Toplumsal Kurumlar
122 soru
Toplumsal kurumlar; toplumun temel ihtiyaçlarını karşılayan, ortak değer ve normlara dayanan, nispeten kalıcı ve örgütlü yapılar olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi toplumsal kurumların genel özelliklerinden biri değildir?
Sanayileşmiş modern toplumlarda çekirdek ailenin coğrafi hareketliliği ve bağımsız konut seçimi (neolokalite) nedeniyle akrabalık bağlarının zayıfladığına dair yaygın bir kanaat bulunmaktadır. Ancak bazı sosyologlar, çekirdek ailenin mekânsal özerkliğine rağmen; bayram ziyaretleri, finansal yardımlaşma ve kriz anlarında verilen sosyal destekler aracılığıyla akrabalık ağlarının işlevsel varlığını sürdürdüğünü savunurlar. Eugene Litwak tarafından geliştirilen ve Talcott Parsons’ın 'izole çekirdek aile' teziyle çelişen, bu dayanışma ağlarını merkeze alan aile modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Peter Berger'in 'Kutsal Şemsiye' (The Sacred Canopy) adlı eserinde geliştirdiği kuramsal çerçeveye göre; modernleşme ve beraberinde gelen çoğulculuk süreci, dini sistemlerin 'nesnel bir gerçeklik' olma vasfını sarsarak onları bireysel birer 'tercih' meselesine dönüştürür. Berger, dini bir dünya görüşünün birey zihninde 'apaçık' bir hakikat olarak kalabilmesi için o inancı sürekli onaylayan, destekleyen ve bireyi çevreleyen bir toplumsal temelin varlığını zorunlu görür.
Buna göre; modern çoğulcu toplumlarda dinin meşrulaştırıcı gücünün zayıflamasını ve inancın toplumsal destek mekanizmalarının çözülmesini ifade eden temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel tarım toplumlarında, toprağın parçalanmasını önlemek ve aile iş gücünü bir arada tutmak amacıyla evlenen erkek çocukların babalarının evinde veya yakınında kalmaya devam ettikleri, aile şeceresinin ve miras aktarımının yalnızca erkekler üzerinden takip edildiği görülmektedir. Bu toplumsal yapıda hakim olan yerleşim kuralı ve soy sistemi aşağıdakilerden hangisidir?
Antropolojik akrabalık çalışmalarında, bireyin toplumsal statü, mülkiyet hakları veya yerleşim avantajlarını dikkate alarak anne veya baba tarafındaki soy gruplarından sadece birini seçip o hatta dahil olduğu sistemler tanımlanmaktadır. Soyun tek bir hat üzerinden takip edildiği (unilineal) ancak bu hattın doğumla birlikte zorunlu olarak belirlenmediği bu akrabalık sistemi aşağıdakilerden hangisidir?
Günümüzde geçmişte ahlaki bir zayıflık, irade eksikliği ya da hukuki bir sapma olarak görülen alkol bağımlılığı, hiperaktivite veya kumar tutkusu gibi pek çok durumun; tıp kurumu tarafından biyolojik birer 'hastalık' olarak yeniden tanımlandığı görülmektedir. Bu süreç, tıp kurumunun yetki alanının genişlemesine ve toplumsal sorunların tıbbi terimlerle açıklanarak denetlenmesine yol açmaktadır. Sosyolojide, özellikle çatışmacı perspektif tarafından tıp kurumunun bir sosyal denetim mekanizmasına dönüşmesi bağlamında eleştirilen bu süreç aşağıdakilerden hangisidir?
Antonio Gramsci, klasik Marksist devlet kuramını geliştirerek devletin sadece ordular ve mahkemeler gibi "baskı aygıtları"ndan ibaret olmadığını savunmuştur. Ona göre modern kapitalist toplumlarda egemen sınıf, kontrolü sadece zor kullanarak değil, aynı zamanda eğitim, din ve medya gibi sivil toplum kurumları aracılığıyla toplumun genelinin rızasını alarak sağlar. Bu düşünce doğrultusunda, bir sınıfın kendi dünya görüşünü ve ahlaki değerlerini topluma yayarak kurduğu entelektüel ve kültürel liderliği ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Çağdaş toplumda tıp kurumu; davranış bozukluklarından eğitim güçlüklerine, yaşlanmadan iş hayatındaki strese kadar pek çok beşerî durumu kendi uzmanlık ve otorite alanına dahil etmiştir. Sosyolojide 'tıbbileştirme' (medicalization) olarak adlandırılan bu süreç, bireyi iyileştirme amacının ötesinde bir sosyal kontrol mekanizması olarak değerlendirilmektedir.
Bu perspektiften hareketle, toplumsal eşitsizliklerden veya yapısal aksaklıklardan kaynaklanabilecek sorunların tıbbi birer 'vaka' ya da 'bireysel patoloji' olarak tanımlanmasının doğurduğu temel sosyolojik sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, "Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu" adlı eserinde, modern kapitalizmin rasyonel yapısının doğuşunda dini değerlerin, özellikle de Kalvinizm’in etkisini analiz etmiştir. Weber'e göre Kalvinizm'in özünde yer alan, bireyin kurtuluşa erip ermeyeceğinin Tanrı tarafından önceden kararlaştırıldığını savunan ve bu belirsizliğin yarattığı kaygı ile bireyi dünyevi başarıyı bir "işaret" olarak aramaya iten temel doktrin aşağıdakilerden hangisidir?
Modern sanayi toplumlarındaki ekonomik yapıyı ve çalışma düzenini 'rasyonelleşme' kavramı çerçevesinde analiz eden, bürokratik örgütlenmenin modern ekonominin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ileri süren klasik sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Çatışmacı kuramcılar, modern tıp kurumunun sosyal kontrol işlevini 'tıbbileştirme' (medicalization) kavramı üzerinden eleştirirler. Onlara göre, toplumsal yapıdaki adaletsizliklerden veya sömürü ilişkilerinden kaynaklanan pek çok huzursuzluk ve davranış biçimi, tıp kurumu tarafından 'hastalık' olarak etiketlenerek tıbbi birer teşhis ve tedavi sürecine tabi tutulur. Bu süreçte sorunlar, toplumsal kökenlerinden koparılarak bireysel birer 'arıza' gibi sunulur.
Buna göre, tıbbileştirme sürecinin çatışmacı perspektiften bir "sosyal kontrol" mekanizması olarak hizmet etmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Sağlık sosyolojisi literatüründe hastalıkların toplumdaki dağılımı ile toplumsal yapı arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar; bireylerin yaşam süresi, kronik hastalıklara yakalanma riskleri ve genel sağlık düzeylerinin toplumsal hiyerarşideki konumlarına göre anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, sağlığın sadece biyolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda toplumsal kaynaklara erişimle şekillendiğini göstermektedir. Buna göre, sağlık ve tıp kurumu ile toplumsal yapı arasındaki ilişki bağlamında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Max Weber, geleneksel otoritenin farklı biçimlerini analiz ederken; idari kadronun hükümdarın kişisel bağımlılarından (köleler, saray görevlileri veya akrabalar) oluştuğu, yönetimin hükümdarın şahsi hanesinin bir uzantısı olarak görüldüğü ve siyasi yetki ile ekonomik mülkiyet arasında net bir ayrımın bulunmadığı bir yapıdan bahseder. Bu sistemde itaat, rasyonel kurallardan ziyade hükümdarın şahsına duyulan geleneksel sadakate dayanır.
Weber'in bu özelliklerle tanımladığı ve geleneksel otoritenin en karakteristik biçimlerinden biri olarak kabul ettiği yönetim tarzı aşağıdakilerden hangisidir?
Sağlık sosyolojisi literatüründe, özellikle çatışmacı yaklaşım çerçevesinde; işsizlik, barınma sorunları veya sınıfsal sömürü gibi yapısal kökenli huzursuzlukların tıp kurumu tarafından "klinik semptomlar" veya "bireysel sağlık sorunları" olarak etiketlenmesi eleştirilir. Bu süreçte tıp, toplumsal sistemin aksayan yönlerini onarmak yerine, bu aksaklıkların yarattığı tepkileri "tedavi edilebilir hastalıklar" haline getirerek bireye indirger. Bu durum, toplumsal eşitsizliklerin kökenine dair kolektif ve siyasal bir sorgulamanın önünü keserek statükoyu korur.
Tıp kurumunun toplumsal ve ekonomik sorunları tıbbi bir çerçeveye hapsetmek suretiyle onları kamusal ve siyasal tartışma alanının dışına çıkarma eğilimi aşağıdaki kavram çiftlerinden hangisiyle en kapsamlı şekilde açıklanabilir?
Max Weber, siyaset sosyolojisi analizlerinde iktidar () ve otorite () kavramları arasında temel bir ayrım yapmaktadır. Weber'e göre iktidar; bir aktörün, bir toplumsal ilişki içinde direnişle karşılaşsa bile kendi iradesini yürütme ihtimalidir. Ancak bu durumun istikrarlı bir düzene dönüşebilmesi için iktidarın, yönetilenler tarafından 'haklı ve kabul edilebilir' bulunması gerekir.
Buna göre, Weber'in kuramsal çerçevesinde iktidarı otoriteye dönüştüren ve yönetilenlerin emirlere uyma yükümlülüğü hissetmesini sağlayan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, modern devletin yükselişini "dünyanın büyüsünün bozulması" ve rasyonelleşme süreciyle ilişkilendirir. Bu sürecin idari karşılığı olan bürokrasi, yasal-rasyonel otoritenin en saf biçimi olarak karşımıza çıkar. Weber, rasyonelleşmenin toplumsal yaşamın her alanına yayılmasının bireyleri kaçınılmaz bir "demir kafes" (die stahlharte Gehäuse) içine hapsedeceği konusunda uyarılarda bulunmuştur.
Buna göre, Weber'in otorite analizi ve rasyonelleşme tezi çerçevesinde; modern devletin bürokratik yapısı ile sivil toplum arasındaki ilişki hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolog Talcott Parsons tarafından geliştirilen "Hasta Rolü" (Sick Role) kavramına göre, hastalık sadece biyolojik bir bozukluk değil, aynı zamanda toplumsal sistemin dengesini korumak için kurallara bağlanmış bir sosyal durumdur. Bu kuramsal çerçevede, hastalanan bireye toplum tarafından tanınan temel haklardan biri aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumsal kurumlar, toplumun ortak değerlerini yansıtan ve bireylerin davranışlarını belirli standartlar çerçevesinde düzenleyen, uyulması beklenen kurallar ve bu kurallara aykırı hareket edildiğinde devreye giren yaptırımlar sistemidir.
Bu parçada toplumsal kurumların aşağıdaki özelliklerinden hangisi üzerinde durulmaktadır?
Max Weber'e göre karizmatik otorite, gündelik yaşamın yerleşik kurallarına ve geleneklerine bir başkaldırı niteliği taşıdığı için doğası gereği istikrarsız ve geçicidir. Karizmatik liderin ölümünden sonra hareketin süreklilik kazanabilmesi, takipçilerin ve idari kadronun çıkarlarının korunması için bu otoritenin "karizmanın rutinleşmesi" () sürecine girmesi gerekir. Bu süreç, sivil toplum ve devlet etkileşimi bağlamında karizmatik meşruiyetin kalıcı bir yapıya kavuşmasını sağlar.
Buna göre Weber’in "karizmanın rutinleşmesi" kavramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Bazı toplumlarda birey, toplumsal kimliğini ve mirasını babası yerine annesinin soy ağacı üzerinden edinir. Bu tür yapılarda çocuk, annesinin akraba grubunun bir parçası sayılır ve mülkiyetin aktarımı ile grup içi statü hakları bu hat üzerinden belirlenir.
Parçada açıklanan bu akrabalık ve soy sistemi aşağıdakilerden hangisidir?