Türkiye'nin İdari Teşkilatı

180 soru

Soru 41Soru

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca, büyükşehir belediye encümeninin oluşumu ve üyelerinin belirlenme usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Encümen; belediye başkanı, meclisin kendi üyeleri arasından seçeceği beş üye ve belediye başkanının birim amirleri arasından görevlendireceği beş üyeden oluşur.

Cevap

Büyükşehir belediye encümeni; belediye başkanı başkanlığında, meclisçe seçilen beş üye ve başkan tarafından görevlendirilen beş birim amirinden (bürokrattan) oluşan karma bir yapıya sahiptir.
Doğru seçenek, 5216 sayılı Kanun'un 16. maddesindeki yasal düzenlemeyi eksiksiz yansıtmaktadır. Büyükşehir belediye encümeni, belediye başkanının başkanlığında toplanır ve hem halk tarafından seçilmiş meclis üyelerini (5 kişi) hem de belediyenin üst düzey profesyonel yöneticilerini (5 birim amiri) bünyesinde barındırır.

Adım Adım Çözüm

1
5216 sayılı Kanun'un ilgili maddesinin tespiti
Büyükşehir Belediye Encümeni'nin yapısı 5216 sayılı Kanun'un 16. maddesinde düzenlenmiştir.
Yasal dayanağı belirlemek, doğru organ yapısını anlamak için ilk adımdır.
2
Üye kompozisyonunun analizi
Encümen; 1 (Başkan) + 5 (Meclisçe seçilen) + 5 (Birim amiri) = 11 üyeden oluşur.
Büyükşehir belediyelerinde encümen, diğer belediyelerden farklı olarak daha geniş ve bürokratik katılımın zorunlu olduğu bir yapıdadır.
3
Atanmış üyelerin niteliğinin kontrolü
Belediye başkanınca seçilen 5 birim amiri arasında genel sekreter ve mali hizmetler birim amirinin bulunması zorunludur.
Bu detay, encümenin teknik ve idari kapasitesini garanti altına alan kanuni bir zorunluluktur.

Anahtar Kavram

Büyükşehir Belediye Encümeninin Karma Yapısı

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir Belediye Encümeni ile normal Belediye Encümeni (5393 Sayılı Kanun) arasındaki üye sayısı ve oluşum farklarını bir tablo yaparak karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nin idari teşkilat yapısı içerisinde yer alan "köy idaresi" ile belediye sınırları içerisinde kurulan "mahalle yönetimi" arasındaki idari ve hukuki farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy ihtiyar meclisinde olduğu gibi mahalle ihtiyar heyetinde de o mahallede görev yapan okul müdürü ve cami imamı doğal üye sıfatıyla yer alırlar.

Cevap

Köy ihtiyar meclisinin aksine mahalle ihtiyar heyetinde öğretmen veya imam gibi doğal üyelerin yer almadığını belirten seçenek doğrudur.
Doğru cevap, mahalle ihtiyar heyetinde doğal üyelerin bulunduğunu iddia eden seçenektir. 442 sayılı Köy Kanunu'na göre köy ihtiyar meclisinde öğretmen ve imam doğal üyeyken, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun mahalle yönetimini düzenleyen 9. maddesinde ihtiyar heyeti için herhangi bir doğal üyeliğe yer verilmemiştir; heyet sadece seçilmiş üyelerden oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Birimlerin hukuki statülerini karşılaştırın.
Köy mahalli idaredir (tüzel kişiliği vardır), mahalle bir idari birimdir (tüzel kişiliği yoktur).
Anayasa ve ilgili kanunlar (442 ve 5393) bu ayrımı temel alır.
2
Kuruluş usullerini inceleyin.
Köy İçişleri Bakanlığı kararıyla, mahalle ise vali onayıyla kurulur.
Kuruluş süreçlerindeki yetki dağılımını ayırt etmek gerekir.
3
Organ yapılarını analiz edin.
Köy derneği köy seçmenlerinden oluşur; mahallede seçmenler organ değil seçmendir.
Köy derneği, köyün karar alma yetkisine sahip bir organıdır.
4
İhtiyar meclisi/heyeti kompozisyonunu kontrol edin.
Köyde doğal üyeler (öğretmen, imam) varken, mahallede sadece seçilmiş 8 üye (4 asıl, 4 yedek) vardır.
Bu, sınavda sıklıkla karıştırılan teknik bir detaydır.

Anahtar Kavram

Mahalle yönetimi ile köy idaresi arasındaki yapısal ve organ bazlı farklar
Soru 43Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısı içerisinde yer alan "köy idaresi" ile belediye sınırları içerisinde kurulan "mahalle yönetimi"nin hukuki statüleri, kuruluş süreçleri ve organları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy idaresinin zorunlu organları olan muhtar ve ihtiyar meclisinin yanı sıra tüm seçmenlerden oluşan Köy Derneği mevcutken; mahalle yönetiminde seçmenlerin tamamından oluşan benzer bir yasal organ bulunmamaktadır.

Cevap

Köy idaresinde seçmenlerin tamamından oluşan Köy Derneği yasal bir organ olarak mevcutken, mahalle yönetiminde benzer bir yasal organın bulunmaması.
Köy Kanunu uyarınca, bir köydeki tüm seçmenlerin oluşturduğu topluluk 'Köy Derneği' adını alır ve bu topluluk muhtarı ve ihtiyar meclisini seçmek gibi önemli yetkilere sahip yasal bir organdır. Belediye Kanunu'nda düzenlenen mahalle yönetiminde ise sadece muhtar ve ihtiyar heyeti organ olarak öngörülmüş; mahalle sakinlerinin tamamından oluşan yasal bir 'dernek' veya 'meclis' yapısına yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Köy ve mahallenin tüzel kişilik durumlarını değerlendir.
Köy kamu tüzel kişisine sahiptir; mahalle ise belediyenin bir parçasıdır ve tüzel kişiliği yoktur.
Hukuki ehliyet ve özerklik farkını anlamak için gereklidir.
2
Kuruluş usullerini karşılaştır.
Köy: İçişleri Bakanlığı kararı; Mahalle: Belediye Meclisi kararı + Vali onayı.
İdari işlemlerin hangi makamlarca tesis edildiğini belirlemek gerekir.
3
Organ yapılarını incele.
Köy: Muhtar, İhtiyar Meclisi, Köy Derneği. Mahalle: Muhtar, İhtiyar Heyeti.
Köy Derneği'nin sadece köy idaresine özgü bir organ olduğu tespit edilir.

Anahtar Kavram

Mahalli İdareler ve İdari Birim Ayrımı

İpuçları

1
Mahallelerin kendilerine ait bir bütçesi veya kamu tüzel kişiliği olup olmadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki temel farkları mahalli idareler özelinde tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 44Soru

53935393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca; belediye başkanlığı sıfatının sona ermesi, belediye başkanının görevden uzaklaştırılması ve belediye meclisinin feshine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye başkanının terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması halinde, belediye meclisi kendi üyeleri arasından yeni bir başkan vekili seçer.

Cevap

Belediye başkanının terör suçları nedeniyle görevden uzaklaştırılması durumunda, belediye meclisinin seçim yapması engellenmiş olup; yerine İçişleri Bakanı veya Vali tarafından doğrudan atama yapılması hükme bağlanmıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır; çünkü 53935393 sayılı Belediye Kanunu'nun 4545. maddesine eklenen fıkra uyarınca, belediye başkanı veya meclis üyelerinin terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları nedeniyle görevden uzaklaştırılması durumunda, yeni başkan vekili veya meclis üyesi seçimi belediye meclisi tarafından yapılmaz. Bu durumda büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde ise vali tarafından doğrudan görevlendirme (atama) yapılır.

Adım Adım Çözüm

1
Belediye başkanının görevden uzaklaştırılması ile başkanlık sıfatının kaybı (düşme) arasındaki makam farkını tespit et.
Görevden uzaklaştırma İçişleri Bakanı, düşme (sıfatın sona ermesi) ise Danıştay yetkisindedir.
İdari ve yargısal yetki ayrımını doğru yapmak sorunun temelidir.
2
Terör suçları nedeniyle görevden uzaklaştırma durumundaki özel usulü hatırla.
674674 sayılı KHK ile getirilen ve 53935393 sayılı Kanun'un 4545. maddesinde düzenlenen istisnai 'görevlendirme' usulü geçerlidir.
Normal durumlarda meclis seçim yaparken, terör bağlantılı durumlarda idari makamın doğrudan atama (kayyım usulü) yetkisi vardır.
3
Meclis feshi sonrasındaki yönetim sürecini analiz et.
Meclis feshedildiğinde, seçilmiş üyeler devre dışı kaldığı için görevler encümenin memur üyelerine geçer.
Karar organının yokluğunda yönetimin sürekliliği ilkesini doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Belediye Organlarının Görevden Uzaklaştırılması ve Sona Ermesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru

19821982 Anayasası’nın 135.135. maddesinde düzenlenen kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Organları kendi üyeleri tarafından seçilir ve sorumlu organlarının görevine son verilmesi ancak yargı kararıyla mümkün olur.

Cevap

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının organları kendi üyeleri tarafından seçilir ve sorumlu organların görevine son verilmesi ancak yargı kararıyla mümkündür.
Doğru ifadeye göre, bu kuruluşların demokratik yapısı gereği organları kendi üyeleri tarafından seçilir. Ayrıca idari özerkliğin bir gereği olarak, sorumlu organların görevine son verilmesi idari bir kararla değil, ancak bağımsız bir yargı kararıyla gerçekleşebilir. Bu durum Anayasa'nın 135.135. maddesinde açıkça hükme bağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal dayanağın tespit edilmesi
19821982 Anayasası madde 135135 hükümleri analiz edilir.
Meslek kuruluşlarının hukuki rejimi anayasal düzeyde belirlenmiştir.
2
Kuruluş ve üyelik şartlarının incelenmesi
Sadece kanunla kurulabileceği ve kamu görevlilerinin üyelik zorunluluğu dışında tutulduğu saptanır.
Seçeneklerdeki kuruluş usulü ve üyelik zorunluluğu iddialarının doğruluğu denetlenir.
3
Denetim ve organ güvenliğinin değerlendirilmesi
Denetimin idari vesayet olduğu ve organların ancak yargı kararıyla görevden alınabileceği sonucuna varılır.
İdarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde denetim türü ve organların özerkliği belirlenir.

Anahtar Kavram

Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Hukuki Statüsü
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 46Soru

5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uyarınca, il idaresinin yardımcı organlarından biri olan İl İdare Kurulu üyeleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlçe Yazı İşleri Müdürü

Cevap

İlçe Yazı İşleri Müdürü, merkezi idarenin taşra teşkilatı içinde yer alan 'ilçe idaresi'nin bir organıdır; bu nedenle il idaresinin bir parçası olan İl İdare Kurulunda yer almaz.
İlçe Yazı İşleri Müdürü, ilçe idaresinin bir birimi olup kaymakamın hiyerarşik altındadır. Oysa İl İdare Kurulu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uyarınca il merkezindeki belirli bölge müdürlerinden ve validen oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
İl idaresi organlarını tanımlama
İl idaresi; Vali, İl İdare Şube Başkanları ve İl İdare Kurulundan oluşur.
Soruda istenen kurulun hangi idari kademeye ait olduğunu netleştirmek için.
2
5442 sayılı Kanun'a göre kurul üyelerini listeleme
İl İdare Kurulu; Vali (başkan), Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, İl Millî Eğitim, İl Sağlık, İl Tarım ve Orman ile Çevre ve Şehircilik il müdürlerinden oluşur.
Yasal dayanağa göre doğru üyeleri belirlemek için.
3
Seçenekleri analiz etme
İlçe Yazı İşleri Müdürü unvanı, ilçe idaresine ait bir birim başkanlığıdır.
Yanlış olan seçeneği idari teşkilat hiyerarşisindeki yerine göre ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

İl İdare Kurulu Üyeleri

İpuçları

1
İl İdare Kurulu, il düzeyindeki en yüksek merkezi idare organlarından biridir.
2
Seçeneklerdeki unvanların 'il' mi yoksa 'ilçe' mi düzeyinde olduğuna dikkat edin.
3
Kurulda valinin altında görev yapan il müdürleri yer alırken, ilçede kaymakama bağlı çalışanlar yer almaz.

Daha Fazla Pratik

İlçe İdare Kurulunun üyelerini ve İl İdare Kurulunun görevlerini (örneğin disiplin cezaları, idari kararlar) inceleyerek taşra teşkilatını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 47Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısında, il sınırları içindeki mahalli müşterek ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan il özel idaresi ve organlarının hukuki statüsüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisi olan vali il encümeninin başkanıdır; encümenin diğer üyeleri il genel meclisince kendi üyeleri arasından bir yıl için seçilenler ile valinin birim amirleri arasından görevlendirdiği kişilerden oluşur.

Cevap

İl özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisi olan valinin il encümeninin başkanı olması ile encümenin meclisten seçilen ve valice görevlendirilen üyelerden oluştuğunu belirten ifadedir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'na göre vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Aynı kanunun 25. maddesine göre il encümeni; valinin başkanlığında, il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği üç üye ile valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği iki üye olmak üzere vali dâhil altı kişiden oluşan karma yapılı bir organdır. Bu nedenle encümenin oluşumu ve valinin konumu hakkındaki bu ifade hukuken tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki idari organların ait oldukları idari yapıları (merkezi idare mi yoksa mahalli idare mi) tespit et.
İl idare kurulu merkezi idarenin (il genel idaresi), il genel meclisi ve il encümeni ise mahalli idarenin (il özel idaresi) organlarıdır.
Organların yetki ve görevlerini doğru değerlendirebilmek için hukuki statülerinin kesin bir şekilde ayrıştırılması şarttır.
2
Merkezi idare ile mahalli idareler arasındaki hukuki denetim ilişkisinin türünü belirle.
İki ayrı kamu tüzel kişiliği arasındaki denetim ilişkisi hiyerarşi değil, kanunla sınırları çizilen idari vesayet ilişkisidir.
Bakanlığın mahalli idare kararları üzerindeki yetkisinin sınırlarını tespit etmek için gereklidir.
3
İl özel idaresinin yürütme ve danışma organı olan il encümeninin yapısını kanuni düzenlemelere göre değerlendir.
İl encümeni; valinin başkanlığında, il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından seçtiği üyeler ve valinin birim amirleri arasından belirlediği üyeler olmak üzere karma bir yapıdan oluşur.
Doğru ifadenin özelliklerini teyit etmek amacıyla encümenin kanuni teşekkül biçimi analiz edilmelidir.

Anahtar Kavram

İl Özel İdaresinin Organları ve Hukuki Statüsü
Soru 48Soru

Türkiye’nin idari teşkilat yapısında, bazı kamu kurumları teknik uzmanlıkları ve hizmetin niteliği gereği merkezi idarenin hiyerarşik yapısı dışına çıkarılarak ayrı bir kamu tüzel kişiliği ve bütçe özerkliği ile donatılmıştır. Bu kurumlar, merkezi idarenin doğrudan emir ve talimatı (hiyerarşi) altında değil, 'idari vesayet' denetimi altında faaliyet gösterirler.

Buna göre, aşağıdaki seçeneklerin hangisinde yer alan kurumların tamamı, kamu tüzel kişiliği bulunan ve 'hizmet yerinden yönetim kuruluşu' niteliği taşıyan kurumlardan oluşmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) – Yükseköğretim Kurulu (YÖK) – Devlet Malzeme Ofisi (DMO)

Cevap

Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Devlet Malzeme Ofisi (DMO) kurumlarının tamamı hizmet yerinden yönetim kuruluşu kategorisindedir.
Doğru seçenekte yer alan Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Devlet Malzeme Ofisi (DMO) kurumlarının her biri kendi özel kanunları veya Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile kurulmuş, merkezi idareden ayrı kamu tüzel kişiliği bulunan, bütçe özerkliği olan ve uzmanlık gerektiren bir kamu hizmetini yürüten 'hizmet yerinden yönetim' kuruluşlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi İdare ve Yerinden Yönetim ayrımını yapın.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Savunma Sanayii Başkanlığı gibi kurumlar devlet tüzel kişiliği içinde, hiyerarşiye tabi birimlerdir; bunlar elenir.
Hizmet yerinden yönetim kuruluşları devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmalıdır.
2
Yerinden yönetim kuruluşlarını kendi içinde 'Yer' (Mahalli) ve 'Hizmet' olarak ayırın.
Belediye İdaresi, İl Özel İdaresi ve Köy İdaresi 'yer yönünden' yerinden yönetimdir; bunlar elenir.
Soru kökü özellikle 'hizmet yerinden yönetim' (uzmanlık temelli) kuruluşlarını aramaktadır.
3
Kalan kurumların hukuki statülerini doğrulayın.
TRT (kamu kurumu), YÖK (üst kurul/kamu kurumu) ve DMO (KİT statüsünde iktisadi devlet teşekkülü) kurumlarının tamamı hizmet yerinden yönetim kuruluşudur.
Bu kurumlar teknik uzmanlık gerektiren alanlarda, özerk bütçe ve tüzel kişilikle hizmet verirler.

Anahtar Kavram

İdari Teşkilatta Hizmet Yerinden Yönetim ve Mahalli İdare Ayrımı
Soru 49Soru

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu hükümleri çerçevesinde, büyükşehir belediye meclisi ihtisas komisyonlarının yapısı ve işleyişine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmar ve bayındırlık komisyonu dışındaki diğer ihtisas komisyonları, kendilerine havale edilen işleri en geç on iş günü içinde sonuçlandırarak meclise sunar.

Cevap

İmar ve bayındırlık komisyonu dışındaki diğer komisyonların raporlarını meclise sunma süresi on iş günü değil, beş iş günüdür.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 15. maddesine göre; ihtisas komisyonlarından 'İmar ve Bayındırlık Komisyonu' kendisine gelen işleri en geç on iş günü içinde sonuçlandırmak zorundayken, plan ve bütçe dahil diğer tüm komisyonlar bu işleri en geç beş iş günü içinde sonuçlandırıp raporunu meclise sunmak zorundadır. Seçenekte diğer komisyonlar için de on iş günü denilmesi hukuki bir hatadır.

Adım Adım Çözüm

1
5216 sayılı Kanun'un 15. maddesi (İhtisas Komisyonları) incelenmelidir.
Büyükşehir belediye meclisinde zorunlu olan ve olmayan komisyonlar ile üye sayıları ve çalışma süreleri tespit edilir.
Yönetim hukukunda mahalli idare organlarının çalışma usulü kanunla sıkı sıkıya belirlenmiştir.
2
Komisyonların rapor sonuçlandırma süreleri arasındaki fark ayırt edilmelidir.
İmar ve bayındırlık komisyonuna 10 iş günü, diğer komisyonlara ise 5 iş günü süre verildiği görülür.
Zonlama ve imar gibi karmaşık konular için kanun koyucu daha uzun bir süre öngörmüş, diğer işler için ise hızlı karar alma mekanizmasını işletmiştir.

Anahtar Kavram

Büyükşehir Belediye Meclisi İhtisas Komisyonlarının Süre ve Üye Sınırlamaları

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir belediye encümeninin üye yapısını 5393 sayılı Belediye Kanunu ile karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru

Bir ilde serbest avukatlık yapan Zeynep ile bir kamu kurumunda kadrolu hukuk müşaviri olarak çalışan Burak, meslek mensuplarının tabi olduğu 'kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu' statüsündeki baroların durumu hakkında hukuki bir değerlendirme yapmaktadırlar.

19821982 Anayasası'nın 135.135. maddesi ve idare hukuku ilkeleri dikkate alındığında, bu tür kuruluşların statüsüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanunla kurulan bu kuruluşların, amacı dışında faaliyet gösteren sorumlu organlarının görevine kural olarak yetkili merciin istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir.

Cevap

Kanunla kurulan bu kuruluşların, amacı dışında faaliyet gösteren sorumlu organlarının görevine kural olarak yetkili merciin istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir.
Verilen ifadeler incelendiğinde doğru olan bilgi, meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine yalnızca yargı (mahkeme) kararıyla son verilebileceğidir. 19821982 Anayasası'nın 135.135. maddesine göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kanunla kurulur, kamu tüzel kişiliğine sahiptir ve sivil özerkliklerinin korunması amacıyla organlarının görevine kural olarak sadece mahkeme kararıyla son verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının Anayasa'nın 135. maddesindeki tanımını ve kuruluş şartlarını incele.
Bu kuruluşların kanunla kurulduğu ve ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip oldukları tespit edilir.
Kuruluşların tüzel kişilik durumunun bilinmesi, merkezî idare ile aralarındaki ilişkinin niteliğini (hiyerarşi mi, idari vesayet mi) belirlemek için temeldir.
2
Merkezî idare (örneğin ilgili bakanlık) ile meslek kuruluşu arasındaki denetim bağını belirle.
Ayrı tüzel kişilikleri olduğu için aralarındaki ilişki hiyerarşi değil, kanunla sınırları belirlenmiş idari vesayet denetimidir.
İdarenin bütünlüğü ilkesinin farklı tüzel kişiler arasında idari vesayet ile sağlandığı kuralının uygulanması gerekir.
3
Üyelik şartları ile siyasi parti ilişkisi ve seçim süreçlerine dair anayasal yasakları ve kuralları değerlendir.
Siyasi partilerle mali ilişki kurulamayacağı, seçimlerin yargı gözetiminde yapılacağı ve kamu görevlileri için üyelik zorunluluğu bulunmadığı sonucuna varılır.
Seçeneklerdeki çeldirici ifadelerin (kamu görevlilerine zorunluluk, siyasi partiden yardım, bakanlık gözetiminde seçim) elenmesi için gereklidir.
4
Organların görevden alınmasına ilişkin anayasal güvenceyi kontrol et.
Amacı dışında faaliyet gösteren organların görevine ancak kanunda gösterilen merciin istemi üzerine mahkeme (yargı) kararıyla son verilebileceği doğrulanır.
Meslek kuruluşu organlarının idari bir kararla (örneğin bakan onayıyla) değil, hukuki güvence gereği mahkeme kararıyla görevden alınabileceği bilgisinin teyidi içindir.

