Muhasebeye Giriş ve Temel Kavramlar

329 soru

Soru 221Soru

Bir işletme, faaliyetlerinde kullanmak amacıyla 200.000200.000 TL değerinde bir ticari taşıt satın almıştır. İşletme bu tutarın 80.00080.000 TL'sini nakit olarak ödemiş, kalan tutar için ise bir borç senedi düzenlemiştir. Bu mali işlemin yevmiye kaydıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşıtlar hesabı 200.000200.000 TL borçlandırılır; Kasa hesabı 80.00080.000 TL ve Borç Senetleri hesabı 120.000120.000 TL alacaklandırılır.

Cevap

Taşıtlar hesabının 200.000200.000 TL borçlandırıldığı, Kasa hesabının 80.00080.000 TL ve Borç Senetleri hesabının 120.000120.000 TL alacaklandırıldığı seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, muhasebenin temel kayıt mantığını tam olarak yansıtmaktadır. Taşıtlar bir varlık hesabıdır ve işletmeye bir taşıt girmesi (artış) borç kaydını gerektirir. Kasa hesabı da bir varlık hesabıdır ancak nakit çıkışı (azalış) olduğu için alacaklandırılır. Borç Senetleri ise bir kaynak (pasif) hesabıdır ve işletmenin borcunun artması alacak kaydıyla takip edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemdeki hesapları ve niteliklerini belirle.
Taşıtlar (Aktif), Kasa (Aktif), Borç Senetleri (Pasif).
Çift taraflı kayıt sisteminde her işlem en az bir borç ve bir alacak kaydı gerektirir.
2
Hesaplardaki artış ve azalış yönlerini analiz et.
Taşıtlar \uparrow (200.000200.000 TL), Kasa \downarrow (80.00080.000 TL), Borç Senetleri \uparrow (120.000120.000 TL).
Varlık edinimi aktifte artış, nakit ödeme aktifte azalış, senet düzenleme ise pasifte artış yaratır.
3
Borç ve alacak kurallarını uygula.
Taşıtlar Borç: 200.000200.000 TL; Kasa Alacak: 80.00080.000 TL; Borç Senetleri Alacak: 120.000120.000 TL.
Aktif hesaplardaki artışlar borca, azalışlar alacağa; pasif hesaplardaki artışlar ise alacağa kaydedilir.

Anahtar Kavram

Bilanço Denklemi ve Çift Taraflı Kayıt Sistemi İşleyiş Kuralları

Daha Fazla Pratik

Varlıklar ve kaynaklar arasındaki değişimin bilanço eşitliğini (Aktif=PasifAktif = Pasif) nasıl koruduğunu farklı senaryolarla (örneğin sadece veresiye alım) pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 222Soru

Muhasebe bilgi sisteminde; mali nitelikteki işlemlerin kaydedilmesi ve sınıflandırılması aşamalarını takiben gerçekleştirilen 'özetleme' işlevi, verilerin finansal raporlara dönüştürülmeden önce aritmetiksel bir süzgeçten geçirilmesini ve anlamlı büyüklüklere yoğunlaştırılmasını sağlar.

Buna göre, muhasebenin özetleme işlevi ve bu işlevin temel aracı olan mizanların muhasebe süreci içerisindeki yeri ve teknik sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi muhasebe teorisi açısından doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mizanlar, yevmiye defteri ve büyük defter arasındaki aritmetik uyumu doğrulamakla görevli teknik çizelgelerdir; ancak bir işlemin hiç kaydedilmemesi (unutma) veya yanlış bir hesaba doğru tutarla kaydedilmesi gibi hataları ortaya çıkaramazlar.

Cevap

Mizanlar, yevmiye defteri ve büyük defter arasındaki aritmetik uyumu doğrulamakla görevli teknik çizelgelerdir; ancak bir işlemin hiç kaydedilmemesi (unutma) veya yanlış bir hesaba doğru tutarla kaydedilmesi gibi hataları ortaya çıkaramazlar.
Muhasebe sürecinde özetleme işlevi, kaydedilen (yevmiye) ve sınıflandırılan (büyük defter) verilerin aritmetiksel olarak kontrol edilmesini ve finansal tablolara kaynak oluşturacak şekilde birleştirilmesini sağlar. Bu aşamanın temel aracı olan mizanlar, çift taraflı kayıt sisteminin bir gereği olarak toplamların denkliğini test eder. Ancak mizanlar sadece 'matematiksel' bir denge kurduğu için, içeriğe dair mantıksal hataları (örneğin; kasa hesabına yazılacak bir tutarın banka hesabına yazılması) veya kayıtlara hiç girmemiş işlemleri yakalama gücüne sahip değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Muhasebe işlevlerinin sırasını belirleme
Kaydetme -> Sınıflandırma -> Özetleme -> Raporlama -> Analiz ve Yorum
Muhasebe sürecinin mantıksal akışını anlamak için gereklidir.
2
Özetleme işlevinin aracını tanımlama
Özetleme işlevi mizanlar aracılığıyla gerçekleştirilir.
Kaydedilen ve sınıflandırılan verilerin yoğunlaştırıldığı aşamayı belirlemek için.
3
Mizanların teknik kapasitesini analiz etme
Mizanlar sadece Toplam Borc\c=Toplam AlacakToplam\ Borç = Toplam\ Alacak eşitliğini kontrol eder.
Aritmetik dengenin neleri ispatlayıp neleri ispatlayamadığını anlamak için.
4
Mizan hatalarını değerlendirme
Unutma hataları, yanlış hesaba kayıt veya telafi edici hatalar mizan dengesini bozmaz.
Özetleme işlevinin teknik sınırlarını ve mizanların kısıtlarını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Özetleme İşlevinin Teknik Kapsamı ve Mizanların Sınırları

İpuçları

1
Muhasebe işlevlerinin (kaydetme, sınıflandırma, özetleme, raporlama) hangi araçlarla (defterler, mizanlar, tablolar) yürütüldüğünü hatırlayın.
2
Mizanların temel amacı nedir? Borç ve alacak toplamlarının eşit olması işletmedeki tüm hataların bittiği anlamına gelir mi?
3
Mizanların yakalayamadığı hata türlerini (unutma, yanlış hesaba kayıt vb.) düşünerek özetleme işlevinin teknik sınırlarını değerlendirin.

Daha Fazla Pratik

Mizanın yakalayamadığı hataların (unutma, mükerrer kayıt, telafi edici hatalar) envanter ve denetim sürecinde nasıl tespit edilebileceğine dair soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Muhasebe döngüsünü gözünüzün önüne getirin. Mizanlar büyük defterden sonra, mali tablolardan önce gelir. Bu durum, mizanların bir kontrol mekanizması ama kısıtlı bir kontrol mekanizması olduğunu anlamanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 223Soru

İşletme aleyhine 20252025 yılı Aralık ayında açılan bir tazminat davasında, işletme hukuk müşavirliği davanın kaybedilme olasılığının oldukça yüksek olduğunu ve ödenecek tazminat tutarının yaklaşık 80.00080.000 TL olacağını raporlamıştır. İşletme yönetimi bu rapor doğrultusunda dönem sonunda ilgili tutar için karşılık ayırmıştır. Diğer taraftan, işletmenin bir müşterisine açtığı ve kazanma olasılığı %95\%95 olan 45.00045.000 TL tutarındaki alacak davası için ise ihtiyatlı davranılarak dönem sonunda herhangi bir gelir kaydı yapılmamıştır.

İşletmenin muhtemel giderleri için karşılık ayırırken muhtemel gelirlerini kaydetmemesi, aşağıdaki muhasebe temel kavramlarından hangisinin doğrudan bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyatlılık

Cevap

İhtiyatlılık kavramı, işletmenin risklere karşı korunmasını ve muhtemel kayıpların önceden finansal tablolara yansıtılmasını öngörür.
İhtiyatlılık kavramı; belirsizlik ve risklerin bulunduğu durumlarda işletmenin temkinli davranmasını gerektirir. Bu bağlamda, muhtemel gider ve zararlar için karşılık ayrılarak bunlar finansal tablolara yansıtılırken, muhtemel gelir ve karlar ancak gerçekleştikleri (kesinleştikleri) zaman kaydedilir. Senaryodaki asimetrik uygulama tam olarak bu kavramın gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki asimetrik yaklaşımı tespit edin.
Muhtemel bir zarar (80.00080.000 TL) için karşılık ayrılmış, ancak muhtemel bir kazanç (45.00045.000 TL) için kayıt yapılmamıştır.
Muhasebede muhtemel risklerin tanınması ile muhtemel kazançların tanınması aynı kriterlere tabi değildir.
2
Bu yaklaşımın hangi temel kavramla açıklandığını belirleyin.
İhtiyatlılık kavramı.
İhtiyatlılık; işletmenin varlık ve gelirlerini olduğundan fazla, borç ve giderlerini olduğundan az göstermemesini, belirsizliklerde temkinli olmayı gerektirir.

Anahtar Kavram

İhtiyatlılık Kavramı ve Karşılık Ayırma Mantığı

Daha Fazla Pratik

İhtiyatlılık kavramının diğer bir uygulaması olan 'Stoklarda Değer Düşüklüğü Karşılığı' konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 224Soru

Muhasebenin teknik döngüsü içerisinde, verilerin işlenmesi ve anlamlı bilgi setlerine dönüştürülmesi aşamalı bir süreçtir. Bu sürecin iki kritik basamağı olan 'özetleme' ve 'raporlama' işlevleri arasındaki kavramsal ve işlevsel farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özetleme işlevi, kaydedilen ve sınıflandırılan verilerin aritmetiksel tutarlılığının mizanlar aracılığıyla kontrol edilmesini sağlarken; raporlama işlevi, bu bilgilerin mali tablolar aracılığıyla bilgi kullanıcılarının kullanımına sunulmasını sağlar.

Cevap

Özetleme işlevi verilerin mizanlar aracılığıyla aritmetiksel kontrolünü ve yoğunlaştırılmasını yaparken, raporlama işlevi bu verilerin mali tablolar (bilanço, gelir tablosu vb.) ile sunulmasını sağlar.
Muhasebe sürecinde 'özetleme' işlevi, kaydedilen ve sınıflandırılan verilerin mizanlar aracılığıyla özetlenmesi ve aritmetiksel doğruluğunun test edilmesini ifade eder. 'Raporlama' işlevi ise, bu özetlenmiş verilerin bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu gibi standart finansal raporlara dönüştürülerek paydaşlara sunulması aşamasıdır. Doğru ifade bu iki işlevi çıktıları ve amaçları üzerinden net bir şekilde ayırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Muhasebe işlevlerini teknik sırasıyla tanımla
Kaydetme (Yevmiye), Sınıflandırma (Kebir), Özetleme (Mizan), Raporlama (Mali Tablolar), Analiz ve Yorum.
Sürecin hangi aşamasında ne yapıldığını bilmek doğru ayrımı yapmayı sağlar.
2
Özetleme (Summarizing) işlevinin kapsamını belirle
Çok sayıdaki verinin mizanlar yardımıyla daha az sayıda veriyle temsil edilmesi ve aritmetiksel kontrolün yapılmasıdır.
Özetleme işlevinin temel çıktısı mizandır.
3
Raporlama (Reporting) işlevinin kapsamını belirle
Özetlenen bilgilerin, bilgi kullanıcılarının kararlarını etkileyecek biçimde standart mali tablolara dönüştürülmesidir.
Raporlama işlevinin temel çıktısı bilanço ve gelir tablosu gibi tablolardır.
4
İki işlevi karşılaştırarak farkı netleştir
Özetleme teknik bir kontrol ve yoğunlaştırma süreciyken, raporlama bilginin sunum ve iletişim sürecidir.
Kavramsal fark bu noktada ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Muhasebe İşlevleri: Özetleme ve Raporlama Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Muhasebenin işlevlerini tamamladıktan sonra 'Mali Tablolar Analizi' konusuna geçerek, raporlanan bilgilerin nasıl yorumlandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 225Soru

Muhasebe uygulamalarında karşılaşılan aşağıdaki iki durum değerlendirildiğinde;

I. İşletme ortağının şahsi kredi kartı borçları için işletme kasasından yapılan 15.00015.000 TL tutarındaki ödemenin, işletme kayıtlarında bir 'pazarlama gideri' olarak değil, 'ortaklardan alacaklar' hesabına borç kaydedilmesi,
II. İşletmenin sahip olduğu üretim makinelerinin piyasa değerindeki dalgalanmalara bakılmaksızın tasfiye değeri yerine maliyet bedeli üzerinden değerlenmesi, bu makineler için ekonomik ömürleri boyunca amortisman ayrılması ve işletmenin uzun vadeli kredi temin edebilmesi,

bu işlemlerin temel dayanağı olan muhasebe kavramları aşağıdakilerden hangisinde doğru sırada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişilik - İşletmenin Sürekliliği

Cevap

İşletme ortağının şahsi harcamalarının ayrıştırılması Kişilik kavramı ile; maliyet bedeli esaslı değerleme, amortisman ve uzun vadeli borçlanma ise İşletmenin Sürekliliği kavramı ile ilgilidir.
Kişilik kavramı, işletmenin sahip veya ortaklarından ayrı bir hukuki kişiliğe ve mali yapıya sahip olduğunu öngördüğü için ortağın şahsi harcamaları işletme gideri olarak kaydedilemez. İşletmenin Sürekliliği kavramı ise, işletmenin ömrünün sınırsız kabul edilmesi sayesinde varlıkların tasfiye değeri yerine maliyet bedeliyle değerlenmesine ve bu maliyetin kullanım süresince amortismana tabi tutulmasına teorik zemin oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumdaki harcamanın mahiyeti analiz edilir.
Ortağın şahsi borcunun işletme gideri sayılmayıp alacak kaydedilmesi, işletmenin ortaklardan ayrı bir 'kişilik' olduğunu gösterir.
Kişilik kavramı uyarınca işletme, sahip ve ortaklarından ayrı bir hukuki ve mali varlığa sahiptir.
2
İkinci durumdaki değerleme ve borçlanma yapısı analiz edilir.
Varlıkların tasfiye (satış) değeri yerine maliyetle taşınması ve uzun vadeli borçlanma, işletmenin kapanmayacağı varsayımına dayanır.
İşletmenin Sürekliliği kavramı, aksine bir kanıt olmadıkça işletme ömrünün sınırsız kabul edilmesini ve maliyetlerin amortismanla yıllara yayılmasını zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Muhasebenin temel kavramlarından Kişilik ve İşletmenin Sürekliliği arasındaki fark ve uygulama alanları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 226Soru

İşletme, 20252025 yılı dönem sonu çalışmaları kapsamında çalışanlarının gelecekte hak edeceği kıdem tazminatları için 450.000450.000 TL tutarında bir karşılık ayırarak gider kaydetmiştir. Aynı dönemde, işletmenin lehine devam eden ve kazanma olasılığı oldukça yüksek görülen bir ticari dava sonucunda beklenen 300.000300.000 TL tutarındaki gelir için ise herhangi bir muhasebe kaydı yapılmamıştır. İşletmenin muhtemel giderleri finansal tablolara yansıtırken muhtemel gelirleri kaydetmemesi, aşağıdaki muhasebe temel kavramlarından hangisinin bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyatlılık

Cevap

İşletmenin muhtemel giderleri kaydedip muhtemel gelirleri bekletmesi ihtiyatlılık kavramının bir gereğidir.
Doğru cevap olan ihtiyatlılık kavramı; muhasebe olaylarında belirsizliklerin ve risklerin bulunduğu durumlarda işletmenin temkinli davranmasını gerektirir. Bu kavram uyarınca işletme, varlıkları ve gelirleri olduğundan fazla, borçları ve giderleri ise olduğundan az göstermemelidir. Dolayısıyla muhtemel giderler için karşılık ayrılırken, muhtemel gelirler gerçekleşene kadar finansal tablolara yansıtılmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki asimetrik durumun tespit edilmesi.
Gelecekteki muhtemel bir gider (kıdem tazminatı) kaydedilmiş, ancak muhtemel bir gelir (dava alacağı) kaydedilmemiştir.
Muhasebede risklerin ve belirsizliklerin nasıl yönetileceğine dair temel yaklaşımı belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen durumun muhasebe temel kavramlarıyla ilişkilendirilmesi.
İhtiyatlılık kavramı uyarınca, muhtemel gider ve zararlar ortaya çıktığında veya öngörüldüğünde hemen kaydedilir (karşılık ayırma), muhtemel gelirler ise sadece gerçekleştiğinde kaydedilir.
Finansal tabloların gerçek dışı iyimser bir tablo çizmesini engellemek ve varlıkların/gelirlerin olduğundan fazla gösterilmemesini sağlamaktır.

Anahtar Kavram

İhtiyatlılık (Temkinli Davranma) Kavramı

İpuçları

1
İşletmenin muhtemel risklere karşı 'tedbirli' olup olmadığını düşünün.
2
Giderlerin erken, gelirlerin ise sadece kesinleştiğinde kaydedilmesi asimetrisi hangi kavramda vardır?
3
Karşılık ayırma (provisioning) işlemi bu kavramın en tipik uygulamasıdır.

Daha Fazla Pratik

İhtiyatlılık kavramının bir diğer önemli uygulaması olan 'stokların maliyet bedeli ile piyasa değerinden düşük olanıyla değerlenmesi' konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 227Soru

Tekdüzen Hesap Planı (THPTHP) sistematatiğinde hesaplar; bilanço hesapları, gelir tablosu hesapları, maliyet hesapları ve nazım hesaplar olarak sınıflara ayrılmıştır. Bu sınıfların işleyiş mantığı, hesapların finansal karakterine (aktif/pasif) ve dönemsellik esasına göre belirlenir.

Buna göre, THPTHP kapsamında yer alan hesapların işleyiş kuralları ve dönem sonu işlemleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelir tablosu hesaplarından olan 'Gelir' ve 'Kâr' hesapları (600,642,679600, 642, 679 vb.), dönem boyunca alacak tarafında biriken tutarların dönem sonunda 690690 Dönem Kârı veya Zararı hesabının borç tarafına aktarılmasıyla kapatılırlar.

Cevap

Gelir ve kâr hesaplarının dönem sonunda 690690 hesabının borç tarafına değil, alacak tarafına aktarılarak kapatılması gerektiği ifadesi yanlıştır.
Gelir ve kâr hesapları (66 sınıfı) dönem içinde alacak bakiyesi verirler. Dönem sonunda bu hesapların bakiyeleri 690690 Dönem Kârı veya Zararı hesabına devredilirken; ilgili gelir hesabı borçlandırılır, 690690 hesabı ise alacaklandırılır. Dolayısıyla gelirler 690690 hesabının alacağına aktarılır. Giderler ise 690690 hesabının borcuna aktarılır. Bu nedenle gelirlerin borç tarafına aktarılacağını belirten ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelir ve kâr hesaplarının (600,642600, 642 vb.) dönem içindeki çalışma karakterini belirle.
Bu hesaplar alacak taraflı çalışır ve alacak bakiyesi verirler.
Muhasebe mantığına göre gelirler öz kaynaklarda artış yarattığı için alacak tarafına kaydedilir.
2
Dönem sonunda bu hesapların nasıl kapatılacağını analiz et.
Alacak bakiyesi veren bir hesabı kapatmak için o hesabın borçlandırılması gerekir.
Kapanış işleminin amacı ilgili geçici hesabın bakiyesini sıfırlamaktır.
3
Kapanış kaydındaki karşı hesabı (690690) ve yönünü belirle.
Gelir hesabı borçlandırılırken, 690690 Dönem Kârı veya Zararı hesabı alacaklandırılır.
Gelirler, kârın tespit edilmesi için özet hesabın (690690) alacak (pozitif) tarafına aktarılır.
4
Seçenekteki ifade ile karşılaştır.
Seçenekte '690 hesabının borç tarafına aktarılır' denilmiştir, ancak doğru olan 'alacak tarafına aktarılır' olmalıdır.
690 hesabının borç tarafına giderler aktarılır; gelirlerin borç tarafına aktarılması muhasebe mantığına aykırıdır.

Anahtar Kavram

Gelir Tablosu Hesaplarının Kapanış ve Devir Mantığı

İpuçları

1
Gelir ve gider hesaplarının dönem sonunda hangi özet hesaba devredildiğini ve bu hesabın hangi tarafının 'pozitif' (gelir) etkisi yarattığını düşünün.
2
690690 Dönem Kârı veya Zararı hesabı bir havuz gibidir; bu havuzun alacak tarafı kârı (gelirleri), borç tarafı ise zararı (giderleri) temsil eder.
3
Bir hesabı kapatmak için o hesabın verdiği bakiyenin tam tersi yönünde kayıt yapılır. Gelir hesabı alacak bakiyesi veriyorsa, kapatmak için borçlandırılır. Bu durumda karşı hesap olan 690690 alacaklanmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Düzenleyici hesapların (103,371103, 371 vb.) kapanış sırasında ilgili asli hesaplarla (102,370102, 370 vb.) olan ilişkisini ve mizan üzerindeki etkilerini inceleyen sorular çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

T cetveli çizerek 690690 hesabını oluşturun. Sol (borç) tarafına giderleri, sağ (alacak) tarafına gelirleri yerleştirin. Bu görselleştirme, aktarım yönünü hatasız bulmanızı sağlar.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 228Soru

Bir işletmenin dönem sonu faaliyetlerine ilişkin şu bilgiler verilmiştir:

I.I. İşletme, mülkiyeti kendisine ait olmayan ancak finansal kiralama yoluyla temin ettiği bir iş makinesini, sözleşme süresince ekonomik yararlarını kontrol ettiği gerekçesiyle duran varlıkları arasında raporlamıştır.
II.II. İşletme, aktif toplamının sadece %0,02\%0,02'sine denk gelen düşük maliyetli el aletlerini, tek tek amortisman ayırmak yerine doğrudan gider hesaplarına kaydetmiştir.
III.III. İşletme, gelecek dönemlerdeki finansal yapısını önemli ölçüde etkileyebilecek olan ancak henüz kesinleşmemiş bir vergi davası sürecini mali tablo dipnotlarında detaylıca açıklamıştır.

Bu muhasebe uygulamaları, aşağıdaki muhasebe temel kavramları ile eşleştirildiğinde sırasıyla aşağıdakilerden hangisi doğru olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özün Önceliği — Önemlilik — Tam Açıklama

Cevap

İşletmenin finansal kiralama işlemini raporlaması Özün Önceliği, küçük tutarlı harcamaları gider yazması Önemlilik ve dava sürecini dipnotlarda belirtmesi Tam Açıklama kavramına dayanmaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek; finansal kiralamayı özün önceliği (ekonomik gerçeklik), küçük tutarlı demirbaşı önemlilik (bilginin karar üzerindeki etkisi) ve dava açıklamasını tam açıklama (şeffaflık) ile doğru sırayla eşleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün analizi
Özün Önceliği
Mülkiyet hakkı (hukuki biçim) başkasına ait olsa bile, ekonomik kontrolün işletmede olması durumunda varlığın kaydedilmesi 'Özün Önceliği' kavramının gereğidir.
2
İkinci öncülün analizi
Önemlilik
Küçük tutarlı kalemlerin finansal tablo kullanıcılarının kararlarını değiştirmeyeceği varsayılarak basitleştirilmiş bir muhasebe yöntemiyle (gider yazma) izlenmesi 'Önemlilik' kavramına dayanır.
3
Üçüncü öncülün analizi
Tam Açıklama
Finansal tablolarda yer alan bilgilerin, bu tabloları kullanan kişilerin doğru karar vermesini sağlayacak kadar açık ve net olması, önemli olayların dipnotlarda belirtilmesi 'Tam Açıklama' kavramıdır.

Anahtar Kavram

Muhasebenin temel kavramlarının uygulama senaryoları üzerinden ayırt edilmesi.

İpuçları

1
Senaryolarda 'hukuki biçim vs ekonomik gerçeklik', 'bilginin karar üzerindeki ağırlığı' ve 'ek açıklamalar' vurgularına dikkat edin.
2
Mülkiyetin işletmede olmamasına rağmen kayda alınması 'öz' ile ilgilidir. Dipnotlar her zaman 'tam açıklama' kavramını çağrıştırmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Vadeli çeklerin senet olarak kaydedilmesinin hangi kavramla ilgili olduğunu inceleyerek pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 229Soru

Geçmiş uygulama dönemlerinde yabancı paralı nakit varlıklarını "TCMB Döviz Alış Kuru" ile değerleyen bir işletme, kredi itibarını artırmak için kârını yüksek göstermek amacıyla cari dönemde herhangi bir makul gerekçe göstermeksizin "TCMB Döviz Satış Kuru"nu kullanmaya başlamıştır. İşletme, bu yöntemsel değişikliğe ve değişikliğin parasal etkilerine ilişkin mali tablo dipnotlarında herhangi bir açıklama yapmamıştır.

Buna göre, işletmenin bu uygulaması aşağıdaki muhasebe temel kavramlarından hangisine doğrudan aykırılık teşkil etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tutarlılık

Cevap

İşletmenin uyguladığı değerleme yöntemini (döviz kuru seçimi) dönemden döneme gerekçesiz ve açıklamasız değiştirmesi Tutarlılık kavramına aykırıdır.
Tutarlılık kavramı, muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanmasını ifade eder. Finansal tabloların karşılaştırılabilir olması bu kavrama bağlıdır. Eğer geçerli bir nedenle yöntem değişikliği yapılırsa, bunun parasal etkileriyle birlikte dipnotlarda açıklanması gerekir; aksi durum Tutarlılık ilkesinin ihlalidir.

Adım Adım Çözüm

1
Muhasebe politikalarındaki değişikliği tespit etme
İşletmenin döviz değerlemesinde 'Alış Kuru'ndan 'Satış Kuru'na geçtiği görülmektedir.
Yöntem değişikliği, karşılaştırılabilirliği etkileyen bir unsurdur.
2
Değişikliğin gerekçesini ve açıklanma durumunu değerlendirme
Değişikliğin makul bir gerekçesi yoktur ve dipnotlarda açıklanmamıştır.
Tutarlılık kavramı, geçerli nedenlerle yapılan değişikliklerin mutlaka dipnotlarda belirtilmesini zorunlu kılar.
3
İlgili muhasebe temel kavramı ile eşleştirme
Muhasebe politikalarının benzer olaylarda ve ardışık dönemlerde aynı şekilde uygulanması 'Tutarlılık' kavramının gereğidir.
Politika istikrarı, finansal tabloların analiz edilebilirliğini sağlar.

Anahtar Kavram

Tutarlılık kavramı, seçilen muhasebe politikalarının birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanmasını ve mali tabloların karşılaştırılabilir olmasını gerektirir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 230Soru

Muhasebe bilgi sistemi tarafından üretilen finansal bilgilerin, farklı kullanıcı grupları tarafından farklı amaçlarla kullanıldığı bilinmektedir.

I.I. İşletme ile doğrudan finansal bağı bulunan ancak işletme yönetiminde yer almayan, işletmenin sürekliliği ve kârlılığı ile ilgilenen hissedarlar.
II.II. İşletmenin kaynaklarını verimli kullanmak, maliyetleri kontrol etmek ve geleceğe yönelik stratejik kararlar almakla sorumlu olan birim yöneticileri.
III.III. İşletmenin yasal yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini ve kamu yararını gözeterek finansal verileri inceleyen devlet kurumları.

Yukarıda belirtilen bilgi kullanıcılarının; kullanıcı türü (İç/Dış Kullanıcı) ve öncelikle yararlandıkları muhasebe dalı (Finansal/Yönetim Muhasebesi) açısından eşleştirilmesi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I:I: Dış Kullanıcı - Finansal Muhasebe / II:II: İç Kullanıcı - Yönetim Muhasebesi / III:III: Dış Kullanıcı - Finansal Muhasebe

Cevap

Bilgi kullanıcılarının statüleri ve ilgili muhasebe dalları sırasıyla I:I: Dış - Finansal Muhasebe, II:II: İç - Yönetim Muhasebesi ve III:III: Dış - Finansal Muhasebe şeklindedir.
Hissedarlar ve devlet kurumları, işletme yönetiminin dışında kalan 'üçüncü kişiler' oldukları için dış kullanıcı kategorisindedir ve herkese açık, standartlara uygun finansal muhasebe verilerinden yararlanırlar. Birim yöneticileri ise işletme içindedir ve geleceğe yönelik stratejik analizler (bütçeleme, maliyet kontrolü vb.) için yönetim muhasebesinin sunduğu özel raporlara ihtiyaç duyarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hissedarların konumunu belirle
Dış Kullanıcı
İşletme yönetiminde doğrudan yer almayan ortaklar, işletme kişiliğinin dışındaki 'üçüncü kişiler' olarak kabul edilir.
2
Yöneticilerin konumunu belirle
İç Kullanıcı
İşletmenin günlük faaliyetlerini yürüten ve kararlar alan personel, muhasebe bilgi sisteminin iç kullanıcısıdır.
3
Devletin konumunu belirle
Dış Kullanıcı
Vergi ve denetim amacıyla bilgi talep eden kamu kurumları işletme dışı bir gruptur.
4
Muhasebe dallarıyla eşleştirme yap
Finansal vs. Yönetim
Dış kullanıcılara sunulan genel amaçlı raporlar Finansal Muhasebe, iç kullanıcılara sunulan özel amaçlı raporlar Yönetim Muhasebesi kapsamında üretilir.

Anahtar Kavram

Muhasebe Bilgi Sistemi Kullanıcı Sınıflandırması ve Muhasebe Dalları Arasındaki Farklar

Daha Fazla Pratik

Maliyet muhasebesinin, hem finansal muhasebe (stok değerleme) hem de yönetim muhasebesi (fiyatlandırma kararları) için nasıl bir 'veri kaynağı' olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 231Soru

35683568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, meslek mensuplarının ortaklık bürosu veya şirket kurarak mesleki faaliyette bulunmalarına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı unvanlara sahip meslek mensupları (SMMM ve YMM), kendi aralarında mesleki ortaklık veya şirket kuramazlar.

Cevap

Farklı unvanlara sahip meslek mensupları (SMMM ve YMM), kendi aralarında mesleki ortaklık veya şirket kuramazlar.
Doğru yanıt, 35683568 sayılı Kanun ve ilgili Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği uyarınca SMMM'lerin SMMM'lerle, YMM'lerin ise YMM'lerle ortaklık kurabileceği, ancak farklı unvan gruplarının birbirleriyle mesleki şirket kuramayacağı kuralına dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
3568 sayılı Kanun'un mesleki şirketleşmeye ilişkin temel kısıtlamasını hatırla.
SMMM ve YMM unvanları yapısal olarak ayrılmıştır.
Bu iki meslek grubunun denetim ve tasdik yetkileri farklı olduğundan ortak çalışmaları engellenmiştir.
2
Şube açma yasağını kontrol et.
Şube açmak meslek hukukuna göre yasaktır.
Mesleki faaliyetin şahsiliği ve tek bir merkezden yürütülmesi esastır.
3
Ofis edinme kurallarını analiz et.
Bir meslek mensubu sadece bir ofis kullanabilir.
Aynı anda hem şahsi büro hem şirket ortaklığı üzerinden faaliyet yürütmek yasaktır.

Anahtar Kavram

Mesleki Şirketlerin Yapısı ve Ortaklık Kısıtlamaları

İpuçları

1
SMMM ve YMM yetkilerinin (tasdik vb.) birbirinden farklı olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Yeminli Mali Müşavirlerin yetkileri ve SMMM'lerden farklarını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 232Soru

Tekdüzen Hesap Planı (THPTHP) sistematatiğinde yer alan hesapların kod yapısı, bilanço karakteri ve düzenleyici hesapların (-) işleyiş mantığına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "501 Ödenmemiş Sermaye (-)" hesabı, ortakların sermaye taahhüdünden kaynaklanan bir alacak niteliği taşıdığı için "Ticari Alacaklar" grubunda sınıflandırılan aktif karakterli bir varlık hesabıdır.

Cevap

501 Ödenmemiş Sermaye (-) hesabı, bir varlık hesabı değil, öz kaynaklar grubunda yer alan ve ödenmiş sermayeye ulaşmak için ana sermaye hesabından indirilmesi gereken bir düzenleyici hesaptır.
Doğru olmayan ifade, 501 nolu hesabın bir varlık hesabı ve ticari alacak grubunda olduğunu belirten ifadedir. Tekdüzen Hesap Planı'na göre 501 Ödenmemiş Sermaye (-) hesabı, 5 nolu Öz Kaynaklar sınıfı içerisinde yer alır ve pasifi düzenleyici bir hesaptır. Ortakların sermaye taahhüdünü yerine getirmesi durumunda alacaklandırılarak kapatılır; ancak bu alacak niteliği onu aktif bir varlık hesabı yapmaz, sermayenin indirim kalemi yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Hesabın kodunu ve sınıfını analiz et
501 kodu, 5 (Öz Kaynaklar) sınıfına aittir.
THP'de kodun ilk rakamı o hesabın hangi bilanço veya gelir tablosu sınıfında olduğunu gösterir.
2
Hesabın yanındaki eksi (-) işaretinin anlamını yorumla
Hesap, pasifi düzenleyici (eksi) bir hesaptır.
Eksi işareti, hesabın ilgili grupta bir indirim kalemi olduğunu ve ana grubun aksine (pasif için borç tarafı) çalıştığını gösterir.
3
Hesabın niteliğini ve bilançodaki yerini kontrol et
Öz kaynaklarda raporlanır ve sermaye taahhüdünün henüz ödenmeyen kısmını gösterir.
Ortaklardan olan bu alacak, bir varlık olarak değil, sermayenin henüz tamamlanmamış kısmı olarak öz kaynaklarda gösterilir.

Anahtar Kavram

Düzenleyici Hesapların Sınıflandırılması ve İşleyiş Karakteri

Daha Fazla Pratik

Öz kaynaklar sınıfındaki diğer düzenleyici hesapları (591 Dönem Net Zararı gibi) ve bunların kapanış kayıtlarındaki farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 233Soru

Muhasebe bilgi sisteminde; mali nitelikteki işlemlerin kaydedilmesi ve sınıflandırılması aşamalarını takiben gerçekleştirilen "özetleme" işlevi, verilerin anlamlı ve yönetilebilir bilgi setlerine dönüştürülmesini sağlar. Bu işlevin temel araçlarından olan mizanların (genel geçici mizan, kesin mizan vb.) teknik kapasitesi ve muhasebe süreci içerisindeki rolü düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi muhasebenin işleyiş prensipleri açısından doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mizanlardaki borç ve alacak toplamlarının birbirine eşit olması, yevmiye defterinden defterikebire yapılan aktarımların matematiksel olarak doğru olduğunu gösterse de; bir işlemin hiç kaydedilmemesi, yanlış bir hesaba kayıt yapılması veya aynı tutarlı karşıt hataların varlığı durumunda bu hataları tespit edemez.

Cevap

Mizanların borç ve alacak toplamlarının eşitliğinin sadece matematiksel doğruluğu kanıtladığı, ancak telafi edici hatalar veya unutma hataları gibi teknik aksaklıkları tespit edemediği ifadesi doğrudur.
Doğru ifade, mizanların aritmetik kontrol sağladığını ancak telafi edici hata (bir hata ile başka bir hatanın birbirini miktar olarak dengelemesi), unutma hatası (hiç kayıt yapmama) veya hesap hatası (doğru tutarın yanlış isme kaydedilmesi) gibi durumları tespit edemeyeceğini vurgulayan ifadedir. Bu, muhasebenin özetleme işlevinin teknik sınırlılıklarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Muhasebe sürecinin işlevlerini sırala.
Kaydetme \rightarrow Sınıflandırma \rightarrow Özetleme \rightarrow Raporlama \rightarrow Analiz ve Yorum.
Sürecin hangi aşamada neyi ürettiğini anlamak için kronolojik sıra gereklidir.
2
Özetleme işlevinin çıktısı olan mizanların kapsamını analiz et.
Mizanlar, yevmiye defteri toplamları ile defterikebir borç/alacak toplamlarının eşitliğini kontrol eder.
Özetleme işlevinin temel amacı verileri mali tablolara hazırlamak ve matematiksel kontrol yapmaktır.
3
Mizanların sınırlarını değerlendir.
Mizanlar aritmetik hataları (toplama hatası, yanlış tutar aktarımı) yakalar; ancak çift taraflı kayıt sisteminin doğası gereği, karşılıklı olarak birbirini yok eden hataları (telafi edici hatalar) veya hiç yapılmamış kayıtları gösteremez.
Hangi hataların mizan dengesini bozup bozmadığını bilmek muhasebe denetimi açısından kritiktir.

Anahtar Kavram

Muhasebe Süreci ve Mizanların Teknik Sınırları

İpuçları

1
Muhasebe sürecindeki 'özetleme' işlevinin en temel aracı olan mizanların neyi kontrol ettiğini düşünün.
2
Bir mizan denk çıksa bile, yevmiye defterine hiç yazılmamış bir satış işlemini mizan üzerinden fark edebilir miyiz?
3
Mizanlar sadece borç ve alacak sütunlarının toplam eşitliğini kontrol eder; yani aritmetik bir sağlama aracıdır, mantıksal bir hatasızlık belgesi değildir.

Daha Fazla Pratik

Mizanda görülemeyen ancak envanter işlemleri sırasında ortaya çıkan 'Sayım ve Tesellüm Noksanları' konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 234Soru

Bir işletmenin finansal tablolarını hazırlarken varlıklarını piyasadaki tasfiye (likidasyon) değerleri yerine maliyet bedeli esasına göre değerlemesi ve bankaların bu işletmeye 55 veya 1010 yıl gibi uzun vadeli krediler sağlarken işletme ömrünün sınırsız olduğu varsayımıyla hareket etmesi, aşağıdaki muhasebe temel kavramlarından hangisiyle doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletmenin Sürekliliği

Cevap

İşletmenin Sürekliliği kavramı, işletmenin ömrünün sonsuz kabul edilmesi ve varlıkların tasfiye değerleri yerine maliyet bedeli ile izlenmesinin temel dayanağıdır.
İşletmenin Sürekliliği kavramı, işletmenin faaliyetlerini belirsiz bir süre boyunca devam ettireceği varsayımına dayanır. Bu varsayım, varlıkların bilançoda o anki piyasa veya tasfiye değerleri yerine tarihsel maliyet bedelleri üzerinden gösterilmesini sağlar. Ayrıca, işletmenin gelecekte de var olacağı inancı, bankaların uzun vadeli kredi vermesini ve duran varlıklar için amortisman hesaplanmasını mümkün kılar.

Adım Adım Çözüm

1
İşletmenin ömrüyle ilgili temel varsayımı tanımlayın.
İşletmenin ömrü, sahip ve ortaklarının ömründen bağımsız ve sınırsız kabul edilir.
Bu varsayım, muhasebe teorisinde 'İşletmenin Sürekliliği' kavramı olarak adlandırılır.
2
Bu kavramın değerleme üzerindeki etkisini analiz edin.
İşletme kapanmayacağı varsayıldığı için varlıklar 'tasfiye (satış) değeri' ile değil, edinim sırasındaki 'maliyet bedeli' ile kaydedilir.
Eğer işletme yakında kapanacak olsa (tasfiye), varlıkların o anki piyasa değeri önem kazanırdı; ancak süreklilik varsayımı maliyet esasını haklı çıkarır.
3
Finansman ve amortisman yönünden değerlendirme yapın.
Uzun vadeli borçlanma kabiliyeti ve amortisman ayrılması bu kavramın bir sonucudur.
Sürekli bir işletme borçlarını uzun vadede ödeyebilir ve varlık maliyetini yıllara yayarak itfa edebilir.

Anahtar Kavram

İşletmenin Sürekliliği Kavramı

Daha Fazla Pratik

İşletmenin Sürekliliği kavramının ortadan kalktığı (tasfiye durumu) hallerde hangi değerleme ölçütünün (piyasa değeri/tasfiye değeri) ön plana çıkacağını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 235Soru

İşletme, satıcılara olan 180.000180.000 TL tutarındaki senetsiz (veresiye) borcunu kapatmak amacıyla; kasa hesabından 60.00060.000 TL nakit ödeme yapmış, kalan 120.000120.000 TL'lik tutar için ise portföyünde bulunan bir müşteriden alınmış çeki ciro ederek devretmiştir.

Bu işlemin temel muhasebe denkleminde (Varlıklar=Yabancı Kaynaklar+O¨z KaynaklarVarlıklar = Yabancı\ Kaynaklar + Öz\ Kaynaklar) yaratacağı değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam varlıklar 180.000180.000 TL azalır, yabancı kaynaklar 180.000180.000 TL azalır.

Cevap

Toplam varlıklar 180.000180.000 TL azalır, yabancı kaynaklar 180.000180.000 TL azalır.
Doğru yanıt olan seçenek, işlemin her iki tarafındaki net etkiyi doğru şekilde yansıtmaktadır. İşletmenin satıcılara olan borcu 180.000180.000 TL azaldığında (Yabancı Kaynak azalışı), bu borcun karşılığında verilen 60.00060.000 TL nakit ve ciro edilen 120.000120.000 TL'lik çek de toplamda 180.000180.000 TL'lik bir varlık çıkışına (Varlık azalışı) yol açar. Sonuç olarak denklemin her iki tarafı da eşit miktarda azalmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Borç azalışını analiz etme
Yabancı Kaynaklar (320 Satıcılar Hesabı) 180.000180.000 TL azalır.
Senetsiz borcun ödenmesi işletmenin pasifindeki yükümlülüğü azaltır.
2
Varlık azalışlarını analiz etme
Varlıklar (100 Kasa Hesabı) 60.00060.000 TL ve (101 Alınan Çekler Hesabı) 120.000120.000 TL azalır.
Nakit ödeme ve portföydeki çekin cirosu işletmeden varlık çıkışı anlamına gelir.
3
Muhasebe denklemine uygulama
ΔVarlıklar(180.000)=ΔYabancı Kaynaklar(180.000)+ΔO¨z Kaynaklar(0)\Delta Varlıklar (-180.000) = \Delta Yabancı\ Kaynaklar (-180.000) + \Delta Öz\ Kaynaklar (0)
Her iki taraf eşit şekilde azalarak denklik korunur.

Anahtar Kavram

Temel Muhasebe Denklemi Dengesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 236Soru

Bir inşaat işletmesi, 20252025 yılında üstlendiği ve 20272027 yılında tamamlamayı öngördüğü bir baraj inşaatı projesinde, 20252025 yılı sonu itibarıyla hammadde maliyetlerinin beklenmedik şekilde arttığını tespit etmiştir. Yapılan güncel teknik ve mali analizler sonucunda, toplam proje maliyetinin hakediş bedelini aşacağı ve projenin zararla sonuçlanacağı öngörülmektedir. İşletme, henüz proje tamamlanmamış ve kesin zarar realize olmamış olmasına rağmen, beklenen bu zararın tamamı için dönem sonunda karşılık ayırarak gider kaydı yapmıştır.

İşletmenin henüz gerçekleşmemiş ancak ortaya çıkması muhtemel bu zararı ihtiyatla kayıtlara alması, muhasebenin aşağıdaki temel kavramlarından hangisinin bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtiyatlılık

Cevap

İşletmenin beklenen zararı gerçekleşmeden önce kaydetmesi İhtiyatlılık kavramının bir gereğidir.
İhtiyatlılık kavramı; işletmenin karşılaşabileceği risklerin ve belirsizliklerin göz önünde bulundurulmasını, bu doğrultuda muhtemel gider ve zararlar için karşılık ayrılmasını öngörür. Senaryoda inşaat işletmesinin proje tamamlanmadan beklenen zararı kaydetmesi, finansal tablolarda aşırı iyimserliği önlemek ve temkinli davranmak adına yapılan bir işlemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki finansal durumu analiz et.
İşletme, gelecekteki bir projede kesinleşmemiş ancak tahmin edilen bir zararla karşı karşıyadır.
Muhasebe kayıtlarının hangi ilkeye göre yapılacağını belirlemek için durumun risk ve belirsizlik boyutu saptanmalıdır.
2
İhtiyatlılık kavramının temel kuralını hatırla.
Muhtemel gelirler gerçekleşmeden kaydedilmezken, muhtemel gider ve zararlar saptandığı anda kaydedilir.
İhtiyatlılık kavramı asimetrik bir kayıt mantığına dayanır: temkinli olma gereği zararlar erkenden tanınır.
3
İşlemi uygun kavramla eşleştir.
Henüz proje bitmeden zararın tamamı için karşılık ayrılması, ihtiyatlılık kavramı ile birebir örtüşmektedir.
Öngörülen olumsuz durumların mali tablolara yansıtılması bu kavramın doğrudan uygulamasıdır.

Anahtar Kavram

İhtiyatlılık Kavramı ve Zararların Muhasebeleştirilmesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 237Soru

Bir işletme, maliyet bedeli 140.000140.000 TL olan ticari malları 175.000175.000 TL bedelle satmıştır. Satış bedelinin 60.00060.000 TL'lik kısmı için alıcıdan çek alınmış, kalan tutar ise veresiye (senetsiz) olarak bırakılmıştır. Bu işlemin temel muhasebe denklemi üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varlıklar 35.00035.000 TL artar, Öz Kaynaklar 35.00035.000 TL artar.

Cevap

Varlıkların 35.00035.000 TL artması ve Öz Kaynakların da 35.00035.000 TL artması
İşlem sonucunda varlıklar tarafında 140.000140.000 TL'lik stok çıkışı olurken, toplamda 175.000175.000 TL'lik yeni varlık (60.00060.000 TL çek ve 115.000115.000 TL alacak) girişi olmuştur. Net varlık artışı olan 35.00035.000 TL, satıştan elde edilen kârın öz kaynakları artırmasıyla denkleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Varlık hesaplarındaki değişimleri belirle.
Stoklar 140.000140.000 TL azalır, Alınan Çekler 60.00060.000 TL artar, Alıcılar 115.000115.000 TL (175.00060.000175.000 - 60.000) artar.
Ticari mal çıkışı varlıkları azaltırken, karşılığında alınan çek ve oluşan senetsiz alacak varlıkları artırır.
2
Net varlık değişimini hesapla.
140.000+60.000+115.000=+35.000-140.000 + 60.000 + 115.000 = +35.000 TL.
Varlık kalemlerindeki artış ve azalışların net sonucu toplam varlık değişimini verir.
3
Kaynak hesaplarındaki (Öz Kaynak) değişimi hesapla.
175.000(Satıs\cFiyatı)140.000(Maliyet)=35.000175.000 (Satış Fiyatı) - 140.000 (Maliyet) = 35.000 TL Kâr (Öz Kaynak Artışı).
Satış bedeli ile maliyet arasındaki olumlu fark kâr olarak öz kaynakları artırır.
4
Denklemin dengesini doğrula.
+35.000(Varlık)=+35.000(O¨zKaynak)+35.000 (Varlık) = +35.000 (Öz Kaynak).
Muhasebe denkleminde varlık artışı, borçlarda bir artış yoksa doğrudan öz kaynak artışına eşit olmalıdır.

Anahtar Kavram

Kârlı bir satış işleminin temel muhasebe denklemi üzerindeki etkisi (Varlık Artışı = Öz Kaynak Artışı).

İpuçları

1
Denklem değişimini hesaplarken stoklardaki azalışı unutmayın.
2
Satış bedeli ile maliyet arasındaki fark kârdır ve kâr her zaman öz kaynakları artırır.
3
Net varlık değişimi: (Alınan Çek + Alıcılar) - Stok Azalışı şeklinde hesaplanır.

Daha Fazla Pratik

Aynı işlemi bir de zararlı satış senaryosu (maliyetin altında satış) için uygulayarak denklemin nasıl küçüldüğünü gözlemleyin.

Alternatif Yöntem

Bilanço yöntemi: İşlem öncesi ve sonrası hayali bir bilanço oluşturun. Stok 140.000140.000, Kasa 00 ise toplam varlık 140.000140.000'dır. İşlemden sonra Stok 00, Çek 60.00060.000, Alıcılar 115.000115.000 olur ve toplam varlık 175.000175.000'e çıkar. Artış 35.00035.000 TL'dir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 238Soru

Bir işletmenin, üretim faaliyetlerinde kullandığı makineler için 55 yıllık bir ekonomik ömür öngörerek amortisman ayırması ve aynı dönemde işletme ortağının şahsi konutuna ait elektrik faturası ödemesini işletme gideri olarak kabul etmeyip ortağın cari hesabında (borç) takip etmesi, aşağıdaki muhasebe temel kavramlarından hangileri ile sırasıyla doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletmenin Sürekliliği - Kişilik

Cevap

İşletmenin Sürekliliği ve Kişilik kavramları bu uygulamaların temel dayanağını oluşturmaktadır.
Doğru cevap olan seçenek, muhasebenin iki temel varsayımını doğru eşleştirmektedir. İşletmenin tasfiye edilmeyeceği ve ömrünün sahiplerinden bağımsız olduğu varsayımı 'İşletmenin Sürekliliği' kavramını; işletmenin ortaklarından ayrı bir hukuki ve mali varlık olarak kabul edilmesi ise 'Kişilik' kavramını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Duran varlıklar için amortisman ayrılmasının nedenini belirleme
İşletmenin Sürekliliği Kavramı
Eğer işletmenin ömrü sınırlı olsaydı (tasfiye), varlıklar maliyet bedeli üzerinden amortismana tabi tutulmak yerine piyasadaki satış (tasfiye) değerleri ile raporlanırdı.
2
Ortağın şahsi harcamalarının muhasebeleştirilme mantığını analiz etme
Kişilik Kavramı
Bu kavram gereği işletme, sahiplerinden ve ortaklarından ayrı bir mali kişiliğe sahiptir; dolayısıyla ortağın şahsi harcamaları işletme için bir gider değil, ortağın işletmeye olan borcu olarak görülmelidir.

Anahtar Kavram

Muhasebenin temel kavramlarından Süreklilik, işletmenin ömrünü; Kişilik ise işletmenin bağımsızlığını tanımlar.

İpuçları

1
İşletmenin ömrü ile sahiplerinin ömrünün farklı olması hangi kavramı çağrıştırıyor?
2
Tasfiye edilmeyeceği düşünülen bir işletmede varlıklar piyasa değeriyle mi yoksa maliyet bedeliyle mi izlenir?

Daha Fazla Pratik

Varlıkların maliyet bedeli esasına göre değerlenmesi ile işletmenin sürekliliği arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 239Soru

İşletme, 11 Kasım 20252025 tarihinde toplam süresi 66 ay olan bir sistem bakım ve danışmanlık hizmeti sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşme şartlarına göre, toplam 36.00036.000 TL tutarındaki hizmet bedeli, hizmetin sona ereceği 3030 Nisan 20262026 tarihinde tek seferde ödenecektir. İşletme, 20252025 yılı sonu envanter ve kapanış işlemlerinde bu sözleşme kapsamında 20252025 yılında faydalanılan hizmete ilişkin herhangi bir muhasebe kaydı gerçekleştirmemiştir.

Buna göre, Dönemsellik ve Tahakkuk Esası kavramları dikkate alındığında, söz konusu ihmalin işletmenin 20252025 yılı mali tabloları üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dönem kârı 12.00012.000 TL fazla, pasif toplamı 12.00012.000 TL noksan görünmektedir.

Cevap

Dönem kârının 12.00012.000 TL fazla, pasif toplamının ise 12.00012.000 TL noksan görünmesi durumu doğrudur.
Dönemsellik kavramı uyarınca, gelirin elde edildiği veya giderin yapıldığı dönemde finansal tablolara yansıtılması gerekir. Sözleşme bedeli olan 36.00036.000 TL'nin 66 aya bölünmesiyle bulunan aylık 6.0006.000 TL'lik tutar, 20252025 yılında geçilen 22 ay (Kasım-Aralık) için toplam 12.00012.000 TL gider oluşturur. Bu giderin kaydedilmemesi, giderlerin olduğundan az, dönem kârının ise olması gerekenden 12.00012.000 TL fazla çıkmasına neden olur. Ayrıca ödeme henüz yapılmadığı için '381 Gider Tahakkukları' hesabına yapılması gereken alacak kaydının ihmali, bilançonun pasif toplamını da 12.00012.000 TL noksan gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Aylık gider tutarının hesaplanması
36.000/6=6.00036.000 / 6 = 6.000 TL
Toplam sözleşme bedeli toplam süreye bölünerek bir aya düşen maliyet bulunur.
2
2025 yılına ait hizmet süresinin belirlenmesi
22 Ay (Kasım ve Aralık)
Dönemsellik kavramı gereği, giderler ilgili oldukları döneme kaydedilmelidir.
3
2025 yılına ait tahakkuk etmesi gereken toplam giderin hesaplanması
6.000×2=12.0006.000 \times 2 = 12.000 TL
2025 yılı faaliyet sonuçlarını etkilemesi gereken gerçek gider tutarı budur.
4
Kayıt yapılmamasının etkilerinin analizi
Gider \downarrow Kâr \uparrow / Gider Tahakkuku \downarrow Pasif \downarrow
12.00012.000 TL tutarındaki '770 Genel Yönetim Giderleri' borç kaydı yapılmadığı için giderler eksik, dolayısıyla kâr fazla çıkmıştır. Aynı zamanda '381 Gider Tahakkukları' alacak kaydı yapılmadığı için işletmenin borçları (pasifi) noksan görünmektedir.

Anahtar Kavram

Dönemsellik ve Tahakkuk Esası

İpuçları

1
Giderin hangi dönemlere ait olduğunu belirlemek için sözleşme başlangıç tarihinden yıl sonuna kadar geçen ayları sayın.
2
Giderlerin kaydedilmemesi durumunda işletmenin kârı nasıl etkilenir? Azalır mı yoksa artar mı?
3
Hizmet alınmış ancak faturası gelmemiş veya ödemesi yapılmamış giderler için dönem sonunda '381 Gider Tahakkukları' hesabı kullanılır; bu hesabın bilançoda nerede yer aldığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Eğer bu gider peşin ödenmiş olsaydı (1 Kasım'da), yıl sonunda hangi hesaplar arasında nasıl bir virman kaydı yapılması gerekirdi? (180 Gelecek Aylara Ait Giderler kullanımı).

Alternatif Yöntem

Öncelikle 36.000/6=6.00036.000 / 6 = 6.000 TL aylık birim maliyeti bulun. Ardından bir zaman çizgisi çizerek 20252025 (22 ay) ve 20262026 (44 ay) ayrımını yapın. 20252025 yılına düşen payın bir 'gider' ve 'borç' doğurduğunu ancak kaydedilmediğini görerek seçeneklerdeki yönleri eşleştirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 240Soru

35683568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca, aşağıdakilerden hangisi yeminli mali müşavirlerin (YMMYMM) yürütebileceği mesleki faaliyetler kapsamında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defter tutmak

Cevap

Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defter tutmak yeminli mali müşavirlerin yetkisi dışındadır.
Doğru cevap olan ifade yeminli mali müşavirlerin yapamayacağı tek işi belirtmektedir. 35683568 sayılı Kanun uyarınca yeminli mali müşavirler; tasdik yapabilir, denetim yapabilir ve müşavirlik hizmeti verebilirler ancak defter tutamazlar. Defter tutma yetkisi münhasıran serbest muhasebeci mali müşavirlere aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Meslek mensubunun unvanını ve kanuni statüsünü belirle.
Soru Yeminli Mali Müşavirlerin (YMMYMM) yetkilerini sormaktadır.
35683568 sayılı Kanun'da SMMMSMMM ve YMMYMM yetkileri keskin çizgilerle ayrılmıştır.
2
YMMYMM'lerin yasaklı olduğu faaliyetleri hatırla.
Yeminli Mali Müşavirlerin defter tutması kanunen yasaklanmıştır.
Tasdik yetkisine sahip olan YMMYMM'lerin bağımsızlığını korumak amacıyla kendi tuttukları defterleri tasdik etmeleri engellenmiştir.
3
Seçenekler arasından defter tutma faaliyetini içeren şıkkı tespit et.
Defter tutma yetkisinin sadece SMMMSMMM'lere ait olduğu sonucuna ulaşılır.
35683568 sayılı Kanun'un 2.2. ve 12.12. maddeleri bu ayrımı net bir şekilde yapmaktadır.

Anahtar Kavram

Yeminli Mali Müşavirlerin Defter Tutma Yasağı

Daha Fazla Pratik

Yeminli mali müşavirlerin hangi durumlarda tasdik raporu düzenleyemeyeceğine dair bağımsızlık kurallarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 12 / 17Sonraki
Muhasebeye Giriş ve Temel Kavramlar Alıştırma Soruları — KPSS Muhasebe — Sayfa 12 | Examkin