Kamu gelirlerinin sınıflandırılmasında "cebri" (zorunlu) ve "iradi" (isteğe bağlı) ayrımı yapılırken; gelirin dayandığı hukuki rejim, devletin sahip olduğu yetkinin niteliği ve bireyin rızası gibi ölçütler birlikte değerlendirilir.
Buna göre, devletin mülkiyet haklarını kullanarak piyasa kuralları çerçevesinde elde ettiği iradi gelirler ile egemenlik gücüne () dayanan cebri gelirler arasındaki temel farklar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- Aİradi gelirler genellikle özel hukuk kurallarına tabi iken, cebri gelirler kamu hukuku rejimine tabidir.
- BCebri gelirlerde devlet ile birey arasındaki hukuki bağ doğrudan kanunla kurulurken, iradi gelirlerde genellikle rızaya dayalı akdi bir ilişki söz konusudur.
- Harçlar ve şerefiyeler, sunulan hizmetten yararlanma isteği bireye bağlı olduğu için teorik olarak tam anlamıyla "iradi gelir" kategorisinde sınıflandırılır.Cevap
- Dİradi gelirler devletin "hazine hakları" (fiscus) kapsamında mütalaa edilirken, cebri gelirler devletin "egemenlik hakları" kapsamında değerlendirilir.
- EMülk ve teşebbüs gelirleri, devletin ekonomik faaliyetleri sonucunda piyasa fiyatı üzerinden elde edildiği için iradi gelirlerin en temel örneğidir.
Cevap
Harçlar ve şerefiyelerin tam anlamıyla iradi gelir sayılması gerektiği yönündeki ifade yanlıştır; çünkü bu gelirler devletin egemenlik gücüne dayalı olarak tek taraflı belirlediği cebri/yarı cebri gelirlerdir.
Harçlar ve şerefiyeler, maliye literatüründe cebri (veya yarı cebri) gelirler arasında sınıflandırılır. Bireyin hizmetten yararlanmak için başvuruda bulunması iradi bir eylem gibi görünse de, ödemenin tutarı, zamanı ve tahsil usulü devlet tarafından kamu gücü kullanılarak tek taraflı belirlendiği için bu gelirler "iradi gelir" sayılamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Cebri ve İradi Gelirler Ayrımı
Daha Fazla Pratik
Harçlar, resimler ve şerefiyeler arasındaki teknik farkları inceleyerek cebri gelirlerin alt kategorilerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s