Mahalli İdarelerin Mali Yapısı

130 soru

Soru 21Soru

5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'a göre, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden il özel idarelerine ayrılan pay oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 0,500,50

Cevap

5779 sayılı Kanun uyarınca genel bütçe vergi gelirlerinden il özel idarelerine ayrılan pay %0,50\%0,50 oranındadır.
5779 sayılı Kanun'un 'Oranlar' başlıklı 2. maddesine göre, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden il özel idarelerine %0,50\%0,50 oranında pay ayrılır. Bu, il özel idarelerinin en temel merkezi yönetim gelir kalemidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili mevzuatın tespiti
5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun esas alınır.
Yerel yönetimlere merkezi yönetim bütçesinden aktarılacak paylar bu kanunla düzenlenmiştir.
2
Kurum bazlı pay oranının belirlenmesi
Kanun'un 2. maddesi uyarınca genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden belediyelere %1,50\%1,50, il özel idarelerine ise %0,50\%0,50 pay ayrıldığı saptanır.
Soruda spesifik olarak il özel idarelerinin payı sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

5779 Sayılı Kanun Kapsamında Genel Bütçe Pay Oranları

İpuçları

1
5779 sayılı Kanun'da belediyeler ve il özel idareleri için iki temel oran belirlenmiştir; il özel idarelerinin payı belediyelerinkinden daha düşüktür.
2
Bu oran yüzde yarım (1/21/2) olarak ifade edilebilir.

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir belediye sınırları içerisindeki pay ayrıştırmasını (6% ve 4.5%) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 22Soru

6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun hükümleri dikkate alındığında, Bankanın sermaye yapısı ve ortaklık durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bankanın sermayesi; il özel idareleri ve belediyelerin paylarından oluşur.

Cevap

İller Bankası'nın sermayesi, il özel idareleri ve belediyelerin paylarından oluşmaktadır.
6107 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, İller Bankası A.Ş.'nin sermayesi il özel idareleri ve belediyelerin paylarından oluşur. Bu yapı, bankanın mahalli idarelerin ortak olduğu bir finans ve teknik destek kuruluşu olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
İller Bankası'nın yasal dayanağını tespit et.
6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun.
Bankanın yapısı ve işleyişi bu kanunla düzenlenmiştir.
2
Kanun'un sermayeye ilişkin 4. maddesini incele.
Sermayenin il özel idareleri ve belediyelerin paylarından oluştuğu görülür.
Bankanın sahipliği doğrudan hizmet verdiği mahalli idarelere bırakılmıştır.

Anahtar Kavram

İller Bankası'nın Mahalli İdarelere Ait Bir Yatırım Bankası Olması
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

Belediyelerin mali kaynakları; belediye tarafından doğrudan tahsil edilen öz gelirler ve merkezi yönetim bütçesinden aktarılan paylar olarak iki temel gruba ayrılmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında düzenlenen ve belediyelerin öz gelirleri arasında yer alan vergi kalemlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar

Cevap

Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar, belediyelerin doğrudan tarh ve tahakkuk ettirdiği bir öz gelir vergisi değil, merkezi idare tarafından paylaştırılan bir transfer geliridir.
Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar, belediyelerin kendi meclis kararları veya 2464 sayılı Kanun'daki yetkileriyle doğrudan mükelleften tahsil ettikleri bir öz gelir kalemi değildir. Bu paylar, 5779 sayılı 'İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun' çerçevesinde merkezi yönetim tarafından toplanan vergilerden belediyelere aktarılan kaynaklardır.

Adım Adım Çözüm

1
Belediye gelirlerinin hukuki dayanaklarını analiz etme
Belediyelerin öz gelirleri büyük oranda 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'na, merkezi yönetim payları ise 5779 sayılı Kanun'a dayanmaktadır.
Soruda istenen 'öz gelir vergisi olmama' durumunu tespit etmek için kanuni dayanak farkını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki vergi kalemlerini 2464 sayılı Kanun içeriği ile karşılaştırma
İlan ve Reklam, Haberleşme, Eğlence ve Yangın Sigorta vergilerinin bu kanunda yer alan asli belediye vergileri olduğu görülür.
Belediyenin doğrudan yönettiği vergilerin listesini doğrulamak için gereklidir.
3
Merkezi yönetim paylarının niteliğini belirleme
Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan payların belediyenin kendi koyduğu bir vergi olmadığı, 5779 sayılı Kanun uyarınca aktarıldığı tespit edilir.
Doğru cevaba ulaşmak için öz gelir ve pay ayrımını kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Öz Gelir (2464 Sayılı Kanun) ile Genel Bütçe Payları (5779 Sayılı Kanun) Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Belediye harçları (Bina İnşaat Harcı, İşgal Harcı vb.) ile vergiler arasındaki farkları ve Emlak Vergisi'nin (1319 Sayılı Kanun) bu tablodaki yerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 24Soru

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri çerçevesinde, mahalli idarelerde yürütülen mali denetim faaliyetlerinin kapsamı ve yetkili mercilere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç denetim, mahalli idarenin üst yöneticisine bağlı olarak danışmanlık ve nesnel güvence sağlama amacıyla yürütülürken; dış denetim, hesap verebilirlik çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Sayıştay tarafından gerçekleştirilir.

Cevap

İç denetimin üst yöneticiye bağlı olarak kurum içinde, dış denetimin ise TBMM adına Sayıştay tarafından kurum dışında yapıldığını belirten ifade doğrudur.
Doğru yanıt, 5018 sayılı Kanun'un temel denetim kurgusunu yansıtmaktadır. Kanun'a göre iç denetim, idarenin faaliyetlerine değer katmak amacıyla üst yöneticiye bağlı yürütülürken; dış denetim, kamu idaresinin hesap verebilirliğini sağlamak amacıyla yasama organı adına Sayıştay tarafından gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mahalli idarelerin mali denetim yapısının 5018 sayılı Kanun çerçevesinde analiz edilmesi.
Mali denetimin 'iç denetim' ve 'dış denetim' olarak iki temel kategoriye ayrıldığı tespit edilir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu kaynaklarının yönetimi için bu ikili denetim yapısını zorunlu kılmıştır.
2
Denetimi gerçekleştiren makamların ve raporlama mercilerinin karşılaştırılması.
İç denetimin üst yöneticiye (belediye başkanı vb.) bağlı olduğu, dış denetimin ise bağımsız Sayıştay tarafından TBMM adına yapıldığı sonucuna varılır.
Hesap verebilirlik ilkesi gereği dış denetimin idareden bağımsız bir organ tarafından, iç denetimin ise idari gelişimi sağlamak amacıyla iç birimlerce yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

5018 Sayılı Kanun Kapsamında İç ve Dış Denetim Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İç denetçilerin atama usulü ve Sayıştay'ın belediye şirketleri üzerindeki denetim yetkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 25Soru

5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca, yerel yönetimler arasında mali imkânları dengelemek amacıyla ayrılan 'Denkleştirme Ödeneği'nin oranı ve bu ödeneğin dağıtılacağı belediyeler için belirlenen temel nüfus kriteri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden %0,1 oranında ayrılır ve nüfusu 10.000'in altında olan belediyelere dağıtılır.

Cevap

Denkleştirme ödeneği, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının %0,1'i oranında ayrılır ve nüfusu 10.000'in altında kalan belediyelere dağıtılır.
Doğru seçenekte belirtilen %0,1 oranı ve 10.000 nüfus kriteri, 5779 sayılı Kanun'un 5. maddesinde açıkça tanımlanmış yasal eşiklerdir. Bu ödenek, mali kapasitesi düşük olan küçük ölçekli belediyelerin hizmet sunum kapasitesini artırmayı hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili Kanun ve Maddeyi Belirle
5779 Sayılı Kanun, Madde 5
Yerel yönetim paylarının dağıtım esasları bu kanunla düzenlenmiştir.
2
Denkleştirme Ödeneği Oranını Tespit Et
%0,1 (Binde bir)
Kanun, belediye paylarından belli bir kısmın (tahsilatın %0,1'i) denkleştirme için havuzda toplanmasını öngörür.
3
Dağıtım Kriterini (Nüfus Eşiği) Belirle
Nüfus < 10.000
Mali gücü zayıf olan küçük belediyeleri desteklemek amacıyla nüfus sınırı 10.000 olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kavram

Denkleştirme Ödeneği (5779 Sayılı Kanun)

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir ilçe belediyeleri ile büyükşehir belediyesi arasındaki pay paylaşım oranlarını (genellikle %90-%10) inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 26Soru

6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, İller Bankası’nın (İlbank) mahalli idarelerin finansmanındaki ve teknik süreçlerdeki rolüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevduat bankası statüsünde halktan mevduat kabul ederek, topladığı fonları serbest piyasa koşullarında özel sektör yatırımlarına ticari kredi olarak yönlendirmek.

Cevap

İller Bankası'nın mevduat kabul ederek özel sektöre ticari kredi kullandırdığını belirten ifade yanlıştır.
6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un 3. maddesinde 'Banka mevduat kabul edemez' hükmü açıkça yer almaktadır. Ayrıca Bankanın kuruluş amacı mahalli idarelerin finansal ve teknik ihtiyaçlarını karşılamaktır; halktan fon toplayıp serbest piyasada özel sektöre ticari kredi dağıtmak gibi bir görevi veya yetkisi bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bankanın hukuki statüsünü belirle
İller Bankası (İlbank), özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip, özel ihtisaslanmış bir 'Kalkınma ve Yatırım Bankası'dır.
Bankanın hangi faaliyetleri yapıp yapamayacağını anlamak için statüsünün bilinmesi gerekir.
2
6107 sayılı Kanun'daki faaliyet yasaklarını incele
Kanunun 3. maddesi uyarınca Banka, mevduat kabul edemez.
Bankanın kaynak yapısının ticari bankalardan farkını ayırt etmek için bu yasal engel kritiktir.
3
Bankanın kaynaklarını ve hedeflerini analiz et
Bankanın sermayesi mahalli idarelere aittir ve temel amacı bu idarelerin kentsel projelerini finanse etmek ve teknik destek sağlamaktır.
Özel sektöre ticari kredi sağlamanın Bankanın kuruluş amacıyla bağdaşmadığını doğrulamak için gereklidir.
4
Seçenekleri karşılaştırarak sonuca ulaş
Halktan mevduat toplama ve özel sektöre ticari kredi verme yetkisi bulunmadığından ilgili ifade hatalıdır.
Yanlış olan idari ve mali uygulamayı tespit etmek sorunun cevabıdır.