Anahtar Kavram

Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Hukuki Statüsü ve Anayasal Güvenceleri
Soru 51Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısında, merkezi idarenin karar alma ve uygulama süreçlerini kolaylaştırmak, uzmanlık gerektiren konularda danışmanlık yapmak ve mali denetim sağlamak amacıyla başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar öngörülmüştür.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1982 Anayasası'nda yer alan başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlardan herhangi birinin görev, yetki veya özelliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli işleyişinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarında her türlü idari soruşturma, inceleme ve araştırma yapmak

Cevap

Kamu kurum ve kuruluşlarında her türlü idari soruşturma, inceleme ve araştırma yapmak görevi, başkent teşkilatına yardımcı bir kuruluş olmayan Devlet Denetleme Kuruluna (DDK) aittir.
Doğru cevap, kamu kurumlarında her türlü idari soruşturma ve inceleme yapma görevini ifade eden seçenektir. Bu görev Anayasa'nın 108. maddesi uyarınca Devlet Denetleme Kuruluna (DDK) verilmiştir. DDK, Cumhurbaşkanlığına bağlı bir merkez teşkilatı birimi olup, idare hukuku doktrininde ve anayasal sistematiğimizde 'Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluşlar' arasında (Danıştay, Sayıştay, MGK ve ESK) yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'na göre başkent teşkilatına yardımcı kuruluşların tespit edilmesi
Başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar; Danıştay, Sayıştay, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Ekonomik ve Sosyal Konsey'dir (ESK).
Kurumların hukuki statülerini belirlemek, seçeneklerdeki görevlerin kime ait olduğunu eşleştirmek için gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen görevlerin ilgili kurumlarla eşleştirilmesi
Mali denetim Sayıştay'a, idari tasarılar hakkında görüş bildirmek Danıştay'a, milli güvenlik tavsiyeleri MGK'ya, ekonomik/sosyal istişare ESK'ya aittir. Kapsamlı idari soruşturma ve inceleme ise Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) görevidir.
Hangi görevin yardımcı kuruluş havuzunun dışında kaldığını tespit etmek için yapılmalıdır.
3
Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) idari teşkilattaki yerinin belirlenmesi
DDK, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olup merkez teşkilatı içinde yer alan bir yüksek denetim organıdır; idare hukukunda 'başkent teşkilatına yardımcı kuruluş' olarak sınıflandırılmaz.
Doğru cevabın hukuki gerekçesini kesinleştirmek içindir.

Anahtar Kavram

Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluşlar ve Merkez Teşkilatı Ayrımı
Soru 52Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında merkezi idareye (başkente) teknik, hukuki ve mali konularda görüş bildirmek veya denetim yapmakla görevli olan 'başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar' arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Cevap

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), yardımcı kuruluşlar listesinde yer almaz; bağımsız idari otorite statüsündedir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), bağımsız idari otoritelerden biri olup idari teşkilat şemasında merkezi idarenin yardımcı kuruluşu olarak değil, hizmet yerinden yönetim kuruluşları arasında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi idarenin başkent teşkilatına yardımcı olan klasik kuruluşları hatırla.
Bu kuruluşlar Danıştay, Sayıştay, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Ekonomik ve Sosyal Konsey'dir.
Sorunun cevabını bulmak için standart yardımcı kuruluş listesini bilmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen kurumların hukuki statüsünü karşılaştır.
Danıştay, Sayıştay, MGK ve ESK doğrudan merkezi idareye danışmanlık/denetim hizmeti verirken; BTK, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir üst kuruldur.
Yardımcı kuruluşlar ile bağımsız idari otoriteler (üst kurullar) arasındaki farkı belirlemek için bu karşılaştırma gereklidir.

Anahtar Kavram

Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluşlar

İpuçları

1
Başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar genellikle kendi tüzel kişiliği olmayan ve merkezi idareye 'danışmanlık' yapan birimlerdir.
2
Anayasa'da açıkça yardımcı kuruluş olarak sayılan dört temel kurum vardır: Danıştay, Sayıştay, MGK ve Ekonomik ve Sosyal Konsey.

Daha Fazla Pratik

Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) yardımcı kuruluş değil, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir denetim organı olduğu farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 53Soru

54425442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve güncel mevzuat hükümleri çerçevesinde, merkezi idarenin taşra teşkilatında yer alan "ilçe idaresi" ve bu birimin mülki idare amiri olan "kaymakam" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaymakam, ilçede Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır; ancak vali gibi devletin temsilcisi sıfatına sahip değildir.

Cevap

Kaymakamın ilçede Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtası olduğu, ancak validen farklı olarak devletin temsilcisi sıfatını taşımadığı ifadesi doğrudur.
Doğru ifade, kaymakamın temsil yetkisinin sınırlarını doğru belirleyen ifadedir. 54425442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun güncel hükümlerine göre vali, ilde hem Devleti hem de Cumhurbaşkanını temsil ederken; kaymakam ilçede sadece Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Bu durum kaymakamın 'devletin temsilcisi' sıfatına sahip olmadığı anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaymakamın temsil sıfatını analiz etme.
Kaymakam 54425442 sayılı Kanun'un 2727. maddesi uyarınca sadece Cumhurbaşkanının temsilcisidir.
Vali ile kaymakam arasındaki en temel fark, valinin devletin temsilcisi olması, kaymakamın ise olmamasıdır.
2
Atanma usulünü kontrol etme.
Kaymakamlar 33 sayılı CBK'ya ekli (II) sayılı cetvelde yer alır ve Cumhurbaşkanı onayı ile atanır.
Eski 'müşterek kararname' sistemi güncel mevzuatta yer almamaktadır.
3
Yetki genişliği ve denetim yetkisini değerlendirme.
Yetki genişliği sadece validedir; belediyeler üzerindeki denetim ise idari vesayettir.
Anayasa 126126. madde yetki genişliğini illere tanımıştır; idarenin bütünlüğü ilkesi gereği merkezi idarenin yerinden yönetim üzerindeki yetkisi vesayettir.

Anahtar Kavram

Vali ve Kaymakam Arasındaki Statü Farkları

Daha Fazla Pratik

İl idaresi ile ilçe idaresi arasındaki organ ve yetki farklarını karşılaştıran bir tablo hazırlayarak mülki amirlerin statülerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

Türkiye'nin idari teşkilat yapısı incelendiğinde, merkezi idarenin yürütme ve karar organlarına danışmanlık yapmak, denetim faaliyetlerinde bulunmak ve idari uyuşmazlıkları çözmek gibi işlevleri yerine getiren 'başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar' bulunmaktadır. 1982 Anayasası ve mevcut idari teşkilat mevzuatı bağlamında, merkezi idarenin başkent teşkilatı ve bu teşkilata yardımcı kuruluşların hukuki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idarenin başkent teşkilatına yardımcı bir kuruluşu olan Ekonomik ve Sosyal Konsey, Anayasa'da açıkça düzenlenmiş olup Cumhurbaşkanına istişari nitelikte görüş bildirmekle görevlidir.

Cevap

Ekonomik ve Sosyal Konsey'in Anayasa'da açıkça düzenlendiğini ve Cumhurbaşkanına istişari mahiyette görüş bildirdiğini ifade eden seçenek doğrudur.
Doğru ifade, Ekonomik ve Sosyal Konsey'in (ESK) anayasal statüsünü açıklayan ifadedir. ESK, 2010 Anayasa değişikliği ile Anayasa'nın 166. maddesine eklenmiş olup, 2017 değişikliğiyle doğrudan Cumhurbaşkanına ekonomik ve sosyal politikalarda istişari (danışma) nitelikte görüş bildiren, başkent teşkilatına yardımcı bir kuruluş statüsü kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan kurumların (MGK, Sayıştay, ESK, Bakanlıklar) merkezi idare içindeki konumlarını ve görev tanımlarını Anayasa'ya göre analiz et.
Milli Güvenlik Kurulunun kararları istişaridir, bağlayıcı değildir. Bakanlıkların ve Sayıştay'ın ayrı bir kamu tüzel kişiliği yoktur, Devlet tüzel kişiliğine dâhildirler.
Başkent teşkilatı yardımcı kuruluşlarının yetki ve statü sınırlarını belirlemek için temel anayasal kuralları uygulamak gereklidir.
2
İdarenin bütünlüğünü sağlayan araçları (hiyerarşi ve idari vesayet) kurumlar arası ilişkilere uyarla.
Bakanlık (başkent) ile bakanlığın taşra teşkilatı arasındaki ilişki hiyerarşidir, idari vesayet değildir.
İdare hukukunda aynı tüzel kişilik içindeki denetim hiyerarşi, farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim vesayettir.
3
Yetki genişliği ilkesinin kimlere tanındığını tespit et.
Yetki genişliği yalnızca taşra teşkilatının başı olan 'vali'ye tanınmış bir yetkidir, başkent teşkilatı görevlilerini kapsamaz.
Anayasanın açık hükmü gereği yetki genişliği sadece il idaresine özgüdür.
4
Ekonomik ve Sosyal Konsey'in (ESK) statüsünü doğrula.
ESK, Anayasanın 166. maddesinde yer alan ve Cumhurbaşkanına görüş bildiren yardımcı bir anayasal kuruluştur.
Güncel anayasal mevzuatta yardımcı kuruluşların hukuki mahiyetini net olarak tespit etmek.

Anahtar Kavram

Başkent teşkilatı yardımcı kuruluşlarının anayasal statüsü, Devlet tüzel kişiliği kavramı ve idarenin bütünlüğünü sağlayan yetkiler.
Soru 55Soru

Nüfus kriterini sağlayan bir belediyenin 'büyükşehir' statüsüne sahip bir yerinden yönetim kuruluşuna dönüştürülmesinde kullanılan temel hukuki araç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanun çıkarılması

Cevap

Büyükşehir belediyeleri ancak kanun çıkarılması yoluyla kurulabilir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca, toplam nüfusu 750.000750.000 ve üzerinde olan yerleşim yerlerinde büyükşehir belediyesi kurulması yasama organının bir tasarrufu olan kanun ile gerçekleştirilir. Bu, anayasal bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Büyükşehir belediyelerinin kuruluş şartlarını incele.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 4. maddesi ve Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca kuruluşun 'kanunla' olması gerektiği görülür.
Büyükşehir belediyeleri özel bir yönetim biçimi olduğu için kuruluş usulü yasama tasarrufuna bağlanmıştır.
2
Diğer belediye türleri ile kuruluş usulünü karşılaştır.
Normal belediyeler (nüfus > 5.0005.000) Cumhurbaşkanı kararı ile kurulurken, büyükşehirler için kanun çıkarılması zorunludur.
İdari teşkilattaki hiyerarşik ve hukuki statü farkını ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Büyükşehir Belediyesinin Kuruluş Usulü
Tahmini Süre:45s
Soru 56Soru

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca, il özel idaresinin yürütme ve danışma organı olan il encümeninin oluşumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl encümeni; valinin başkanlığında, genel sekreter, il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından seçeceği 33 üye ve valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği 22 üyeden oluşur.

