Soru

Zorluk: Çok zorKalkınmanın İç Finansmanı ve Tasarruf Yaratma

Dışa açık, gelişmekte olan bir ekonomide, iletişim olanaklarının genişlemesiyle birlikte uluslararası 'gösteriş etkisi' (demonstration effect) belirginleşmiş ve üst gelir gruplarının lüks ithal tüketim alışkanlıkları hızla yaygınlaşmıştır. Bu davranış kalıbı, yatırımlar için hayati önem taşıyan ulusal tasarruf havuzunun daralmasına yol açmaktadır. Uluslararası piyasalardan fon sağlama maliyetlerinin aşırı yüksek olduğu bir konjonktürde, söz konusu ekonomi, kalkınma yatırımlarını tamamen kendi öz kaynaklarıyla finanse etme stratejisine yönelmiştir.

Bu yapısal kısıtlar altında, hem yüksek gelir gruplarının savurgan tüketimini caydırmak hem de yatırımlara yönlendirilebilir iç fon kapasitesini maksimize etmek için uygulanması gereken en rasyonel maliye politikası yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Vergi yükünün elde edilen toplam kazançlar üzerinde yoğunlaştırılarak, üst gelir dilimlerine uygulanan marjinal gelir vergisi oranlarının keskin biçimde artırılması
  2. Vergi tabanının gelirin kazanıldığı aşamadan harcandığı aşamaya kaydırılarak, gelirin yatırıma veya tasarrufa dönüştürülen kısmının vergi matrahından indirilmesine olanak tanınmasıCevap
  3. C
    Gönüllü fon yetersizliğini telafi etmek üzere, bütçe açıklarının doğrudan merkez bankası kaynaklarıyla parasallaştırılarak toplum üzerinde gizli bir mali yük yaratılması
  4. D
    Özel sektör yatırımlarını dışlama pahasına, kamu borçlanma senetlerine ödenen reel getirilerin uluslararası piyasa ortalamalarının çok üzerine çıkarılması
  5. E
    Toplam talebi baskılamak amacıyla, zorunlu hanehalkı harcamalarını da kapsayacak şekilde geniş tabanlı ve tek oranlı genel tüketim vergilerinin yürürlüğe konulması

Cevap

Vergi tabanının gelirin kazanıldığı aşamadan harcandığı aşamaya kaydırılarak, gelirin yatırıma veya tasarrufa dönüştürülen kısmının vergi matrahından indirilmesine olanak tanınmasıdır.
Üst gelir gruplarının gösteriş tüketimini engellemek ve sermaye birikimini artırmak için en etkin yapısal araç, geliri değil doğrudan tüketimi vergilendirmektir. Vergi tabanının harcamalara kaydırılması ve gelirin tasarrufa veya yatırıma ayrılan kısmının vergi matrahından düşülmesi, lüks tüketimi cezalandırırken tasarruf etmeyi doğrudan teşvik eder. Bu sayede, enflasyonist baskı yaratılmadan ve özel sektör dışlanmadan iç finansman kapasitesi artırılmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Makroekonomik sorunun analizi
Gelişmekte olan ülkede gösteriş etkisi nedeniyle lüks tüketimin arttığı ve kalkınma için gereken gönüllü tasarrufların azaldığı tespit edilmiştir.
Politika aracının doğrudan sorunun kaynağını (savurgan tüketimi) hedef alması gerekir.
2
Alternatif vergi politikalarının elenmesi
Gelir vergisinin artırılması tasarruf kapasitesini de vurur. Enflasyon vergisi ve aşırı iç borçlanma makroekonomik istikrarı bozar.
Kalkınmanın iç finansmanı sağlanırken, enflasyonist sarmala veya dışlama etkisine yol açılmamalıdır.
3
Optimum çözümün belirlenmesi
Kaldor'un harcama vergisi modeli uyarınca, harcamaların (özellikle lüks) vergilendirilip tasarrufların muaf tutulması gerektiği sonucuna varılır.
Bu yöntem, hem gösteriş etkisini doğrudan kısıtlar hem de vergi dışı bırakılan tasarruflar yoluyla iç finansman havuzunu büyütür.

Anahtar Kavram

Tasarruf Yaratma ve Harcama Vergisi (Kaldor Yaklaşımı)
Bu soruyu puanla