İnşacı (Konstrüktivist) kurama göre, uluslararası politika sadece maddi güç ilişkilerinden ibaret olmayıp, bu güçlere anlamını veren sosyal bir yapıya dayanmaktadır. Alexander Wendt, 500 İngiliz nükleer silahının ABD için bir 'dostluk' kimliği çerçevesinde tehdit oluşturmadığını, ancak çok daha az sayıdaki Kuzey Kore nükleer silahının bir 'düşmanlık' kimliği nedeniyle hayati bir tehdit olarak algılandığını savunmaktadır. Bu örnek, maddi unsurların ancak aktörler arasındaki paylaşılan anlamlar üzerinden birer dış politika girdisine dönüştüğünü göstermektedir.
Buna göre, İnşacı perspektiften devletlerin 'ulusal çıkar' tanımlamalarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- AUlusal çıkarlar, uluslararası sistemin anarşik yapısı içinde devletlerin göreli güç kapasitelerini artırma zorunluluğu tarafından nesnel olarak dayatılır.
- Çıkarlar, maddi kapasitelerden otomatik olarak türeyen verili (eksojen) unsurlar olmayıp; aktörlerin birbirlerine yönelik algılarını şekillendiren öznelerarası (intersubjective) süreçler ve kimlik tanımlamaları aracılığıyla inşa edilir.Cevap
- CÇıkarlar, devletlerin rasyonel aktörler olarak uluslararası kurumlar aracılığıyla mutlak kazançlarını maksimize etme çabalarının bir sonucudur.
- DDevletlerin çıkarları, sadece uluslararası sistemin kısıtlamaları tarafından değil, aynı zamanda iç politikadaki bürokratik grupların ve kamuoyunun tercihlerinin bir bileşkesi olarak belirlenir.
- EÇıkarların inşası, uluslararası toplumun ortak kural ve kurumları içinde devletlerin egemenlik haklarını koruma rasyonalitesine dayanır.
Cevap
Çıkarlar, maddi kapasitelerden otomatik olarak türeyen verili (eksojen) unsurlar olmayıp; aktörlerin birbirlerine yönelik algılarını şekillendiren öznelerarası (intersubjective) süreçler ve kimlik tanımlamaları aracılığıyla inşa edilir.
İnşacı yaklaşıma göre devletlerin çıkarları, uluslararası sistemdeki anarşinin veya maddi güç dağılımının doğal bir sonucu değildir. Aksine çıkarlar, devletlerin birbirlerini nasıl tanımladıklarıyla (kimlikleriyle) doğrudan ilişkilidir. Alexander Wendt'in vurguladığı gibi, 'kimlik çıkardan önce gelir'. Bir devletin karşısındakini 'dost' olarak tanımlaması (kimlik), nükleer silahları bir güvenlik tehdidi olarak değil, bir güvence olarak görmesine (çıkar/algı) yol açar. Bu süreç, aktörlerin birbirlerinin davranışlarına verdikleri anlamların paylaşıldığı 'öznelerarası' (intersubjective) alanda gerçekleşir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Öznelerarasılık (Intersubjectivity) ve Kimliğin Çıkarı Belirlemesi
Daha Fazla Pratik
Wendt'in üç anarşi kültürü (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) arasındaki farkları inceleyerek çıkarların bu kültürlerde nasıl farklılaştığını analiz ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s