tek yönlü bir akış sergiler.

Adım Adım Çözüm

1
Seçkinci (Elit) Model'in temel varsayımlarını analiz etme
Toplumun yöneten azınlık (elitler) ve yönetilen çoğunluk (kitleler) olarak ikiye ayrıldığı saptanır.
Modelin temel ayrımı güç dağılımındaki eşitsizlik üzerinedir.
2
Politika akış yönünü belirleme
Politikaların aşağıdan yukarıya (kitlelerden elitlere) değil, yukarıdan aşağıya (elitlerden kitlelere) aktığı görülür.
Elitler, kitlelerin taleplerini yansıtmaktan ziyade kendi değer ve çıkarlarını politikaya dönüştürürler.
3
Elitlerin niteliğini değerlendirme
Elitlerin homojen bir yapıya sahip olduğu ve sistemin temel değerleri konusunda uzlaşı içinde oldukları sonucuna varılır.
Sistemin istikrarı, elitlerin temel konulardaki fikir birliğine dayanır.

Anahtar Kavram

Yukarıdan aşağıya politika akışı ve elit homojenliği
Soru 43Soru

Kamu Tercihi Modeli'ne (Public Choice) göre, siyasal karar alma sürecinde rasyonel aktörlerin kendi faydalarını maksimize etme çabaları, çoğu zaman toplumsal refahı azaltan "devlet başarısızlıklarına" yol açmaktadır. Özellikle, dar bir çıkar grubuna yüksek ve doğrudan kazançlar sağlayan (yoğunlaşmış fayda) ancak maliyeti tüm vergi mükelleflerine çok küçük paylarla yayılan (yaygınlaşmış maliyet) verimsiz kamu politikalarının yasalaşma ve sürdürülme başarısı, bu modelin hangi iki temel kavramı arasındaki asimetrik ilişkiyle en kapsamlı şekilde açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçmenlerin bilgi edinme maliyetinin siyasal süreci etkileme gücünden fazla olması nedeniyle oluşan "rasyonel bilgisizlik" ile organize çıkar gruplarının "rant kollama" (rent-seeking) faaliyetleri.

Cevap

Seçmenlerin bilgi edinme maliyetinin beklenen faydadan yüksek olması nedeniyle sergiledikleri rasyonel bilgisizlik durumu ile organize çıkar gruplarının kendi lehlerine ayrıcalık elde etmek için yürüttükleri rant kollama faaliyetleri arasındaki ilişki, verimsiz politikaların neden sürdürüldüğünü açıklar.
Seçmenlerin rasyonel bilgisizliği (rational ignorance), maliyeti genele yayılan politikaların fark edilmesini engellerken; organize çıkar gruplarının rant kollama (rent-seeking) faaliyetleri, politikacıları bu grupların lehine karar almaya iter. Bu asimetri, Kamu Tercihi Modeli'nin devlet başarısızlığını açıklamadaki en temel argümanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin motivasyonunu tanımla
Seçmenler, politikacılar ve çıkar grupları kendi kişisel faydalarını maksimize etmeye çalışır.
Kamu Tercihi Modeli'nin temel varsayımı olan metodolojik bireyselciliktir.
2
Seçmen davranışını analiz et
Tek bir oyun sonucunu değiştirme ihtimali düşük olan seçmen için politika detaylarını öğrenmek rasyonel değildir (Rasyonel Bilgisizlik).
Bilgi edinme maliyetinin, oyun yaratacağı beklenen faydadan yüksek olmasıdır.
3
Çıkar grubu davranışını analiz et
Dar bir grubun elde edeceği fayda çok yüksek olduğu için bu grup örgütlenerek politikacıları etkilemek için yoğun çaba harcar (Rant Kollama).
Yoğunlaşmış faydalar, kolektif eylem için güçlü bir teşvik yaratır.
4
Çıktıyı değerlendir
Politikacı, örgütlü grubun desteğini almak için maliyeti tüm topluma yayılan (hissedilmeyen) ancak faydası gruba odaklanan verimsiz politikayı onaylar.
Devlet başarısızlığına yol açan asimetrik denge oluşur.

Anahtar Kavram

Rasyonel Bilgisizlik ve Rant Kollama Dengesi

Daha Fazla Pratik

Bürokrasi özelinde bütçe maksimizasyonu (Niskanen) ve politikacıların oy maksimizasyonu (Downs) çalışmalarını incelemek konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

Grup modeli çerçevesinde kamu politikasının belirlenme sürecini ve devletin bu süreçteki konumunu analiz eden aşağıdaki ifadelerden hangisi, modelin temel varsayımlarıyla en yüksek uyumu gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikası, toplumdaki aktif baskı gruplarının karşılıklı mücadelesi sonucu oluşan geçici bir denge noktasını temsil eder; grupların etkisindeki değişimler doğrudan politika değişikliğiyle sonuçlanır.

Cevap

Kamu politikası, toplumdaki aktif baskı gruplarının karşılıklı mücadelesi sonucu oluşan geçici bir denge noktasını temsil eder; grupların etkisindeki değişimler doğrudan politika değişikliğiyle sonuçlanır.
Grup modeli, kamu politikasını baskı grupları arasındaki güç ilişkilerinin ulaştığı bir 'denge noktası' olarak tanımlar. Bu modele göre devlet, gruplar arasındaki mücadelede bir hakem rolü üstlenir ve ortaya çıkan politika, o andaki güç dengesini yansıtır. Gruplardan birinin gücü arttığında, denge noktası o grubun lehine kayar ve bu durum politika değişikliği olarak karşımıza çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin Belirlenmesi
Grup modelinde temel aktörlerin bireyler değil, organize olmuş çıkar ve baskı grupları olduğu saptanır.
Modelin temel birimi gruptur.
2
Politika Oluşum Sürecinin Analizi
Politikanın, bu gruplar arasındaki sürekli güç mücadelesinin ve etkileşimin bir sonucu olduğu anlaşılır.
Mücadele, politikanın dinamik doğasını açıklar.
3
Denge Noktası Kavramının Uygulanması
Belirlenen politikanın, grupların birbirine uyguladığı basıncın eşitlendiği 'denge noktası' olduğu sonucuna varılır.
Denge noktası, mevcut politikanın içeriğini tanımlar.
4
Devletin Rolünün Tanımlanması
Devletin bu süreçte tarafsız bir hakem veya gruplar arası dengeyi tescil eden bir aygıt olduğu teyit edilir.
Grup modelinde devlet, bağımsız bir iradeden ziyade bir hakem rolündedir.

