Kamu Gelirlerinin Sınıflandırılması

160 soru

Soru 21Soru

Kamu gelirlerinin tasnifinde, devletin egemenlik gücüne (jus imperiijus\ imperii) dayanmaksızın, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek (jus gestionisjus\ gestionis) elde ettiği "mülk ve teşebbüs gelirleri" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirin hukuki dayanağı egemenlik gücü değil, tarafların serbest iradesiyle kurulan bir sözleşme ilişkisi ve Borçlar Hukuku prensipleridir.

Cevap

Gelirin hukuki dayanağı egemenlik gücü değil, tarafların serbest iradesiyle kurulan bir sözleşme ilişkisi ve Borçlar Hukuku prensipleridir.
Devletin mülk ve teşebbüs gelirleri, özel hukuk rejimine tabidir. Bu gelirler elde edilirken devlet bir özel hukuk kişisi gibi (jus gestionisjus\ gestionis) hareket eder, dolayısıyla ilişki tek taraflı irade beyanına değil, tarafların karşılıklı rızasıyla kurulan sözleşmelere ve Borçlar Hukuku hükümlerine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin kaynağını belirleyin
Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin mülkiyetindeki varlıkları (taşınmazlar, işletmeler) yönetmesinden elde edilir.
Bu gelirler devletin egemenlik gücünden değil, varlık yönetiminden kaynaklanır.
2
Hukuki rejimi (jus imperii vs. jus gestionis) analiz edin
Devlet bu işlemlerde kamu gücü kullanmak yerine özel hukuk kişisi gibi hareket eder (jus gestionisjus\ gestionis).
Taraflar arasındaki ilişki hiyerarşik değil, eşitler arası bir sözleşme ilişkisidir.
3
Tahsil ve yargı yolunu tespit edin
Sözleşme serbestisine dayanması nedeniyle Borçlar Hukuku kuralları geçerlidir ve uyuşmazlıklar adli yargıda görülür.
Kamu hukuku rejiminden farklı olarak, burada zorlayıcılık (cebrilik) ve tek taraflılık bulunmaz.

Anahtar Kavram

Kamu Hukuku ve Özel Hukuk Gelirleri Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Devletin egemenlik gücüne dayanarak elde ettiği 'harç' ve 'resim' gibi gelirlerin mülk gelirlerinden farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 22Soru

E. R. A. Seligman tarafından geliştirilen kamu gelirleri hiyerarşisinde; ödemelerin "fiyat" basamağından başlayıp "vergi" basamağına doğru evrilmesi sürecinde gözlemlenen temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireysel (özel) faydanın giderek azalması ve toplumsal (kamu) yararı düşüncesinin baskın hale gelmesi

Cevap

Bireysel faydanın azalması ve kamu yararı düşüncesinin baskın hale gelmesi
E. R. A. Seligman’ın modelinde kamu gelirleri bir spektrum üzerinde sıralanır. Bu spektrumun bir ucunda, bireyin tam bir karşılık aldığı ve 'özel fayda'nın hakim olduğu 'Fiyat' yer alırken; diğer ucunda bireysel karşılığın bulunmadığı ve sadece toplumsal 'kamu yararı'nın gözetildiği 'Vergi' yer alır. Dolayısıyla hiyerarşide ilerledikçe özel fayda payı azalırken kamu yararı payı artar.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın sınıflandırma kriterini belirlemek
Seligman gelirleri O¨zelFaydaÖzel Fayda ve KamuYararıKamu Yararı arasındaki dengeye göre hiyerarşiye tabi tutar.
Hangi kriterin (fayda dengesi) temel alındığını anlamak analizin ilk adımıdır.
2
Hiyerarşinin uç noktalarını analiz etmek
FiyatFiyat basamağında özel fayda maksimumdur; VergiVergi basamağında ise kamu yararı mutlak hale gelir.
Hiyerarşinin yönünü (Fiyat \rightarrow Harç \rightarrow Şerefiye \rightarrow Vergi) belirlemek değişimin doğasını gösterir.
3
Değişimin yönünü saptamak
Fiyattan vergiye gidildikçe özel fayda azalır, kamu yararı ve cebir (zorunluluk) artar.
Soru kökündeki 'evrilme süreci' bu doğrusal değişimi sormaktadır.

Anahtar Kavram

Seligman'ın Gelir Hiyerarşisi (Fayda Spektrumu)
Soru 23Soru

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırmasında Hugh Dalton, gelirin cebri niteliği ile bireye sağladığı özel fayda arasındaki ilişkiyi temel alırken; C.F. Bastable devleti farklı kimliklerle ele almaktadır. Buna göre, Dalton'un tasnifinde yer alan ve "ödemenin tamamen isteğe bağlı olduğu, cebriliğin bulunmadığı ve bireysel faydanın esas olduğu" gelir türü, Bastable'ın aşağıdaki kategorilerinden hangisi ile içerik bakımından örtüşmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin iktisadi bir varlık (economic entity) olarak elde ettiği gelirler

Cevap

Devletin iktisadi bir varlık (economic entity) olarak elde ettiği gelirler
Hugh Dalton'un dörtlü sınıflandırmasında (Vergi, Harç, Şerefiye, Fiyat) cebriliğin bulunmadığı tek kategori 'fiyat'tır. Bu kategori, bireylerin kendi istekleriyle bir mal veya hizmet karşılığında devlete ödedikleri tutarları ifade eder. C.F. Bastable ise gelirleri devletin kimliğine göre ayırırken, devletin kamu gücünü kullanmadan, mülk ve teşebbüslerinden (özel hukuk tüzel kişisi gibi) elde ettiği gelirleri 'iktisadi varlık' (economic entity) başlığı altında toplar. Dolayısıyla her iki kavram da devletin piyasa temelli, cebri olmayan gelirlerini tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dalton'un tasnifindeki cebriliğin bulunmadığı gelir türünü belirlemek.
Bu gelir türü 'fiyat' (prices) kategorisidir.
Dalton'a göre fiyatlar, cebriliğin sıfır olduğu ve bireye sağlanan özel faydanın en yüksek olduğu iradi gelirlerdir.
2
Bastable'ın iktisadi ve hukuki varlık ayrımını analiz etmek.
İktisadi varlık; devletin mülk ve teşebbüslerinden elde ettiği özel hukuk benzeri gelirlerdir.
Bastable, devleti bir piyasa aktörü (iktisadi varlık) olarak gördüğünde elde edilen gelirlerin cebri olmadığını savunur.
3
İki düşünürün kategorileri arasında eşleştirme yapmak.
Dalton'un 'Fiyat' kategorisi = Bastable'ın 'İktisadi Varlık' kategorisi.
Her iki tanım da devletin egemenlik gücünü (imperium) kullanmadan elde ettiği, piyasa temelli gelirleri ifade eder.