Anahtar Kavram

İller Bankası'nın Mevduat Kabul Etme Yasağı ve İhtisas Alanı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru

53935393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca, belediye bütçesinin uygulama sonuçlarını gösteren kesin hesabın hazırlanması, incelenmesi ve karara bağlanması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye başkanı tarafından hazırlanan kesin hesap, Mayıs ayı toplantısında görüşülmek üzere Mart ayı sonuna kadar encümene sunulur ve encümen Nisan ayı sonuna kadar incelemesini tamamlayarak meclise gönderir.

Cevap

Belediye başkanı kesin hesabı Mart ayı sonuna kadar encümene sunar, encümen Nisan sonuna kadar inceler ve meclis Mayıs ayı toplantısında karara bağlar.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 64. maddesine göre; her yıl bütçesinin kesin hesabı, belediye başkanı tarafından hazırlanarak Mayıs ayı toplantısında görüşülmek üzere Mart ayı sonuna kadar encümene verilir. Encümen, kesin hesabı en geç Nisan ayı sonuna kadar inceleyip görüşüyle birlikte belediye meclisine sunar. Bu üç aşamalı ve zaman kısıtlı süreç, mali şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hazırlık ve İlk Sunum
Belediye başkanı kesin hesabı Mart ayı sonuna kadar hazırlar.
Yürütme organı olan başkan, mali yılın sonuçlarını raporlamakla yükümlüdür.
2
Encümen İncelemesi
Encümen, hesabı Nisan ayı sonuna kadar inceler ve görüşünü oluşturur.
Meclis tartışmalarından önce teknik ve idari bir ön inceleme yapılması zorunludur.
3
Meclis Onayı
Meclis, Mayıs ayı toplantısında kesin hesabı görüşerek karara bağlar.
Bütçe ve kesin hesap üzerindeki nihai karar yetkisi halkın temsilcisi olan meclisindir.

Anahtar Kavram

Belediye Kesin Hesap Takvimi (Mart-Nisan-Mayıs)
Soru 28Soru

5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri çerçevesinde mahalli idarelerin bütçe süreci ve kesin hesabına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kesin hesap, bütçe yılını takip eden yılın Mart ayı sonuna kadar hazırlanır ve Nisan ayı toplantısında belediye meclisince karara bağlanır.

Cevap

Kesin hesap, bütçe yılını takip eden yılın Mart ayı sonuna kadar hazırlanır ve Nisan ayında encümence incelenerek Mayıs ayı toplantısında meclisçe karara bağlanır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 40. maddesine göre kesin hesap; bütçe yılını takip eden yılın Mart ayı sonuna kadar hazırlanır, Nisan ayı içinde encümence incelenir ve Mayıs ayı toplantısında belediye meclisine sunularak karara bağlanır. İfadedeki hata, kesin hesabın meclisçe onaylanma ayının Nisan olarak belirtilmiş olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe ve kesin hesap takvimlerini karşılaştırın.
Bütçe süreci Eylül-Kasım aylarını kapsarken, kesin hesap süreci Mart-Mayıs aylarını kapsar.
Yasal süreçlerin hangi organlar tarafından hangi aylarda tamamlanması gerektiğini netleştirmek.
2
Karar organı olan meclisin kesin hesap üzerindeki yetkisini inceleyin.
Kesin hesabı karara bağlama yetkisi Mayıs ayı toplantısında meclise aittir.
Belediye Kanunu madde 40 uyarınca Nisan ayı sadece encümen incelemesi içindir.

Anahtar Kavram

Belediye bütçe ve kesin hesap takviminde meclis ve encümen yetki paylaşımı.

İpuçları

1
Belediye meclisinin bütçe ve kesin hesap için toplandığı 'özel' ayları hatırlayın.
2
Bütçe Kasım ayında karara bağlanırken, bir önceki yılın hesabını kapatan kesin hesap ondan yaklaşık 6 ay önce onaylanır.
3
Nisan ayı belediyede 'Faaliyet Raporu' ayıdır; kesin hesap için ise encümen inceleme süreci devam etmektedir.

