Kamu Gelirlerinin Sınıflandırılması

160 soru

Soru 41Soru

Kamu ekonomisi içerisinde devletin, egemenlik gücünü (jus imperiijus\ imperii) kullanmadan, tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi piyasa şartlarında gerçekleştirdiği faaliyetler sonucunda elde ettiği 'özel hukuk gelirleri' (jus gestionisjus\ gestionis) hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelirler, tarafların karşılıklı rızasına ve sözleşme hukukuna dayanan iki taraflı bir hukuki ilişki çerçevesinde ortaya çıkar.

Cevap

Özel hukuk gelirleri, tarafların karşılıklı rızasına ve sözleşme hukukuna dayanan iki taraflı bir hukuki ilişki çerçevesinde ortaya çıkar.
Özel hukuk gelirleri (jus gestionisjus\ gestionis), devletin egemenlik gücünü kullanmadan bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek elde ettiği gelirlerdir. Bu gelirlerin en temel özelliği, tarafların (devlet ve birey) eşit hukuki statüde olması, ilişkinin bir sözleşmeye dayanması ve her iki tarafın karşılıklı rızasının (iki taraflılık) gerekmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin hukuki dayanağını belirle.
Özel hukuk gelirleri (jus gestionisjus\ gestionis), devletin egemenlik gücüne değil, mülkiyet hakkına ve piyasa faaliyetlerine dayanır.
Sınıflandırmanın temel kriteri devletin egemenlik gücünü kullanıp kullanmadığıdır.
2
İlişkinin niteliğini analiz et.
Bu gelirler, devlet ile birey arasında eşit şartlarda kurulan 'iki taraflı' (bilateralbilateral) ve sözleşmeye dayalı bir ilişkiden doğar.
Kamu hukuku gelirleri 'tek taraflı' iken özel hukuk gelirleri 'iki taraflı'dır.
3
Hukuki rejim ve uyuşmazlık çözüm yolunu kontrol et.
Bu gelirler özel hukuk (Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku vb.) hükümlerine tabidir ve uyuşmazlıklar adli yargıda çözülür.
Gelirin dayandığı hukuk dalı, yargı yolunu da belirler.

Anahtar Kavram

Kamu Hukuku ve Özel Hukuk Gelirleri Ayrımı (Jus ImperiiJus\ Imperii vs. Jus GestionisJus\ Gestionis)

Daha Fazla Pratik

Devletin mülk ve teşebbüs gelirlerinin 'dar anlamda vergi dışı gelirler' içindeki yerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 42Soru

Adolph Wagner tarafından yapılan kamu gelirleri tasnifinde temel ölçüt, devletin gelir elde ederken kullandığı hukuki yetkinin niteliğidir. Bu yaklaşıma göre devlet, bazı faaliyetlerinde tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi piyasa koşullarında hareket ederek gelir sağlarken; bazı faaliyetlerinde ise sahip olduğu egemenlik gücünü (kamu gücü) kullanmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Wagner’in "özel ekonomik gelirler" (privatwirtschaftliche Einnahmen) kategorisinde yer alan bir gelir türüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin mülkiyetindeki taşınmazların (arazi, bina vb.) kiralanmasından sağlanan gelirler

Cevap

Devletin mülkiyetindeki taşınmazların kiralanmasından sağlanan gelirler
Adolph Wagner'in tasnifine göre devletin mülkiyetinde bulunan arazilerin veya binaların kiralanması gibi işlemler, devletin bir piyasa aktörü (özel hukuk kişisi) gibi hareket ettiğini gösterir. Bu tür 'domain' gelirleri, devletin egemenlik gücüne başvurmadan elde ettiği 'özel ekonomik gelirler' kategorisinde yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in sınıflandırma kriterini belirle
Devletin geliri elde ederken 'Özel Hukuk Kişisi' mi yoksa 'Kamu Gücü Sahibi' mi olduğu ayrımı.
Wagner, devletin iktisadi hayattaki rollerini hukuki konumuna göre ikiye ayırır.
2
Özel Ekonomik Gelirler kategorisini tanımla
Devletin mülk sahibi veya işletmeci olarak piyasa şartlarında elde ettiği gelirler (Mülk ve teşebbüs gelirleri).
Bu kategoride devlet egemenlik gücünü değil, mülkiyet haklarını kullanır.
3
Seçenekleri bu kritere göre değerlendir
Taşınmaz kiralaması bir mülkiyet yönetimi faaliyeti iken; harç, ceza, mali tekel ve şerefiye kamu gücüne dayalı işlemlerdir.
Taşınmaz kiralama işlemi, devletin piyasadaki diğer mülk sahipleriyle benzer bir hukuki statüde hareket ettiğini gösterir.

Anahtar Kavram

Wagner'in Hukuki Statü Temelli Gelir Sınıflandırması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 43Soru

Kamu maliyesi literatüründe gelirlerin bütçeye girişindeki süreklilik ve periyodiklik esasına dayanan sınıflandırmada; devletin normal faaliyetlerini sürdürmek amacıyla her bütçe döneminde düzenli olarak elde edilen kaynaklar "olağan gelirler" olarak tanımlanırken; savaş, doğal afet veya bütçe açıklarını kapatma gibi arızi durumlarda başvurulan ve süreklilik göstermeyen kaynaklar ise "olağanüstü gelirler" olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin olağanüstü gelirleri kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hazineye ait bir taşınmazın mülkiyetinin devri karşılığında elde edilen satış bedeli

Cevap

Hazineye ait bir taşınmazın mülkiyetinin devri karşılığında elde edilen satış bedeli
Doğru seçenek olan hazine taşınmazı satış bedeli, bir 'servet azalması' niteliğindedir ve bütçeye girişinde bir periyodiklik bulunmaz. Devletin sahip olduğu bir fabrikasının, arazisinin veya binasının satılması (özelleştirme dahil), arızi bir işlemdir ve olağanüstü gelirler arasında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin süreklilik ve periyodiklik özelliğini analiz et.
Seçeneklerdeki gelirlerin hangilerinin her yıl düzenli toplandığı, hangilerinin arızi olduğu belirlenir.
Olağan ve olağanüstü ayrımındaki temel kriter bütçeye girişindeki sürekliliktir.
2
Varlık üzerindeki mülkiyet etkisini değerlendir.
Taşınmazın işletilmesinden gelen gelirin (kira/kâr) olağan, satışının ise olağanüstü olduğu tespit edilir.
Mülkiyet devri içeren satışlar devletin net servetini azalttığı için tekrarı olmayan olağanüstü işlemlerdir.
3
Tanıma uyan arızi kaynağı seç.
Hazine arazisi veya binası satışı olağanüstü gelir olarak işaretlenir.
Bu işlem süreklilik arz etmez ve bütçe açıklarını kapatmak gibi özel amaçlarla yapılır.