Anahtar Kavram

Kamu Gelirlerinin Teorik Sınıflandırılması (Dalton ve Bastable Karşılaştırması)

Daha Fazla Pratik

Dalton'un sınıflandırmasında yer alan 'Şerefiyeler' ile Bastable'ın 'Hukuki Varlık' kavramı arasındaki ilişkiyi inceleyiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 24Soru

Kamu gelirlerinin tasnifinde kullanılan "özel ekonomi gelirleri" (jusjus gestionisgestionis) ve "kamu ekonomisi gelirleri" (jusjus imperiiimperii) ayrımı dikkate alındığında, bu iki gelir türünün hukuki ve iktisadi niteliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu hizmetlerinden yararlananların ödediği harçlar, bir hizmet karşılığı olmaları sebebiyle devletin egemenlik gücünü kullanmadığı "özel ekonomi gelirleri" arasında yer alır.

Cevap

Kamu hizmetlerinden yararlananların ödediği harçların bir hizmet karşılığı olması nedeniyle özel ekonomi geliri (jusjus gestionisgestionis) olarak sınıflandırılması yanlıştır; harçlar kamu gücüne dayanan jusjus imperiiimperii gelirleridir.
Harçlar, devletin sunduğu bir kamu hizmetinden yararlanan kişilerden, devletin egemenlik gücüne dayanarak ve kamu hukuku kuralları çerçevesinde topladığı gelirlerdir. Bir hizmet karşılığı olmaları onları özel ekonomi gelirleri (jusjus gestionisgestionis) yapmaz; çünkü bu tür gelirlerde taraflar arası eşitlik değil, devletin tek taraflı belirleme gücü esastır. Dolayısıyla harçların özel ekonomi geliri olarak sınıflandırılması hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Özel ekonomi ve kamu ekonomisi gelirlerinin temel ayrım kriterini belirleyin.
Temel kriter devletin egemenlik gücünü (jusjus imperiiimperii) kullanıp kullanmamasıdır.
Bu ayrım, gelirin hangi hukuk dalına (özel hukuk vs. kamu hukuku) ve hangi yargı koluna tabi olduğunu belirler.
2
Harçların hukuki mahiyetini analiz edin.
Harçlar, bir hizmet karşılığı alınsa da kanunla konulur ve devletin egemenlik gücüne dayanır.
Harçların belirlenmesinde taraflar arasında bir eşitlik veya sözleşme serbestisi yoktur; bu durum onları kamu ekonomisi geliri yapar.
3
Diğer seçeneklerdeki hukuki rejim ve yargı kolu bilgilerini kontrol edin.
Özel ekonomi gelirleri için adli yargı ve eşitlik; kamu ekonomisi için idari yargı ve tek taraflılık bilgilerinin doğru olduğu teyit edildi.
Maliye teorisinde jusjus gestionisgestionis (fiskus sıfatı) ve jusjus imperiiimperii (siyasi otorite) ayrımı bu kavramsal çerçeve üzerine kuruludur.

Anahtar Kavram

Jus Imperii ve Jus Gestionis Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

Kamu gelirleri, bütçeye girişlerindeki süreklilik ve periyodiklik esasına göre yapılan sınıflandırmada; devletin normal faaliyetlerini sürdürmek amacıyla her yıl düzenli olarak elde ettiği gelirler "olağan", savaş, doğal afet veya bütçe açığı gibi arızi durumlarda başvurulan kaynaklar ise "olağanüstü" olarak tanımlanır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin "olağanüstü" nitelikteki bir geliri olarak değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlete ait bir kamu binasının veya arazisinin satışından elde edilen bedel

Cevap

Devlete ait bir kamu binasının veya arazisinin satışından elde edilen bedel, devletin servetinde bir azalma meydana getiren ve süreklilik arz etmeyen bir kaynak olduğu için olağanüstü gelir niteliğindedir.
Olağanüstü gelirler; savaş, doğal afet veya büyük çaplı yatırımların finansmanı gibi durumlarda başvurulan, bütçede her yıl yer almayan kaynaklardır. Devlete ait taşınmazların satışı (özelleştirme gelirleri dahil) ve devlet borçlanması bu kategorinin en tipik örnekleridir. Satış işlemi sonucunda devletin bir varlığı eksilir ve bu işlem her yıl aynı varlık üzerinden tekrarlanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin süreklilik durumunu analiz etme
Olağan gelirlerin her bütçe döneminde düzenli olarak tekrarlanması, olağanüstü gelirlerin ise arızi (geçici) olması gerektiği belirlenir.
Sınıflandırmanın temel ölçütü bütçeye girişindeki periyodikliktir.
2
Varlık üzerindeki etkiyi değerlendirme
Mülk gelirlerinin (kira, kâr payı) serveti koruduğu, mülk satışlarının ise serveti nakde çevirdiği tespit edilir.
Mülk satışları sermaye itfası niteliğinde olduğu için olağanüstü kategorisindedir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğruyu belirleme
Vergi, harç ve kira gelirleri düzenli iken; mülk satış bedelinin bir kerelik ve süreksiz olduğu görülür.
Olağanüstü gelirler bütçe açıklarını kapatmak veya olağanüstü giderleri finanse etmek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Olağan ve Olağanüstü Gelir Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Borçlanma gelirlerinin neden olağanüstü gelir sayıldığını ve bu durumun bütçe dengesi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 26Soru

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırmasında Adolph Wagner tarafından ortaya konulan yaklaşım, devletin iktisadi faaliyetlerini ve kullandığı yetkileri esas alır. Bu yaklaşıma göre; devletin bir özel hukuk kişisi gibi piyasa koşullarında taşınmaz yöneterek veya ticari işletme işleterek elde ettiği hasılat ile devletin kamusal otoritesini ve egemenlik gücünü kullanarak tahsil ettiği vergi veya harç gibi gelirlerin Wagner tasnifindeki yeri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piyasa koşullarında elde edilen hasılat 'özel ekonomik gelirler', egemenlik gücüne dayanan gelirler ise 'siyasal ve hukuki gelirler' olarak adlandırılır.