Daha Fazla Pratik

İl Özel İdaresi bütçe takvimi ile Belediye bütçe takvimi arasındaki ay farklarını (Eylül-Ekim ayrımı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 29Soru

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 68. maddesinde belediyelerin borçlanma usul ve esasları düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının iç borçlanma yapabilmesi için Belediye Meclisinin kararı kural olarak yeterlidir. Ancak, belirli bir miktarı aşan borçlanmalar için vesayet makamının onayı şart koşulmuştur.

Buna göre, belediyelerin bir bütçe yılı içinde yapacağı borçlanma miktarının toplamı (faiz dâhil), en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının yüzde kaçını aşması durumunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %10\%10

Cevap

Belediyelerin bir bütçe yılı içindeki toplam borçlanma miktarının, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin %10'unu aşması durumunda bakanlık onayı gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 68. maddesinin (g) bendine göre; bir bütçe yılı içinde yapılacak borçlanma miktarının toplamı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının %10\%{10}'unu aşması durumunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı aranır.

Adım Adım Çözüm

1
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 68. maddesindeki borçlanma kriterlerini hatırla.
İç borçlanmada genel yetkinin Belediye Meclisinde olduğu ancak belirli bir sınır için ek onay gerektiği tespit edildi.
Yasal dayanağı belirlemek için.
2
Borçlanma tutarı ile bütçe geliri arasındaki oranı belirleyen yasal fıkrayı analiz et.
Kanun, borçlanmanın bütçe gelirlerinin %10'unu geçmesi halinde bakanlık onayını şart koşar.
Doğru eşik değerini bulmak için.

Anahtar Kavram

Belediyelerin iç borçlanmasında bütçe gelirlerine oranla uygulanan %10'luk bakanlık onay sınırı.

Daha Fazla Pratik

Belediye borçlanma stok sınırının büyükşehir belediyelerinde normal belediyelere göre kaç kat farklı uygulandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden büyükşehir belediyelerine ayrılan pay oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %6,00\% 6,00

Cevap

5779 sayılı Kanun uyarınca genel bütçe vergi gelirlerinden büyükşehir belediyelerine ayrılan pay oranı %6,00\% 6,00 olarak belirlenmiştir.
5779 sayılı Kanun'un 'Oranlar' başlıklı 2. maddesi uyarınca, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden büyükşehir belediyelerine ayrılan pay \% 6,00 olarak hüküm altına alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
5779 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki pay oranlarını gözden geçiriniz.
Kanun; il özel idareleri, belediyeler, büyükşehir ilçe belediyeleri ve büyükşehir belediyeleri için farklı oranlar öngörmüştür.
Her idari birimin mali yükümlülükleri ve hizmet alanı genişliğine göre farklı kaynak aktarımı yapılır.
2
Büyükşehir belediyeleri için belirlenen spesifik oranı tespit ediniz.
İlgili kanun maddesinde büyükşehir belediyeleri için pay oranı doğrudan %6,00\% 6,00 olarak ifade edilmiştir.
Büyükşehir belediyeleri, sundukları hizmetlerin ölçeği nedeniyle en yüksek doğrudan payı alan birimdir.

Anahtar Kavram

5779 Sayılı Kanun Kapsamında Genel Bütçe Pay Oranları

İpuçları

1
Mahalli idareler arasında en yüksek pay, büyük ölçekli altyapı hizmetlerini yürüten birime verilir.
2
Büyükşehir ilçe belediyelerine ayrılan %4,50\% 4,50 oranından daha yüksek bir oran düşünmelisiniz.

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir belediye paylarının kendi içindeki dağıtım esaslarını (nüfus ve yüzölçümü kriterleri) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 31Soru

5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca, mahalli idarelere ayrılan payların hesaplanması ve dağıtım esaslarına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyükşehir belediye sınırları içindeki ilçe belediyeleri için ayrılan %4,50\%4,50’lik payın %90\%90’ı ilgili ilçelere dağıtılır; bu dağıtımda %70\%70 nüfus ve %20\%20 yüzölçümü kriterleri esas alınır.

Cevap

Büyükşehirlerdeki ilçe belediyeleri için ayrılan %4,50’lik payın %90’ı ilgili ilçe belediyelerine aktarılırken; bu tutarın dağıtımında %70 nüfus ve %20 yüzölçümü kriterleri esas alınır.
Doğru seçenek, 5779 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan büyükşehir ilçe belediyesi paylarının dağıtım mekanizmasını eksiksiz yansıtmaktadır. Kanuna göre tahsilatın %4,50\%4,50’si ilçe belediyeleri payı olarak ayrılır. Bu miktarın %90\%90’ı ilçelere giderken, bu %90\%90’lık dilimin kendi içindeki dağılımı %70\%70 nüfus ve %20\%20 yüzölçümü ağırlığıyla gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Büyükşehir paylarının belirlenmesi
Büyükşehirlerde tahsil edilen genel bütçe vergi gelirlerinin %6\%6’sı büyükşehire, %4,50\%4,50’si ilçe belediyelerine ayrılır.
5779 sayılı Kanun'un 5. maddesi büyükşehirlerdeki pay ayrımını bu oranlarla belirlemiştir.
2
İlçe belediyesi payının iç dağılımının analizi
%4,50\%4,50’lik payın %10\%10’u büyükşehire, %90\%90’ı ise ilgili ilçe belediyelerine gider.
Büyükşehir koordinasyon görevi nedeniyle ilçe payından bir kısım büyükşehire aktarılır.
3
İlçeler arası dağıtım kriterlerinin kontrolü
İlçelere ayrılan %90\%90’lık kısmın %70\%70’i nüfus, %20\%20’si yüzölçümü esasına göre dağıtılır.
Hizmet yükünün nüfus ve coğrafi büyüklükle ilişkili olduğu varsayımıyla bu ağırlıklar belirlenmiştir.