Anahtar Kavram

Denge Noktası ve Grup Mücadelesi

Daha Fazla Pratik

Grup modelinin devlet anlayışı ile Seçkinci modelin devlet anlayışı arasındaki farkları, 'hakem devlet' ve 'egemen azınlık' kavramları üzerinden karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

İki farklı kamu kurumu, sınırlı bir bütçe kaynağının paylaşımı konusunda stratejik bir rekabet içerisindedir. Her iki kurum da muhatabının kendisini en zor durumda bırakacak hamleyi yapacağını varsayarak, karşı karşıya kalabileceği en olumsuz senaryoların sonuçlarını analiz etmektedir. Kurumlar, bu olumsuz sonuçlar içerisinden kendileri için en az zarar verici (en iyi) olanı garanti altına alacak bir pozisyon belirlemeye çalışmaktadır. Karar vericilerin, rakiplerinin hamlelerine duydukları güvensizlik nedeniyle 'olası en kötü durumlar arasından en iyisini' seçmeye yönelik bu rasyonel tutumu Oyun Teorisi Modeli çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksimin Stratejisi

Cevap

Karar vericilerin en kötü sonuçlar içerisinden en iyisini seçerek riskleri minimize etmeye çalıştığı 'Maksimin Stratejisi' doğru cevaptır.
Maksimin stratejisi, kamu politikasında özellikle bütçe pazarlıkları veya kriz yönetimi gibi riskli alanlarda karar vericilerin izlediği savunmacı bir rasyonaliteyi temsil eder. Bu stratejide oyuncu, her hamlesinin karşılığında alabileceği en düşük değerleri listeler ve bu 'minimumlar' içerisindeki en yüksek 'maksimum' değere sahip hamleyi seçerek güvenli limanda kalmayı hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin motivasyonunu analiz edin.
Kurumlar rakiplerine güvenmiyor ve en kötü senaryoya (minimum kazanç) odaklanıyorlar.
Oyun teorisinde stratejik etkileşimde belirsizlik ve güvensizlik durumunda aktörler savunmacı bir tutum sergiler.
2
Seçim mantığını belirleyin.
En kötü ihtimaller (minimumlar) belirleniyor ve bunlar arasından en yüksek olan (maksimum) seçiliyor.
Bu durum matematiksel olarak 'Maximize the Minimum' (Maksimin) yaklaşımıdır.

Anahtar Kavram

Maksimin Stratejisi: Belirsizlik altında riskten kaçınan aktörün, rakiplerinin en kötü hamlesini varsayarak elde edebileceği en az zararı (veya en düşük kazancın en yükseğini) garanti altına alma çabasıdır.
Soru 46Soru

Amitai Etzioni tarafından geliştirilen Karma Tarama Modeli (Mixed Scanning), rasyonel-kapsamlı modelin "uygulama güçlüğü ve bilgi yükü" ile artırımcı modelin "toplumsal değişimi engelleyen dar görüşlü yapısı" arasında bir orta yol arayışıdır. Bu modelde karar verme süreci, farklı derinlikteki iki ayrı inceleme düzeyinin hiyerarşik bütünleşmesine dayanır. Buna göre, Karma Tarama Modeli'nde yer alan "temel kararlar" (fundamental decisions) ile "ayrıntılı kararlar" (bit-level decisions) arasındaki işlevsel ilişkiye dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel kararlar rasyonel bir yaklaşımla sistemin stratejik yönelimini ve genel çerçevesini belirlerken; ayrıntılı kararlar bu çerçeve içerisinde artırımcı adımlarla rutin düzenlemeleri gerçekleştirir.

Cevap

Temel kararların rasyonel bir yaklaşımla genel stratejik çerçeveyi çizdiği, ayrıntılı kararların ise bu çerçeve içinde artırımcı yöntemle ilerlediği seçenek doğrudur.
Doğru cevap, Etzioni'nin modelindeki iki katmanlı yapıyı doğru tanımlar. Temel kararlar (fundamental decisions), rasyonel bir yaklaşımla ama tüm detaylara boğulmadan geniş bir tarama yaparak sistemin genel yönünü belirler. Ayrıntılı kararlar (bit-level decisions) ise bu temel kararların belirlediği sınırlar içerisinde, artırımcı bir mantıkla küçük çaplı, detaylı ve operasyonel işleri yürütür.

Adım Adım Çözüm

1
Etzioni'nin sentez yapısını analiz etme
Karma Tarama, Rasyonel-Kapsamlı ve Artırımcı modellerin birleşimidir.
Karar vericinin hem geniş bir vizyona (rasyonel) hem de pratik uygulama kabiliyetine (artırımcı) ihtiyacı vardır.
2
Karar düzeylerini ayrıştırma
Temel kararlar (yüksek düzey/stratejik) ve ayrıntılı kararlar (alt düzey/operasyonel) olarak iki yapı bulunur.
Bilgi yükünü azaltmak için tarama yoğunluğu kararın önemine göre değişmelidir.
3
İşlevsel ilişkiyi belirleme
Temel kararlar 'yol gösterici' bir çerçeve sunar; ayrıntılı kararlar bu yol içinde 'küçük adımlar' atar.
Artırımcı kararların bağlamdan kopup statükocu hale gelmesini önleyen unsur, yukarıdan gelen rasyonel temel kararlardır.

Anahtar Kavram

Karma Tarama Modeli'nin Hiyerarşik Sentez Mantığı

Daha Fazla Pratik

Etzioni'nin 'Hava Tahmini Uydusu' metaforunu inceleyerek geniş tarama ve dar tarama arasındaki farkı somutlaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

David Easton tarafından geliştirilen "Sistem Modeli" yaklaşımına göre kamu politikası süreci; girdiler, dönüştürme, çıktılar ve geri bildirimden oluşan dinamik bir döngü olarak ele alınır. Bu modelde, sistemin ürettiği karar ve eylemlerin (çıktıların) toplum ve çevre üzerindeki etkilerinin değerlendirilerek, sisteme yeni talepler veya destekler şeklinde tekrar iletilmesini sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geri Bildirim

Cevap

Sistem modelinde çıktıların çevre üzerindeki etkilerinin tekrar sisteme iletilmesini sağlayan mekanizma geri bildirimdir.
Sistem modelinde kamu politikası, çevreden gelen girdi niteliğindeki taleplere sistemin verdiği bir tepkidir. Bu tepki sonucunda oluşan çıktıların toplumda yarattığı memnuniyet veya memnuniyetsizlik, 'geri bildirim' yoluyla sisteme yeni bir girdi (talep veya destek) olarak ulaşır. Bu sayede politika süreci kesintiye uğramadan devam eden dinamik bir döngü halini alır.

Adım Adım Çözüm

1
David Easton'ın Sistem Modeli bileşenlerini tanımlayın.
Girdiler (talepler/destekler), Siyasal Sistem (kara kutu/dönüştürme), Çıktılar (kararlar/politikalar) ve Geri Bildirim döngüsü belirlenir.
Modelin yapısını anlamak için temel kavramların fonksiyonlarını ayırmak gerekir.
2
Soru kökündeki 'çıktıların çevre üzerindeki etkilerinin sisteme tekrar dahil olması' ifadesini mekanizmalarla eşleştirin.
Bu süreç, bir çıktı (output) sonrasında ortaya çıkan sonuçların (outcome) yeni bir girdi (input) aşamasına zemin hazırlayan 'Geri Bildirim' (Feedback) mekanizmasıyla örtüşür.
Sistemin hayatta kalması ve çevresine uyum sağlaması için bu döngüsel iletişim zorunludur.

Anahtar Kavram

Sistem teorisinde geri bildirim (feedback) mekanizması, kamu politikası sürecinin sürekliliğini ve çevresel uyumunu sağlayan en kritik unsurdur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 48Soru

Kamu politikası analizinde Charles Lindblom tarafından geliştirilen; karar vericilerin tüm alternatifleri değerlendirmek yerine mevcut politikadan sadece marjinal düzeyde farklılaşan seçenekleri dikkate aldığı ve 'ardışık sınırlı karşılaştırmalar' (muddling through) olarak nitelendirilen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artırımcı Model

Cevap

Artırımcı Model
Artırımcı model, Charles Lindblom tarafından 'The Science of "Muddling Through"' makalesiyle literatüre kazandırılmıştır. Bu modele göre kamu politikası yapımı, geçmişteki politikaların marjinal düzeyde değiştirilmesiyle (artırılmasıyla) gerçekleşen, ardışık ve sınırlı karşılaştırmalara dayanan pratik bir süreçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramları belirle.
Charles Lindblom, 'ardışık sınırlı karşılaştırmalar', 'marjinal farklılaşma' ve 'muddling through' kavramları tespit edildi.
Bu kavramlar doğrudan Lindblom'un karar verme teorisine işaret eder.
2
Kavramları kamu politikası modelleriyle eşleştir.
Küçük adımlarla ilerleme ve mevcut politikadan sınırlı sapmalar gösterme özelliği 'Artırımcı Model' (Incremental Model) ile eşleşmektedir.
Modelin özü, rasyonel modelin aksine kapsamlı bilgi yerine pratik ve küçük adımlara dayanmasıdır.

Anahtar Kavram

Artırımcı Model (Lindblom)

Daha Fazla Pratik

Lindblom'un rasyonel modele getirdiği eleştirileri ve 'partizan karşılıklı uyum' (partisan mutual adjustment) kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 49Soru

Kamu politikası analizinde kullanılan kurumsal model (institutional model), politikaların ancak devlet kurumları tarafından formüle edilmesi ve uygulanması durumunda 'kamu' niteliği kazandığını öne sürmektedir.

Buna göre kurumsal model çerçevesinde, kamu politikalarını diğer sosyal grupların (şirketler, vakıflar vb.) kararlarından ayıran ve onlara yasal bir kimlik kazandıran temel özellikler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşruiyet - Evrensellik - Cebir

Cevap

Meşruiyet, evrensellik ve cebir özellikleri kurumsal modelin kamu politikalarına atfettiği temel niteliklerdir.
Kurumsal model çerçevesinde kamu politikaları, devlet kurumları tarafından yapıldıkları için hukuki bir yükümlülük (meşruiyet) taşırlar, toplumun tüm kesimlerini kapsarlar (evrensellik) ve ihlal edildiklerinde devletin meşru zor kullanma gücüyle (cebir) desteklenirler. Bu üç özellik, kamu politikalarını sivil toplum örgütlerinin veya özel şirketlerin kararlarından ayıran temel unsurlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal modelin devlet kurumlarına bakış açısını analiz etme
Model, politikayı devlet kurumlarının bir çıktısı olarak görür.
Kurumsal model, resmi yapıların ve hukuki kuralların politika üzerindeki belirleyiciliğine odaklanır.
2
Kamu politikasını diğer kararlardan ayıran yasal nitelikleri belirleme
Bu nitelikler meşruiyet (hukuki dayanak), evrensellik (toplumun tamamına uygulanma) ve cebirdir (devletin zorlama gücü).
Thomas Dye gibi kurumsal model savunucuları, devletin bu üç gücü sayesinde kamu politikasının özel kararlardan ayrıldığını vurgular.

