Kamu maliyesi teorisinde gelirler; devletin egemenlik gücüne () dayanarak tek taraflı iradesiyle mali yükümlülük ihdas edip etmemesine göre 'cebri' ve 'iradi' olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu tasnif içerisinde harçlar ve şerefiyeler, bir hizmet karşılığı veya özel bir fayda nedeniyle 'yarı-cebri' bir nitelik sergilerken; mülk ve teşebbüs gelirleri (dometik gelirler) tamamen 'iradi' gelirler kategorisinde değerlendirilmektedir.
Buna göre, mülk ve teşebbüs gelirlerini 'yarı-cebri' nitelikteki harçlardan ayıran temel hukuki ve yapısal fark aşağıdakilerden hangisidir?
- AGelirin elde edilmesinde hizmetten faydalanan kişinin bu yönde bir talebinin (rızasının) bulunması
- Ödeme yükümlülüğünün temelinde devletin tek taraflı egemenlik gücü (kanun) yerine, özel hukuk hükümlerine tabi bir rıza ve sözleşme () ilişkisinin bulunmasıCevap
- CGelirin tahsil edilmemesi durumunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması
- DGelirin elde edilme amacının kamu hizmetlerinin finansmanı yerine, yalnızca devletin mal varlığını koruma amacı taşıması
- EHizmet sunumu ile ödenen miktar arasında bireysel düzeyde ölçülebilir bir karşılıklılık (ivazlılık) ilişkisinin bulunmaması
Cevap
Ödeme yükümlülüğünün temelinde devletin tek taraflı egemenlik gücü (kanun) yerine, özel hukuk hükümlerine tabi bir rıza ve sözleşme ilişkisinin bulunması
Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin bir iktisadi işletmeci veya mülk sahibi sıfatıyla özel hukuk hükümlerine tabi olarak elde ettiği gelirlerdir. Harçlar her ne kadar bir hizmet talebine dayansa da, gelirin miktarı ve şartları devlet tarafından tek taraflı bir yasama tasarrufu (kanun) ile belirlendiği için 'yarı-cebri' kabul edilir. Mülk ve teşebbüs gelirlerini bu kategoriden ayıran temel yapısal fark, yükümlülüğün bir kanuna değil, taraflar arasındaki serbest iradeye dayalı bir sözleşmeye () dayanmasıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hukuki Dayanak (Kanun vs. Sözleşme) Ayrımı
Tahmini Süre:2m 30s