Knut Wicksell tarafından geliştirilen ve daha sonra Erik Lindahl tarafından matematiksel bir modele dönüştürülen Değişim (Mübadele) Yaklaşımı, kamu ekonomisini bireylerin piyasada mal ve hizmet alımına benzer bir rızaya dayalı süreç olarak ele alır. Wicksell, bu sürecin demokratik bir toplumda "mali adalet" ve "ekonomik etkinlik" üretebilmesi için sadece kuramsal bir açıklamanın yeterli olmadığını, kurumsal bir reformun zorunlu olduğunu savunmuştur. Wicksell'e göre, kamu hizmetlerinden sağlanan fayda ile bu hizmetlerin maliyeti (vergiler) arasındaki bağın kopmamasını sağlayan ve azınlığın çoğunluk tarafından sömürülmesini engelleyen temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
- Kamusal harcama programları ile bunların finansmanını sağlayacak vergi tekliflerinin ayrılmaz bir bütün olarak (eş anlı) parlamentoya sunulması ve oybirliği veya oybirliğine yakın bir nitelikli çoğunluk kuralı ile karara bağlanması.Cevap
- BKamu hizmeti miktarının, bireylerin bu hizmet için ödemeye razı oldukları marjinal vergi fiyatlarının toplamının, hizmetin marjinal maliyetine eşitlendiği denge noktasında belirlenmesi.
- CDevletin, piyasa başarısızlıklarını gidermek ve toplumsal refahı maksimize etmek amacıyla bireysel tercihlerden bağımsız bir sosyal refah fonksiyonu oluşturarak kaynak tahsisinde bulunması.
- DMali olayların incelenmesinde devletin egemenlik gücüne dayalı cebri karakterinin öne çıkarılması ve vergilerin sadece ödeme gücü ilkesine göre dikey adaleti sağlamak amacıyla toplanması.
- EKamu ekonomisinde karar alma sürecinin, seçmenlerin mali anestezi (mali yanılma) altında oldukları varsayımıyla, vergi yükünün dolaylı vergiler aracılığıyla gizlenerek yürütülmesi.
Cevap
Harcama ve vergi tekliflerinin eş anlı görüşülmesi ve oybirliği (veya nitelikli çoğunluk) kuralıyla karara bağlanması Wicksell'in temel önerisidir.
Knut Wicksell, kamu ekonomisini bireylerin piyasada yaptığı gibi rızaya dayalı bir değişim süreci olarak görür. Ancak siyasal süreçte çoğunluğun, azınlığın sırtından harcama yapmasını (ücretsiz binicilik veya sömürü) engellemek için iki temel şart öne sürer: Birincisi, harcama ve verginin simültane (eş anlı) olarak oylanması; ikincisi ise kararların oybirliği (veya mutlak adaleti zedelemeyecek kadar yüksek bir nitelikli çoğunluk) ile alınmasıdır. Bu sayede her birey, ödediği verginin karşılığında aldığı hizmete rıza göstermiş olur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Wicksell'in Oybirliği Kuralı ve Eş Anlılık İlkesi
Daha Fazla Pratik
Wicksell'in bu kurumsal önerilerinin günümüzdeki 'Anayasal İktisat' ve 'Kamu Tercihi' teorilerine nasıl öncülük ettiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s