Cevap

İl encümeni; valinin başkanlığında, genel sekreter, il genel meclisinin kendi üyeleri arasından seçeceği üç üye ve valinin birim amirleri arasından seçeceği iki üyeden oluşan seçilmiş ve atanmış üyelerin bir arada bulunduğu karma yapılı bir organdır.
İl özel idaresi bir mahalli idare birimi olduğu için organları hem demokratik temsili hem de idari sürekliliği sağlar. 5302 sayılı Kanun uyarınca il encümeni; valinin başkanlığında, genel sekreter ile il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından seçeceği üç üye ve valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği iki üyeden oluşarak bu karma yapıyı yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
İl Özel İdaresi organlarını belirle.
İl özel idaresinin organları vali (başkan ve yürütme başı), il genel meclisi (karar organı) ve il encümenidir (yürütme ve danışma organı).
Soruda sorulan encümenin hangi yapıda yer aldığını anlamak için gereklidir.
2
5302 sayılı Kanun'un 25. maddesini incele.
Kanun, encümen yapısını vali (başkan), genel sekreter, meclisten seçilen 33 üye ve valinin seçtiği 22 birim amiri olarak tanımlar.
Hukuki dayanağı ve üye sayılarını netleştirmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki üye kompozisyonlarını karşılaştır.
Hem seçilmiş üyelerin (meclis kanadı) hem atanmış üyelerin (bürokrasi kanadı) bulunduğu seçeneğin doğru olduğu görülür.
Çeldiricilerde yer alan 'İl İdare Kurulu' veya 'sadece seçilmiş üye' tuzaklarından kaçınmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İl Encümeninin Karma Yapısı

Daha Fazla Pratik

İl Genel Meclisi'nin feshi durumunda encümenin nasıl bir yapıya büründüğünü (memur üyelerden oluşan geçici encümen) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 57Soru

Merkezi idarenin başkent teşkilatında yer alan ve idari faaliyetlerin yürütülmesinde hükümete veya ilgili makamlara teknik, hukuki ve mali konularda görüş bildirerek danışmanlık yapan birimler 'yardımcı kuruluşlar' olarak tanımlanmaktadır.

19821982 Anayasası hükümleri ve idare hukuku ilkeleri çerçevesinde, aşağıdakilerden hangisi bu kapsamda değerlendirilen yardımcı kuruluşlar arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet Denetleme Kurulu

Cevap

Devlet Denetleme Kurulu, merkezi idarenin başkent teşkilatına yardımcı kuruluşları arasında değil, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir denetim birimi olarak yapılandırılmıştır.
Devlet Denetleme Kurulu, 19821982 Anayasası'nın 108108. maddesinde düzenlenen ve Cumhurbaşkanlığına bağlı bir denetim organıdır. İdari teşkilat şemasında Danıştay, Sayıştay, Milli Güvenlik Kurulu ve Ekonomik ve Sosyal Konsey gibi 'başkent teşkilatına yardımcı kuruluşlar' arasında sayılmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi idare teşkilat yapısını analiz etmek.
Merkezi idare; Başkent Teşkilatı (Cumhurbaşkanı, Bakanlıklar) ve Taşra Teşkilatı (İl, İlçe) olarak ikiye ayrılır.
Teşkilat yapısındaki birimlerin yerini belirlemek için genel çerçeveye bakılmalıdır.
2
Başkent teşkilatına yardımcı kuruluşları listelemek.
Bu kuruluşlar; Danıştay, Sayıştay, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Ekonomik ve Sosyal Konsey'dir.
Anayasal ve yasal düzenlemeler bu dört kurumu yardımcı kuruluş olarak tanımlar.
3
Seçeneklerdeki kurumların statülerini karşılaştırmak.
Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) denetleyici bir üst organ olduğu ve Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yer aldığı görülür.
Yardımcı kuruluşlar 'danışma' odaklıyken, DDK 'denetim' odaklı ve doğrudan en üst makama bağlıdır.

Anahtar Kavram

Başkent Teşkilatına Yardımcı Kuruluşlar

Daha Fazla Pratik

Yardımcı kuruluşların hangi konularla sınırlı olarak görüş bildirdiğini (örneğin Danıştay'ın idari sözleşmeler üzerindeki rolünü) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 58Soru

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM), yeni bir meslek grubunun faaliyetlerini düzenlemek amacıyla 1982 Anayasası'nın 135. maddesi kapsamında bir 'Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşu' kurulmasına ilişkin kanun tasarısı görüşülmektedir. Tasarının Anayasa'ya uygunluğu komisyonlarda tartışılmaktadır.

Buna göre, söz konusu kanun tasarısında yer alan aşağıdaki hükümlerden hangisi 1982 Anayasası'na aykırıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idare, idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla bu kuruluşun işlem ve eylemleri üzerinde hiyerarşik denetim yetkisine sahiptir.

Cevap

Merkezi idarenin, kuruluşun işlem ve eylemleri üzerinde hiyerarşik denetim yetkisine sahip olduğunu belirten ifadedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, devlet tüzel kişiliğinden ayrı kendi kamu tüzel kişiliklerine sahiptir. İdare hukukunda, farklı kamu tüzel kişileri arasındaki denetim ilişkisi 'hiyerarşi' ile değil, kanunla sınırları çizilen 'idari vesayet' ile sağlanır. Bu nedenle, tasarıda yer alan hiyerarşik denetim yetkisi anayasaya açıkça aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki hükümleri 1982 Anayasası'nın 135. maddesindeki meslek kuruluşu ilkeleriyle eşleştirin.
Kuruluş şekli, üyelik zorunluluğunun istisnaları, organ seçim usulü ve görevden alınma şartlarının anayasal kurallara uygun olduğu tespit edilir.
Anayasaya aykırı olan kuralı bulmak için temel statü ve güvenceleri doğrulamak gerekir.
2
Merkezi idare ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasındaki hukuki denetim ilişkisinin türünü belirleyin.
Meslek kuruluşları ayrı kamu tüzel kişiliğine sahip olduklarından, idarenin bütünlüğünü sağlayan araç hiyerarşi değil, idari vesayettir.
Tüzel kişilik ayrılığı, hiyerarşik denetimi imkansız kılar ve idari vesayeti zorunlu yapar.

