İnşacılığın Doğuşu ve Temel Varsayımları

40 soru

Soru 1Soru

Soğuk Savaş’ın 1980’lerin sonunda beklenmedik bir şekilde ve büyük bir güç çatışması yaşanmadan sona ermesi, ana akım Uluslararası İlişkiler teorilerinin (Neorealizm ve Neoliberalizm) değişimi açıklama kapasitesinin sorgulanmasına yol açmıştır. Bu tarihsel kırılma noktasında rasyonalist yaklaşımlara meydan okuyarak yükselişe geçen İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşımın, uluslararası sistemin yapısına ilişkin temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası sistemin yapısı sadece maddi unsurlardan değil, aktörlerin birbirine yüklediği anlamlardan ve öznelerarası fikirlerden oluşan sosyal bir kurgudur.

Cevap

Uluslararası sistemin yapısının sadece maddi unsurlardan değil, aktörler arasındaki paylaşılan fikirlerden ve öznelerarası anlamlardan oluşan sosyal bir kurgu olduğunu belirten seçenek doğrudur.
İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşımın en temel varsayımı, uluslararası sistemin yapısının sosyal olarak inşa edildiğidir. Bu görüşe göre, uluslararası ilişkilerdeki maddi unsurlar (örneğin nükleer silahlar) kendi başlarına bir anlam ifade etmezler; bu unsurlara anlam kazandıran şey, devletler arasındaki paylaşılan fikirler, normlar ve kimliklerdir. Soğuk Savaş’ın bitişiyle beraber, askeri kapasiteler değişmemesine rağmen devletlerin birbirlerine yönelik 'düşman' algısının değişmesiyle sistemin dönüşmesi, İnşacılığın bu sosyal yapı vurgusunu doğrular niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soğuk Savaş sonrası dönemde ana akım teorilerin eleştirisini değerlendir.
Neorealizm ve Neoliberalizm gibi rasyonalist teoriler, devletlerin kimliklerini ve çıkarlarını 'verili' kabul ettikleri için sistemdeki büyük değişimleri (Soğuk Savaş'ın bitişi gibi) açıklamakta yetersiz kalmıştır.
İnşacılığın doğuşu, bu teorik yetersizliğe bir tepki olarak 'fikirlerin' ve 'sosyal inşanın' önemini vurgulama ihtiyacından kaynaklanır.
2
İnşacılığın temel ontolojik varsayımını belirle.
İnşacılık, uluslararası yapının 'sosyal' olduğunu savunur. Bu, maddi nesnelerin (silahlar, coğrafya vb.) ancak insanlar onlara ortak bir anlam yüklediğinde uluslararası ilişkilerde bir karşılığı olduğu anlamına gelir.
Bu varsayım, İnşacılığı maddi güce dayalı rasyonalist teorilerden ayıran en temel farktır.
3
Seçenekleri bu sosyal yapı varsayımı üzerinden ele.
Yapının sadece maddi olmadığını, öznelerarası (intersubjektif) fikirlerden oluştuğunu savunan ifade, İnşacılığın temel varsayımıyla tam olarak örtüşür.
Diğer seçenekler ya maddi yapıyı (Realizm) ya rasyonel kurumsal mekanizmaları (Neoliberalizm) ya da indirgemeci bireysel algıları vurgulamaktadır.

Anahtar Kavram

İnşacılığın Sosyal Ontolojisi ve Öznelerarasılık

İpuçları

1
İnşacılık, 'maddi güç' yerine 'fikirler' ve 'anlamlar' üzerinde duran bir teoridir.
2
Soğuk Savaş'ın bitişiyle silah sayısında radikal bir değişim olmamasına rağmen, 'tehdit' algısının neden değiştiğini düşünün.
3
Uluslararası ilişkilerde bir nesnenin anlamı, aktörlerin o nesne hakkında paylaştığı ortak kanılarla belirlenir. Bu kavrama 'öznelerarasılık' (intersubjectivity) denir.

Daha Fazla Pratik

İnşacılığın 'fail-yapı' (agent-structure) ilişkisini nasıl ele aldığını ve Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' makalesindeki temel argümanları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Uluslararası ilişkilerde İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, ana akım rasyonalist teorilerin aksine uluslararası sistemin yapısının sadece 'maddi' değil, aynı zamanda 'sosyal' bir nitelik taşıdığını savunur. Buna göre, İnşacı yaklaşıma göre aşağıdakilerden hangisi uluslararası sistemdeki devlet davranışlarını şekillendiren temel 'sosyal' unsurlardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktörlerin sahip olduğu kimlikler ve paylaşılan normatif değerler

Cevap

Aktörlerin sahip olduğu kimlikler ve paylaşılan normatif değerler
Doğru seçenek olan aktörlerin sahip olduğu kimlikler ve paylaşılan normatif değerler, İnşacı (Konstrüktivist) teorinin merkezinde yer alır. İnşacılık, uluslararası politikanın temel yapısının maddi kapasite dağılımı değil, paylaşılan fikirler ve anlamlar (sosyal yapı) olduğunu savunur. Bu sosyal yapıyı ise devletlerin kimlikleri ve uluslararası toplumdaki normlar oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
İnşacı teorinin temel ontolojik varsayımını belirleyin.
Uluslararası sistem maddi bir yapıdan ziyade sosyal bir kurgudur.
İnşacılık, gerçekliğin öznelerarası (intersubjektif) süreçlerle inşa edildiğini savunur.
2
Maddi ve sosyal unsurlar arasındaki ayrımı yapın.
Askeri güç ve coğrafya gibi maddi unsurlar, sosyal anlamlar yüklenmediği sürece tek başlarına davranışı açıklayamaz.
İnşacılıkta fikirler, normlar ve değerler 'sosyal' unsurları oluşturur.
3
Devlet davranışını belirleyen itici gücü saptayın.
Kimlik ve normlar, devletlerin çıkarlarını tanımlar.
Devletler kim olduklarına dair algılarına (kimlik) ve neyin doğru olduğuna dair kurallara (norm) göre hareket ederler.

