Makroekonomik belirsizliklerin ve fiyatlar genel düzeyindeki artış eğiliminin belirginleştiği bir dönemde, bir yatırımcı portföyündeki kamu borçlanma senetlerinin reel getirisinin erimesinden endişe etmektedir. Öte yandan borçlu idare, bu konjonktürde yatırımcı talebini canlı tutarak borçlanmanın ortalama vadesini kısaltmamayı hedeflemektedir.
Buna göre, hem yatırımcının reel getiri endişesini ortadan kaldıran hem de idarenin vade yapısını korumasına olanak tanıyan borçlanma faiz yapısı aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
- Anapara veya kupon ödemeleri belirli bir fiyat endeksindeki değişimlere göre periyodik olarak güncellenen senetlerCevap
- BNominal faiz oranı ihraç tarihinde kesinleşen ve piyasa koşullarından bağımsız olarak vade sonuna kadar sabit kalan senetler
- CKupon ödemesi içermeyen ve ihraç değeri ile nominal değer arasındaki farkın tek seferlik getiri sağladığı iskontolu senetler
- DVadesi gelen borcun anapara ödemesinin, faiz yükünü hafifletmek amacıyla daha düşük getirili yeni bir senetle değiştirildiği senetler
- EGetiri oranının, tek fiyat ihale sistemiyle ikincil piyasadaki arz ve talep koşulları üzerinden rekabetçi ortamda belirlendiği senetler
Cevap
Anapara veya kupon ödemeleri belirli bir fiyat endeksindeki değişimlere göre periyodik olarak güncellenen senetler
Doğru cevap, ödemeleri bir fiyat endeksine bağlanan senetleri ifade eden seçenektir. Enflasyon oranının belirsiz olduğu ve yükselme eğilimi gösterdiği konjonktürlerde yatırımcılar, reel getirilerinin enflasyon karşısında erimesinden korktukları için sabit faizli veya iskontolu (sıfır kuponlu) tahvillere yönelmekten kaçınırlar. Bu durumda Hazine, borçlanma ihalelerine olan talebi canlı tutmak ve borç stokunun ortalama vadesini uzatabilmek (kısa vade baskısından kurtulmak) amacıyla Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) gibi göstergelere endeksli borçlanma araçları ihraç eder. Bu yapı, yatırımcıya baştan kesin bir reel getiri garantisi sunar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Endeksli Kamu Borçlanma Senetleri ve Enflasyon Riski