Anahtar Kavram

5779 Sayılı Kanun Kapsamında Büyükşehir ve İlçe Belediye Paylarının Dağıtımı

Daha Fazla Pratik

5779 sayılı Kanun kapsamında 'Denkleştirme Ödeneği' dağıtım kriterlerini (eşit pay vs nüfus payı) tekrar gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 32Soru

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 42. maddesinde bu idarenin gelirleri tek tek sayılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi il özel idaresinin bütçe gelirleri arasında yer alan "öz gelirlerden" biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl özel idaresine ait taşınmaz malların kira ve satış gelirleri

Cevap

İl özel idaresine ait taşınmaz malların kira ve satış gelirleri
İl özel idaresine ait taşınmaz malların kira ve satış gelirleri, 5302 sayılı Kanun'un 42. maddesinde açıkça 'öz gelirler' başlığı altında düzenlenmiştir. Bu gelirler, idarenin kendi mülkiyetindeki varlıkları yönetmesi sonucu oluşur ve tahakkuk süreci idarenin kendi organlarınca yürütülür.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağı belirleme
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu Madde 42
İl özel idaresinin yasal gelir kalemlerini tespit etmek için temel mevzuata bakılmalıdır.
2
Gelir kalemlerini kategorize etme
Taşınmaz gelirleri 'öz gelir' kategorisindedir.
Kanun, öz gelirleri idarenin kendi mal varlığından elde ettiği kazançlar olarak tanımlar.
3
Belediye gelirlerini eleme
İlan-reklam, çevre temizlik ve eğlence vergileri elendi.
Bu vergiler 2464 sayılı Kanun kapsamında belediyelerin yetkisindedir.

Anahtar Kavram

İl Özel İdaresi Öz Gelirleri

İpuçları

1
İl özel idaresi ile belediye gelirleri arasındaki en büyük fark, vergi toplama yetkisidir.
2
Bir gelirin 'öz gelir' olması için idarenin kendi mal varlığından veya sunduğu hizmetten kaynaklanması gerekir.

Daha Fazla Pratik

İl özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirlerinden aldığı payları düzenleyen 5779 sayılı Kanun'u inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 33Soru

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri uyarınca; mahalli idarelerde mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişine ilişkin hazırlanan iç denetim raporlarının sunulduğu makam ile mahalli idarelerin tüm mali işlem ve hesaplarını dış denetim kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemeye yetkili olan kurum aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst Yönetici - Sayıştay

Cevap

İç denetim raporlarının sunulduğu makam 'Üst Yönetici' (belediyelerde belediye başkanı, il özel idarelerinde vali), dış denetimi gerçekleştiren kurum ise 'Sayıştay'dır.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na göre iç denetim, mahalli idarenin kendi bünyesinde üst yöneticiye (belediyelerde başkan, il özel idaresinde vali) bağlı olarak gerçekleştirilir ve raporlar bu makama sunulur. Dış denetim ise harcamaların ve gelirlerin mevzuata uygunluğunu TBMM adına denetlemekle görevli olan Sayıştay tarafından yerine getirilir.

Adım Adım Çözüm

1
İç denetim raporlama hattını belirlemek.
5018 sayılı Kanun'un 64. maddesine göre iç denetçiler, raporlarını doğrudan üst yöneticiye sunar.
İç denetim, idarenin kendi faaliyetlerini geliştirmek amacıyla bizzat üst yöneticiye bağlı olarak yürütülen bir faaliyettir.
2
Dış denetim yetkisini belirlemek.
5018 sayılı Kanun'un 68. maddesi ve Anayasa uyarınca mahalli idarelerin dış denetimi TBMM adına Sayıştay tarafından yapılır.
Mali saydamlık ve hesap verme sorumluluğu çerçevesinde dış denetim bağımsız bir anayasal kurum tarafından yürütülmelidir.

Anahtar Kavram

5018 Sayılı Kanun Kapsamında Mali Denetim Ayrımları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 34Soru

Belediyelerin mali kaynakları arasında yer alan öz gelirler ile merkezi idareden aktarılan paylar, hukuki dayanakları ve tahsil usulleri bakımından farklılık gösterir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, belediyelerin doğrudan yönettiği vergi, resim ve harçları belirlemektedir.