Anahtar Kavram

Sosyal İnşa ve Kimliklerin Önceliği

İpuçları

1
İnşacılık, uluslararası ilişkilerin 'düşünsel' ve 'sosyal' boyutuna vurgu yapar.
2
Realizm askeri güce, Liberalizm ekonomik çıkara odaklanırken; İnşacılık 'biz kimiz?' ve 'neye inanıyoruz?' sorularına odaklanır.
3
Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözünü hatırlayın; burada vurgu devletlerin birbirine dair algıları ve kimlikleridir.

Daha Fazla Pratik

Alexander Wendt'in 'Anarşinin Üç Kültürü' (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) kavramını inceleyerek kimliklerin anarşiyi nasıl farklılaştırdığını öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, ana akım rasyonalist teorilerin (Realizm ve Liberalizm) aksine, devletlerin çıkarlarının (interestsinterests) uluslararası sistemin yapısı tarafından otomatik olarak belirlendiği veya dışsal (exogenousexogenous) bir veri olduğu varsayımını reddeder. İnşacılığa göre, devletlerin uluslararası politikada neyi 'çıkar' olarak tanımlayacaklarını ve nasıl davranacaklarını belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal etkileşim süreçleri sonucunda inşa edilen ve aktörlerin öz tanımlamasını yansıtan kimlikler

Cevap

Sosyal etkileşim süreçleri sonucunda inşa edilen ve aktörlerin öz tanımlamasını yansıtan kimlikler
İnşacı yaklaşıma göre çıkarlar, devletlerin sahip olduğu kimliklerden türetilir. Devletler ancak sosyal etkileşim yoluyla bir kimlik kazandıklarında (örneğin 'dost', 'rakip' veya 'düşman'), bu kimliğe uygun çıkarlar tanımlayabilirler. Bu nedenle çıkarlar dışsal bir veri değil, sosyal bir inşadır.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonalizm ve İnşacılık arasındaki ontolojik farkı belirle.
Rasyonalist teoriler (Realizm/Liberalizm) çıkarları verili kabul ederken, İnşacılık çıkarların sosyal bir kurgu olduğunu savunur.
Sorunun kökünde belirtilen 'çıkarların dışsal olmaması' ifadesi, bizi İnşacılığın kimlik vurgusuna yönlendirir.
2
Kimlik ve çıkar arasındaki ilişkiyi analiz et.
İnşacılığa göre devletler, 'kim olduklarını' (kimlik) tanımlamadan 'ne istediklerini' (çıkar) belirleyemezler.
Kimlik, aktörün kime karşı, nasıl bir konumda olduğunu belirleyen sosyal bir tanımlamadır.
3
Doğru seçeneği temel varsayımlar ışığında doğrula.
Kimliklerin sosyal etkileşimle inşa edildiği vurgusu, İnşacılığın rasyonalizme getirdiği temel eleştiri ve temel varsayımdır.
Bu süreç 'öznelerarasılık' (intersubjectivity) kavramı ile açıklanır.

Anahtar Kavram

İnşacılıkta Kimlik ve Çıkar İlişkisi (Identity Precedes Interest)

İpuçları

1
İnşacılıkta 'kim olduğun', 'ne istediğini' belirler.
2
Rasyonalistlerin aksine, bu yaklaşım sosyal etkileşim ve anlam süreçlerine vurgu yapar.
3
Alexander Wendt'in 'Kimlikler çıkarların temelidir' argümanını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözü ile kimlik inşası arasındaki bağı inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 4Soru

Uluslararası ilişkiler disiplinindeki "Üçüncü Tartışma" (Rasyonalizm-Yansımacılık tartışması) bağlamında ana akım teorilere bir tepki olarak gelişen İnşacılık (Konstrüktivizm); Alexander Wendt, Nicholas Onuf ve Friedrich Kratochwil gibi düşünürlerin katkılarıyla şekillenmiştir. Bu yaklaşım, dönemin hakim teorileri olan Neorealizm ve Neoliberalizmin paylaştığı ortak rasyonalist ve materyalist varsayımlara ciddi eleştiriler yöneltmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İnşacılığın doğuş sürecinde söz konusu ana akım teorilere yönelttiği temel eleştirilerden ve kendi temel varsayımlarından biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası sistemin anarşik yapısı, devletlerin davranışlarını önceden belirleyen değişmez ve maddi bir gerçeklik değil, aktörlerin karşılıklı etkileşimleriyle şekillenen toplumsal bir kurgudur.

Cevap

İnşacılığın (Konstrüktivizmin) en temel varsayımı, anarşinin nesnel ve maddi bir veri olmadığı, aktörlerin (devletlerin) karşılıklı etkileşimleriyle şekillenen toplumsal (sosyal) bir kurgu olduğudur.
İnşacılık, uluslararası ilişkilerde materyalist ve rasyonalist yaklaşımların aksine yapıların (özellikle anarşinin) maddi olmaktan ziyade sosyal olduğunu savunur. Alexander Wendt'in ünlü 'Anarşi, devletlerin ondan ne anladığıdır' (Anarchy is what states make of it) argümanı bu durumun özetidir. İnşacılığa göre devletlerin kimlikleri ve çıkarları verili (doğuştan gelen veya değişmez) değildir; uluslararası sistemdeki kurumlar, normlar ve karşılıklı pratikler sonucunda sürekli olarak inşa edilir. Doğru ifade bu temel felsefeyi eksiksiz bir şekilde tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun bağlamını ve istenen bilgiyi analiz etme.
Soru, İnşacılığın (Konstrüktivizm) Neorealizm ve Neoliberalizme karşı çıkış noktasını ve kendi temel ontolojik varsayımını sormaktadır.
Doğru yanıtı bulmak için İnşacılığın diğer ana akım rasyonalist teorilerden ayrıştığı ana noktayı belirlemek gerekir.
2
Neorealizm ve Neoliberalizmin ortak varsayımını tanımlama.
Her iki teori de uluslararası anarşiyi devletlerin davranışlarını kısıtlayan dışsal, değişmez ve nesnel/maddi bir yapı olarak kabul eder. Devletlerin kimlik ve çıkarları bu yapı tarafından önceden belirlenmiş (verili) kabul edilir.
Eleştirilen görüşün netleştirilmesi, inşacı tezin farkını ortaya koymak için zorunludur.
3
İnşacılığın bu görüşe karşı getirdiği temel argümanı seçeneklerde arama.
Alexander Wendt ve Nicholas Onuf gibi düşünürlerin vurguladığı üzere anarşi, devletlerin kendi pratikleri ve söylemleriyle yarattığı toplumsal bir olgudur. Bu ifadeyi tam olarak yansıtan seçenek belirlenir.
İnşacılığın 'sosyal inşa' ve 'anarşinin ne anlaşıldığına bağlı olduğu' prensipleri teorinin temel taşıdır.

