Siyasal Kültür ve Toplumsallaşma
149 soru
Siyasal toplumsallaşma süreci, aktarılan içeriğin niteliğine ve aktarım biçimine göre literatürde 'açık (doğrudan)' ve 'örtük (dolaylı)' toplumsallaşma olarak sınıflandırılmaktadır. Açık siyasal toplumsallaşma; bireye ideolojilerin, siyasal değerlerin ve formel vatandaşlık rollerinin doğrudan siyasi mesajlarla aktarılmasını ifade eder. Örtük siyasal toplumsallaşma ise, özünde siyasal bir amaç taşımayan sosyal deneyimlerin, yapıların ve otorite ilişkilerinin birey tarafından zamanla siyasal alana uyarlanması (genelleştirilmesi) durumudur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'örtük (dolaylı) siyasal toplumsallaşma' kavramına verilebilecek en uygun örnektir?
Siyasal toplumsallaşma sürecinin sürekliliği ve aşamaları üzerine yapılan akademik tartışmalar; bireyin çocuklukta edindiği temel siyasal eğilimlerin kalıcılığı (persistence) ile yaşam döngüsü boyunca karşılaşılan yeni sosyal ve siyasal deneyimlerin bu eğilimleri dönüştürme potansiyeli arasındaki dengeye odaklanmaktadır.
Buna göre, siyasal toplumsallaşma süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi bu sürecin 'yaşam boyu devam eden ve dinamik' doğasını en kapsamlı şekilde yansıtmaktadır?
Bir kamu politikası tartışmasında iki vatandaşın devletin kamulaştırma kararlarına ilişkin şu ifadeleri kullandığı görülmüştür:
I. Vatandaş: 'Devletin aldığı bu kamulaştırma kararlarının, anayasanın ilgili maddelerine ve yasal prosedürlere hangi adımlarla dayandırıldığını, itiraz süreçlerinin nasıl işlediğini ayrıntılı olarak biliyorum.'
II. Vatandaş: 'Bahsedilen kararlar yasal prosedüre uygun şekilde alınmış olsa da, bölge halkının rızası gözetilmediği ve kamu yararı zedelendiği için bu uygulama toplum vicdanında kabul görmemekte, dolayısıyla siyasi otoritenin bu eylemi meşru sayılmamaktadır.'
Almond ve Verba'nın siyasal kültür kavramlaştırması (psikolojik boyutlar) dikkate alındığında, I. ve II. vatandaşın bu yaklaşımları sırasıyla siyasal kültürün hangi yönelim (orientation) öğelerine örnek oluşturur?
Siyasal toplumsallaşma, bireyin siyasal sistemle bütünleşmesini, siyasal kültür değerlerini içselleştirmesini ve bir siyasal kimlik geliştirmesini sağlayan dinamik bir süreçtir. Geleneksel yaklaşımlar bu sürecin ağırlıklı olarak çocukluk ve ilk gençlik yıllarında şekillendiğini ve tamamlandığını savunurken, çağdaş siyaset sosyolojisi kuramları "yaşam boyu toplumsallaşma" (life-long socialization) perspektifini ön plana çıkarmaktadır. Siyasal toplumsallaşmanın aşamaları ve sürekliliği temelinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, modern siyaset bilimi perspektifine göre yanlıştır?
Almond ve Verba’nın siyasal kültür kuramında; vatandaşların siyasal sistemin bütünü ve sistemin 'çıktıları' (kamu hizmetleri, yasalar, bürokratik kararlar) hakkında bilgi sahibi olduğu, ancak kendilerini siyasal 'girdileri' (karar alma mekanizmaları, talep iletme) etkileme kapasitesine sahip aktif bir aktör olarak görmedikleri siyasal kültür tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasal kültür araştırmalarında, toplumda egemen olan temel değerlerin ve siyasal sisteme yönelik tutumların farklı toplumsal gruplar tarafından ne ölçüde paylaşıldığı, sistemin demokratik istikrarı açısından belirleyicidir. Almond ve Verba'nın 'türdeş' (homogeneous) ve 'parçalanmış' (fragmented) siyasal kültür ayrımı dikkate alındığında, siyasal alt kültürlerin egemen kültürle olan ilişkisi bağlamında aşağıdakilerden hangisi siyasal sistemin bütünleşmesini ve istikrarını kolaylaştıran bir durumdur?