Aşağıdakilerden hangisi 2464 sayılı Kanun çerçevesinde belediyeler tarafından doğrudan tarh ve tahakkuk ettirilen bir vergi türü değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar

Cevap

Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar, belediyelerin 2464 sayılı Kanun kapsamında bizzat tarh ve tahakkuk ettirdiği bir öz gelir değil, 5779 sayılı Kanun çerçevesinde merkezi yönetimden aktarılan bir kaynaktır.
Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar, belediyelerin 2464 sayılı Kanun kapsamında doğrudan tarh, tahakkuk ve tahsil ettiği bir 'öz vergi' türü değildir. Bu paylar, 5779 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, merkezi yönetim tarafından toplanan genel bütçe vergi gelirlerinden belirli oranlarda hesaplanarak İller Bankası veya ilgili kurumlar aracılığıyla belediyelere aktarılan kaynaklardır.

Adım Adım Çözüm

1
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamındaki vergilerin listelenmesi.
İlan ve Reklam, Eğlence, Haberleşme, Elektrik ve Havagazı Tüketim, Yangın Sigortası ve Çevre Temizlik vergileri bu kanun kapsamındadır.
Belediyelerin öz gelir niteliğindeki vergilerini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki 'Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar' ifadesinin incelenmesi.
Bu paylar 5779 sayılı 'İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun' ile düzenlenmiştir.
Kaynağın hukuki dayanağını ve niteliğini tespit etmek.
3
Öz gelir ile dış kaynaklı pay ayrımının yapılması.
2464 sayılı Kanun'da yer alanlar belediyenin kendi vergileridir; paylar ise merkezi bütçeden gelir.
Doğru cevabı netleştirmek.

Anahtar Kavram

Öz Gelir (2464 Sayılı Kanun) ile Genel Bütçe Payı (5779 Sayılı Kanun) Ayrımı

Daha Fazla Pratik

5779 sayılı Kanun'a göre büyükşehir belediyelerine ve ilçe belediyelerine ayrılan pay oranlarını tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 35Soru

6107 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, bir kalkınma ve yatırım bankası statüsünde olan İller Bankası Anonim Şirketi'nin (İlbank) sermayesinin kaynağını aşağıdakilerden hangisi oluşturmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl özel idareleri ve belediyelerin payları

Cevap

İller Bankası A.Ş.'nin sermayesi, ortağı olan il özel idareleri ve belediyelerin paylarından oluşmaktadır.
6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun uyarınca, Bankanın sermayesi il özel idareleri ve belediyelerin paylarından oluşur. Bu, Bankanın yerel yönetimlerin mülkiyetinde olan bir uzmanlık kuruluşu olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
İller Bankası'nın hukuki statüsünü belirle.
6107 sayılı Kanun ile kurulan, özel hukuk hükümlerine tabi bir Anonim Şirkettir.
Bankanın yapısı yerel yönetimlerin finansmanını sağlamak üzere kurgulanmıştır.
2
Bankanın sermaye kaynağını mevzuata göre tespit et.
Sermayenin tamamının il özel idareleri ve belediyelere ait olduğu görülür.
Bu yapı, bankanın yerel yönetimlerin bir 'yardımlaşma ve finansman kuruluşu' olma özelliğini destekler.

Anahtar Kavram

İlbank'ın Yerel Yönetimlere Dayalı Sermaye Yapısı

Daha Fazla Pratik

İlbank'ın yerel yönetimlere sağladığı teknik destek ve projecilik rolleri üzerine çalışılabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

Belediyelerin mali özerkliği çerçevesinde, yerel hizmetlerin finansmanında kullanılan kaynaklar; belediyelerin doğrudan tahakkuk ve tahsil yetkisine sahip olduğu öz gelirler ile merkezi yönetim bütçesinden aktarılan transferler olarak iki temel kategoride değerlendirilmektedir.

Buna göre, aşağıda belirtilen gelir kalemlerinden hangisinin hukuki dayanağı doğrudan 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu olmayıp, söz konusu gelir merkezi idare tarafından paylaştırılan transferler kapsamında yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan belediye payları