Cevap

Piyasa koşullarında elde edilen hasılat 'özel ekonomik gelirler', egemenlik gücüne dayanan gelirler ise 'siyasal ve hukuki gelirler' olarak adlandırılır.
Adolph Wagner'in sınıflandırmasında temel ölçüt, devletin geliri elde ederken hangi hukuki statüye sahip olduğudur. Eğer devlet bir özel hukuk kişisi gibi (piyasa aktörü) hareket ederek mülklerinden (orman, arazi kirası) veya işletmelerinden (KİT kârları) gelir sağlıyorsa, bu 'özel ekonomik gelir'dir. Eğer devlet kamu gücünü kullanarak (vergi, harç gibi) egemenlik hakkına dayanarak gelir elde ediyorsa, bu 'siyasal ve hukuki gelir'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in tasnif kriterini belirle.
Devletin hangi hukuki sıfatla (Özel hukuk kişisi vs. Kamu otoritesi) hareket ettiği.
Wagner, gelirleri devletin iktisadi hayata katılım biçimine göre ayırır.
2
Özel ekonomik gelirlerin kapsamını analiz et.
Mülk gelirleri (kira, orman hasılatı) ve teşebbüs gelirleri (KİT karları).
Burada devlet bir özel şahıs gibi piyasada rekabet eder veya mülk yönetir.
3
Siyasal ve hukuki gelirlerin kapsamını analiz et.
Vergiler, harçlar, resimler ve para cezaları.
Bu gelirler devletin tek taraflı zorlama gücüne (imperium) dayanır.

Anahtar Kavram

Wagner'in Kamu Gelirleri İkilisi: Özel Ekonomik vs. Siyasal/Hukuki

Daha Fazla Pratik

Seligman'ın gelir sınıflandırmasındaki 'yarı-akitsiz' gelirler ile Wagner'in 'siyasal gelirleri' arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru

E. R. A. Seligman tarafından geliştirilen kamu gelirleri hiyerarşisinde; kamu gelirlerinin "fiyat" basamağından başlayarak sırasıyla "harç", "şerefiye" ve nihayetinde "vergi" basamağına doğru evrilmesi sürecinde yaşanan değişimle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödemenin karşılıksızlık özelliği artarken, sunulan hizmetten sağlanan bireysel faydanın yerini toplumsal yarar alır.

Cevap

Kamu gelirleri fiyattan vergiye doğru evrildikçe, bireysel fayda yerini toplumsal yarara bırakır ve ödemeler karşılıksız bir nitelik kazanır.
Seligman'ın tasnifinde temel kriter, bir gelirin ne kadarının 'özel fayda' ne kadarının 'kamu yararı' sağladığıdır. Fiyatta tamamen özel fayda hakimken ve ödeme gönüllüyken; vergi basamağına gelindiğinde özel fayda tamamen ortadan kalkar, yerini toplumsal yarara bırakır ve ödeme devletin egemenlik gücüne dayalı olarak karşılıksız ve cebri hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın hiyerarşik sıralamasını hatırla.
Sıralama: Fiyat → Harç → Şerefiye → Vergi şeklindedir.
Hiyerarşinin yönünü belirlemek analizin temelidir.
2
Kullanılan ölçütleri (bireysel fayda vs. kamu yararı) analiz et.
Fiyat en yüksek bireysel faydayı, vergi ise en yüksek kamu yararını temsil eder.
Seligman'ın ayrım noktası 'özel menfaat' ile 'genel yarar' arasındaki dengedir.
3
Değişimin yönünü değerlendir.
Fiyattan vergiye doğru gidildikçe ödeme üzerindeki bireysel karşılık (quid pro quo) zayıflar ve egemenlik gücüne dayalı cebir artar.
Doğru seçeneğe ulaşmak için değişkenler arasındaki ters yönlü ilişkiyi kurmak gerekir.

Anahtar Kavram

Seligman'ın Gelir Hiyerarşisi Spektrumu

Daha Fazla Pratik

Seligman'ın 'şerefiye' (Special Assessment) tanımı ile Türk hukukundaki 'Harcamalara Katılma Payları' arasındaki benzerlikleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 28Soru

Kamu gelirlerinin teorik ayrımında devletin "iktisadi bir işletmeci" gibi hareket edip etmediğini temel alan Adolph Wagner; gelirleri iki ana grupta toplamıştır. Bu sınıflandırma mantığına göre, aşağıdakilerden hangisi devletin egemenlik gücüne (imperiumimperium) dayanarak elde ettiği "siyasal/hukuki gelirler" kategorisinde yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirli bir kamu hizmetinden özel fayda sağlayanların ödediği harçlar