Anahtar Kavram

Olağanüstü gelirler, süreklilik arz etmeyen ve devletin net servetinde azalma (mülk satışı) veya gelecekte borç yükü (borçlanma) yaratan arızi kaynaklardır.

Alternatif Yöntem

Gelirin 'servet azalmasına' veya 'borç yüküne' yol açıp açmadığına bakmak: Vergiler ve harçlar net serveti artırırken (olağan), satışlar serveti azaltır, borçlanma ise pasifi artırır (olağanüstü).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 44Soru

Kamu gelirlerinin tasnifinde kullanılan 'özel ekonomi gelirleri' (jusjus gestionisgestionis) ile 'kamu ekonomisi gelirleri' (jusjus imperiiimperii) ayrımı, devletin gelir elde ederken kullandığı hukuki yetkiler ve taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetine dayanmaktadır. Buna göre, devletin bir mülk sahibi veya teşebbüs işletmecisi sıfatıyla hareket ettiği 'özel ekonomi gelirleri' için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirin elde edilme sürecinde taraflar arasında iradi bir sözleşme ilişkisi ve hukuki eşitlik ilkesi esastır.

Cevap

Özel ekonomi gelirlerinde (jusjus gestionisgestionis) devlet ile birey arasındaki ilişki özel hukuk hükümlerine tabidir; taraflar arasında hukuki eşitlik ve irade serbestisi (sözleşme serbestisi) geçerlidir.
Özel ekonomi gelirlerinde devlet, egemenlik hakkından kaynaklanan üstünlüklerini kullanmaz. İlişki, özel hukuk sözleşmelerine (kira sözleşmesi, satış sözleşmesi vb.) dayandığı için taraflar arasında tam bir hukuki eşitlik ve irade serbestisi söz konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin gelir elde ederken hangi sıfatla hareket ettiğini belirlemek.
Devlet bu kategoride 'mülk sahibi' veya 'teşebbüs işletmecisi' sıfatıyla, yani bir özel hukuk kişisi gibi hareket eder.
Jus gestionis (yönetim hakkı), devletin ekonomik faaliyetlerini özel hukuk rejimine göre yürütmesini ifade eder.
2
Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğini analiz etmek.
İlişki, tarafların karşılıklı rızasına dayanan 'iradi' bir sözleşmedir.
Devlet egemenlik gücünü (üstünlüğünü) kullanmadığı için bireyle eşit şartlarda masaya oturur.

Anahtar Kavram

Özel Ekonomi Gelirleri (JusJus GestionisGestionis)

Daha Fazla Pratik

Devletin orman ürünleri satışı veya KİT kârlarının hangi hukuk rejimine tabi olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 45Soru

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırmasında C.F. Bastable devleti "iktisadi varlık" ve "hukuki varlık" ayrımı üzerinden değerlendirirken; Hugh Dalton, gelirin cebri (zorlayıcı) niteliği ile bireye sağladığı özel fayda arasındaki ilişkiyi esas almıştır.

Buna göre, Hugh Dalton'un tasnifinde yer alan ve bireyin ödemeyi tamamen kendi isteğiyle yaptığı, karşılığında ise doğrudan bir mal veya hizmet faydası elde ettiği "fiyat" (prices) türü gelirler; C.F. Bastable'ın sınıflandırmasında aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin iktisadi bir varlık (kişilik) olarak elde ettiği gelirler

Cevap

Hugh Dalton'un fiyat (prices) olarak tanımladığı gelirler, Bastable'ın tasnifinde devletin iktisadi bir varlık olarak elde ettiği gelirler kategorisinde yer alır.
Hugh Dalton'un sınıflandırmasındaki 'fiyat' (prices), devletin bir mal veya hizmeti piyasa koşullarında, herhangi bir zorlama olmaksızın sunması karşılığında elde ettiği gelirdir. C.F. Bastable da devletin bu şekilde özel bir girişimci gibi hareket ederek elde ettiği gelirleri 'iktisadi varlık (kişilik) gelirleri' olarak tanımlar. Dolayısıyla her iki kavram da devletin özel hukuk kurallarına yakın olan faaliyetlerini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hugh Dalton'un "fiyat" tanımını analiz etme
Dalton'a göre fiyat; cebri niteliğin olmadığı (tamamen iradi), buna karşılık bireye sağlanan özel faydanın en yüksek olduğu kamu geliri türüdür.
Soruda istenen eşleştirmenin temelini Dalton'un kavramsal çerçevesi oluşturur.
2
C.F. Bastable'ın "iktisadi varlık" tanımını analiz etme
Bastable'a göre devlet, bazen bir özel hukuk kişisi (iktisadi varlık) gibi hareket ederek piyasa mekanizması içinde gelir elde eder.
Dalton'un fiyat kategorisi ile Bastable'ın iktisadi varlık kategorisi arasındaki ortak nokta "piyasa temelli ve gönüllü" olmalarıdır.
3
İki kavramı ilişkilendirme
Piyasa şartlarında, zorlama olmaksızın mal/hizmet satışı karşılığı elde edilen gelirler her iki düşünürde de devletin özel ekonomi içindeki faaliyetine işaret eder.
Teorik sınıflandırmalar arasındaki geçişkenliği belirlemek için kriter benzerlikleri kullanılır.

Anahtar Kavram

Kamu Gelirlerinin Teorik Sınıflandırması (Dalton ve Bastable Uyumu)

Daha Fazla Pratik

Dalton'un sınıflandırmasındaki 'şerefiye' (special assessments) kavramının cebir ve fayda dengesini Seligman'ın yaklaşımıyla karşılaştırınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 46Soru

Kamu gelirleri; bütçeye girişlerindeki süreklilik (periyodiklik) ve devletin net mal varlığı üzerindeki etkilerine göre 'olağan' ve 'olağanüstü' olarak sınıflandırılmaktadır. Bu ayrım dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 'olağanüstü gelir' kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışından elde edilen gelirler

Cevap

Devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışından elde edilen gelirler
Doğru cevap olan mülk satışları, kamu maliyesi literatüründe 'arızi' (geçici) nitelikteki gelirlerdendir. Bu tür gelirler, devletin normal faaliyetlerini sürdürmek için değil; genellikle bütçe açıklarını kapatmak, büyük yatırımları finanse etmek veya olağanüstü durumlarla (savaş, doğal afet) başa çıkmak için kullanılır. Ayrıca mülk satışı, devletin aktif varlık toplamını azalttığı için 'sermaye itfası' niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin sürekliliğini kontrol et
Mülk satışı bir defaya mahsustur ve her bütçe döneminde tekrarlanmaz.
Olağanüstü gelirlerin en temel özelliği süreklilik arz etmemeleri (arızi olmaları) ve bütçeye her yıl girmemeleridir.
2
Devletin mal varlığı üzerindeki etkisini analiz et
Taşınmaz satışı devletin fiziksel varlığını nakde çevirerek net mal varlığını (sermayeyi) azaltır.
Olağan gelirler (vergiler gibi) devletin servetini azaltmadan gelir sağlarken, mülk satışı ve borçlanma gibi kalemler gelecekteki bir yükümlülük veya varlık kaybı yarattığı için olağanüstü sayılır.

Anahtar Kavram

Olağan ve Olağanüstü Gelirlerin Ayrım Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Borçlanma ve senyoraj gibi diğer olağanüstü gelir kaynaklarını inceleyerek bu ayrımı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 47Soru

Devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazların kiralanması veya sahip olduğu iktisadi işletmelerin piyasaya sunduğu mal ve hizmetlerin bedeli karşılığında elde edilen gelirlerin, 'cebri' ve 'iradi' gelir ayrımı bakımından niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelirler, devletin egemenlik gücüne (imperium) başvurmadan, özel hukuk hükümleri çerçevesinde ve rızai bir temelde elde ettiği iradi gelirlerdir.

Cevap

Söz konusu gelirler, devletin egemenlik gücüne (imperium) dayanmadan, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek elde ettiği iradi (rızai) gelirlerdir.
Doğru seçenek, mülk ve teşebbüs gelirlerinin temel niteliğini yansıtmaktadır. Bu gelirler, devletin egemenlik gücünü (imperium) kullanmadığı, bunun yerine bir özel hukuk kişisi (fiscus) gibi rızai bir sözleşme çerçevesinde piyasadan elde ettiği gelirlerdir. Vergi, harç ve şerefiye gibi cebri gelirlerin aksine, bu gelirlerde karşılıklılık esastır ve tarafların irade beyanı belirleyicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin kaynağını ve elde ediliş yöntemini analiz etme
Mülk kiralaması ve iktisadi işletme ürün satışı, rızai temele dayalı işlemlerdir.
Cebri ve iradi ayrımındaki temel kriter devletin hangi sıfatla (imperium/fiscus) hareket ettiğidir.
2
Hukuki rejimi belirleme
Bu işlemler özel hukuk hükümlerine ve sözleşme serbestisine tabidir.
İradi gelirlerde devlet, bir özel hukuk kişisi gibi piyasa aktörü olarak faaliyet gösterir.

Anahtar Kavram

İradi Gelirler (Mülk ve Teşebbüs Gelirleri)

Daha Fazla Pratik

Cebri ve iradi gelir ayrımını pekiştirmek için 'Özel Hukuk Gelirleri' ve 'Kamu Hukuku Gelirleri' ayrımı ile olan paralelliği inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 48Soru

Kamu maliyesi literatüründe gelirler; devletin geliri elde etme sürecindeki hukuki statüsü, sahip olduğu yetkiler ve işlem tesis etme yöntemine göre 'cebri' ve 'iradi' olarak iki ana gruba ayrılır. Devletin egemenlik gücünü (imperiumimperium) kullanmadığı ve piyasa mekanizması içerisinde bir özel hukuk kişisi (fiscusfiscus) gibi hareket ederek elde ettiği 'iradi gelirler' (rızai gelirler) için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelirlerin temelinde taraflar arasında karşılıklı rızaya dayanan akdi (sözleşmesel) bir ilişki bulunmaktadır.

Cevap

İradi gelirlerin temel özelliği, devletin egemenlik gücünü kullanmadan taraflar arasında karşılıklı rızaya dayanan akdi (sözleşmesel) bir ilişki kurmasıdır.
İradi gelirler, devletin tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi piyasa şartlarına tabi olduğu durumlarda elde edilir. Bu gelirlerin en belirgin özelliği, devletin egemenlik gücünü (zorlama yetkisini) kullanmaması ve gelirin tarafların karşılıklı irade beyanına dayanan sözleşmeler (akdi ilişkiler) yoluyla (örneğin mülk satışı veya kira) elde edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin hukuki sıfatını analiz et.
Devlet bu işlemde egemenlik gücü (imperiumimperium) ile değil, hazine/özel hukuk kişisi (fiscusfiscus) sıfatıyla hareket etmektedir.
İradi gelirler, devletin ticari veya sınai faaliyetleri ile mülklerinin yönetiminden doğar.
2
İşlemin hukuki rejimini belirle.
İşlem kamu hukukuna değil, özel hukuk hükümlerine tabidir.
Taraflar arasında hiyerarşik bir üstünlük yerine, irade serbestisine dayanan bir eşitlik söz konusudur.
3
Seçenekleri bu kriterlere göre değerlendir.
Karşılıklı rıza ve akdi (sözleşmesel) ilişkinin varlığı doğru tanımlanmıştır.
Sözleşme (akit), iradi gelirlerin cebri gelirlerden ayrıldığı temel noktadır.

Anahtar Kavram

Cebri ve İradi Gelirler Ayrımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 49Soru

Devletin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazı özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme ile kiraya vermesi sonucunda elde ettiği kira geliri; kamu gelirlerinin sınıflandırılmasında kullanılan "özel ekonomi gelirleri" (jusjus gestionisgestionis) ve "kamu ekonomisi gelirleri" (jusjus imperiiimperii) ayrımı kapsamında değerlendirildiğinde, bu gelirin niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelir jusjus gestionisgestionis kapsamında olup, devlet ile birey arasındaki ilişki özel hukuk hükümlerine ve tarafların hukuki eşitliği ilkesine dayanır.

Cevap

Gelirin özel ekonomi geliri (jusjus gestionisgestionis) kapsamında olduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk hükümlerine ve hukuki eşitlik ilkesine dayandığı ifadesi doğrudur.
Devletin mülkiyetindeki bir taşınmazı kira sözleşmesiyle kiraya vermesi, devletin 'fiskus' sıfatıyla hareket ettiği bir işlemdir. Bu tür gelirlerde devlet egemenlik gücüne (jusjus imperiiimperii) dayanmaz, taraflar hukuki olarak eşittir ve uyuşmazlıklar özel hukuk (Borçlar Hukuku vb.) hükümlerine tabidir. Bu nitelikler geliri 'jusjus gestionisgestionis' (özel ekonomi gelirleri) kategorisine sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin dayanağını tespit etme
Gelir, bir 'özel hukuk sözleşmesi' olan kira sözleşmesine dayanmaktadır.
Devletin hangi yetkiyle gelir elde ettiğini belirlemek, sınıflandırma için ilk adımdır.
2
Devletin hukuki statüsünü değerlendirme
Devlet bu işlemde egemenlik gücünü (imperium) kullanmamakta, tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi hareket etmektedir.
Taraflar arasındaki eşitlik, geliri özel hukuk rejimine dahil eder.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Eşitlik ve özel hukuk rejimine tabi gelirler 'jusjus gestionisgestionis' (özel ekonomi gelirleri) olarak adlandırılır.
Maliye literatüründeki teknik karşılığı doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Özel Ekonomi Gelirleri (JusJus GestionisGestionis)
Soru 50Soru

E. R. A. Seligman tarafından geliştirilen ve kamu gelirlerini sunulan hizmetten sağlanan "özel fayda" ile "kamu yararı" arasındaki dengeye göre bir hiyerarşiye tabi tutan sınıflandırmada; hizmetin bireye sağladığı somut fayda varlığını korumakla birlikte, kamusal yararın da finansmana dahil edilmesiyle "fiyat" (price) basamağından uzaklaşılan ilk aşama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harç

Cevap

Seligman'ın hiyerarşisinde fiyattan sonra gelen ve özel fayda ile kamu yararının dengelendiği ilk basamak olan harçtır.
Seligman'ın sınıflandırmasında gelirler, bireye sağlanan 'özel fayda'dan topluma sağlanan 'kamu yararı'na doğru bir spektrumda sıralanır. Bu sıralamada 'fiyat', tamamen özel faydaya ve piyasa koşullarına dayalıyken; 'harç' basamağına geçildiğinde, sunulan kamu hizmetinin bir miktar toplumsal yarar taşıdığı kabul edilir ve maliyetin tamamı değil, bir kısmı bireyden alınır. Bu nedenle harç, fiyattan uzaklaşılan ve kamusal finansmanın başladığı ilk basamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın gelir hiyerarşisini sırala
Hiyerarşi: Fiyat → Harç → Şerefiye → Vergi şeklindedir.
Sınıflandırmanın mantıksal sırasını belirlemek için.
2
Ölçütleri analiz et
Fiyat basamağında sadece özel fayda vardır. Harç basamağına geçildiğinde ise toplumsal (kamu) yarar finansmana dahil edilmeye başlanır.
Fiyat basamağından uzaklaşılan ilk noktayı tespit etmek için.
3
Doğru basamağı tespit et
Hizmetin bireye somut bir karşılık sağladığı ancak kamu yararının da devreye girdiği ilk aşama harçtır.
Soruda istenen 'fiyattan uzaklaşılan ilk aşama' tanımına uygunluğu onaylamak için.

Anahtar Kavram

Seligman'ın Gelir Hiyerarşisi Spektrumu
Soru 51Soru

Devletin, mülkiyetindeki taşınmazların satışı veya kiralanması ile sahibi olduğu kamu iktisadi teşebbüslerinin mal ve hizmet satışlarından elde ettiği 'mülk ve teşebbüs gelirleri', kamu gelirlerinin hukuki dayanaklarına göre yapılan sınıflandırmasında özel hukuk gelirleri arasında kabul edilmektedir. Bu gelir türünü vergi, harç ve resim gibi kamu hukuku gelirlerinden ayıran temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirin taraflar arasında karşılıklı rızaya dayalı bir sözleşme (akdi ilişki) çerçevesinde doğması

Cevap

Gelirin taraflar arasında karşılıklı rızaya dayalı bir sözleşme (akdi ilişki) çerçevesinde doğması
Kamu gelirlerinin hukuki dayanaklarına göre yapılan ayrımda, devletin egemenlik gücünü (jus imperiijus\ imperii) kullanmadığı, piyasa aktörleriyle eşit şartlarda ve karşılıklı rıza esasına dayalı olarak elde ettiği gelirler özel hukuk gelirleridir. Bu tür gelirler (mülk ve teşebbüs gelirleri), taraflar arasında kurulan akdi (sözleşmeye dayalı) bir ilişki sonucu doğar.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin kaynağını ve devletin konumunu analiz edin.
Mülk ve teşebbüs gelirlerinde devlet, egemenlik gücünü kullanmak yerine piyasa koşullarında bir işletmeci gibi hareket etmektedir.
Bu durum devletin özel hukuk kişileriyle eşit düzeyde bir hukuki ilişki kurduğunu gösterir.
2
Hukuki rejimi (kamu hukuku vs özel hukuk) karşılaştırın.
Kamu hukuku gelirleri (vergi vb.) tek taraflı (unilateral) iken, özel hukuk gelirleri çift taraflı (bilateral) bir irade uyuşmasına dayanır.
Hukuki ayrımın temel ölçütü, ilişkinin iradi bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığıdır.