Anahtar Kavram

Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Anayasal Statüsü ve Denetimi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 59Soru

5442 sayılı İl İdaresi Kanunu çerçevesinde, Türkiye'nin merkezi idare taşra teşkilatı yapılanması içerisinde yer alan "ilçe idaresi"nin organları, görevlileri ve işleyişi hakkında aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlçe idaresindeki şube başkanlarının tamamı, kanunen ilçe idare kurulunun da doğal üyesi sıfatına sahiptir.

Cevap

İlçe idaresindeki tüm şube başkanlarının aynı zamanda ilçe idare kurulu üyesi olduğunu belirten ifade yanlıştır.
İlçe idaresinde 'şube başkanlığı' ile 'ilçe idare kurulu üyeliği' farklı kavramlardır. 5442 sayılı Kanun'un 27. maddesinde sayılan şube başkanlarının (örneğin emniyet müdürü, jandarma komutanı) hepsi 30. maddede düzenlenen ilçe idare kurulu içerisinde yer almaz. Dolayısıyla tüm şube başkanlarının kurul üyesi olduğunu savunan ifade hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlçe idaresinin organlarını belirle.
İlçe idaresi; kaymakam, ilçe idare şube başkanları ve ilçe idare kurulundan oluşur.
5442 sayılı Kanun uyarınca ilçe idaresinin temel yapı taşlarını anlamak için gereklidir.
2
İlçe idare şube başkanlarını listele.
Yazı işleri müdürü, malmüdürü, hükümet tabibi, ilçe milli eğitim müdürü, tarım ve orman müdürü, emniyet müdürü ve jandarma komutanı şube başkanları arasındadır.
Kurul üyeleri ile şube başkanları arasındaki farkı görebilmek için tüm şube başkanlarını bilmek gerekir.
3
İlçe idare kurulu üyelerini kontrol et.
Kurul üyeleri: Kaymakam (Başkan), Yazı İşleri Müdürü, Malmüdürü, Hükümet Tabibi, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve İlçe Tarım ve Orman Müdürü.
Kanun'un 30. maddesindeki sınırlı sayımı (numerus clausus) teyit etmek için gereklidir.
4
İki listeyi karşılaştır ve farkı bul.
Emniyet müdürü ve jandarma komutanı şube başkanı olmalarına rağmen idare kurulu üyesi değildir.
Tüm şube başkanlarının kurul üyesi olduğu iddiasının yanlışlığını kanıtlar.

Anahtar Kavram

İlçe İdare Şube Başkanları ve İlçe İdare Kurulu Üyeliği Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İlçe idare kurulu ile İl idare kurulu üyelerini karşılaştırarak aradaki farkları (örneğin Defterdar/Malmüdürü farkı) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 60Soru

Mülki idare bölümleri içerisinde yer alan ilçe yönetiminin teşkilat yapısı, görevli personelin atama usulleri ve mülki amirin yetki sınırları göz önünde bulundurulduğunda, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlçe yönetiminin en üst mülki idare amiri, ilçedeki genel idari teşkilatın hiyerarşik amiri olmakla birlikte; bu yetkisi adli teşkilat ve askeri birimler üzerinde geçerli değildir.

Cevap

İlçe idaresinin en üst mülki amiri olan kaymakamın hiyerarşik denetim yetkisi, ilçe düzeyindeki genel idare birimlerini kapsarken; adli merciler ve askeri teşkilat birimleri bu yetkinin dışındadır.
Doğru olan seçenek, kaymakamın hiyerarşik yetki sınırlarını doğru tanımlayan ifadedir. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 28. maddesi açıkça kaymakamın adli ve askeri teşkilatlar hariç olmak üzere ilçedeki tüm devlet dairelerini denetleme yetkisine sahip olduğunu belirtir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaymakamın hukuki statüsünü ve atama usulünü analiz etme
Kaymakam bir meslek memurudur ve Cumhurbaşkanı onayı ile atanır. İstisnai memurluk ve kararname ile atama usulü valiler için geçerlidir.
Atama usullerindeki farklar, mülki amirlerin statülerini belirleyen temel hukuki kıstaslardır.
2
Taşra teşkilatındaki yetki paylaşımı ve anayasal ilkeleri inceleme
Yetki genişliği ilkesi Anayasa'nın 126. maddesi uyarınca sadece illerde valiler tarafından kullanılır.
Yetki genişliği, merkeze danışmadan karar alma yetkisi olup hiyerarşik bir istisnadır.
3
İlçe İdare Kurulu üyelerini İl İdare Kurulu üyeleri ile karşılaştırma
İlçe İdare Kurulu'nda Yazı İşleri Müdürü bulunurken, İl İdare Kurulu'nda Hukuk İşleri Müdürü bulunur.
Kurul üyelerinin isimlerindeki benzerlikler sıklıkla karıştırılmaktadır.
4
Mülki amirin denetim yetkisinin kapsamını ve sınırlarını belirleme
5442 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca adli ve askeri teşkilatlar denetim kapsamı dışındadır. Ayrıca yerinden yönetim kuruluşları ile olan ilişki hiyerarşi değil vesayet ilişkisidir.
İdarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde denetim yetkisinin türü ve kapsamı hukuki rejim farklarını ortaya koyar.

Anahtar Kavram

İlçe İdaresi Yetki Sınırları ve İstisnalar
ÖncekiSayfa 3 / 9Sonraki
Türkiye'nin İdari Teşkilatı Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 3 | Examkin