Anahtar Kavram

İnşacılık (Konstrüktivizm) ve Sosyal İnşa
Soru 5Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde 1980'lerin sonundan itibaren ana akım yaklaşımların (Neorealizm ve Neoliberalizm) 'materyalist' ve 'rasyonalist' varsayımlarına karşı bir eleştiri olarak ortaya çıkan İnşacılık (Konstrüktivizm), sosyal dünyanın inşasında fikirlerin ve kimliklerin rolüne vurgu yapar.

Buna göre, İnşacı teorinin temel varsayımları dikkate alındığında uluslararası sistemin yapısı aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktörler arasındaki sosyal etkileşimler, paylaşılan anlamlar ve kimlikler tarafından kurulan toplumsal bir yapı

Cevap

İnşacı yaklaşıma göre uluslararası yapı, aktörler arasındaki sosyal etkileşimler ve paylaşılan anlamlar sonucu oluşan toplumsal bir kurgudur.
Doğru cevap olan ifade, İnşacılığın temel varsayımı olan 'sosyal dünyanın ideasyonel (fikirsel) yapısı' ilkesini tam olarak karşılamaktadır. İnşacılar, devletlerin kimliklerinin ve çıkarlarının uluslararası sosyal yapı tarafından (normlar, kurallar, paylaşılan bilgiler) şekillendirildiğini, aynı zamanda devletlerin de bu yapıyı sosyal etkileşimleriyle sürekli yeniden ürettiğini savunurlar.

Adım Adım Çözüm

1
İnşacı (Konstrüktivist) teorinin ontolojik temelini belirleyin.
İnşacılık, sosyal dünyanın 'sosyal olarak inşa edildiğini' ve maddi unsurların ancak onlara yüklenen anlamlarla önem kazandığını savunur.
Teorinin ana akım materyalist yaklaşımlardan (Realizm/Liberalizm) ayrıldığı en temel noktayı bulmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki 'yapı' tanımlarını karşılaştırın.
Sosyal etkileşim, paylaşılan anlamlar, kimlikler ve normlar vurgusu yapan ifadenin İnşacılık ile örtüştüğü görülür.
Rasyonalist ve materyalist çeldiricileri eleyerek doğru kuramsal tanıma ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İnşacılıkta Yapının Sosyal İnşası

Daha Fazla Pratik

İnşacılığın 'Fail-Yapı' (Ajan-Yapı) sorununa getirdiği karşılıklı kuruluş (co-constitution) argümanını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 6Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde 1980'lerin sonunda yaşanan "Üçüncü Tartışma" (Rasyonalizm-Yansımacılık) sürecinde, rasyonalist ana akım teorilerin (Neorealizm ve Neoliberalizm) benimsediği maddi kapasite odaklı ve metodolojik bireyselci ontolojiye yönelik en köklü eleştiriyi getiren inşacı (konstrüktivist) yaklaşım; uluslararası gerçekliğin toplumsal olarak inşa edildiğini savunur.

İnşacı yaklaşımın bu temel ontolojik kopuşu ve doğuş varsayımları dikkate alındığında, uluslararası yapı ve faillerin (devletlerin) bu yapı içindeki konumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası yapı, maddi güç unsurlarının ötesinde öznelerarası bir anlam haritasıdır; bu nedenle maddi kapasiteler ancak faillerin kimlikleri ve birbirlerine yönelik beklentileri üzerinden bir anlam ve işlev kazanır.

Cevap

Uluslararası yapının maddi güç unsurlarının ötesinde öznelerarası bir anlam haritası olduğu ve maddi kapasitelerin ancak kimlikler ve beklentiler üzerinden anlam kazandığını belirten seçenek doğrudur.
İnşacı (konstrüktivist) yaklaşımın ana varsayımı, uluslararası sistemdeki hiçbir maddi unsurun (askeri güç, coğrafya vb.) kendi başına bir anlam ifade etmediğidir. Alexander Wendt ve Nicholas Onuf gibi düşünürlerin vurguladığı üzere, bu unsurlar ancak aktörler arasındaki paylaşılan öznelerarası anlamlar, normlar ve kimlikler çerçevesinde 'tehdit' veya 'güvence' olarak tanımlanır. Dolayısıyla uluslararası yapı, sadece maddi kapasitelerin dağılımı değil, toplumsal bir bilgi ve anlam yapısıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonalist ve İnşacı ontolojileri karşılaştırın.
Rasyonalist teoriler (Neorealizm/Neoliberalizm) maddi güç dağılımını ve çıkarları 'verili' kabul ederken; inşacılık bunların toplumsal inşasına odaklanır.
Sorunun kökünde yer alan 'ontolojik kopuş' ifadesi, teorinin dünyaya bakış açısındaki değişikliği anlamayı gerektirir.
2
Öznelerarasılık (Intersubjectivity) kavramını analiz edin.
Maddi unsurların (örneğin nükleer silahlar) anlamının, aktörlerin birbirini 'dost' veya 'düşman' olarak tanımlamasına bağlı olduğu sonucuna ulaşılır.
İnşacılığın 'orta yol' (via media) karakteri, maddi dünyayı dışlamadan ona toplumsal anlam yüklemesiyle ilgilidir.
3
Çeldirici seçenekleri eleyin.
Maddi yapıyı nesnel kabul eden (A), çıkarları sabit gören (B) ve anarşiyi yapısal bir zorunluluk sanan (E) seçenekler elenir.
Bu seçenekler ana akım rasyonalist teorilerin varsayımlarını yansıtmaktadır.