Anahtar Kavram

Kurumsal modelde devlet kurumlarının yasal otoritesi ve politikanın kurumsal özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Kurumsal modelin Yeni Kurumsalcılık (New Institutionalism) ile olan farklarını inceleyerek yapısal ve davranışsal analizler arasındaki ayrımı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 50Soru

Kamu politikası analizinde kurumsal model; politikaların devlet kurumları tarafından formüle edildiği, meşrulaştırıldığı ve uygulandığı varsayımına dayanır. Bu modelde bir kararın 'kamu politikası' niteliği kazanabilmesi, onun kurumların yapısal ve yasal süreçlerinden geçmesine bağlıdır.

Buna göre, kurumsal modelin kamu politikalarına kazandırdığı özellikler ve işleyiş mantığına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikaları, temelde rakip çıkar grupları arasındaki güç mücadelesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan geçici bir dengeyi temsil eder.

Cevap

Kamu politikalarının rakip gruplar arasındaki bir denge (equilibrium) noktası olarak tanımlanması kurumsal modelin değil, grup modelinin temel önermesidir.
Kamu politikalarının çıkar grupları arasındaki bir denge noktası (equilibrium) olarak görülmesi kurumsal modelin değil, 'Grup Modeli'nin (Group Theory) temel varsayımıdır. Kurumsal modelde devlet kurumları, politikayı sadece diğer grupların kararlarını onaylayan pasif bir yapı olarak değil; ona meşruiyet, evrensellik ve zorlama kapasitesi kazandıran kurucu bir aktör olarak konumlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal modelin üç temel karakteristiğini (meşruiyet, evrensellik ve cebir) hatırla.
Bu özellikler politikanın devlet kurumları aracılığıyla kazandığı niteliklerdir.
Kurumsal model, politikayı devlet kurumlarının yapısal bir çıktısı olarak görür.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri diğer politika modelleriyle karşılaştır.
Kamu politikalarının 'gruplar arası denge' olarak tanımlandığı ifade tespit edildi.
Denge (equilibrium) kavramı, politika sürecini baskı gruplarının etkileşimi üzerinden açıklayan Grup Modeli'ne aittir.
3
Kurumsal modelin kurumsal yapı ve kurallara verdiği önemi analiz et.
Resmi prosedürlerin politika içeriğini belirlediği bilgisi kurumsal modelle uyumludur.
Kurumsal modelde kurumlar sadece pasif birer tescil makamı değil, politikanın şekillenmesinde aktif aktörlerdir.

Anahtar Kavram

Kurumsal Model ve Grup Modeli Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 51Soru

Charles Lindblom, rasyonel-kapsamlı modelin bilgi toplama ve işlem kapasitesi üzerindeki kısıtlamaları aşamadığını savunarak "çamurda yuvarlanma" (muddling through) olarak adlandırdığı artırımcı yaklaşımı geliştirmiştir. Bu yaklaşıma göre, kamu politikası sürecinde araçlar ve amaçlar arasındaki ilişki ile "iyi" bir politikanın test edilmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika amaçları ve değerler, alternatiflerin analizinden önce bağımsız olarak belirlenmez; araçların seçimi ile amaçların belirlenmesi eş zamanlı ve karşılıklı etkileşim içinde gerçekleşir.

Cevap

Politika amaçları ve değerlerin, alternatiflerin analizinden önce bağımsız olarak belirlenmediğini; araçların seçimi ile amaçların belirlenmesinin eş zamanlı gerçekleştiğini savunan ifade doğrudur.
Charles Lindblom'un artırımcı modelinde rasyonel modelin aksine amaçlar ve araçlar birbirinden ayrılamaz. Karar verici, neyi başarmak istediğini (amaç) ancak elindeki sınırlı imkanlarla (araç) ne yapabileceğini gördüğünde netleştirir. Bu nedenle analiz sürecinde araçlar ve amaçlar karşılıklı olarak birbirini uyumlaştırır. Ayrıca bu modelde bir politikanın 'iyiliği', rasyonel bir hedefe ulaşma derecesiyle değil, farklı aktörlerin o politika üzerinde sağladığı uzlaşı ile ölçülür.

Adım Adım Çözüm

1
Lindblom'un rasyonel-kapsamlı modele yönelik temel eleştirisini analiz etme
Rasyonel modelin aksine, artırımcı modelde amaçların (ends) araçlardan (means) önce ve bağımsız olarak belirlenemediği saptanır.
Lindblom'a göre rasyonalite sınırlıdır ve değerler üzerinde uzlaşmak zordur; bu yüzden araçlar ve amaçlar iç içe geçer.
2
Modelin 'iyi politika' ölçütünü değerlendirme
İyi bir politikanın testinin rasyonel bir analitik doğruluk değil, karar vericiler ve paydaşlar arasındaki 'uzlaşı' (consensus) olduğu anlaşılır.
Toplumsal değerler karmaşık ve çatışmalı olduğu için analitik bir 'en iyi' yerine, herkesin üzerinde anlaştığı 'artırımcı adım' kabul görür.
3
Ardışık sınırlı karşılaştırmalar (successive limited comparisons) yöntemini inceleme
Analizin tüm alternatifleri değil, sadece mevcut politikadan küçük farklarla ayrılan sınırlı sayıdaki seçeneği kapsadığı belirlenir.
Bu yöntem, bilgi maliyetini düşürür ve hata riskini yönetilebilir kılar.
4
Sentez ve doğru seçeneği işaretleme
Araçların ve amaçların eş zamanlı seçimini vurgulayan önerme modelin özünü yansıtmaktadır.
Lindblom'un 'The Science of Muddling Through' makalesindeki temel teorik ayrım budur.

