Soru

Zorluk: ZorDevletlerin Tanınması

Uluslararası hukukta devletlerin ve hükümetlerin tanınması süreciyle ilgili doktriner yaklaşımlar, tanıma türleri ve bu işlemlerin hukuki sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. Bir devletin uluslararası hukuk kişiliğini kazanması için diğer devletler tarafından tanınması zorunlu ve kurucu bir şarttır; dolayısıyla tanınmayan bir siyasi oluşum, egemen devletlerin sahip olduğu haklardan yararlanamayacağı gibi uluslararası sorumluluk hukukuna da konu edilemez.Cevap
  2. B
    Hükümetlerin tanınması, kural olarak mevcut bir devletin yönetiminde anayasa dışı bir değişiklik (darbe, devrim vb.) yaşandığında söz konusu olur; devletin tanınması ise devletin varlığıyla ilgili olup süreklilik ilkesi gereği hükümet değişikliklerinden etkilenmez.
  3. C
    De facto (fiili) tanıma, tanıyan devletin yeni oluşumun kalıcılığı ve istikrarı konusunda ihtiyatlı davrandığı durumlarda başvurduğu, hukuki sonuçları itibarıyla sınırlı ve kural olarak geri alınabilir geçici bir nitelik taşır.
  4. D
    Uluslararası hukukta bir devletin Birleşmiş Milletler'e üye olarak kabul edilmesi, o devleti kabul yönünde oy kullanan tüm üye devletlerin ilgili oluşumu münferiden de jure (hukuki) olarak tanıdığı sonucunu her durumda doğurmaz.
  5. E
    Açıklayıcı (beyan edici) teoriye göre tanıma işlemi, yeni bir hukuk süjesi yaratmak yerine, mevcut olan ve devletlik kriterlerini (ülke, halk, egemen hükümet) karşılayan bir durumun diğer devletlerce tespiti ve ikili ilişkilere başlama iradesidir.

Cevap

Uluslararası hukukta baskın olan 'Açıklayıcı Teori' uyarınca, devletin bir uluslararası hukuk kişisi olarak varlığı tanıyan devletlerin iradesine (kurucu şarta) bağlı değildir; unsurlarını tamamlayan bir devlet tanınmasa dahi hak ve sorumluluk sahibi olur.
Doğru cevap olan seçenekte belirtilen ifade, günümüzde geçerliliğini yitirmiş olan 'Kurucu Teori'ye dayanmaktadır. Oysa modern uluslararası hukuk uygulamalarında ve Montevideo Sözleşmesi (1933) uyarınca 'Açıklayıcı Teori' geçerlidir. Bu teoriye göre bir devletin varlığı diğer devletlerin tanımasına bağlı değildir; kriterleri karşılayan bir oluşum uluslararası hukuk süjesidir ve yaptığı haksız fiillerden dolayı uluslararası sorumluluğu doğar. Tanınmamış olmak, bir devleti hukuk dışı veya sorumsuz kılmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet tanıma teorilerinin analiz edilmesi
Kurucu Teori (Constitutive) tanımanın devletliği yarattığını savunurken, Açıklayıcı Teori (Declarative) tanımanın sadece mevcut durumu tespit ettiğini savunur.
Modern hukukta Montevideo Sözleşmesi'ne dayanan Açıklayıcı Teori esas alınır.
2
Tanınmayan devletlerin hukuki durumunun değerlendirilmesi
Tanınmayan bir devletin uluslararası sorumluluğunun olmadığı iddiası yanlıştır; her siyasi oluşum fiilen egemenlik kullanıyorsa uluslararası hukuk kurallarıyla bağlıdır.
Hukuksuzluk (illegalite) veya sorumluluktan kaçışın önlenmesi için fiili varlık yeterlidir.
3
Hükümet ve devlet tanıması ayrımının kontrolü
Hükümet tanıması anayasal kopuşlarda gerekirken, devlet tanıması yeni bir birimin doğuşunda gerekir.
Devletin sürekliliği ilkesi bu iki kavramı birbirinden ayırır.

Anahtar Kavram

Tanımanın Hukuki Niteliği: Kurucu vs. Açıklayıcı Teori ve Devlet-Hükümet Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Devletlerin tanınması ile ilgili Estrada ve Tobar doktrinlerini inceleyerek hükümet tanıması pratiklerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla