Bir ülkede maliye otoritesi, vergi sisteminin emek arzı ve yatırımlar üzerindeki caydırıcı etkilerini (ikame etkisini) en aza indirmek amacıyla gelir vergisindeki artan oranlı tarifeyi düz oranlı (tek oranlı) bir yapıya dönüştürmüştür. Bu politika değişikliğinden kaynaklanacak kamu geliri kaybını telafi etmek için ise temel tüketim malları üzerindeki katma değer vergisi (KDV) oranlarını artırmıştır. Toplumda düşük gelir gruplarının marjinal tüketim eğiliminin yüksek olduğu bilindiğine göre, uygulanan bu maliye politikası setinin gelir dağılımı ve vergileme ilkeleri üzerindeki bileşik etkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi teorik olarak en doğrudur?
- Düşük gelir gruplarının harcanabilir gelirleri içindeki tüketim payı yüksek olduğundan genel vergi yükü dağılımı regresif (tersine artan oranlı) bir nitelik kazanacak ve ödeme gücüne göre vergilemeyi esas alan dikey adalet ilkesi ihlal edilecektir.Cevap
- BBu politika seti piyasa mekanizmasına müdahaleyi azalttığı için öncelikle kaynak tahsisinde etkinliği artıracak, bunun doğal bir sonucu olarak piyasa içi (birincil) gelir dağılımını dar gelirliler lehine doğrudan iyileştirecektir.
- CDolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki ağırlığının artması, enflasyonist dönemlerde dar gelirliler üzerindeki mali sürüklenme etkisini (gizli vergi yükünü) zayıflatarak gelir eşitsizliğini kendiliğinden azaltacaktır.
- DYüksek gelir gruplarının mutlak tüketim harcamaları daha fazla olduğundan, tüketim vergilerindeki artış bu grupların efektif vergi yükünü oransal olarak daha çok artıracak ve sistemin artan oranlılık derecesi yükselecektir.
- EGelir vergisinde düz oran uygulamasına geçilmesiyle mükellefler arası mutlak eşitlik sağlanarak yatay adalet kesin olarak tesis edilecek, KDV artışının yaratacağı nispi yük farkları ise geleneksel bütçe dengesi mekanizmalarıyla giderilecektir.
Cevap
Düşük gelir gruplarının tüketim payının yüksekliğinden dolayı vergi sisteminin regresif (tersine artan oranlı) bir nitelik kazanacağını ve farklı ödeme güçlerinin farklı vergilendirilmesini gerektiren dikey adalet ilkesinin ihlal edileceğini belirten ifadedir.
Vergi yapısında doğrudan/artan oranlı vergilerin ağırlığının azaltılıp, dolaylı/tüketim tabanlı vergilerin ağırlığının artırılması, vergi sisteminin yapısal olarak tersine artan oranlı (regresif) bir karaktere bürünmesine yol açar. Düşük gelir gruplarının tüketim eğilimlerinin yüksek olması nedeniyle, KDV gibi vergilerin dar gelirlilerin toplam gelirleri içindeki payı (efektif vergi yükü) zenginlere kıyasla daha ağırdır. Farklı ekonomik güce sahip bireylerin mali güçleri oranında vergilendirilmemesi, maliye teorisinde doğrudan dikey adalet ilkesinin ihlali ve gelir dağılımının bozulması anlamına gelir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Gelir Dağılımı ve Vergileme İlkeleri (Efektif Vergi Yükü ve Regresif Etki)
Tahmini Süre:2m 0s