Anahtar Kavram

Artırımcı Modelde Araç-Amaç Bütünleşmesi ve Uzlaşı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

Charles Lindblom tarafından geliştirilen Artırımcı Model'de (Incremental Model), karar vericilerin rasyonel-kapsamlı modeldeki gibi önce amaçları belirleyip sonra araçları seçmek yerine, amaç ve araçları eş zamanlı olarak değerlendirdikleri savunulur. Lindblom'un "amaç-araç analizinin iç içe geçmesi" (intertwining of means and ends) olarak adlandırdığı bu durumun doğal bir sonucu olarak, rasyonel modeldeki "önceden belirlenmiş hedeflere ulaşma derecesi" yerine, "iyi bir politikanın" temel geçerlilik testi olarak aşağıdakilerden hangisi kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar alma sürecinde rol alan farklı aktörlerin politika önerisi üzerinde sağladıkları uzlaşma (agreement)

Cevap

Karar alma sürecinde rol alan farklı aktörlerin politika önerisi üzerinde sağladıkları uzlaşma (agreement)
Charles Lindblom'un Artırımcı Modeli'nde, karar vericiler karmaşık sorunlarla karşılaştıklarında tüm alternatifleri ve sonuçları rasyonel bir şekilde analiz edemezler. Amaçlar ve araçlar birbirinden ayrılamaz; değerler soyut düzeyde değil, somut politika seçenekleri üzerinden tartışılır. Bu nedenle, bir politikanın doğruluğunun veya iyiliğinin nesnel bir 'rasyonellik' ölçütü yoktur. Lindblom'a göre tek geçerli test, farklı değerlere sahip aktörlerin önerilen politika üzerinde 'uzlaşma' (agreement) sağlamasıdır. Bu, 'bata çıka ilerleme' (muddling through) sürecinin en temel demokratik ve bürokratik çıktısıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Artırımcı Model'in rasyonel modele getirdiği temel eleştiriyi analiz etme
Lindblom, rasyonel modelin aksine amaç ve araçların (values and means) birbirinden ayrılamayacağını, çünkü insanların soyut değerler üzerinde anlaşamadığını tespit eder.
Modelin teorik temelini ve rasyonel modelden koptuğu noktayı anlamak için gereklidir.
2
Amaç-araç iç içe geçmesinin sonucunu değerlendirme
Amaçlar net değilse, başarının ölçütü de hedefe yakınlık olamaz.
Başarı kriterinin neden değişmesi gerektiğini mantıksal olarak açıklar.
3
Lindblom'un 'iyi politika' tanımını belirleme
Bir politikanın 'iyi' olmasının tek kanıtı, aktörlerin o politikanın kendisi üzerinde uzlaşmasıdır; aktörler bu uzlaşmaya farklı nedenlerle varabilirler.
Artırımcı modelin (muddling through) en özgün ve ayırt edici sonucuna ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Uzlaşma (Agreement) Testi ve Amaç-Araç Analizi

Daha Fazla Pratik

Lindblom'un 'Sınırlı Ardışık Karşılaştırmalar' yöntemi ile rasyonel modelin 'Kök' (Root) yöntemi arasındaki farkları inceleyen karşılaştırmalı tabloları gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken rasyonel modeldeki 'analitik doğruluk' ile artırımcı modeldeki 'politik uzlaşı' arasındaki zıtlığa odaklanmak cevabı bulmayı kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru

Earl Latham tarafından "grup mücadelesinin istatistiksel bir kaydı" olarak tanımlanan kamu politikası sürecinde; devletin (hükümetin) temel işlevi, gruplar arası dengeyi tescil etmek ve oyunun kurallarını yönetmektir. Bu teorik çerçeve esas alındığında, "kamu yararı" (publicpublic interestinterest) kavramının karşılığına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi grup modelinin özünü en isabetli şekilde yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rakip gruplar arasındaki güç mücadelesi sonucunda ulaşılan ve geçici bir uzlaşıyı temsil eden denge durumudur.

Cevap

Kamu yararı, rakip gruplar arasındaki mücadele sonucunda ortaya çıkan ve geçici bir uzlaşıyı temsil eden denge durumudur.
Grup modeline göre (özellikle Latham, Bentley ve Truman'ın teorilerinde), kamu politikası toplumdaki rakip baskı grupları arasındaki güç mücadelesinin ulaştığı bir 'denge noktasıdır'. Bu modelde 'kamu yararı' adında nesnel ve önceden tanımlanmış bir kavram yoktur; kamu yararı, bu mücadelenin sonucunda oluşan ve geçici uzlaşıyı yansıtan politik çıktıdan ibarettir.

Adım Adım Çözüm

1
Model Analizi
Soruda tanımlanan yaklaşım, kamu politikasını gruplar arası etkileşime dayandıran 'Grup Modeli'dir.
Earl Latham ve 'denge tescili' vurgusu grup modelinin temel karakteristikleridir.
2
Kamu Yararı Kavramını Tanımlama
Grup modelinde kamu yararı, önceden belirlenmiş bir hedef değil, sürecin bir sonucudur.
Model, politikayı farklı çıkar gruplarının güç vektörlerinin toplandığı bir denge noktası olarak görür.
3
Seçenekleri Karşılaştırma
Denge durumunu (equilibriumequilibrium) vurgulayan seçenek doğru kabul edilir.
Diğer seçenekler rasyonel, sistemik veya elitist yaklaşımların tanımlarını içermektedir.