Anahtar Kavram

Özel hukuk gelirlerinin sözleşmeye dayalı (akdi) ve iradi niteliği

Daha Fazla Pratik

Kamu hukuku gelirlerinden olan harçlar ile özel hukuk gelirlerinden olan fiyat arasındaki benzerlik ve farkları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hukuki rejimi tespit ederken 'Devlet bu işlemi yaparken tek taraflı bir emir mi veriyor, yoksa bir sözleşme mi imzalıyor?' sorusunu sormak ayrımı netleştirir.
Tahmini Süre:50s
Soru 52Soru

E. R. A. Seligman’ın kamu gelirlerini "özel fayda" ve "kamu yararı" dengesine göre sınıflandırdığı modelinde; sunulan hizmetten sağlanan özel faydanın oldukça belirgin olmasına karşın, ödemenin kişilerin isteğine bırakılmayıp cebri (zorunlu) bir nitelik taşıması ve genellikle bir bayındırlık hizmeti sonucunda gayrimenkul değerinde meydana gelen artışa dayandırılması, bu geliri hiyerarşinin hangi basamağına yerleştirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şerefiye

Cevap

Seligman'ın gelir hiyerarşisinde özel fayda ile zorunluluk (cebir) unsurunun birleştiği ve mülk değer artışına dayanan ödeme türü şerefiyedir.
Doğru cevap olan şerefiye, Seligman'ın spektrumunda devletin sunduğu bir hizmetin (yol, park, kanalizasyon vb.) belirli bir bölgedeki mülk sahiplerine sağladığı somut değer artışını (özel fayda) zorunlu bir ödeme yoluyla kamulaştırmasını ifade eder. Bu basamakta özel fayda hala mevcuttur ancak ödeme iradi (gönüllü) değil, cebridir.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın hiyerarşik kriterlerini hatırla.
Seligman, gelirleri sunulan hizmetin finansmanında "özel fayda" (bireysel karşılık) ve "kamu yararı" (toplumsal fayda) dengesine göre sıralar.
Analize başlamak için teorik çerçevenin kurulması gerekir.
2
Özel fayda ve cebir (zorunluluk) ilişkisini analiz et.
Hiyerarşide Fiyat'tan Vergi'ye gidildikçe özel fayda azalır, kamu yararı ve cebir unsuru artar. Şerefiye, özel faydanın hala yüksek olduğu ancak ödemenin zorunlu hale geldiği geçiş aşamalarından biridir.
Sorudaki karakteristik özelliklerin (özel fayda + cebir) hangi basamağa denk geldiğini bulmak için gereklidir.
3
Dayanak noktasını (mülk değer artışı) değerlendir.
Bayındırlık hizmetleri sonucu gayrimenkullerin değer kazanması nedeniyle alınan "değer artış payı" literatürde şerefiye olarak tanımlanır.
Bu spesifik özellik, geliri harçtan ve vergiden ayıran temel teknik detaydır.

Anahtar Kavram

Seligman'ın Gelir Hiyerarşisi (Fiyat -> Harç -> Şerefiye -> Vergi)

Daha Fazla Pratik

Seligman'ın spektrumundaki bu sıralamanın, devletin 'kamu kudretini' kullanma dozajındaki artışı nasıl temsil ettiğini inceleyen diğer sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 53Soru

Kamu maliyesi literatüründe gelirleri tasnif eden C.F. Bastable, devletin egemenlik gücünü kullanmadan, adeta özel bir müteşebbis gibi hareket ederek elde ettiği gelirleri 'iktisadi varlık' (economic entity) gelirleri olarak tanımlamaktadır. Hugh Dalton ise bu tür gelirleri, cebri (zorlayıcı) unsurun bulunmadığı ve bireye sağlanan özel faydanın en belirgin olduğu kategori olarak ele almaktadır. Buna göre, her iki teorisyenin de kamu gelirleri içinde özel ekonomiye en yakın ve gönüllülük esasına dayalı olarak nitelediği gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiyatlar

Cevap

Fiyatlar, her iki teorisyenin de devletin özel hukuk kurallarına en yakın ve gönüllü şekilde elde ettiği gelirleri tanımlamak için kullandığı ortak kategoridir.
Fiyatlar (Prices), Bastable'ın sınıflandırmasında devletin egemenlik gücünü kullanmadan özel bir iktisadi birim gibi hareket ederek elde ettiği 'iktisadi varlık' gelirlerini; Dalton'un sınıflandırmasında ise bireyin ödeme yapmama serbestisinin olduğu (cebri olmayan) ve karşılığında doğrudan bir mal/hizmet aldığı gelirleri temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Bastable'ın devletin iktisadi varlık (economic entity) olarak elde ettiği gelirleri tanımlayın.
Bu gelirler, devletin özel mülklerinden, ormanlarından veya sınai işletmelerinden elde ettiği ve özel hukuk gelirlerine benzeyen gelirlerdir.
Teorik ayrımın ilk ayağını kurmak için.
2
Hugh Dalton'un cebri nitelik ve özel fayda kriterlerini fiyatlar (prices) kategorisine uygulayın.
Dalton'a göre fiyatlar; cebri unsurun sıfır olduğu, buna karşılık bireye sağlanan özel faydanın maksimum olduğu gelir türüdür.
İkinci teorisyenin bakış açısını doğrulamak için.
3
Her iki tanımın ortaklaştığı noktayı belirleyin.
Gönüllülük esası ve piyasa benzeri ilişkiler 'Fiyatlar' kavramında birleşmektedir.
Doğru sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Bastable ve Dalton'un kamu gelirleri sınıflandırmasındaki iktisadi ve gönüllü gelirlerin (Fiyatlar) tespiti.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 54Soru