Anahtar Kavram

Öznelerarasılık ve Maddi Kapasitelerin Sosyal İnşası

Daha Fazla Pratik

Alexander Wendt'in 'Anarchy is What States Make of It' makalesindeki Hobbesçu, Lockeçu ve Kantçı anarşi kültürleri arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde 1980'lerin sonundan itibaren ana akım yaklaşımların maddi yapı ve verili çıkar vurgusuna bir eleştiri olarak doğan inşacı (konstrüktivizm) yaklaşıma göre; uluslararası sistemin yapısını belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktörler arasındaki sosyal etkileşimler sonucu ortaya çıkan öznelerarası anlamlar ve paylaşılan bilgi dağılımı

Cevap

Uluslararası sistemin yapısını aktörler arasındaki öznelerarası anlamlar ve paylaşılan bilgi örüntüleri olarak tanımlayan seçenek doğrudur.
İnşacı teoriye göre uluslararası sistemin yapısı, rasyonalistlerin iddia ettiği gibi sadece maddi güçlerden değil, esas olarak aktörlerin sosyal etkileşimleri sonucunda oluşan paylaşılan bilgi ve öznelerarası (intersubjective) anlamlardan oluşur. Bu yapı, devletlerin kimliklerini ve çıkarlarını 'verili' olmaktan çıkarıp sosyal bir inşa haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
İnşacılığın temel ontolojik varsayımını belirlemek.
İnşacılık, sosyal dünyanın 'düşüncelerden' oluştuğunu ve maddi dünyanın ancak bu düşünceler aracılığıyla anlam kazandığını savunur.
Bu yaklaşım, Neorealizm'in materyalist yapı tanımına karşı en temel ayrışma noktasıdır.
2
Rasyonalist teorilerin (Neo-Neo) yapı tanımıyla karşılaştırmak.
Rasyonalist teoriler yapıyı 'maddi güç dağılımı' veya 'kurumsal düzen' olarak görürken; inşacılık yapıyı 'sosyal ve öznelerarası' olarak görür.
Doğru seçeneği eleyebilmek için 'maddi' ve 'rasyonel' vurgulardan kaçınmak gerekir.
3
Öznelerarasılık (Intersubjectivity) kavramını analiz etmek.
Alexander Wendt'e göre yapı, aktörlerin birbirlerine dair beklentileri ve paylaştıkları ortak bilgilerden oluşur.
Anarşinin bile bir 'sosyal yapı' olduğu gerçeği bu paylaşılan anlamlara dayanır.

Anahtar Kavram

Öznelerarasılık ve Sosyal Yapı (Intersubjectivity & Social Structure)
Soru 8Soru

Neorealizm ve Neoliberalizm gibi rasyonalist teoriler, devletlerin kimlik ve çıkarlarını analize başlamadan önce "verili" (değişmez) kabul ederken; İnşacılık (Konstrüktivizm), bu unsurların ancak toplumsal etkileşim süreçleri içerisinde anlam kazandığını ileri sürer. Alexander Wendt'in "anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır" teziyle de vurguladığı üzere, İnşacı yaklaşıma göre uluslararası yapının karakterini belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktörler tarafından paylaşılan ve öznelerarası (intersubjective) nitelik taşıyan fikirsel ve toplumsal yapılar

Cevap

Uluslararası yapının karakterini belirleyen temel unsur, aktörler tarafından paylaşılan ve öznelerarası nitelik taşıyan fikirsel ve toplumsal yapılardır.
İnşacı teoriye göre uluslararası sistemin yapısı sadece silahlar veya paradan (maddi unsurlar) oluşmaz. Yapı, devletlerin birbirleri hakkındaki düşünceleri, normlar ve paylaşılan beklentiler gibi fikirsel unsurlardan oluşur. Bu öznelerarası (intersubjective) yapı, devletlerin kimliklerini ve dolayısıyla çıkarlarını şekillendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonalist ve Yansımacı (İnşacı) yaklaşımların ontolojik farkını belirle.
Rasyonalistler (Neorealizm/Neoliberalizm) yapıyı maddi ve çıkarları verili kabul ederken; İnşacılar yapıyı toplumsal/fikirsel, çıkarları ise inşa edilmiş kabul eder.
İnşacılığın temel doğuş nedeni, maddi determinizme karşı sosyal inşayı savunmasıdır.
2
Alexander Wendt'in anarşi hakkındaki temel tezini analiz et.
"Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır" sözü, anarşik yapının kendi başına bir davranış dikte etmediğini, anlamın öznelerarası süreçlerle oluştuğunu gösterir.
Yapı ve failin birbirini karşılıklı inşa ettiği (co-constitution) ilkesine ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Öznelerarasılık ve Sosyal İnşa

Daha Fazla Pratik

Alexander Wendt'in 'Anarşi Kültürleri' (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) arasındaki farkları inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 9Soru

Uluslararası İlişkiler teorisinde 1980’li yılların sonunda yaşanan "Üçüncü Tartışma" (Rasyonalizm-Yansımacılık) bağlamında doğan İnşacılık, ana akım teorilerin ontolojik temellerine yönelik radikal bir eleştiri geliştirmiştir. Alexander Wendt ve Nicholas Onuf gibi isimlerin öncülüğünü yaptığı bu yaklaşım, uluslararası sistemin yapısının sadece askeri güç ve maddi kapasitelerden ibaret olmadığını; bu kapasitelerin ancak toplumsal bir bağlam içinde anlam kazandığını savunur. Buna göre, inşacı yaklaşıma göre uluslararası sistemin yapısını kuran ve aktörlerin çıkarlarını şekillendiren temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktörler arasında paylaşılan öznelerarası (intersubjective) anlayışlar ve kimlikler

Cevap

Aktörler arasında paylaşılan öznelerarası (intersubjective) anlayışlar ve kimlikler
İnşacılık (Konstrüktivizm), uluslararası sistemin yapısının maddi değil sosyal olduğunu savunur. Bu sosyal yapı, aktörler arasındaki paylaşılan fikirler, normlar, değerler ve kimlikler yani 'öznelerarası anlayışlar' üzerinden kurulur. Alexander Wendt'in meşhur '500 İngiliz nükleer silahı, 5 Kuzey Kore nükleer silahından daha az korkutucudur' örneği, maddi kapasitelerin ancak öznelerarası anlamlar (dostluk veya düşmanlık kimliği) çerçevesinde anlam kazandığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik bağlamı belirle
İnşacılığın (Konstrüktivizm) Neorealizm ve Neoliberalizm'in materyalist yapısına karşı doğduğu tespit edildi.
Sorunun hangi ontolojik çatışmaya (Maddi yapı vs. Sosyal yapı) odaklandığını anlamak için gereklidir.
2
Temel kavramı analiz et
İnşacıların 'öznelerarasılık' (intersubjectivity) kavramı ile yapıyı paylaşılan fikirler üzerinden tanımladığı görüldü.
Maddi unsurların (silahlar, coğrafya) ancak sosyal anlamlarla kimlik ve çıkar üretebileceği varsayımını doğrulamak için gereklidir.
3
Seçenekleri karşılaştır
Paylaşılan fikirler ve kimliklerin vurgulandığı seçeneğin inşacı 'sosyal yapı' tanımına tam uyduğu onaylandı.
Rasyonalist/materyalist çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İnşacılığın Sosyal Ontolojisi ve Öznelerarasılık

Daha Fazla Pratik

Alexander Wendt'in 'Anarşi Devletlerin Ondan Ne Anladığıdır' (1992) makalesindeki üç anarşi kültürünü (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) inceleyerek kimliklerin anarşiyi nasıl dönüştürdüğünü pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 10Soru

İnşacı (konstrüktivist) yaklaşıma göre, uluslararası sistemin yapısı sadece maddi kapasitelerin bir dağılımı değil, aynı zamanda aktörlerin birbirlerine yönelik beklentilerini ve kimlik tanımlamalarını içeren "düşünsel" bir kurgudur. Alexander Wendt'in literatürde sıkça kullanılan "500 İngiliz nükleer silahının ABD için 5 Kuzey Kore nükleer silahından daha az korkutucu olması" örneğiyle vurguladığı temel ontolojik varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi kapasitelerin, ancak paylaşılan öznelerarası anlamlar ve kimlik ilişkileri süzgecinden geçerek toplumsal bir gerçeklik kazandığı

Cevap

Maddi kapasitelerin, ancak paylaşılan öznelerarası anlamlar ve kimlik ilişkileri süzgecinden geçerek toplumsal bir gerçeklik kazandığı seçeneği doğrudur.
Doğru cevap olan ifade, İnşacılığın materyalizme yönelik temel eleştirisini yansıtır. İnşacılara göre, nükleer silahlar gibi maddi nesnelerin uluslararası siyasette bir etkisi vardır ancak bu etki, nesnelerin kendi fiziksel doğasından değil, aktörlerin bu nesnelere yüklediği anlamdan (dost veya düşman kimliği) kaynaklanır. Wendt'in örneği, yapının sadece maddi değil, esasen düşünsel ve toplumsal olduğunu vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen örneği analiz et
Nükleer silahlar (maddi güç) sayıca az olsa bile (5 adet), aktörün kimliği (Kuzey Kore - düşman) nedeniyle daha büyük bir tehdit algısı yaratmaktadır.
Maddi gücün kendi başına davranış belirlemediğini görmek için.
2
İnşacı ontolojiyi hatırla
İnşacılığa göre gerçeklik 'öznelerarası' (intersubjective) olarak kurulur. Yani anlam, paylaşılan fikirler ve kimlikler arasındadır.
Teorinin temel varsayımını örneğe uyarlamak için.
3
Kimlik-Çıkar-Davranış ilişkisini kur
ABD-İngiltere ilişkisindeki 'dostluk' kimliği, silahların tehdit olarak algılanmasını engeller; bu da maddi gücün toplumsal bağlamdan koparılamayacağını kanıtlar.
Rasyonalist ve materyalist yaklaşımlardan farkı netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Öznelerarasılık ve Maddi Unsurların Toplumsal İnşası

Daha Fazla Pratik

Alexander Wendt'in 'Anarşi Devletlerin Ondan Ne Anladığıdır' makalesindeki Hobbesçu, Lockeçu ve Kantçı anarşi kültürlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 11Soru

Uluslararası İlişkiler teorisinde Neorealizm ve Neoliberalizm gibi rasyonalist yaklaşımlar, uluslararası sistemin yapısını "maddi kapasitelerin dağılımı" üzerinden tanımlarken; İnşacılık (Konstrüktivizm), bu maddi unsurların tek başına bir anlam ifade etmediğini ve yapının asıl belirleyici unsurunun aktörler arasındaki paylaşılan anlamlar olduğunu ileri sürer. Alexander Wendt'e göre, 500 nükleer silaha sahip İngiltere'nin ABD için bir tehdit oluşturmaması, buna karşılık çok daha az silaha sahip Kuzey Kore'nin ciddi bir tehdit olarak algılanması, yapının maddi değil toplumsal bir nitelik taşıdığını gösterir.

Buna göre, İnşacı yaklaşımın uluslararası sistemin yapısına ilişkin temel ontolojik varsayımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası yapı, maddi unsurlardan ziyade paylaşılan bilgi ve öznelerarası (intersubjective) anlayışlar tarafından kurulan toplumsal bir niteliğe sahiptir.

Cevap

Uluslararası yapının maddi unsurlardan ziyade paylaşılan bilgi ve öznelerarası anlayışlar tarafından kurulan toplumsal bir niteliğe sahip olduğu varsayımı doğrudur.
Doğru seçenek, İnşacılığın rasyonalist 'maddi ontoloji' anlayışına karşı geliştirdiği 'sosyal ontoloji' varsayımını tam olarak yansıtmaktadır. Maddi kapasiteler (silahlar, ekonomi) ancak aktörler arasındaki öznelerarası (intersubjective) anlayışlar (dostluk, düşmanlık, egemenlik normu vb.) çerçevesinde bir anlam ve işlev kazanır.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonalist ve İnşacı ontoloji ayrımını analiz et.
Rasyonalizm (Neorealizm/Neoliberalizm) maddi ve nesnel bir yapıya odaklanırken, İnşacılık sosyal ve öznelerarası yapıya odaklanır.
Soruda verilen İngiltere-Kuzey Kore örneği, maddi gücün (nükleer silah) anlamının paylaşılan bilgi (dost/düşman kimliği) tarafından belirlendiğini kanıtlar.
2
Alexander Wendt'in 'yapı' tanımını değerlendir.
Yapı; paylaşılan bilgi, maddi kaynaklar ve pratiklerden oluşan bir bütündür.
Sadece maddi kaynaklar (silahlar, coğrafya) bir yapı oluşturmaz; bu kaynakların bir tehdit mi yoksa destek mi olduğu toplumsal anlamla belirlenir.
3
Kimlik-Çıkar-Yapı ilişkisini kur.
Kimlikler çıkarları, çıkarlar ise eylemleri belirler; bu eylemler zamanla öznelerarası yapıyı (anarşi kültürü) inşa eder.
Seçeneklerdeki 'öznelerarasılık' vurgusu İnşacılığın rasyonalizmden koptuğu en temel ontolojik noktadır.

Anahtar Kavram

Öznelerarasılık (Intersubjectivity) ve Sosyal İnşa
Soru 12Soru

Alexander Wendt tarafından sistemleştirilen İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşımın, uluslararası sistemin "anarşik" yapısına ilişkin temel savı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anarşi, devletlerin birbirleriyle olan sosyal etkileşimleri ve paylaşılan fikirler sonucunda inşa edilen toplumsal bir yapıdır.

Cevap

İnşacı yaklaşıma göre anarşi, devletlerin birbirleriyle olan sosyal etkileşimleri ve paylaşılan fikirler sonucunda inşa edilen toplumsal bir yapıdır.
İnşacı teoriye göre uluslararası sistemin yapısı, rasyonalistlerin iddia ettiği gibi sadece maddi kapasitelerin dağılımından oluşmaz. Yapı, aynı zamanda öznelerarası (intersubjective) bir nitelik taşır. Alexander Wendt'in vurguladığı üzere, anarşi devletlerin birbirleriyle kurdukları ilişkiler ve bu ilişkilerde benimsedikleri kimlikler aracılığıyla inşa edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İnşacılığın (Konstrüktivizm) ana odağını belirle.
İnşacılık, uluslararası ilişkilerin "maddi" değil "sosyal" olarak kurgulandığını savunur.
Teorinin ontolojik temeli sosyal inşadır.
2
Alexander Wendt'in ünlü "Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır" sözünü analiz et.
Bu söz, anarşinin kendi başına bir davranış dikte etmediğini, devletlerin birbirini nasıl algıladığının (dost, rakip, düşman) yapıyı belirlediğini gösterir.
Anarşinin içeriğinin sosyal süreçlerle dolduğunu anlamak için gereklidir.
3
Seçeneklerde sosyal inşa ve etkileşim vurgusu yapan ifadeyi bul.
Anarşinin toplumsal bir yapı olduğunu belirten ifade doğru cevaptır.
Diğer seçenekler Realizm veya Liberalizm gibi rasyonalist teorilerin varsayımlarını içermektedir.

Anahtar Kavram

Anarşinin Sosyal İnşası

Daha Fazla Pratik

Wendt'in üç anarşi kültürü (Hobbesçu, Lockeçu ve Kantçı) arasındaki farkları inceleyerek anarşinin nasıl farklı şekillerde inşa edilebileceğini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

Nicholas Onuf'un 'Dünya bizim kurguladığımız bir yerdir' (World of our making) ifadesiyle de paralel olarak, İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşımın uluslararası sistemin yapısına ilişkin temel varsayımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası yapı sadece maddi unsurlardan oluşmaz; aksine aktörler arasındaki paylaşılan fikirler, normlar ve sosyal etkileşimlerle inşa edilen toplumsal bir gerçekliktir.

Cevap

İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşıma göre uluslararası yapı, aktörler arasındaki paylaşılan fikirler, normlar ve sosyal etkileşimlerle inşa edilen toplumsal bir gerçekliktir.
Doğru seçenek, İnşacılığın temel iddiası olan uluslararası sistemin sosyal bir inşa olduğu varsayımını doğrudan ifade etmektedir. Bu yaklaşımda maddi kapasiteler (örneğin nükleer silahlar), ancak aktörler onlara toplumsal bir anlam (dost veya düşman gibi) yüklediğinde dış politika üzerinde etkili hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Nicholas Onuf'un ve İnşacıların 'inşa' (construction) kavramını analiz edin.
Bu kavram, dünyanın ve uluslararası sistemin önceden verilmiş, değişmez maddi bir gerçeklik olmadığını; insan eylemleri, söylemleri ve düşünceleriyle oluşturulduğunu ifade eder.
İnşacılığın temel ontolojik (varlıkbilimsel) duruşunu belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Ana akım rasyonalist teoriler (Realizm ve Liberalizm) ile İnşacılığın 'yapı' anlayışını karşılaştırın.
Realizm ve Liberalizm maddi unsurları (askeri güç, coğrafya, ekonomi) belirleyici görürken, İnşacılık bu maddi unsurlara anlam veren fikirsel (ideational) unsurları merkeze alır.
Çeldiricileri eleyerek doğru varsayımı bulmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Sosyal İnşa (Social Construction) ve Fikirsel Yapı (Ideational Structure)
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru

İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşımın temel varsayımları çerçevesinde, uluslararası aktörlerin "çıkarlarının" (interests) kaynağı ve şekillenme süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çıkarlar, aktörlerin kimlikleri ve diğer aktörlerle kurdukları sosyal etkileşimler sonucunda inşa edilir.