Anahtar Kavram

Grup Modelinde Denge Noktası ve Kamu Yararı
Soru 54Soru

Grup modeline göre kamu politikası, belirli bir andaki 'grup mücadelesinin istatistiksel bir kaydı' ve rakip gruplar arasındaki güç dengesinin bir ürünüdür. Bu teorik perspektiften hareketle, mevcut bir kamu politikasının içeriğinde meydana gelen belirgin bir değişim, aşağıdaki durumların hangisiyle en doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grupların göreceli güçlerinde, kaynaklarında veya etkileşim ağlarında yaşanan bir farklılaşmanın, önceki denge noktasını yeni bir yöne doğru kaydırmasıyla

Cevap

Grupların göreceli güçlerinde, kaynaklarında veya etkileşim ağlarında yaşanan bir farklılaşmanın, önceki denge noktasını yeni bir yöne doğru kaydırmasıyla
Grup modeli perspektifinde kamu politikası, toplumdaki çeşitli çıkar ve baskı gruplarının birbirlerine uyguladıkları baskı ve sahip oldukları güç kaynaklarının bir bileşkesidir. Earl Latham gibi kuramcıların belirttiği gibi, politika süreci bu gruplar arasındaki mücadelenin bir yansımasıdır. Dolayısıyla, mevcut bir politikanın değişmesi, dengeyi oluşturan unsurlardan birinin (bir grubun veya koalisyonun) gücünün artması veya azalması sonucunda dengenin başka bir noktaya evrilmesi anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Grup modelinin temel önermesini analiz edin.
Grup modeli, kamu politikasını baskı grupları arasındaki mücadelenin sonucunda oluşan bir 'denge noktası' olarak görür.
Modelin dinamiğini anlamak için politikanın statik bir karar değil, dinamik bir dengelenme süreci olduğunu kavramak gerekir.
2
Politika değişikliğinin nedenini bu model üzerinden sorgulayın.
Eğer politika bir denge ise, bu dengenin değişmesi ancak dengeyi oluşturan ağırlıkların (grupların güçlerinin) değişmesiyle mümkündür.
Grup modelinde devlet, bu dengeyi resmileştiren bir 'hakem' rolündedir; asıl itici güç grupların gücüdür.

Anahtar Kavram

Grup modelinde kamu politikası, rakip çıkar grupları arasındaki güç ilişkilerinin ulaştığı denge noktasıdır (equilibriumequilibrium).

Daha Fazla Pratik

Grup modeli ile seçkinci (elit) model arasındaki 'iktidarın dağılımı' farkını inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

Kamu politikası literatüründe, politikaların devlet kurumlarının bir çıktısı olduğu varsayımı üzerinden şekillenen kurumsal model (institutional model); politikanın sahip olduğu birtakım karakteristik özellikleri devletin egemenlik gücüyle ilişkilendirir. Bu yaklaşıma göre, bir politikanın devletin yetki alanı içerisinde kazandığı 'evrensellik' (universality) niteliği ile ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin yetki alanındaki tüm coğrafyada ve tüm vatandaşlar üzerinde, hiçbir özel istisnaya yer bırakmaksızın hukuki bağlayıcılığa sahip olması ve bu geçerliliğin devletin yaptırım tekeliyle korunmasıdır.

Cevap

Kurumsal model perspektifinden evrensellik, devletin egemenlik alanı içindeki tüm bireyleri istisnasız kapsaması ve yaptırım gücüyle desteklenmesidir.
Kurumsal modelin en belirgin özelliklerinden biri olan evrensellik, kamu politikasının devletin egemenlik sınırları içindeki herkesi istisnasız kapsamasıdır. Bu nitelik, devletin meşru zorlama (cebir) gücüyle birleşerek politikayı özel sektörün sadece kendi üyelerini bağlayan kararlarından ayırır. Doğru cevap olan seçenek, bu hukuki bağlayıcılığı ve yaptırım gücü vurgusunu tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal modelin üç temel sütununu (meşruiyet, evrensellik, cebir) hatırla.
Politikaların devlet kurumları aracılığıyla kamu niteliği kazandığı saptandı.
Modelin temel çalışma prensibini anlamak için bu kategorizasyon gereklidir.
2
Evrensellik (universality) kavramını kurumsal çerçevede analiz et.
Evrenselliğin, politikanın toplumun tamamına şamil olması ve devletin egemenlik yetkisine dayanması olduğu belirlendi.
Kavramın kapsamı, onu diğer modellerdeki benzer terimlerden ayırmayı sağlar.
3
Seçeneklerdeki diğer model yansımalarını (grup, sistem, rasyonel) ele.
Grup uzlaşısı, rasyonel fayda ve sistem çıktısı gibi kavramların kurumsal modelin evrensellik tanımıyla örtüşmediği görüldü.
Çeldiricilerin hangi modellere ait olduğunu belirlemek doğru cevabı netleştirir.

Anahtar Kavram

Kurumsal Modelin Karakteristik Özellikleri

Daha Fazla Pratik

Kurumsal modelin 'cebir' ve 'meşruiyet' özellikleri arasındaki ilişkiyi inceleyen karşılaştırmalı sorulara odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru

Thomas Dye tarafından kavramsallaştırılan kurumsal model (institutional model), kamu politikasını devlet kurumlarının bir işlevi olarak görür ve bu kurumların politikalara "kamu" niteliği kazandıran karakteristik özelliklerini (meşruiyet, evrensellik ve cebir) vurgular. Bu modele göre, bir politikanın devlet kurumları tarafından formüle edilip uygulanması, onu sivil toplum aktörlerinin stratejik tercihlerinden ayıran temel bir farktır. Kurumsal modelin teorik çerçevesi ve devlet kurumlarının politika yapımındaki belirleyiciliği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu modelin varsayımlarıyla bağdaşmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikası, rakip çıkar grupları arasındaki güç mücadelesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan denge noktasıdır ve devlet kurumları bu dengenin tescil edildiği pasif bir platformdur.

