Uluslararası ilişkiler teorisinde "Üçüncü Tartışma" (Third Debate) sürecinde rasyonalist yaklaşımların (Neorealizm ve Neoliberalizm) materyalist ve pozitivist varsayımlarına bir eleştiri olarak gelişen İnşacılık (Konstrüktivizm); uluslararası yapıyı sadece fiziksel kapasitelerin dağılımı olarak değil, aktörlerin paylaştığı anlamlar ve sosyal inşalardan oluşan bir bütün olarak tanımlar.
Bu perspektiften hareketle, İnşacı yaklaşıma göre uluslararası sistemin "anarşik" yapısının devlet davranışları üzerindeki belirleyici etkisi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
- Devletlerin birbirlerine yönelik kimlik tanımlamalarına ve sosyal etkileşim süreçlerineCevap
- BUluslararası sistemin merkezi otoriteden yoksun olmasının yarattığı yapısal ve maddi zorunluluklara
- CDevletlerin mutlak kazançlarını artırmak amacıyla girdikleri rasyonel ve stratejik pazarlık süreçlerine
- DAnarşinin yol açtığı kaçınılmaz kaos ortamında devletlerin hayatta kalma güdüsüyle hareket etmesine
- EUluslararası toplumun ortak kural ve kurumları aracılığıyla anarşinin etkisiz hale getirilmesine
Cevap
Devletlerin birbirlerine yönelik kimlik tanımlamalarına ve sosyal etkileşim süreçlerine bağlıdır.
İnşacı yaklaşıma göre uluslararası sistemin yapısı sadece maddi unsurlardan değil, aktörler arasındaki paylaşılan anlayışlardan (öznelerarasılık) oluşur. Bu nedenle anarşinin devletleri çatışmaya mı yoksa işbirliğine mi yönelteceği, devletlerin birbirlerini nasıl tanımladıklarına (kimlik) ve geçmiş sosyal etkileşimlerine bağlıdır. Alexander Wendt'in belirttiği gibi, anarşi kendi başına bir mantığa sahip değildir; onu anlamlı kılan devletlerin pratikleridir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Öznelerarasılık ve Anarşinin Sosyal İnşası
Daha Fazla Pratik
İnşacılığın 'uygunluk mantığı' (logic of appropriateness) ile rasyonalizmin 'sonuçsallık mantığı' (logic of consequences) arasındaki farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s