Cevap

Kamu hizmetlerinden yararlananlardan tahsil edilen harçlar, Wagner'in sınıflandırmasında devletin egemenlik gücünü kullandığı siyasal/hukuki gelirler kategorisinde yer almaktadır.
Adolph Wagner kamu gelirlerini iki ana başlıkta toplar: 1) Özel Ekonomik Gelirler (devletin bir özel hukuk kişisi gibi, mülk ve teşebbüslerinden elde ettiği gelirler), 2) Siyasal/Hukuki Gelirler (devletin egemenlik gücüne dayanarak elde ettiği vergi, harç, resim gibi gelirler). Kamu hizmetleri karşılığında alınan harçlar, devletin kamu otoritesini kullanmasıyla elde edildiğinden siyasal/hukuki gelirler kategorisine girer.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in sınıflandırma kriterini belirle.
Devletin geliri elde ederken bir "özel hukuk kişisi/işletmeci" gibi mi yoksa "kamu otoritesi/egemen güç" olarak mı hareket ettiğine bakılır.
Wagner, gelirleri devletin iktisadi hayata katılım biçimine ve hukuki statüsüne göre ikiye ayırır.
2
Özel ekonomik gelirleri analiz et.
Mülk ve teşebbüs gelirleri (KİT karları, kira, orman hasılatı) bu gruptadır.
Burada devlet piyasa şartlarına tabidir ve zorlama gücü (cebir) kullanmaz.
3
Siyasal/Hukuki gelirleri analiz et.
Vergi, harç, resim ve para cezaları bu gruptadır.
Bu gelirler devletin kamusal gücüne (imperium) dayalı olarak tek taraflı belirlenir.

Anahtar Kavram

Wagner'in Gelir Sınıflandırması: Özel Ekonomik vs. Siyasal/Hukuki Gelirler
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 29Soru

Kamu gelirlerinin tasnifinde, gelirin dayandığı hukuki temele göre yapılan 'kamu hukuku gelirleri' (jus imperiijus\ imperii) ve 'özel hukuk gelirleri' (jus gestionisjus\ gestionis) ayrımı büyük önem taşımaktadır. Buna göre, devletin bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek elde ettiği 'özel hukuk gelirleri' ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelirlerin tahsilinde devlet, kamu gücünden kaynaklanan 're'sen tahakkuk' ve 'icrailik' yetkilerini kullanarak tek taraflı işlem tesis eder.

Cevap

Devletin özel hukuk gelirleri elde ederken 're'sen tahakkuk' ve 'icrailik' gibi kamu gücü ayrıcalıklarını kullanabileceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü bu yetkiler yalnızca egemenlik gücüne dayanan kamu hukuku gelirleri için geçerlidir.
Devletin özel hukuk gelirleri (jus gestionisjus\ gestionis), devletin bir mülk sahibi veya ticari girişimci gibi hareket ederek elde ettiği gelirlerdir. Bu alanda devlet, bireylerle eşit hukuki statüdedir. 'Re'sen tahakkuk' ve 'icrailik' ise devletin tek taraflı iradesiyle borç yaratma ve bu borcu yargı kararı olmaksızın cebren tahsil etme yetkisini ifade eder ki bu yetkiler sadece egemenlik gücüne (jus imperiijus\ imperii) dayanan vergi, resim, harç gibi kamu hukuku gelirlerinde mevcuttur. Dolayısıyla bu yetkilerin özel hukuk gelirlerinde kullanıldığını savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Özel hukuk gelirlerinin (jus gestionisjus\ gestionis) temel niteliğini belirle.
Devletin mülkiyetindeki taşınmazları kiralaması veya işletmelerinden kar elde etmesi gibi faaliyetler, devletin egemenlik gücünü kullanmadığı, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği alanlardır.
Soruda istenen 'yanlış' ifadeyi bulmak için bu gelirlerin hukuki rejimini anlamak gerekir.
2
Kamu gücü ayrıcalıklarının (jus imperiijus\ imperii) kapsamını değerlendir.
'Re'sen tahakkuk' (idarenin tek taraflı işlemiyle borç doğurması) ve 'icrailik' (zorla tahsil yetkisi), devletin üstün yetkilerle donatıldığı vergi gibi kamu hukuku gelirlerine özgüdür.
Özel hukuk ilişkilerinde devlet bu üstün yetkilere sahip değildir; alacağını ancak genel hükümler çerçevesinde takip edebilir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri karşılaştır.
Sözleşme temeli, tarafların eşitliği, adli yargı yolu ve piyasa fiyatı özel hukuk gelirlerinin doğru özellikleriyken; tek taraflı işlem ve icrailik yetkisi yanlış bir nitelendirmedir.
Özel hukuk gelirlerinde ilişki 'iki taraflı' (bilateral) olup irade serbestisine dayanır.

Anahtar Kavram

Özel hukuk gelirlerinde devletin egemenlik gücünü (jus imperiijus\ imperii) değil, yönetim yetkisini (jus gestionisjus\ gestionis) kullanması ve taraflar arası eşitlik.

Daha Fazla Pratik

Devletin egemenlik gücüne dayalı ancak karşılıklı olan 'harçlar' ile tamamen karşılıksız olan 'vergiler' arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 30Soru

Kamu ekonomisi içerisinde devletin, mülkiyetindeki bir taşınmazı özel bir kişiye kiralaması veya bir kamu iktisadi teşebbüsü aracılığıyla piyasaya mal/hizmet sunması sonucunda elde ettiği gelirler "özel hukuk gelirleri" (jus gestionisjus\ gestionis) olarak nitelendirilir. Bu tür gelirleri; vergi, resim ve harç gibi "kamu hukuku gelirlerinden" (jus imperiijus\ imperii) ayıran en temel hukuki ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirin taraflar arasında karşılıklı rızaya dayalı bir sözleşme ilişkisinden doğması

Cevap

Özel hukuk gelirlerini kamu hukuku gelirlerinden ayıran temel ölçüt, bu gelirlerin devletin egemenlik gücüne (jus imperiijus\ imperii) değil, tarafların eşitliği ve irade serbestisi ilkesine dayanan bir sözleşme ilişkisinden (jus gestionisjus\ gestionis) doğmasıdır.
Özel hukuk gelirleri (jus gestionisjus\ gestionis), devletin özel bir kişi gibi hareket ederek elde ettiği gelirlerdir. Bu gelirlerin temel kaynağı egemenlik hakkı değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşmedir. Bu ilişkide irade serbestisi hakimdir ve uyuşmazlıklar genellikle adli yargıda çözülür.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin elde edilme yöntemini analiz etme
Devletin mülk ve teşebbüs gelirlerinde bir piyasa aktörü gibi hareket ettiği saptanmıştır.
Özel hukuk gelirlerinde devlet, egemenlik gücünü bir kenara bırakarak özel hukuk kurallarına tabi olur.
2
Hukuki rejimi karşılaştırma
Vergi ve harçlar tek taraflı (unilateral) iken, kira ve satış gelirleri iki taraflı (bilateral) bir irade uyuşmasına dayanır.
Kamu hukuku ve özel hukuk ayrımı, ilişkinin dayandığı otorite veya rıza unsuruna göre yapılır.

Anahtar Kavram

Özel Hukuk Gelirleri ve Sözleşme Serbestisi

Daha Fazla Pratik

Mülk ve teşebbüs gelirlerinin (dometik gelirler) bütçe içerisindeki yerini ve vergi dışı gelirlerle olan ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 31Soru

Mali literatürde gelirleri "özel fayda" ve "kamu yararı" arasındaki dengeye göre bir spektrumda inceleyen Seligman'ın modelinde; ödemelerin "fiyat" niteliğinden "vergi" niteliğine evrilmesi sürecinde yaşanan temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin elde ettiği somut karşılığın (özel fayda) yerini kademeli olarak toplumsal çıkara (kamu yararı) bırakması

Cevap

Bireyin elde ettiği somut karşılığın yerini toplumsal çıkarın alması
Seligman'ın kamu gelirleri sınıflandırması, bireye sağlanan özel fayda ile toplumun tamamına sağlanan kamu yararı arasındaki ilişkiye dayanır. Fiyat basamağında özel fayda maksimum düzeydeyken, hiyerarşide harç ve şerefiye üzerinden vergiye doğru ilerledikçe bu özel fayda azalır ve yerini tamamen kamu yararına (karşılıksızlığa) bırakır.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın hiyerarşisindeki uç noktaları belirle
En başta "fiyat" (tamamen özel fayda), en sonda "vergi" (tamamen kamu yararı) yer alır.
Geçişin yönünü anlamak için başlangıç ve bitiş noktalarının karakterini bilmek gerekir.
2
Fayda dengesini analiz et
Fiyatta birey ödediği bedelin tam karşılığını alırken, vergide doğrudan bir karşılık almaz.
Hiyerarşide ilerledikçe ödemenin karşılıksızlık özelliği artmaktadır.
3
Değişimi yorumla
Süreç, özel faydanın azalması ve kamu yararının baskın hale gelmesi olarak özetlenir.
Seligman'ın modelinin temel ayırt edici ölçütü bu dengedir.

Anahtar Kavram

Seligman'ın Gelir Spektrumu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 32Soru

Kamu gelirlerinin hukuki dayanaklarına göre yapılan sınıflandırmada; devletin egemenlik gücünü (jus imperiijus\ imperii) kullanmadığı, piyasa koşulları çerçevesinde bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek elde ettiği "özel hukuk gelirleri" (jus gestionisjus\ gestionis) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelirler devlet ile birey arasındaki rızaya dayalı bir sözleşme ilişkisinden doğar ve kural olarak özel hukuk (Borçlar Hukuku) hükümlerine tabidir.

Cevap

Özel hukuk gelirleri, devlet ile birey arasındaki rızaya dayalı bir sözleşme ilişkisinden doğar ve kural olarak özel hukuk (Borçlar Hukuku) hükümlerine tabidir.
Özel hukuk gelirleri (jus gestionisjus\ gestionis), devletin piyasa ekonomisi kuralları içinde, bireylerle eşit şartlarda girdiği hukuki ilişkilerden (örneğin mülklerin kiralanması veya satılması) elde edilir. Bu ilişkiler rızaya dayalı sözleşmelerle kurulduğu için uyuşmazlıklar Borçlar Hukuku çerçevesinde adli yargıda çözümlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin hukuki kaynağını analiz et
Devletin egemenlik gücüne (jus imperiijus\ imperii) değil, bir özel hukuk kişisi gibi hareket etmesine (jus gestionisjus\ gestionis) dayandığı belirlenir.
Bu ayrım, uygulanacak hukuki rejimi ve uyuşmazlık çözüm yerini belirler.
2
İlişkinin niteliğini değerlendir
İlişkinin 'tek taraflı' (cebri) değil, 'iki taraflı' (iradi/sözleşmesel) olduğu görülür.
Özel hukuk gelirlerinde devlet, karşı tarafla eşit hukuki statüde bir sözleşme (kira, satış vb.) yapar.
3
Uygulanacak mevzuatı belirle
Kamu hukuku değil, Borçlar Hukuku gibi özel hukuk hükümlerinin esas alınması gerektiği sonucuna varılır.
Egemenlik gücü kullanılmadığı için uyuşmazlıklar idari yargıda değil, adli yargıda çözülür.

Anahtar Kavram

Özel Hukuk Gelirleri (Jus Gestionis) ve Kamu Hukuku Gelirleri (Jus Imperii) Ayrımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 33Soru

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırmasında Adolph Wagner tarafından geliştirilen ve devletin iktisadi hayattaki rollerini 'özel hukuk süjesi' ve 'kamu hukuku süjesi' ayrımına dayandıran yaklaşım dikkate alındığında, bu tasnife ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harçlar, belirli bir kamu hizmetinden yararlanma karşılığında ödenmesi ve belirgin bir fayda-maliyet ilişkisi içermesi nedeniyle Wagner tarafından 'Özel Ekonomik Gelirler' (Hasılatlar) kategorisine dahil edilmiştir.