Cevap

Kamu politikasının rakip çıkar grupları arasındaki bir denge noktası olduğunu ve devletin sadece bu dengenin tescil edildiği pasif bir platform olduğunu savunan yaklaşım, kurumsal modelle çelişmektedir.
Kurumsal model (institutional model), devlet kurumlarını politikanın odağına koyar ve kurumları sadece bir 'mekan' değil, politikanın içeriğini, meşruiyetini ve uygulama biçimini bizzat belirleyen aktif aktörler olarak tanımlar. Ancak 'politikaların rakip çıkar grupları arasındaki güç dengesinin bir yansıması olduğu' ve devletin bu süreçte sadece 'pasif bir platform' görevi gördüğü varsayımı, çoğulcu (pluralist) yaklaşıma dayanan Grup Modeli'ne (Group Model) aittir. Kurumsal modelde ise politikalar, kurumların kendi yapısal kuralları ve anayasal yetkileri çerçevesinde şekillenen, devletin cebir gücüyle desteklenen ve tüm toplumu kapsayan evrensel kararlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal modelin temel direklerini (meşruiyet, evrensellik, cebir) belirlemek.
Modelin, politikanın ancak devlet kurumları tarafından yapıldığında 'kamu' niteliği kazandığını savunduğu anlaşıldı.
Soruda modelin varsayımlarıyla çelişen unsuru bulmak için modelin sınırlarını çizmek gerekir.
2
Devletin politika sürecindeki rolünü farklı modeller açısından karşılaştırmak.
Kurumsal modelde devletin 'aktif ve kurucu', grup modelinde ise 'pasif ve platform' niteliğinde olduğu saptandı.
Difficulty 5 seviyesindeki sorularda modeller arası teorik sınırları ayırt etmek analitik bir gerekliliktir.
3
Seçeneklerdeki 'denge noktası' ve 'pasif platform' ifadelerinin teorik aidiyetini sorgulamak.
Bu kavramların Arthur Bentley ve David Truman tarafından savunulan Grup Modeli'ne (Group Model) ait olduğu teyit edildi.
Kurumsal model kurumların yapısına odaklanırken, grup modeli dış baskı gruplarının etkileşimine odaklanır.

Anahtar Kavram

Kurumsal Model (Devlet Kurumlarının Belirleyiciliği)

Daha Fazla Pratik

Kurumsal model ile yeni kurumsalcı (new institutionalism) yaklaşımlar arasındaki normatif ve kültürel farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 57Soru

Kamu politikası çalışmalarında kurumsal model (institutional model); politikayı devlet kurumlarının bir fonksiyonu veya çıktısı olarak ele alır. Bu yaklaşıma göre, herhangi bir toplumsal grubun veya bireyin aldığı kararlar ile 'kamu politikası' arasındaki temel fark, ancak devlet kurumlarının müdahalesiyle politikaya kazandırılan kendine özgü niteliklerdir. Buna göre; kamu politikasının hukuki bir yükümlülük olarak görülmesini, toplumun tamamını kapsamasını ve gerektiğinde devletin zorlama gücüyle uygulanmasını sağlayan özellikler dizisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşruiyet, evrensellik ve cebir

Cevap

Kurumsal model çerçevesinde devlet kurumlarının kamu politikasına kazandırdığı temel nitelikler meşruiyet, evrensellik ve cebirdir.
Kurumsal modelde devlet kurumları, politikaya diğer aktörlerin veremeyeceği üç temel özellik kazandırır: Meşruiyet (politikanın hukuki bir yükümlülük olarak kabulü), evrensellik (politikanın devletin yetki alanındaki herkesi kapsaması) ve cebir (devletin politikayı uygulamak için yasal güç kullanma tekeli).

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel varsayımını analiz etme
Kurumsal model, politikanın ancak devlet kurumları tarafından formüle edilip uygulandığında 'kamu' niteliği kazandığını varsayar.
Modelin odak noktası resmi yapılar ve hukuki yetkilerdir.
2
Karakteristik özellikleri tanımlama
Thomas Dye gibi kurumsalcı yazarlar bu nitelikleri meşruiyet (hukuki geçerlilik), evrensellik (toplumun genelini kapsaması) ve cebir (yasal yaptırım gücü) olarak belirlemiştir.
Bu üç özellik, kamu politikasını diğer özel veya sivil kararlardan ayıran temel farklardır.

Anahtar Kavram

Kurumsal Modelin Karakteristikleri (Meşruiyet, Evrensellik, Cebir)

Daha Fazla Pratik

Kurumsal modelin 'yeni kurumsalcılık' akımıyla nasıl dönüştüğünü ve kurumların aktör davranışlarını nasıl şekillendirdiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

Kamu politikası literatüründe David Truman ve Earl Latham gibi düşünürler tarafından savunulan 'Grup Modeli'ne göre; politika süreci, toplumdaki farklı çıkar ve baskı grupları arasındaki bitmek bilmeyen bir mücadelenin tezahürüdür. Bu teorik çerçevede, kamu politikasının mahiyeti ve devletin (siyasal otoritenin) bu süreçteki temel fonksiyonu ile ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi modelin 'çoğulcu' ve 'denge odaklı' varsayımlarını en kapsamlı şekilde ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikası, rakip gruplar arasındaki güç mücadelesinin ulaştığı geçici bir denge durumudur; devletin temel işlevi ise bu mücadeleyi yönetecek oyunun kurallarını koymak, uzlaşmayı teşvik etmek ve ortaya çıkan güç dengesini resmileştirerek tescil etmektir.

Cevap

Kamu politikası, rakip gruplar arasındaki güç mücadelesinin ulaştığı geçici bir denge durumudur; devletin temel işlevi ise bu mücadeleyi yönetecek oyunun kurallarını koymak, uzlaşmayı teşvik etmek ve ortaya çıkan güç dengesini resmileştirerek tescil etmektir.
Grup modeline göre kamu politikası, toplumdaki aktif baskı gruplarının birbirlerine uyguladıkları baskıların dengelendiği bir noktadır. Earl Latham'ın belirttiği üzere devlet (siyasal sistem), bu grup mücadelesinde tarafların uyacağı prosedürleri belirleyen, çatışmaları yöneten ve oluşan güç dengesini yasalar veya idari kararlar aracılığıyla resmileştiren bir hakem (umpire) konumundadır. Bu nedenle, doğru seçenek bu çoğulcu dengeyi ve devletin tescil edici rolünü tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel birimini tanımla
Grup modelinde analizin temel birimi birey veya devlet değil, 'çıkar/baskı grubudur'.
Teorik çerçevenin başlangıç noktasını belirlemek için gereklidir.
2
Politikanın tanımını analiz et
Politika, gruplar arasındaki çekişmenin ulaştığı 'denge noktasıdır' (equilibrium).
Politikanın hangi dinamiklerle oluştuğunu anlamak için kritik bir kavramdır.
3
Devletin rolünü konumlandır
Devlet, grupların üzerinde bir güç değil; kuralları belirleyen, uzlaşmayı tescil eden ve dengeyi resmileştiren bir 'hakem' rolündedir.
Devletin özerkliği ile grubun etkisi arasındaki farkı ayırt etmek için gereklidir.
4
Politika değişimini açıkla
Bir grubun gücü artarsa denge o grubun lehine kayar ve politika değişir.
Modelin dinamik yapısını analiz etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Denge Noktası ve Hakem Devlet (Umpire State)
Soru 59Soru