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırmasında Adolph Wagner; devletin gelir elde ederken bir "iktisadi işletmeci" (özel hukuk kişisi) gibi davranması ile "egemenlik gücünü" (kamu hukuku kişisi) kullanması arasında temel bir ayrım yapmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Wagner’in "özel ekonomik gelirler" (iktisadi gelirler) kategorisinde değerlendirdiği gelir türlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adalet veya noterlik gibi kamu hizmetleri karşılığında egemenlik gücüne dayanılarak alınan harçlar

Cevap

Kamu hizmetleri karşılığında egemenlik gücüne dayanılarak alınan harçlar
Adolph Wagner'in tasnifinde kamu gelirleri iki ana gruba ayrılır. Birincisi, devletin özel mülkiyetindeki varlıkları (orman, arazi vb.) veya kurduğu işletmeleri piyasa kuralları çerçevesinde işleterek elde ettiği 'Özel Ekonomik Gelirler'dir. Burada devlet, herhangi bir özel hukuk kişisi gibi hareket eder. İkincisi ise, devletin sahip olduğu siyasal otoriteyi ve egemenlik gücünü kullanarak (kamu hukuku kişisi sıfatıyla) elde ettiği 'Siyasal veya Hukuki Gelirler'dir. Harçlar, vergiler, cezalar ve resimler bu ikinci grupta yer alır. Kamu hizmetlerinden faydalananlardan alınan harçlar, devletin kamusal yetkisini gerektirdiği için özel ekonomik gelir kategorisine dahil edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in gelir sınıflandırması kriterini belirle
Devletin geliri elde ederken takındığı hukuki statü (Özel Hukuk Süjesi vs. Kamu Hukuku Süjesi).
Wagner, devletin piyasa aktörü gibi mi yoksa egemen güç olarak mı hareket ettiğine bakar.
2
Seçeneklerdeki gelirlerin niteliğini analiz et
Mülk kiraları, işletme kârları ve orman hasılatı mülkiyet/teşebbüs hakkına dayanırken; harçlar egemenlik gücüne dayanır.
Harçlar, devletin kamusal yetkisini kullanarak belirli bir hizmet karşılığında zorunlu veya yarı-zorunlu olarak tahsil ettiği bedellerdir.
3
Wagner'in kategorilerine yerleştir
Harçlar 'Siyasal veya Hukuki Gelirler' grubuna girer, diğerleri 'Özel Ekonomik Gelirler' grubundadır.
Harçlarda devlet özel hukuk kişisi gibi değil, kamu gücü sahibi olarak hareket eder.

Anahtar Kavram

Adolph Wagner'in Kamu Gelirleri Tasnifi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 55Soru

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırmasında Adolph Wagner; devletin gelir elde ederken büründüğü hukuki ve iktisadi kimliği esas almaktadır. Bu yaklaşıma göre devlet, bir özel hukuk kişisi gibi piyasa şartlarında gelir elde edebileceği gibi (özel ekonomik gelirler), sahip olduğu egemenlik gücünü kullanarak tek taraflı iradesiyle de gelir (siyasal veya hukuki gelirler) yaratabilir.

Buna göre, aşağıda verilen gelir türlerinden hangisi Wagner'in yaptığı bu ayrımda 'siyasal veya hukuki gelirler' grubuna dahil edilirken, diğerleri 'özel ekonomik gelirler' grubunda yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşınmaz sahiplerinin imar değişikliği sonrası ödedikleri yapı kullanma izin harçları

Cevap

Taşınmaz sahiplerinin imar değişikliği sonrası ödedikleri yapı kullanma izin harçları
Adolph Wagner'in sınıflandırmasında temel ölçüt devletin gelir elde ederken takındığı tavırdır. Devlet bir piyasa aktörü gibi hareket edip mal/hizmet satıyor veya mülkünü işletiyorsa 'özel ekonomik gelir' elde eder. Yapı kullanma izin harcı gibi gelirler ise devletin kamu otoritesini ve egemenlik gücünü kullanarak sunduğu izin/onay hizmetleri karşılığında tek taraflı olarak belirlenir. Bu nedenle harçlar, 'siyasal veya hukuki gelirler' grubunda yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in tasnif kriterlerini belirle
Wagner gelirleri devletin 'iktisadi kişiliği' (özel ekonomik) ve 'siyasi kişiliği' (hukuki) olarak ikiye ayırır.
Sınıflandırmanın temel mantığını anlamak için bu ayrım zorunludur.
2
Özel ekonomik gelir örneklerini analiz et
Mera kiraları, KİT karları, maden mülkiyet gelirleri ve orman hasılatı devletin bir 'mülk sahibi' veya 'işletmeci' olarak elde ettiği gelirlerdir.
Bu gelirlerde devlet piyasa kurallarına ve özel hukuk hükümlerine yakın hareket eder.
3
Siyasal veya hukuki gelirlerin niteliğini tespit et
Harçlar, devletin kamu otoritesini kullanarak ve bir kamu hizmeti karşılığında cebri unsurlar barındırarak aldığı gelirlerdir.
Harç ödemesi devletin egemenlik gücüne dayandığı için Wagner bu tür gelirleri siyasal/hukuki kategoriye koyar.

Anahtar Kavram

Wagner'in İktisadi ve Siyasi Kişilik Ayrımı
Soru 56Soru

Devletin finansal kaynaklarını 'süreklilik' (periyodiklik) ve 'net mal varlığı üzerindeki etkileri' bakımından analiz eden bir uzman, aşağıdaki gelir kalemlerinden hangisini geçici bir finansman yöntemi olması ve gelecekte bir geri ödeme yükümlülüğü doğurması nedeniyle 'olağanüstü gelir' olarak sınıflandıracaktır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hazine bonosu ve devlet tahvili ihracı yoluyla sağlanan kaynaklar

Cevap

Hazine bonosu ve devlet tahvili ihracı yoluyla sağlanan kaynaklar, süreklilik arz etmeyen bir finansman yöntemi olduğu için olağanüstü gelirdir.
Doğru cevap, hazine bonosu ve devlet tahvili ihracı yoluyla sağlanan kaynaklardır; çünkü borçlanma işlemleri bütçede süreklilik arz etmez ve devletin gelecekteki vergi gelirleri üzerinde bir yükümlülük oluşturması nedeniyle klasik bir olağanüstü gelir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu gelirlerini süreklilik ölçütüne göre gruplandır.
Vergi, harç, resim ve mülk gelirleri gibi her bütçe döneminde tekrarlanan gelirler 'olağan'; borçlanma, mülk satışı ve para basma gibi sürekliliği olmayan gelirler 'olağanüstü' kabul edilir.
Sınıflandırmanın temel dayanağı gelirin bütçeye giriş sıklığıdır.
2
Seçeneklerdeki gelir kalemlerinin niteliğini ve net mal varlığına etkisini incele.
Hazine bonosu ve tahvil ihracı bir borçlanma yöntemidir. Borçlanma, devletin net mal varlığında bir borç artışına (yükümlülük) neden olur ve süreksizdir.
Olağanüstü gelirler genellikle devletin servetinde bir azalma veya borç stokunda bir artış yaratarak finanse edilir.

Anahtar Kavram

Olağan ve Olağanüstü Gelir Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Devletin taşınmaz satışları ile kira gelirlerinin bütçe üzerindeki etkilerini karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 57Soru

Kamu gelirlerinin hukuki dayanaklarına göre yapılan sınıflandırmada, devletin egemenlik gücüne (jus imperiijus\ imperii) dayanmaksızın, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek elde ettiği "özel hukuk gelirleri" (jus gestionisjus\ gestionis) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelirlerin temelinde taraflar arasındaki irade serbestisine dayanan akdi (sözleşmeye dayalı) bir ilişki bulunur.

Cevap

Özel hukuk gelirlerinin temelinde taraflar arasındaki irade serbestisine dayanan akdi (sözleşmeye dayalı) bir ilişki bulunur.
Özel hukuk gelirleri, devletin veya kamu tüzel kişilerinin özel hukuk kurallarına (Borçlar Hukuku gibi) tabi olarak, piyasa ekonomisi içinde bireylerle eşit şartlarda kurduğu ilişkilerden elde edilir. Bu gelirlerin en belirgin özelliği, kamu gücü kullanılmadan, tarafların karşılıklı rızasıyla kurulan akdi (sözleşmesel) bir temele dayanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin dayandığı otoriteyi analiz etme
Özel hukuk gelirleri jus gestionisjus\ gestionis (özel yönetim) ilkesine dayanır.
Devlet bu alanda egemenlik gücünü kullanmaz, piyasa aktörü gibi hareket eder.
2
Hukuki rejimi belirleme
İrade serbestisi ve sözleşme hukuku (Borçlar Hukuku) kuralları geçerlidir.
Taraflar arasında hiyerarşi yoktur, hak ve yükümlülükler karşılıklı rıza ile oluşur.
3
Örneklerle eşleştirme
Mülk ve teşebbüs gelirleri (kira, satış geliri vb.) bu gruptadır.
Bu gelirler tek taraflı dayatılan değil, bir mal veya hizmetin bedeli olarak ödenen gelirlerdir.

Anahtar Kavram

Özel Hukuk Gelirleri (Jus Gestionis) ve Akdi İlişki

Daha Fazla Pratik

Devletin mülk ve teşebbüs gelirleri ile harçlar arasındaki temel fark olan 'hizmetin zorunluluğu' ve 'hukuki rejim' konusunu tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 58Soru

E. R. A. Seligman’ın kamu gelirlerini "özel fayda" ve "kamu yararı" dengesi üzerinden bir spektrumda değerlendirdiği hiyerarşik modeline göre; gelir türleri "fiyat" basamağından başlayıp sırasıyla "harç" ve "şerefiye" üzerinden "vergi" basamağına doğru ilerledikçe bu gelirlerin niteliğinde meydana gelen değişimle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödemenin karşılığında elde edilen somut ve ölçülebilir "özel fayda" payının giderek azalması

Cevap

Ödemenin karşılığında elde edilen somut ve ölçülebilir "özel fayda" payının giderek azalması
Seligman'ın modelinde gelirler, bireye sağladığı ölçülebilir karşılıktan (özel fayda), toplumun geneline sağladığı faydaya (kamu yararı) doğru bir sıralamaya tabidir. Fiyat aşamasında birey ödediği tutarın tam karşılığını özel fayda olarak alırken, vergi aşamasında doğrudan bir karşılık söz konusu değildir ve ödeme tamamen kamu yararı amacıyla yapılır. Dolayısıyla fiyattan vergiye doğru ilerlemek, özel faydanın azalıp kamu yararının artması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın sınıflandırma kriterini belirle
Seligman gelirleri "özel fayda" ve "kamu yararı" arasındaki dengeye göre ayırır.
Hiyerarşinin mantığını kavramak için temel kriteri anlamak gerekir.
2
Gelir türlerini spektrum üzerindeki konumlarına göre sırala
Sıralama: Fiyat → Harç → Şerefiye → Vergi şeklindedir.
Soruda istenen değişim yönünü takip edebilmek için hiyerarşik düzen bilinmelidir.
3
Fiyattan vergiye doğru gidildikçe değişen unsurları analiz et
Özel fayda azalır, kamu yararı artar, cebrilik (zorunluluk) artar, iradilik azalır.
Spektrumun bir ucundan diğerine geçişin teorik sonuçlarını saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Seligman'ın Kamu Gelirleri Spektrumu

İpuçları

1
Seligman'ın modelinde bir ucunda 'fiyat' (tam karşılıklı), diğer ucunda 'vergi' (karşılıksız) olan bir çizgi hayal edin.
2
Devletin sunduğu hizmetten size düşen somut payın nerede en yüksek olduğunu düşünün; fiyatta mı yoksa vergide mi?
3
Fiyat tamamen kişisel bir alım iken, vergi toplumsal bir yükümlülüktür. Bu geçişte kişisel fayda azalırken toplumsal yarar ve zorunluluk artar.