Cevap

Harçlar, belirli bir kamu hizmetinden yararlanma karşılığında ödenmesi ve fayda-maliyet ilişkisi içermesi nedeniyle Wagner tarafından 'Özel Ekonomik Gelirler' kategorisine dahil edilmiştir ifadesi yanlıştır.
Adolph Wagner'in tasnifinde harçlar 'Siyasal ve Hukuki Gelirler' grubunda yer alır. Harçların bir kamu hizmeti karşılığında alınması (fayda unsuru), onları Wagner'in gözünde özel ekonomik gelir yapmaz; çünkü bu hizmet devletin egemenlik gücü ve kamu otoritesi sıfatıyla sunulmaktadır. Wagner, gelirin niteliğinden çok, geliri elde eden kurumun o andaki 'hukuki statüsüne' önem verir.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in temel ayrım kriterini tanımla
Wagner gelirleri devletin 'Özel Hukuk Süjesi' (özel kişi gibi) veya 'Kamu Hukuku Süjesi' (egemen güç) olmasına göre ayırır.
Bu kriter, gelirin cebri olup olmamasından ziyade devletin hukuki statüsüne odaklanır.
2
Özel ekonomik gelirlerin (hasılatların) kapsamını belirle
Devletin mülklerinden (orman, taşınmaz) ve ticari işletmelerinden (KİT kârları) elde ettiği gelirler bu gruptadır.
Burada devlet piyasa aktörü gibi hareket eder.
3
Siyasal ve hukuki gelirlerin kapsamını ve harçların yerini analiz et
Vergi, resim, harç ve para cezaları bu gruptadır.
Harçlar bir hizmet karşılığı olsa da, bu hizmet 'kamu otoritesi' tarafından sunulduğu için Wagner harçları siyasal/hukuki gelir sayar.
4
Hatalı ifadeyi tespit et
Harçların özel ekonomik gelir (hasılat) olduğunu savunan ifade Wagner'in teorisiyle çelişir.
Wagner, harçların 'fayda' özelliğini değil, sunulan hizmetin 'kamusal otorite' niteliğini esas alır.

Anahtar Kavram

Adolph Wagner'e göre kamu gelirlerinin tasnifinde belirleyici unsur, devletin geliri elde ederken büründüğü hukuki statüdür (Özel Hukuk vs. Kamu Hukuku).
Soru 34Soru

Adolph Wagner’in kamu gelirlerini tasnif ederken kullandığı temel ölçüt, devletin gelir elde ederken "iktisadi bir işletmeci" (özel hukuk kişisi) gibi mi yoksa "siyasal bir otorite" (kamu hukuku kişisi) gibi mi hareket ettiğidir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Wagner'in sınıflandırmasında "özel ekonomik gelirler" (hasılatlar) grubu içerisinde yer alan bir gelir türüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin sahip olduğu fabrikalarda üretilen malların piyasa fiyatları üzerinden satılmasıyla elde edilen bedeller

Cevap

Devletin sahip olduğu fabrikalarda üretilen malların piyasa fiyatları üzerinden satılmasıyla elde edilen bedeller, Wagner'in sınıflandırmasında devletin özel bir hukuk kişisi gibi hareket ederek elde ettiği 'özel ekonomik gelirler' (hasılatlar) grubundadır.
Adolph Wagner'in sınıflandırmasında 'Özel Ekonomik Gelirler' (Hasılatlar), devletin tıpkı özel hukuk kişileri gibi piyasa mekanizması içinde yer alarak elde ettiği gelirleri ifade eder. Devletin bir işletme kurması (KİT'ler veya devlet fabrikaları), taşınmazlarını kiralaması veya orman gibi doğal kaynaklarını işletmesi durumunda ortaya çıkan bu gelirler, egemenlik gücüne değil mülkiyet ve girişimcilik haklarına dayanır. Bu nedenle, devletin ürettiği malları piyasa fiyatından satması bu kategorinin en tipik örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in ayrım kriterini belirle.
Wagner, gelirleri devletin hukuki statüsüne ve iktisadi hayata katılma biçimine göre ikiye ayırır: Özel Ekonomik Gelirler ve Siyasal/Hukuki Gelirler.
Sınıflandırmanın mantığını kavramak için temel kriterin (devletin sıfatı) doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Özel ekonomik gelirlerin kapsamını analiz et.
Bu grupta devlet, tıpkı özel bir mülk sahibi veya girişimci gibi hareket eder. Piyasa fiyatı, kâr amacı ve mülkiyet hakları ön plandadır.
Hangi gelir türlerinin bu tanıma uyduğunu belirlemek için kategorinin özelliklerini netleştirmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki gelirlerin kaynağını sorgula.
Fabrika üretimi malların satışı piyasa koşullarında gerçekleşirken; vergi, harç ve resimler devletin egemenlik gücüne (cebir/otorite) dayanır.
Yanlış seçenekleri elemek ve doğru cevaba ulaşmak için her bir örneğin hukuksal dayanağını kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Adolph Wagner'in Yetki Temelli Gelir Ayrımı
Soru 35Soru

Kamu ekonomisinde devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin, egemenlik gücüne (imperium) dayanmaksızın, tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi piyasa şartlarında ve tarafların rızasına dayanan akdi (sözleşmeye dayalı) ilişkiler yoluyla elde ettiği gelirler 'iradi gelirler' olarak adlandırılır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin iradi gelirleri kapsamında değerlendirilen bir gelir türüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülk ve teşebbüs gelirleri

Cevap

Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin özel hukuk hükümlerine tabi olarak piyasa koşullarında elde ettiği iradi (rızai) bir gelirdir.
Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin kamu gücünü kullanmadan, bir mülk sahibi veya girişimci sıfatıyla özel hukuk çerçevesinde elde ettiği gelirler olduğu için iradi gelir niteliği taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin dayanağını belirleme
Cebri gelirler devletin egemenlik gücüne (kamu hukuku), iradi gelirler ise sözleşme serbestisine (özel hukuk) dayanır.
Sınıflandırmanın temel kriteri devletin geliri elde ederken hangi hukuki yetkiyi kullandığıdır.
2
Seçenekleri hukuki rejim açısından analiz etme
Harç, resim, şerefiye ve parafiskal gelirler kanunla konulan ve ödenmesi zorunlu olan (kamu hukuku) gelirlerdir.
Bireyin rızası dışında devletin tek taraflı iradesiyle belirlenen gelirler cebri kategorisindedir.
3
İradi geliri tespit etme
Mülk ve teşebbüs gelirleri (domaine gelirleri), devletin piyasada mal/hizmet satması veya kira almasıdır.
Bu gelirlerde devlet 'fiskus' (özel malik) gibi hareket eder ve işlem tamamen tarafların karşılıklı rızasına (iradi) dayanır.