Bir toplumda yürütülen saha çalışmasında; vatandaşların devletin varlığından haberdar olduğu, vergi ödeme ve kanunlara uyma gibi 'çıktı' süreçlerinde yüksek farkındalık sergilediği saptanmıştır. Ancak aynı bireylerin, siyasal kararları etkileme (girdi) noktasında kendilerini yetkin görmedikleri ve sisteme yönelik aktif bir katılım sergilemek yerine pasif bir 'yönetilen' tutumu içinde oldukları gözlemlenmiştir. Almond ve Verba’nın siyasal kültür sınıflandırmasına göre, bu özelliklere sahip toplum yapısı aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasal toplumsallaşma kuramcılarına göre, çocukluk döneminde 'idealize edilmiş' bir otorite figürü (örneğin; her şeye gücü yeten ve koruyucu bir figür olarak algılanan devlet) algısına sahip olan birey, yetişkinlik döneminde karşılaştığı reel siyasal krizler, iş hayatındaki deneyimler veya yeni toplumsal hareketler sonucunda bu algısını eleştirel bir süzgeçten geçirerek köklü bir biçimde dönüştürebilir. Bu durum, bireyin siyasal sistem hakkındaki temel şemalarının yeni deneyimler ışığında sürekli olarak revize edilmesiyle sonuçlanır.
Bu durum, siyasal toplumsallaşma sürecinin aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle en iyi açıklanabilir?
Siyasal kültür araştırmalarında, toplumun büyük çoğunluğu tarafından paylaşılan ve siyasal sistemin temel işleyişine dayanak teşkil eden değerler bütünü "egemen kültür" olarak tanımlanırken; bu ana yapıdan belirli demografik, coğrafi veya toplumsal özelliklerle ayrışan grupların tutum ve davranış kalıpları "siyasal alt kültür" olarak adlandırılmaktadır.
Buna göre, siyasal alt kültürlerin egemen siyasal kültürle olan ilişkisi ve sistem üzerindeki etkileri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Siyasal yabancılaşma sürecinde bireyin, siyasal katılım faaliyetlerini (oy verme, tartışma vb.) demokratik bir hakkın icrası veya özgürleştirici bir eylem olarak görmekten çıkıp; sadece sosyal baskıdan kaçınma veya ekonomik beklentiler gibi dışsal ödüllere ulaşmak için katlanılması gereken 'araçsal bir faaliyet' olarak algılaması, Melvin Seeman’ın tipolojisinde hangi boyutla açıklanır ve bu durumun 'siyasal güven' üzerindeki yansıması nedir?
Siyasal sistemlerin devamlılığını analiz eden kavramsal bir yaklaşıma göre; bir toplumda vatandaşların devlete, otoriteye ve kurumlara karşı paylaştıkları yerleşik inanç, duygu ve değerler bütünü sistemin görünmez 'psikolojik altyapısını' oluşturur. Bu psikolojik altyapının bireylere benimsetilmesi, onların siyasal kimliklerini kazanması ve söz konusu değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılması ise salt dar bir çerçevede değil, çok yönlü bir 'öğrenme süreci' sayesinde mümkün olur.
Bu parçada siyaset bilimi literatürüne göre 'psikolojik altyapı' ve onu aktaran 'öğrenme süreci' olarak tanımlanan iki kavram, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Siyaset biliminde egemen siyasal kültür, toplumun geneli tarafından paylaşılan temel siyasal değerleri ve rejimin meşruiyet temellerini ifade ederken; siyasal alt kültürler bu genel çerçeve içinde farklılaşan grup tutumlarını temsil eder. Bu iki kavram arasındaki etkileşim, siyasal sistemin istikrarı üzerinde belirleyici bir role sahiptir.
Buna göre, siyasal alt kültürler ile egemen kültür arasındaki ilişki ve bu ilişkinin sisteme etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir ülkede yapılan eğitim reformu kapsamında, müfredatta yer alan ve devletin resmî ideolojisini doğrudan aktaran "Vatandaşlık ve Devlet" gibi dersler kaldırılmıştır. Ancak aynı reformla, okullardaki disiplin yönetmelikleri katılaştırılarak öğrencilerin okul idaresine ve öğretmenlere yönelik mutlak itaatini merkeze alan hiyerarşik bir okul iklimi yaratılmıştır.
Siyaset biliminde siyasal toplumsallaşma türleri dikkate alındığında, bu ülkedeki eğitim reformunun sosyolojik sonucu aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde ifade edilebilir?
Siyaset biliminde, toplumun büyük çoğunluğu tarafından paylaşılan ve siyasal sistemin temel meşruiyet çerçevesini çizen ortak değer, sembol ve inançlar bütünü 'egemen siyasal kültür' olarak tanımlanmaktadır. Buna karşılık, toplum içindeki çeşitli grupların sistemin işleyişine ve otoriteye yönelik geliştirdikleri kendine özgü tutumlar 'siyasal alt kültür' olarak ifade edilir.
Bir siyasal sistemde, alt kültürlerin birbirlerinden kesin çizgilerle yalıtıldığı, ortak bir egemen kültür etrafında birleşemediği ve gruplar arası etkileşimin son derece düşük olduğu 'parçalanmış' (fragmented) bir yapının bulunması durumunda, bu durumun siyasal sistem üzerindeki en muhtemel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Melvin Seeman'ın siyasal yabancılaşma tipolojisine göre; siyasal sistemin işleyişindeki belirsizlikler ve karmaşıklık nedeniyle bireyin, hangi siyasal kararın ne gibi sonuçlar doğuracağını rasyonel bir biçimde kestirememesi ve siyasal olayları anlamlandırmada güçlük çekmesi durumunu ifade eden boyut aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasal sistemlerin istikrarı, egemen siyasal kültür ile toplumdaki çeşitli siyasal alt kültürler arasındaki etkileşimin niteliğine yakından bağlıdır. Bir ülkede anayasal kurumlar, vatandaşların siyasal karar alma süreçlerine aktif katılımını öngören 'katılımcı' (participant) siyasal kültür değerleri üzerine inşa edilmiştir. Ancak toplumun belirgin bir bölgesinde yoğunlaşan güçlü bir alt kültür, merkezi otoriteyi yalnızca kurallar koyan ve hizmet sunan bir aygıt olarak görmekte; siyasal sisteme yönelik yönelimleri sadece 'çıktılar' (yasa, güvenlik, altyapı) düzeyinde kalmaktadır. Bu alt kültür mensupları devletin koyduğu yasalara şeklen itaat etmekte, ancak anayasal mekanizmaları kendi geleneksel yapısına yabancı bularak siyasal girdilere (oy verme, sivil toplum faaliyetleri) katılmamakta ve sistemin temel değerlerini normatif olarak içselleştirmemektedir.
Almond ve Verba'nın siyasal kültür sınıflandırması ile meşruiyet kuramları temel alındığında, bu durumun siyasal sistem üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?
Siyasal sistemlerin istikrarı ve demokratik konsolidasyonu, toplumdaki egemen siyasal kültür ile çeşitli toplumsal grupların taşıdığı siyasal alt kültürler arasındaki uyumun niteliğine bağlıdır. Siyaset biliminde, bu iki yapı arasındaki etkileşim sistemin 'bütünleşmiş' (integrated) veya 'parçalanmış' (fragmented) olarak nitelendirilmesini sağlar.
Buna göre, bir siyasal sistemde 'parçalanmış' bir siyasal kültür yapısının varlığına işaret eden ve sistemin meşruiyet krizine girmesine neden olan temel gösterge aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasal toplumsallaşma; bireyin siyasal sistem, kurumlar ve değerler hakkında bilgi, tutum ve inançlar edinmesi sürecidir. Bu sürecin özelliklerine dair yapılan aşağıdaki açıklamalardan hangisi, siyasal toplumsallaşmanın "yaşam boyu devam eden dinamik bir etkileşim olduğu" tezini en iyi destekler?
Gabriel Almond ve Sidney Verba’nın siyasal kültür kuramında; bireylerin siyasal nesnelere (sistem, girdiler, çıktılar ve benlik) yönelik tutumları; bilişsel, duygusal ve değerlendirici yönelimler aracılığıyla analiz edilir.
Buna göre, "tabiiyetçi (uyruk) siyasal kültür" tipine sahip bir toplumdaki bireylerin siyasal sistemin unsurlarına yönelik yönelimleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Siyaset bilimi literatüründe siyasal toplumsallaşma; bireyin çocukluktan itibaren siyasal dünyayı tanıması, değer yargılarını oluşturması ve sistemle bütünleşmesi süreci olarak tanımlanır. Klasik yaklaşımlar bu sürecin büyük oranda çocukluk ve ergenlikte tamamlandığını varsaysa da, çağdaş kuramlar sürecin dinamik ve yaşam boyu süren niteliğine dikkat çekmektedir. Buna göre, siyasal toplumsallaşmanın 'sürekliliği' ilkesi ve yetişkinlik evresiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?