Soru

Zorluk: OrtaKimlik, Kültür ve Çıkarların Sosyal İnşası

Bir devletin nükleer silah kapasitesini artırmasının, diğer devletler tarafından otomatik olarak bir tehdit algısı yaratmaması, uluslararası sistemdeki ilişkilerin salt maddi kapasitelerle açıklanamayacağını gösterir. Örneğin, bir devlet için uzun süredir müttefik olduğu başka bir devletin nükleer cephaneliği bir tehlike arz etmezken, rekabet içinde olduğu bir devletin çok daha sınırlı nükleer kapasitesi varoluşsal bir ulusal güvenlik sorunu olarak görülebilmektedir. Bu durum, anarşinin önceden belirlenmiş ve aktörlere dayatılan çatışmacı bir mantığı olmadığını, sistemin doğasının aktörlerin kendi pratikleriyle şekillendiğini iddia eden tezle açıklanır.

Sosyal İnşacılık (Konstrüktivizm) teorisinin bu perspektifi dikkate alındığında, devletlerin uluslararası alandaki 'çıkarlarının' (ulusal menfaatlerinin) oluşumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Çıkarlar, maddi yapının dayattığı nesnel ve dışsal veriler değil; devletlerin birbirleriyle olan tarihsel ve öznelerarası (intersubjektif) etkileşimleri sonucunda inşa ettikleri kimliklerin bir türevidir.Cevap
  2. B
    Devletlerin çıkarları, anarşinin zorunlu kıldığı kaos ortamında hayatta kalabilmek amacıyla, maddi güç unsurlarının sürekli olarak maksimize edilmesi gerekliliğiyle yapısal olarak sabitlenmiştir.
  3. C
    Çıkarlar, uluslararası sistem ile uluslararası toplum arasındaki etkileşim eksikliğinden dolayı, yalnızca ekonomik karşılıklı bağımlılığın yarattığı rasyonel fayda-maliyet hesaplarına dayanır.
  4. D
    Ulusal çıkarlar, uluslararası sistemin dayatmalarından ziyade, yalnızca karar alıcıların bireysel psikolojileri ve liderlerin algısal yanılmaları üzerinden şekillenen içsel süreçlerdir.
  5. E
    Çıkarların oluşumu, failin inşacı kapasitesinden tamamen bağımsız olup, uluslararası sistemin maddi güç dağılımının devlet davranışlarını tek yönlü olarak belirlediği hiyerarşik bir süreçtir.

Cevap

Sosyal İnşacılık teorisine göre çıkarlar, devletlerin tarihsel süreçte oluşturdukları kimliklerin ve öznelerarası paylaşılan anlamların bir türevidir.
Sosyal İnşacılık, uluslararası ilişkilerde çıkarların rasyonalist teorilerin (Neorealizm ve Neoliberalizm) iddia ettiği gibi önceden verili (eksogen) veya salt maddi güç dağılımına dayalı olmadığını savunur. Alexander Wendt'in öznelerarası (intersubjektif) anlam dünyası kavramlaştırmasına göre; maddi kapasiteler tek başlarına anlam ifade etmez. Devletler öncelikle sosyal ve tarihsel etkileşim pratikleriyle 'kim olduklarını' tanımlayarak kimliklerini inşa ederler. Ulusal çıkarlar da bağımsız ve dışsal bir veri değil, bu inşa edilen kimliklerin doğal bir uzantısı ve türevidir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülde verilen vakanın incelenmesi
Nükleer silah kapasitesinin her devlet için aynı tehdidi yaratmamasının, aktörler arasındaki ilişkilerin niteliğine dayandırıldığı tespit edilmiştir.
Teorinin uluslararası ilişkilere bakış açısını kavramak ve hangi temel varsayıma işaret edildiğini bulmak için öncül analizi gereklidir.
2
Sosyal İnşacılık bağlamında 'çıkarların' niteliğinin belirlenmesi
İnşacılıkta anarşinin kendi başına bir mantığı olmadığı, devletlerin kimlik ve çıkarlarının verili (eksogen) değil, öznelerarası süreçlerle inşa edildiği (endojen) bilgisi hatırlanmıştır.
Sorunun kökünde istenen temel teorik argümanın doğru tanımlanması için kavramsal çerçevenin netleştirilmesi gerekir.
3
Seçeneklerin rasyonalist ve inşacı teoriler ayrımı üzerinden elenmesi
Maddi güç maksimizasyonu, rasyonel maliyet hesabı veya tek yönlü yapısal determinizm içeren seçenekler elenerek, öznelerarası etkileşim ve kimlik vurgusu yapan seçenek doğru cevap olarak belirlenmiştir.
Yanlış seçenekler genellikle Neorealizm, Neoliberalizm veya farklı analiz düzeylerine ait argümanlar içerdiğinden, teoriler arası temel ayrım çizgilerinin kullanılması şarttır.

Anahtar Kavram

Sosyal İnşacılıkta (Konstrüktivizm) Kimlik ve Çıkarların İnşası
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla