İdarenin Faaliyetleri

162 soru

Soru 161Soru

İdarenin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla yürüttüğü planlama faaliyetleri ile bu planlardaki hedeflere ulaşılmasını sağlayan özendirme ve destekleme araçlarının hukuki rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalkınma planları kamu kesimi için emredici bir nitelik taşırken; özel kesimin bu hedeflere yönlendirilmesi vergi muafiyeti, sübvansiyon ve ödül gibi özendirme araçlarıyla sağlanır.

Cevap

Kalkınma planlarının kamu kesimi için bağlayıcı, özel kesim için ise yol gösterici olduğu ve bu hedeflere ulaşmak için vergi muafiyeti, sübvansiyon gibi özendirme araçlarının kullanıldığı ifade doğrudur.
Kalkınma planları kamu kurumları için emredici bir plan disiplini yaratırken, özel teşebbüsler için sadece bir rehber niteliğindedir. Özel kesimin bu hedeflere uyum sağlaması için idare; vergi istisnaları, nakdi yardımlar (sübvansiyon) ve çeşitli ödüller gibi özendirme araçlarını kullanarak teşvik edici bir rol üstlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalkınma planlarının hukuki niteliğini analiz etmek.
Anayasa'nın 166. maddesi uyarınca planlar kamu kesimi için bağlayıcı, özel kesim için yol göstericidir.
Planlamanın farklı kesimler üzerindeki hukuki etkisini ayırt etmek temel kuraldır.
2
Özendirme faaliyetlerinin araçlarını ve kolluk/kamu hizmetinden farkını belirlemek.
Özendirme; vergi muafiyeti, sübvansiyon gibi araçlarla rızaya dayalı yönlendirme yapar; kolluk gibi zorlayıcı değildir.
İdarenin faaliyet alanları arasındaki temel farkları ortaya koymak gerekir.

Anahtar Kavram

Özendirme, Destekleme ve Planlama Faaliyetlerinin Hukuki Rejimi

Daha Fazla Pratik

İdarenin kolluk faaliyetleri ile kamu hizmetleri arasındaki farkları inceleyerek faaliyet alanları arasındaki ayrımı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 162Soru

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin görülme usulleri kapsamında yer alan 'müşterek emanet' yöntemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmetin yürütülmesi için gerekli olan sermaye ve araçlar idare tarafından sağlanır; hizmetin kâr ve zararı idareye aittir.

Cevap

Hizmetin yürütülmesi için gerekli olan sermaye ve araçlar idare tarafından sağlanır; hizmetin kâr ve zararı idareye aittir.
Müşterek emanet usulünde, kamu hizmetinin kurulması için gerekli olan tüm harcamalar, araçlar ve sermaye idare tarafından karşılanır. Hizmetin yürütülmesi sonucunda ortaya çıkabilecek kâr veya zarar (ekonomik risk) idareye aittir. Özel hukuk kişisi, hizmeti idare adına ve hesabına yöneten bir işletmeci konumundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Müşterek emanet usulünün temel unsurlarını belirle.
Bu usulde hizmeti bir özel kişi (müstecir) yönetir, ancak sermaye ve tesisler idareden gelir.
Yöntemin diğer usullerden farkını anlamak için mülkiyet ve yönetim ayrımını netleştirmek gerekir.
2
Risk (riziko) ve kâr paylaşımını analiz et.
Müşterek emanette risk idareye aittir; özel kişi ise genellikle kârdan pay alır veya sabit bir ücret alır.
İltizam ve imtiyaz usullerinde riskin özel kişide olması bu yöntemi onlardan ayırır.
3
Seçenekleri bu kriterlere göre karşılaştır.
Sermayenin idareye, kâr ve zararın da idareye ait olduğunu belirten seçenek doğru nitelikleri taşımaktadır.
Diğer seçenekler iltizam, imtiyaz, emanet ve ruhsat usullerinin karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır.

Anahtar Kavram

Müşterek emanet usulünde idare, hizmetin mali yükünü ve riskini üstlenmeye devam ederken sadece işletme faaliyetini özel bir kişiye devreder.

İpuçları

1
Bu yöntemde idare, hizmetin mali riskini devretmez.
2
Özel kişi bu usulde sadece bir 'işletmeci' gibidir, yatırımcı veya risk üstlenen taraf değildir.

Daha Fazla Pratik

İmtiyaz ve iltizam usulleri arasındaki farkları risk ve ödeme yönünden tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 9 / 9
İdarenin Faaliyetleri Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 9 | Examkin