Anahtar Kavram

İradi gelirler, devletin egemenlik gücünü kullanmadan, özel hukuk tüzel kişisi gibi hareket ederek elde ettiği gelirlerdir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 36Soru

Kamu gelirlerinin cebri (zorunlu) ve iradi (rızai) olarak sınıflandırılmasında, devletin geliri elde ederken büründüğü hukuki kişilik ve kullandığı yetkinin niteliği belirleyici rol oynar. İradi gelirler, devletin egemenlik gücünü (imperium) kullanmadan, bir 'fiscus' (mali kişilik) sıfatıyla özel hukuk kuralları çerçevesinde elde ettiği gelirlerdir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin piyasa mekanizması içerisinde, tarafların karşılıklı rızasına dayanan bir sözleşme neticesinde elde ettiği iradi bir kamu geliridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazların kiralanmasından elde edilen gelirler

Cevap

Devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazların kiralanmasından elde edilen kira gelirleri
İradi gelirler, devletin özel mülkleri veya teşebbüsleri aracılığıyla, piyasa ekonomisi kuralları içinde ve bir sözleşmeye dayalı olarak elde ettiği gelirlerdir. Taşınmaz kira gelirleri, devletin mülkiyet hakkını kullanarak bireylerle yaptığı özel hukuk sözleşmeleri neticesinde oluştuğu için tam anlamıyla iradi (rızai) bir gelirdir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin hukuki temelini analiz etme
Cebri gelirler kamu hukukuna, iradi gelirler özel hukuka dayanır.
Sınıflandırmanın ilk aşaması devletin hangi hukuki rejim altında hareket ettiğini belirlemektir.
2
Devletin büründüğü kişiliği (Sıfatı) sorgulama
İradi gelirlerde devlet 'fiscus' (mali kişilik) olarak, cebri gelirlerde 'imperium' (egemen güç) olarak hareket eder.
Fiscus sıfatı, devletin bireylerle eşit şartlarda sözleşme yapabilmesini ifade eder.
3
Seçeneklerdeki irade serbestisini kontrol etme
Kira gelirlerinde tarafların karşılıklı rızası ve sözleşme özgürlüğü mevcuttur.
Harç, resim ve şerefiyeler devletin tek taraflı iradesiyle belirlenirken, kira geliri piyasa koşullarında rıza ile oluşur.

Anahtar Kavram

İradi Gelirlerin Sözleşmeye Dayalı Niteliği

Daha Fazla Pratik

İradi gelirlerin büyük çoğunluğunu oluşturan 'Mülk ve Teşebbüs Gelirleri'nin (Dometik Gelirler) diğer isimlerini ve kapsamını inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 37Soru

Kamu maliyesi literatüründe kamu gelirleri, devletin geliri elde etme sürecindeki hukuki konumu ve işlem tesis etme yöntemine göre 'cebri' (zorunlu) ve 'iradi' (rızai) olarak tasnif edilmektedir. Bu ayrım kapsamında, devletin sunduğu bir mal veya hizmet karşılığında elde ettiği gelirin 'iradi gelir' olarak nitelendirilebilmesi için gereken temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirin, devletin özel mülkiyetindeki varlıkların işletilmesi veya kiralanması sonucunda, tıpkı bir özel hukuk kişisi (fiscus) gibi piyasa koşullarında ve sözleşme serbestisi çerçevesinde elde edilmesi

Cevap

Gelirin, devletin özel mülkiyetindeki varlıkların işletilmesi sonucunda piyasa koşullarında ve sözleşme serbestisi çerçevesinde elde edilmesi
İradi (rızai) gelirler, devletin egemenlik hakkını bir kenara bırakarak tıpkı bir özel hukuk kişisi (fiscus) gibi davrandığı durumlarda ortaya çıkar. Bu gelirlerin temel özelliği, piyasa fiyatlarına göre belirlenmesi, taraflar arasında bir sözleşme serbestisinin bulunması ve kamu hukukundan ziyade özel hukuk hükümlerine tabi olmasıdır. Mülk ve teşebbüs gelirleri (domestik gelirler) bu kategorinin en tipik örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin hukuki kişiliğinin analiz edilmesi
Devletin 'imperium' (egemenlik) ve 'fiscus' (özel hukuk kişisi) ayrımı yapıldı.
Cebri ve iradi ayrımının temelini devletin hangi sıfatla hareket ettiği oluşturur.
2
İşlem tesis etme yönteminin incelenmesi
Tek taraflı/yasal düzenleme (cebri) ile çift taraflı/sözleşmeye dayalı (iradi) yöntemler karşılaştırıldı.
İradi gelirlerde tarafların karşılıklı rızası ve sözleşme serbestisi esastır.
3
Seçeneklerin rızai olma kriterine göre filtrelenmesi
Harç, şerefiye ve senyoraj gibi gelirlerin yasal zorunluluk içerdiği, ancak mülk ve teşebbüs gelirlerinin piyasa odaklı olduğu saptandı.
Piyasa koşullarında ve özel hukuk rejimine tabi olan gelirler 'iradi' olarak sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

İradi gelirlerin saptanmasında 'Fiscus' sıfatı ve özel hukuk sözleşmesi esastır.
Soru 38Soru

Kamu ekonomisinde devlet, bazen bir kamu gücü kullanıcısı olarak bazen de piyasada faaliyet gösteren bir ekonomik aktör olarak gelir elde eder. Devletin egemenlik gücüne (imperium) dayanmadan, mülkiyetindeki varlıkları işleterek veya mal ve hizmet üreterek, tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi piyasa koşullarında elde ettiği gelirler 'iradi gelirler' olarak adlandırılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin iradi gelirleri arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) mal ve hizmet satışından sağlanan karlar