Cevap

Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan belediye payları, hukuki dayanağını 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'ndan değil, 5779 sayılı Kanun'dan almaktadır.
Doğru cevap olan genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar, belediyelerin kendi vergilendirme yetkisine dayanarak doğrudan tarh ve tahakkuk ettirdikleri bir öz gelir değildir. Bu gelirler, merkezi yönetimin ülke genelinde topladığı vergilerden 5779 sayılı Kanun'da belirlenen oranlar nispetinde belediyelere aktardığı transferlerdir. Diğer seçeneklerde yer alan Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi, Yangın Sigortası Vergisi, Bina İnşaat Harcı ve Kaynak Suları Harcı ise bizzat 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda yer alan ve belediyelerin öz kaynakları arasında kabul edilen kalemlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Belediye gelirlerinin hukuki tasnifini yapın.
Belediye gelirleri; 2464 sayılı Kanun'daki öz gelirler (vergi, resim, harç, katılma payı), 1319 sayılı Kanun'daki Emlak Vergisi ve 5779 sayılı Kanun'daki merkezi idare payları olarak ayrılır.
Sorunun kökünde istenen 2464 sayılı Kanun dışındaki kaynağı bulmak için bu ayrım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki vergi ve harçların 2464 sayılı Kanun'daki yerini kontrol edin.
Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi, Yangın Sigortası Vergisi, Bina İnşaat Harcı ve Kaynak Suları Harcı'nın tamamı 2464 sayılı Kanun'da açıkça düzenlenmiştir.
Öz gelirlerin kapsamını belirlemek için ilgili mevzuat maddelerini hatırlamak gerekir.
3
Merkezi yönetimden aktarılan payların dayanağını belirleyin.
Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar (belediyeler için %6\%6, büyükşehir belediyeleri için ek paylar vb.) 5779 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.
Aktarma gelirler, yerel yönetimlerin kendi vergilendirme yetkisi dışında, merkezi idarenin tahsilatından aldıkları paylardır.

Anahtar Kavram

Belediye Öz Gelirleri (2464) ve Genel Bütçe Payları (5779) Ayrımı
Soru 37Soru

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve Türkiye’deki mahalli idareler rejimi uyarınca, il özel idarelerinin gelir kalemleri ve bu gelirlerin tahsil/tahakkuk süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye sınırları ve mücavir alanlar dışındaki yerlerde sunulan hizmetler karşılığında 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince tahsil edilecek harçlar il özel idaresinin gelirleri arasında yer alır.

Cevap

Belediye sınırları ve mücavir alanlar dışındaki yerlerde sunulan hizmetler karşılığında 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince tahsil edilecek harçların il özel idaresi geliri sayılması ifadesi doğrudur.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 42/e maddesi, belediye sınırları ve mücavir alanlar dışında kalan yerlerde sunulan hizmetler (örneğin imar, inşaat vb.) karşılığında, normalde belediyelerce tahsil edilen 2464 sayılı Kanun kapsamındaki harçların il özel idaresi tarafından tahsil edileceğini açıkça düzenlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 42. maddesini inceleyin.
İl özel idaresinin gelirleri arasında vergi payları, harçlar, mülkiyet gelirleri ve diğer gelirler sayılmıştır.
İdarenin yasal gelir kaynaklarını tespit etmek için.
2
Harçlarla ilgili özel hükmü analiz edin.
Kanun, belediye sınırları dışındaki alanlarda 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'ndaki harçların il özel idaresince toplanacağını belirtir.
İdarenin mekansal yetki sınırları içindeki mali yetkisini doğrulamak için.
3
Büyükşehir statüsünün etkisini değerlendirin.
6360 sayılı Kanun ile 30 ilde il özel idarelerinin kaldırıldığı ve bu illerde bu gelirlerin söz konusu olamayacağı görülür.
Çeldiricileri elemek ve hukuki güncelliği sağlamak için.

Anahtar Kavram

İl özel idarelerinin mali yetkileri ve 5302 sayılı Kanun Madde 42 uyarınca belediye sınırları dışındaki harç tahsil yetkisi.

Daha Fazla Pratik

İl özel idaresinin gider kalemlerini ve bütçe hazırlama sürecindeki yetkili organları (Vali-Encümen-Meclis ilişkisi) inceleyerek mali yapıyı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Türkiye'de mahalli idarelerin mali yapısını düzenleyen 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 6360 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, il özel idaresinin gelirleri ve mali yetkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl özel idareleri, kendi görev ve yetki alanları içerisinde bulunan ticari işletmelerden 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu çerçevesinde 'İlan ve Reklam Vergisi' tahsil etme yetkisine sahiptir.

Cevap

İl özel idarelerinin belediye gelirleri arasında yer alan ilan ve reklam vergisini tahsil etme yetkisi bulunduğunu belirten ifade yanlıştır.
İl özel idarelerinin gelirleri 5302 sayılı Kanun'un 42. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. 'İlan ve Reklam Vergisi', 'Çevre Temizlik Vergisi' ve 'Eğlence Vergisi' gibi gelirler sadece belediyelere ait gelirlerdir. İl özel idarelerinin bu kalemlerde vergi toplama yetkisi bulunmadığı için ilan ve reklam vergisi tahsil edebileceklerini öne süren ifade hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağı belirle.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 42. maddesi gelirleri saymaktadır.
İl özel idaresinin hangi kalemlerden gelir elde edebileceğini tespit etmek için kanuni listenin incelenmesi gerekir.
2
Belediye ve il özel idaresi gelir ayrımını yap.
İlan ve Reklam Vergisi gibi kalemlerin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'na tabi olduğu teyit edilir.
Mahalli idarelerin yetki alanlarının karışmasını önlemek için vergilendirme yetkisi kanunla net olarak ayrılmıştır.
3
Büyükşehir statüsünün etkisini değerlendir.
6360 sayılı Kanun ile büyükşehirlerde il özel idarelerinin kaldırıldığı bilgisi doğrulanır.
Metropol alanlardaki mali yapının il özel idaresi içermediğini hatırlamak çeldiricileri elemek için gereklidir.
4
Tahsil usulünü kontrol et.
Kamu alacakları için 6183 sayılı Kanun'un genel uygulama olduğu görülür.
Gelirlerin sadece türü değil, hukuki takip süreçleri de sorunun kapsamındadır.

Anahtar Kavram

İl Özel İdaresi ve Belediye Gelirlerinin Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru

5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca; genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının binde biri oranında ayrılan "denkleştirme ödeneği"nin, nüfusu 10.000’in altında olan belediyeler arasında paylaştırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödeneğin %65'i eşit şekilde, %35'i ise nüfus esasına göre dağıtılır.

Cevap

Denkleştirme ödeneğinin %65'i eşit şekilde, %35'i ise nüfus esasına göre dağıtılır.
5779 sayılı Kanun'un 6. maddesinde denkleştirme ödeneğinin dağıtım yöntemi açıkça ifade edilmiştir. Buna göre ödeneğin %65'lik kısmı, nüfusu 10.000'e kadar olan belediyeler arasında herhangi bir kriter gözetmeksizin eşit olarak, kalan %35'lik kısmı ise bu belediyelerin nüfusları oranında paylaştırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanuni dayanağı tespit et.
5779 sayılı Kanun'un 6. maddesi incelenmelidir.
Mali kaynakların yerel yönetimlere dağıtım usulü bu kanunla düzenlenmiştir.
2
Denkleştirme ödeneğinin kapsamını ve oranını belirle.
Genel bütçe vergi gelirlerinin binde biri oranında ayrılır ve nüfusu 10.000'in altındaki belediyelere verilir.
Soruda istenen özel fonun tanımını ve hedef kitlesini netleştirmek gerekir.
3
Dağıtım oranlarını kontrol et.
%65 eşit paylaşım, %35 nüfus ağırlığı kriterine ulaşılır.
Yasanın lafzında belirtilen kesin oranları doğru seçenekle eşleştirmek çözümü tamamlar.

Anahtar Kavram

Denkleştirme Ödeneği Dağıtım Esasları

Alternatif Yöntem

Genel bütçe payları ile denkleştirme ödeneğini ayırt etmek için şu kuralı hatırlayabilirsiniz: Standart paylar '80-20' kuralına (Nüfus-Gelişmişlik), destekleyici ödenek (denkleştirme) ise '65-35' kuralına (Eşit-Nüfus) tabidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinde belediyelerin bütçesinden karşılanabilecek gider kalemleri tahdidi (sayılı) olarak belirlenmiştir. Mali yönetimde giderlerin yasallığı ilkesi gereği, belediyeler ancak bu maddede sayılan veya diğer özel kanunlarla kendilerine görev olarak verilen alanlarda harcama yapabilirler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 5393 sayılı Kanun’un 60. maddesinde sayılan belediye giderlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye tarafından emlak vergisi ile birlikte tahsil edilen taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı tutarları

Cevap

Belediye tarafından emlak vergisi ile birlikte tahsil edilen taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı tutarları bir gider değil, gelir kalemidir.
Taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, emlak vergisi mükelleflerinden tahsil edilen ve özel bir amaç için ayrılan bir 'gelir' türüdür. 5393 sayılı Kanun'un 60. maddesinde sayılan kalemler ise belediyenin cebinden çıkan (harcama) kalemlerini ifade eder. Dolayısıyla bu pay bir gider kalemi değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun maddesinin analizi
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 60. maddesi belediye giderlerini 'tahdidi' (sınırlı) olarak listelemiştir.
Giderlerin yasallığı ilkesi gereği hangi harcamaların yapılabileceğini tespit etmek.
2
Gelir ve gider ayrımının yapılması
Taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, 2863 sayılı Kanun uyarınca belediyelerce tahsil edilen bir 'gelir' kalemidir.
Öğrencinin tahsilat gideri (gider) ile tahsil edilen payı (gelir) karıştırıp karıştırmadığını ölçmek.
3
Diğer seçeneklerin doğrulanması
Binaların bakımı, tahsilat giderleri, birlik payları ve araştırma giderleri 60. maddede 'gider' olarak listelenmiştir.
Çeldiricilerin yasal dayanaklarını netleştirmek.

Anahtar Kavram

Belediye Giderlerinin Tahdidiliği ve Gelir-Gider Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İl Özel İdaresi Kanunu (5302) Madde 43'teki gider kalemlerini inceleyerek belediye giderleri ile arasındaki farkları (örneğin sigorta giderleri) not edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
ÖncekiSayfa 2 / 7Sonraki
Mahalli İdarelerin Mali Yapısı Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 2 | Examkin