Daha Fazla Pratik

Seligman'ın hiyerarşisinde 'şerefiye' ödemesinin hem vergiye hem de harca benzeyen yönlerini karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 59Soru

Devletin iktisadi faaliyetleri sonucunda elde ettiği ve hukuki rejimi itibarıyla özel hukuk hükümlerine (Borçlar Kanunu vb.) tabi olan mülk ve teşebbüs gelirleri, vergi ve harç gibi kamu hukuku gelirlerinden temel bir noktada ayrılmaktadır.

Buna göre, mülk ve teşebbüs gelirlerinin kamu hukuku gelirlerinden ayrıldığı temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirin dayanağının devletin tek taraflı iradesi yerine, taraflar arasındaki rızaya dayalı akdi (sözleşmeye dayalı) bir ilişki olması

Cevap

Gelirin dayanağının devletin tek taraflı iradesi yerine, taraflar arasındaki rızaya dayalı akdi (sözleşmeye dayalı) bir ilişki olması
Devletin özel hukuk gelirleri (özellikle mülk ve teşebbüs gelirleri), devletin egemenlik gücünü (jus imperiijus\ imperii) kullanmadığı, piyasa aktörü gibi hareket ettiği (jus gestionisjus\ gestionis) alanlarda doğar. Bu gelirlerin en temel ayırt edici özelliği, vergi gibi cebri ve tek taraflı olmaması; taraflar arasında özgür iradeye dayalı, sözleşmesel (akdi) ve karşılıklı bir ilişkiye dayanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki dayanak ayrımını analiz etmek
Kamu gelirleri; devletin egemenlik gücüne dayananlar (kamu hukuku) ve dayanmayanlar (özel hukuk) olarak ikiye ayrılır.
Sorunun odak noktası olan 'mülk ve teşebbüs gelirleri'nin hangi grupta olduğunu belirlemek gerekir.
2
Özel hukuk gelirlerinin (Jus Gestionis) özelliklerini belirlemek
Bu gelirler akdi ilişkiye (sözleşme), irade serbestisine ve karşılıklılık (ivazlılık) esasına dayanır.
Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği 'dometik' gelirlerdir.
3
Kamu hukuku gelirleri ile karşılaştırmak
Vergi, harç ve resim gibi gelirler devletin tek taraflı iradesine (cebri) dayanırken; mülk gelirleri tarafların rızasına dayalıdır.
Ayrıcı faktör, hukuki ilişkinin 'tek taraflı' (unilateral) mı yoksa 'çift taraflı/sözleşmeli' (bilateral) mi olduğudur.

Anahtar Kavram

Hukuki Dayanaklarına Göre Kamu Gelirleri Ayrımı (Jus Imperii vs. Jus Gestionis)

Daha Fazla Pratik

Devletin taşınmaz satış gelirleri ile harçlar arasındaki hukuki rejim farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 60Soru

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırılmasında Hugh Dalton, gelirlerin cebri niteliği ile bireye sağlanan özel fayda arasındaki ilişkiyi temel alırken; C.F. Bastable devleti 'iktisadi bir varlık' (economic entity) ve 'hukuki bir varlık' (juridical entity) olarak iki farklı kapasitede değerlendirmiştir. Buna göre, Bastable'ın devletin mülk ve teşebbüslerinden elde ettiği 'iktisadi varlık gelirleri' kategorisi, Dalton'un sınıflandırmasında yer alan aşağıdaki gelir türlerinden hangisiyle kavramsal olarak örtüşmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiyatlar

Cevap

Bastable'ın iktisadi varlık gelirleri, Dalton'un sınıflandırmasındaki 'Fiyatlar' kategorisi ile örtüşmektedir.
C.F. Bastable'ın 'iktisadi varlık gelirleri', devletin kamu gücünü kullanmadan, adeta özel bir birey veya işletme gibi mülklerinden ve teşebbüslerinden elde ettiği gelirlerdir. Bu gelirler iradi (akdi) niteliktedir. Hugh Dalton'un sınıflandırmasında ise cebri niteliği bulunmayan, piyasa fiyatına benzeyen ve ödeyene doğrudan özel fayda sağlayan gelir türü 'Fiyatlar' olarak adlandırılır. Bu nedenle her iki kategoride de devletin 'müteşebbis' kimliği ve gelirin 'gönüllü' karakteri ön plandadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bastable'ın teorisini analiz etme
Bastable devleti 'iktisadi varlık' (özel hukuk kişisi gibi hareket eden, mülk ve teşebbüs sahibi) ve 'hukuki varlık' (kamu hukuku gücünü kullanan) olarak ikiye ayırır.
Soruda sorulan 'iktisadi varlık gelirleri'nin niteliğini (iradi/sözleşmeli) belirlemek için gereklidir.
2
Dalton'un kriterlerini uygulama
Dalton gelirleri cebir (zorlama) ve özel fayda derecesine göre ayırır.
İki kuramcı arasındaki kavramsal köprüyü kurmak için Dalton'un kategorilerinin (Vergi, Fiyat, Harç, Şerefiye) özelliklerini hatırlamak gerekir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Bastable'ın mülk ve teşebbüs gelirleri (iktisadi varlık) piyasa koşullarına yakındır. Dalton'da piyasa koşullarına en yakın, cebir içermeyen ve fayda odaklı gelir 'Fiyatlar'dır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için iki farklı teorik çerçevenin ortak noktası olan 'özel ekonomi benzerliği' tespit edilir.

Anahtar Kavram

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırmasında kurumsal kimlik (Bastable) ile cebir/fayda (Dalton) arasındaki ilişki.

Daha Fazla Pratik

Seligman'ın 'Akdi (Sözleşmeli), Yarı Cebri ve Cebri' sınıflandırması ile Dalton'un kategorilerini kıyaslayan sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 8Sonraki
Kamu Gelirlerinin Sınıflandırılması Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 3 | Examkin