Cevap

Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) mal ve hizmet satışından sağlanan karlar
Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) tarafından üretilen mal ve hizmetlerin satışı, devletin bir tüccar gibi (fiscus sıfatıyla) hareket ettiği ve piyasa fiyatları üzerinden rızaya dayalı işlem yaptığı bir süreçtir. Bu nedenle bu gelirler, egemenlik gücüne dayanmayan 'iradi' (rızai) gelirler kategorisindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin hukuki rejimini belirle
Seçeneklerdeki gelirlerin 'Kamu Hukuku' mu yoksa 'Özel Hukuk' mu çerçevesinde elde edildiği incelenir.
Cebri ve iradi ayrımının temelinde devletin büründüğü hukuki kişilik (imperium vs. fiscus) yatar.
2
Egemenlik gücü kullanımını analiz et
Vergi, harç, resim, şerefiye ve parafiskal gelirlerin devletin tek taraflı belirleme ve zorlama yetkisine (cebir) dayandığı tespit edilir.
Bu gelirler rızaya dayalı değil, kanuni zorunluluğa dayalıdır.
3
Sözleşme serbestisini kontrol et
KİT gelirlerinin bir bedel (fiyat) karşılığında ve karşılıklı rızaya dayalı bir satış işlemiyle elde edildiği görülür.
Piyasa mekanizması içinde elde edilen bu gelirler iradi (rızai) niteliktedir.

Anahtar Kavram

Cebri ve İradi Gelir Ayrımı

Alternatif Yöntem

Hukuki Rejim Testi: Sorulan gelirin elde edilmesinde bir 'sözleşme' (akid) mi yoksa bir 'idari işlem' (kanun/kararname) mi etkili olduğunu düşünün. Sözleşme varsa gelir iradidir.
Tahmini Süre:50s
Soru 39Soru

Devletin finansman ihtiyacını karşılarken başvurduğu kaynaklar; bu kaynakların elde edilme sıklığı, bütçe periyodu içindeki yeri ve rutin harcamaları karşılama potansiyeli bakımından 'olağan' ve 'olağanüstü' olarak ikiye ayrılmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi, bütçe dönemleri itibarıyla süreklilik arz etmeyen ve genellikle arızi (rastlantısal/geçici) durumlarda başvurulan bir kamu geliri türüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazın satışından elde edilen bedel

Cevap

Devletin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazın satışından elde edilen bedel
Devletin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazın satışından elde edilen bedel, devletin mal varlığının (stokun) nakde dönüştürülmesidir. Bu işlem bütçe dönemleri boyunca düzenli olarak tekrarlanmadığı ve devletin net varlık değerinde bir azalmaya yol açtığı için 'olağanüstü gelir' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirlerin periyodiklik durumunu analiz etme
Seçeneklerdeki gelirlerden gelir vergisi, gümrük vergisi, harçlar ve KİT kârları bütçe dönemlerinde düzenli olarak tekrarlanan kaynaklardır.
Olağan gelirlerin temel özelliği süreklilik ve tahmin edilebilir olmalarıdır.
2
Arızi nitelikli kaynağı belirleme
Taşınmaz satışı (özelleştirme veya mülk satışı), devletin servetinde azalmaya yol açan ve her yıl tekrarlanması mümkün olmayan bir kaynaktır.
Olağanüstü gelirler, genellikle savaş, doğal afet veya bütçe açıklarını kapatma gibi özel durumlarda başvurulan süreksiz kaynaklardır.

Anahtar Kavram

Kamu Gelirlerinin Süreklilik Esasına Göre Sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 40Soru

Maliye literatüründe kamu gelirlerinin tasnifine yönelik farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte, Adolph Wagner'in geliştirdiği ayrım devletin iktisadi hayattaki pozisyonuna odaklanmaktadır. Bu sınıflandırmada devletin piyasa koşullarında bir "özel müteşebbis" gibi hareket ederek elde ettiği gelirler ile kamusal otoritesini ve "egemenlik gücünü" kullanarak elde ettiği gelirler birbirinden ayrılmaktadır.

Buna göre, Wagner’in gelir tasnifi dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi devletin cebir gücüne ve hukuki otoritesine dayalı olarak elde ettiği "siyasal ve hukuki gelirler" arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu hizmetlerinden yararlananlardan tahsil edilen mahkeme harçları

Cevap

Kamu hizmetlerinden yararlananlardan tahsil edilen mahkeme harçları
Kamu hizmetlerinden yararlananlardan tahsil edilen mahkeme harçları seçeneği doğrudur; çünkü Adolph Wagner’e göre devletin yargı, savunma veya güvenlik gibi egemenlik alanlarında sunduğu hizmetler dolayısıyla aldığı bedeller (harçlar, vergiler, resimler), devletin 'siyasal ve hukuki' kimliğinden kaynaklanan gelirlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in ayrım kriterini belirle
Devletin gelir elde ederken kullandığı sıfatın (İşletmeci vs. Egemen Güç) tespiti.
Wagner, gelirleri devletin hangi kimliğiyle hareket ettiğine göre iki ana gruba ayırır.
2
Özel ekonomik gelirleri ele
Sanayi kârları, mülk kiraları, orman hasılatı ve temettü gelirleri elenir.
Bu gelirlerin tamamı devletin özel hukuk kişisi veya mülk sahibi gibi hareket ederek elde ettiği kazançlardır.
3
Egemenlik gücüne dayalı geliri doğrula
Mahkeme harçlarının 'siyasal ve hukuki gelirler' grubuna ait olduğunun saptanması.
Harçlar, vergi ve resimler gibi devletin kamusal yetkisine dayalı olarak cebren veya yarı cebren tahsil edilen gelirlerdir.

Anahtar Kavram

Wagner'in Kamu Gelirleri Sınıflandırması

Daha Fazla Pratik

Seligman'ın gelir sınıflandırması ile Wagner arasındaki kriter farklarını inceleyerek her iki tasnifin ortak paydalarını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 2 / 8Sonraki
Kamu Gelirlerinin Sınıflandırılması Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 2 | Examkin