Kamu politikası analizinde rasyonel-kapsamlı model (kök yöntemi), karar verme sürecinde değerlerin (amaçlar) ve ampirik analizin (araçlar) birbirinden yöntemsel olarak ayrıştırılmasını temel alır. Bu yöntemsel ayrıştırmanın model içerisindeki temel işlevi ve 'iyi politika' (good policy) kriterine etkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amaçların araçlardan önce ve onlardan bağımsız belirlenmesi, her bir alternatif aracın saptanmış değerleri maksimize etme derecesinin nesnel ölçümüne olanak tanır ve iyi politika, hedeflere en verimli şekilde ulaşan seçenek olarak tanımlanır.

Cevap

Rasyonel-kapsamlı modelde amaçların araçlardan önce ve bağımsız olarak belirlenmesi, alternatiflerin değer maksimizasyonu açısından nesnel değerlendirilmesini sağlar ve iyi politika hedeflere en verimli ulaşan teknik seçenektir.
Rasyonel-kapsamlı model (kök yöntemi), karar verme sürecini doğrusal ve hiyerarşik bir yapı olarak görür. Bu modelde önce toplumsal değerler ve hedefleri temsil eden 'amaçlar' saptanır. Daha sonra bu amaçlara ulaşmayı sağlayacak tüm olası 'araçlar' (alternatifler) kapsamlı bir analize tabi tutulur. Amaçlar araçlardan bağımsız ve önce belirlendiği için, her bir alternatifin başarı şansı nesnel bir verimlilik analiziyle ölçülebilir. Bu çerçevede 'iyi politika', siyasal bir pazarlık sonucu değil, belirlenen hedefleri en çok maksimize eden teknik olarak en üstün seçenek olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Amaç-araç ayrımını tanımla.
Rasyonel modelde değerlerin (amaçların) belirlenmesi, araçların (alternatiflerin) analizinden önce ve ondan tamamen bağımsız gerçekleşir.
Bu ayrım, analistin her bir alternatifi önceden saptanmış, sabit hedeflere göre tarafsızca ölçebilmesini sağlar.
2
Kapsamlılık ve maksimizasyon ilkesini uygula.
Karar verici tüm alternatifleri ve sonuçlarını inceler.
Amaçlar net olduğunda, hangi aracın bu amaçları en yüksek düzeyde (maksimizasyon) karşıladığı matematiksel veya teknik bir problem haline gelir.
3
'İyi Politika' kriterini belirle.
İyi politika, teknik olarak verimliliği en yüksek olan seçenek olarak saptanır.
Artırımcı modelin aksine, rasyonel modelde başarı siyasal uzlaşı değil, hedefe ulaşma derecesidir.

Anahtar Kavram

Rasyonel-Kapsamlı Modelde Amaç-Araç Ayrımı ve Verimlilik

İpuçları

1
Rasyonel modelde 'iyi politika' bir uzlaşı meselesi midir yoksa bir verimlilik meselesi midir?

Daha Fazla Pratik

Lindblom'un 'Dal Yöntemi' (Incrementalism) ile bu modelin amaç-araç ilişkisi bakımından farklarını karşılaştırın.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 60Soru

Kamu kuruluşları gibi karmaşık yapılarda karar verme süreçlerini analiz eden Çöp Kutusu Modeli (Garbage Can Model), karar ortamını bir "örgütlü anarşi" alanı olarak tanımlar. Bu modelin temel varsayımları ve karar alma dinamikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar verme süreci; sorunların, çözümlerin, katılımcıların ve seçim fırsatlarının birbirinden bağımsız akışlar olarak tesadüfen bir araya gelmesiyle gerçekleşir.

Cevap

Karar verme süreci; sorunların, çözümlerin, katılımcıların ve seçim fırsatlarının birbirinden bağımsız akışlar olarak tesadüfen bir araya gelmesiyle gerçekleşir.
Doğru ifade, modelin özü olan 'bağımsız akışlar' (sorunlar, çözümler, katılımcılar ve karar fırsatları) ve bu akışların tesadüfi bir şekilde birleşerek kararı oluşturması ilkesini tam olarak yansıtmaktadır. Cohen, March ve Olsen'e göre bu süreç rasyonel bir planlama değil, zamansal bir çakışmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Örgütlü Anarşi kavramını analiz etme
Cohen, March ve Olsen'e göre örgütlü anarşi; belirsiz tercihler, belirsiz teknoloji ve akışkan katılım ile karakterize edilir.
Modelin temel çalışma ortamını anlamak için bu kavram ön koşuldur.
2
Dört temel akışın (stream) doğasını değerlendirme
Sorunlar, çözümler, katılımcılar ve karar fırsatları birbirine bağlı değil, bağımsız bir şekilde örgüt içinde akar.
Kararın rasyonel bir sıra izlemediğini, akışların bağımsızlığını belirlemek gerekir.
3
Karar anını tanımlama
Karar, bu dört akışın bir 'çöp kutusu' (karar fırsatı) içinde tesadüfen çakışmasıyla oluşur.
Sürecin rasyonel bir seçimden ziyade bir eşleşme süreci olduğu sonucuna varılır.

Anahtar Kavram

Örgütlü Anarşi ve Bağımsız Akışlar
ÖncekiSayfa 3 / 11Sonraki
Kamu Politikasında Karar Verme Yaklaşımları Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 3 | Examkin