Kamu maliyesi literatüründe kamu gelirlerinin 'cebri' (zorunlu) ve 'iradi' (rızai) olarak tasnif edilmesi, sadece bir tahsilat tekniğini değil, aynı zamanda gelirin dayandığı temel hukuki rejimi de ifade etmektedir. Buna göre, devletin bir iktisadi işletme veya mülk sahibi sıfatıyla piyasa ekonomisi kuralları çerçevesinde elde ettiği gelirlerin 'iradi gelir' olarak nitelendirilmesinin temel hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
- Gelirin dayandığı işlemin bir 'idari işlem' niteliğinde olmayıp, tarafların irade beyanlarının uyuşmasına dayalı bir 'özel hukuk sözleşmesi' mahiyetinde olmasıCevap
- BGelirin miktarının devlet tarafından tek taraflı olarak değil, faydalananların ödeme gücü ve sosyal adalet kriterleri dikkate alınarak belirlenmesi
- CKamu hizmeti sunumu karşılığında alınan bu gelirlerin, sunulan hizmetin marjinal maliyetini aşmayacak şekilde kanunla sınırlandırılmış olması
- DDevletin bu gelirleri elde ederken sahip olduğu üstün ve ayrıcalıklı yetkileri sadece gelirin tahsil edilememesi durumunda icra aşamasında kullanması
- EBu tür gelirlerin devletin süreklilik arz eden 'olağan gelirleri' arasında yer alması ve sadece bütçe disiplini sağlamak amacıyla toplanması
Cevap
Gelirin dayandığı işlemin bir 'idari işlem' niteliğinde olmayıp, tarafların irade beyanlarının uyuşmasına dayalı bir 'özel hukuk sözleşmesi' mahiyetinde olması
Doğru yanıt olan seçenekte belirtildiği üzere, iradi gelirlerin temel belirleyicisi devletin bu sürece bir özel hukuk kişisi gibi katılmasıdır. Bu durumda devlet egemenlik gücünü () kullanmaz; ilişki tek taraflı bir idari işlemle değil, tarafların karşılıklı rızasına dayanan bir sözleşme ile kurulur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İradi ve cebri gelirler arasındaki temel fark, gelirin kaynağındaki hukuki rejim (kamu hukuku vs. özel hukuk) ve devletin egemenlik gücünü kullanma durumudur.
Tahmini Süre:2m 0s