Modern kamu maliyesi teorisinde devletin finansman ihtiyacını karşılamak üzere piyasalardan fon talep etmesi, piyasa aktörlerinin (hanehalkı ve firmalar) fon taleplerinden temel yapısal özellikleriyle ayrışır. Devletin egemenlik gücünden (imperium) kaynaklanan bu farklılıklar, borç ilişkisinin hukuki niteliğinden ödeme kapasitesinin sınırlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu teorik çerçeve bağlamında, kamu borçlanmasını özel kesim borçlanmasından ayıran dinamiklere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalı bir tespittir?
- Kamu idaresinin makro düzeydeki optimal borçlanma hacmi, tıpkı hanehalkı ve firmalarda olduğu gibi münhasıran bilançosunda kayıtlı fiziki varlıkların teminat olarak gösterilebilecek likidasyon değeri tarafından belirlenir.Cevap
- BÖzel hukuk normlarına tabi fon transferlerinde sözleşme serbestisi ve tarafların yatay eşitliği esasken, idare hukukunun egemen olduğu kamu ihraçlarında ihraççı kurumun sözleşme şartlarında tek yanlı hukuki tasarrufta bulunma ayrıcalığı mevcuttur.
- CHanehalkı ve firmalar fon transferi süreçlerine yalnızca karşılıklı rıza ilkesi çerçevesinde dahil olurken, kamu idaresi olağandışı şoklar karşısında tasarruf sahiplerini emredici kurallarla fon sunmaya mecbur bırakabilir.
- DKamu fon taleplerinin güvencesi temel olarak devletin tek taraflı mali yükümlülük ihdas etme yetkisine dayanırken, piyasa aktörlerinin güvencesi sahip oldukları net varlık değerleri ve gelecekteki nakit akımlarıyla sınırlıdır.
- EPiyasa aktörleri yabancı kaynak kullanımlarını marjinal fayda ve maliyet analizine dayalı bireysel fayda maksimizasyonu motivasyonuyla gerçekleştirirken, kamu otoritesi deflasyonist eğilimleri kırmak gibi kolektif makroekonomik amaçlar güdebilir.
Cevap
Kamu idaresinin borçlanma hacminin özel kesimde olduğu gibi münhasıran fiziki varlıkların likidasyon değeriyle belirlendiğini savunan ifade yanlıştır.
Kamu idaresinin borçlanma kapasitesinin münhasıran bilançosunda kayıtlı fiziki varlıkların likidasyon değeri tarafından belirlendiğini belirten ifade kesinlikle yanlıştır. Devlet borçlanmasında en büyük ve yegane nihai teminat devletin anayasal olarak sahip olduğu 'vergilendirme yetkisi'dir. Devletin borçlanma sınırını belirleyen temel unsur satabileceği binalar veya araziler değil; ülkenin milli geliri, ekonomik büyüme hızı ve vergi kapasitesidir. Özel kesimde ise borçlanma kapasitesi, borçlunun iflası halinde tasfiye edilebilecek mevcut ve gelecekteki malvarlığı (likidasyon değeri) ile doğrudan sınırlıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kamu ve Özel Borçlanma Arasındaki Temel Farklılıklar