Cevap

Uluslararası aktörlerin çıkarlarının kimlikler ve sosyal etkileşimler aracılığıyla inşa edildiğini savunan ifade doğrudur.
İnşacı (Konstrüktivist) teoriye göre, uluslararası politikada devletlerin çıkarları sistem tarafından onlara dayatılan sabit gerçeklikler değildir. Aksine, bir devletin kimliği (örneğin demokratik, revizyonist veya barışçıl olma kimliği), o devletin neyi çıkar olarak tanımlayacağını belirler. Bu kimlikler ise diğer devletlerle olan tarihsel ve sosyal etkileşimler sonucunda inşa edilir. Dolayısıyla çıkarlar 'verili' değil, 'oluşturulmuş' (constituted) süreçlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
İnşacı teorinin ontolojik önermesini analiz et.
İnşacılık, uluslararası yapının sadece maddi değil, sosyal bir yapı olduğunu savunur.
Rasyonalist teorilerden (Realizm/Liberalizm) temel kopuş noktasını belirlemek için gereklidir.
2
Kimlik ve çıkar arasındaki ilişkiyi kur.
Aktörlerin "kim" olduğu (kimlik), onların "ne istediğini" (çıkar) belirler.
İnşacılığın çıkarları verili kabul etmeyen, onları kimliğin bir sonucu olarak gören varsayımını doğrulamak için gereklidir.
3
Sosyal etkileşimin rolünü değerlendir.
Kimlikler ve dolayısıyla çıkarlar, devletler arasındaki etkileşim süreciyle sürekli yeniden kurgulanır.
Çıkarların neden sabit olmadığını ve sosyal bir inşa süreci olduğunu açıklamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kimlik-Çıkar İlişkisi ve Sosyal İnşa

İpuçları

1
İnşacı yaklaşımın 'kimlik' ve 'çıkar' arasındaki bağı nasıl kurduğunu hatırlayın.
2
Rasyonalist teoriler çıkarların 'verili' ve sabit olduğunu söylerken, İnşacılık bunların 'sosyal bir süreç' olduğunu savunur.
3
Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözü, çıkarların sosyal etkileşimle nasıl değişebileceğine işaret eder.

Daha Fazla Pratik

İnşacılığın ajan-yapı sorunu ve anarşi kültürleri (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) arasındaki farkları inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde 1980'lerin sonundan itibaren rasyonalist yaklaşımlara (Neorealizm ve Neoliberalizm) temel bir eleştiri olarak gelişen İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşıma göre, uluslararası sistemin yapısını belirleyen en temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktörler arasındaki öznelerarası (inter-subjective) anlayışlar ve sosyal anlamlar

Cevap

İnşacı yaklaşıma göre uluslararası sistemin yapısı, aktörler arasındaki öznelerarası (inter-subjective) anlayışlar ve sosyal anlamlar (kimlikler, normlar, değerler) tarafından belirlenmektedir.
İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşımın temel iddiası, uluslararası sistemin sadece maddi kapasitelerden (silahlar, coğrafya, para) ibaret olmadığıdır. Doğru cevap olan 'öznelerarası anlayışlar ve sosyal anlamlar', uluslararası gerçekliğin aktörlerin birbirleri hakkındaki algıları, paylaştıkları normlar ve inşa ettikleri kimlikler üzerinden şekillendiğini ifade eder. Bu durum, Wendt'in 'Anarşi, devletlerin ondan ne anladığıdır' sözüyle de desteklenmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen teorik çerçevenin (İnşacılık) ontolojik (varlıkbilimsel) temelini belirleyin.
İnşacılık, uluslararası ilişkilerin 'maddi' olmaktan ziyade 'sosyal' bir nitelik taşıdığını savunur.
Teorinin rasyonalistlerden en büyük kopuş noktası budur.
2
Seçeneklerdeki 'sosyal inşa' ve 'öznelerarasılık' vurgusunu arayın.
Öznelerarası anlayışlar ve sosyal anlamlar ifadesi bu varsayımı tam olarak karşılamaktadır.
Alexander Wendt'in vurguladığı gibi, maddi güç ancak bir sosyal anlam (örneğin düşmanlık veya dostluk) kazandığında devlet davranışını etkiler.

Anahtar Kavram

İnşacılığın Sosyal Ontolojisi

Daha Fazla Pratik

İnşacı yaklaşımın 'ajan-yapı' (fail-yapı) sorunu ve kimliklerin çıkarları nasıl belirlediği üzerine çalışarak konuyu derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 16Soru

Uluslararası İlişkiler teorisinde rasyonalist yaklaşımlar (Neorealizm ve Neoliberalizm), devletlerin davranışlarını stratejik hesaplamalara, maliyet-fayda analizine ve beklenen sonuçlara dayanan 'Sonuçsalcılık Mantığı' (LogicLogic ofof ConsequencesConsequences) çerçevesinde açıklar. Buna karşın İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, devletlerin davranışlarının paylaşılan normlar, roller ve toplumsal kimlikler tarafından şekillendiğini; aktörlerin rasyonel bir kazanç arayışından ziyade 'Benim gibi bir aktör bu durumda ne yapmalı?' sorusuna göre hareket ettiğini savunur. İnşacı yaklaşımın bu temel varsayımı aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygunluk Mantığı (LogicLogic ofof AppropriatenessAppropriateness)

Cevap

İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşıma göre aktörlerin normlara ve kimliklerine uygun hareket etme prensibi 'Uygunluk Mantığı' (LogicLogic ofof AppropriatenessAppropriateness) olarak adlandırılır.
Doğru yanıt olan seçenek, İnşacı teorinin en temel davranışsal varsayımını yansıtır. 'Uygunluk Mantığı', devletlerin içinde bulundukları sosyal yapıdaki (uluslararası toplum) normları içselleştirdiklerini ve kimliklerine aykırı düşecek 'akılcı' görünen ancak 'uygun olmayan' davranışlardan kaçındıklarını belirtir. Örneğin, bir devletin nükleer silaha sahip olma kapasitesi varken sırf 'nükleer karşıtı norm' nedeniyle bundan vazgeçmesi, rasyonel bir kazanç hesabından ziyade uygunluk mantığı ile açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonalist ve İnşacı yaklaşımların davranışsal varsayımlarını karşılaştırın.
Rasyonalizm (Realizm/Liberalizm) 'Sonuçsalcılık Mantığı'nı; İnşacılık ise norm odaklı bir mantığı savunur.
Teorilerin aktörlerin neden ve nasıl hareket ettiğine dair temel ontolojik kabullerini ayırt etmek gerekir.
2
İnşacılığın 'kimlik' ve 'norm' vurgusunun hangi teknik terimle ifade edildiğini saptayın.
Paylaşılan normların aktörlere neyin 'uygun' (appropriate) olduğunu dikte etmesi süreci 'Uygunluk Mantığı'dır.
Bu terim, İnşacıların rasyonalist 'hesaplamacı' mantığa karşı getirdikleri temel 'sosyolojik' alternatiftir.

Anahtar Kavram

İnşacı Davranışsal Mantık (Uygunluk Mantığı)

İpuçları

1
Bu mantık, 'Hangi seçenek benim için en kârlı?' sorusu yerine 'Bu durumda benim gibi bir aktöre yakışan nedir?' sorusuna odaklanır.
2
March ve Olsen tarafından geliştirilen bu terim, rasyonalistlerin 'Sonuçsalcılık Mantığı'na karşı sosyolojik bir alternatiftir.

Daha Fazla Pratik

İnşacılığın 'öznelerarasılık' (intersubjectivity) kavramını ve maddi unsurlara yüklenen sosyal anlamlar arasındaki ilişkiyi tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru

Uluslararası İlişkiler teorisinde rasyonalist yaklaşımların (Neorealizm ve Neoliberalizm) aksine; devletlerin "ulusal çıkar" tanımlarının ve kimliklerinin maddi güç unsurlarından ziyade, devletler arasındaki öznelerarası anlamlar ve sosyal etkileşimler yoluyla inşa edildiğini ileri süren temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnşacılık (Konstrüktivizm)

Cevap

İnşacılık (Konstrüktivizm)
İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, uluslararası siyaseti maddi güç dengelerinden ziyade öznelerarası paylaşılan fikirler, normlar ve kimlikler üzerinden açıklar. Bu teoriye göre devletlerin çıkarları önceden verili (exogenous) değildir; aksine sosyal etkileşim sürecinde inşa edilen (endogenous) unsurlardır. Soruda belirtilen 'öznelerarası anlamlar' ve 'sosyal etkileşimler' vurgusu doğrudan İnşacılığın temel varsayımlarına işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonalist ve inşacı varsayımların karşılaştırılması.
Rasyonalizm (Neorealizm ve Neoliberalizm) devlet çıkarlarını 'verili' ve 'sabit' kabul ederken, İnşacılık bu çıkarların sosyal bir süreçte oluştuğunu savunur.
Soruda vurgulanan 'maddi güç unsurları yerine öznelerarası anlamlar' ifadesi, teorik ayrım noktasını belirler.
2
Kimlik ve çıkar arasındaki ilişkinin tespiti.
İnşacı teoriye göre 'kimlik' çıkarı belirler; kimlik ise devletler arasındaki sosyal etkileşim ve öznelerarası (intersubjective) anlamlar yoluyla inşa edilir.
İnşacılığın 'ontolojik' temelini (neyin var olduğu ve nasıl bilindiği) anlamak soruyu çözdürür.

Anahtar Kavram

Sosyal İnşa ve Öznelerarasılık

İpuçları

1
Bu yaklaşım, Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözüyle özdeşleşmiştir.
2
Maddi güçten ziyade 'kimlik' ve 'norm' gibi kavramların çıkarları nasıl şekillendirdiğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İnşacılığın ajan-yapı (fail-yapı) sorunu hakkındaki 'karşılıklı kuruluş' varsayımını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rasyonalist-Yansıtmacı (Rationalist-Reflectivist) tartışmasını hatırlayın. İnşacılık, rasyonalizmin 'maddi ve verili çıkar' varsayımına karşı çıkan yansıtmacı kanadın en etkili teorisidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 18Soru

Uluslararası sistemin doğasını sadece 'maddi güçlerin dağılımı' üzerinden açıklayan ana akım teorilere karşı; sistemin, aktörlerin birbirlerine yüklediği anlamlar ve rollerden oluşan bir 'sosyal yapı' olduğunu savunan İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, disiplinde ontolojik bir kopuşu temsil eder. Özellikle 19801980'li yılların sonundaki '3.3. Tartışma' sürecinde şekillenen bu yaklaşım, devletlerin davranışlarını belirleyen unsurların maddi değil, 'öznelerarası' (intersubjective) olduğunu vurgular.

Buna göre; Alexander Wendt, Nicholas Onuf ve Friedrich Kratochwil gibi düşünürlerin temel varsayımları dikkate alındığında, uluslararası sistemdeki 'anarşi' ve 'yapı' ilişkisine dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anarşi, devletlerin birbirleriyle olan öznelerarası etkileşimleri ve pratikleri sonucunda inşa edilen, kendi başına önceden belirlenmiş bir mantığı olmayan toplumsal bir kurgudur.

Cevap

Anarşinin, devletlerin öznelerarası etkileşimleri ve pratikleri sonucu inşa edilen toplumsal bir kurgu olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Doğru seçenek, İnşacılığın merkezi tezi olan 'anarşinin sosyal inşası' fikrini tam olarak yansıtmaktadır. İnşacılığa göre anarşi, devletlerin birbirine karşı geliştirdikleri pratikler ve roller (öznelerarasılık) sonucunda şekillenen bir yapıdır; bu yapı rekabetçi olabileceği gibi işbirliğine dayalı da olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ontolojik temeli analiz etme
İnşacılık, uluslararası yapının maddi (silahlar, coğrafya vb.) değil, sosyal (anlamlar, normlar, kimlikler) olduğunu savunur.
Teorinin rasyonalist yaklaşımlardan koptuğu temel nokta budur.
2
Anarşi kavramını 'öznelerarasılık' bağlamında değerlendirme
Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözü uyarınca; anarşi, devletlerin birbirini 'düşman', 'rakip' veya 'dost' olarak tanımlamasına göre farklı mantıklara bürünür.
Anarşinin tek bir evrensel mantığı (rekabet) olmadığını göstermek için.
3
Kimlik ve çıkar ilişkisini kurma
Devletlerin çıkarları verili değildir; kimlikleri üzerinden öznelerarası süreçlerde inşa edilir.
Rasyonalistlerin 'çıkarlar verili ve sabittir' varsayımını çürütmek için.

Anahtar Kavram

Öznelerarasılık (Intersubjectivity) ve Sosyal İnşa

Daha Fazla Pratik

İnşacılığın 'mantık' ayrımını pekiştirmek için 'Uygunluk Mantığı' (Logic of Appropriateness) ile 'Sonuçsallık Mantığı' (Logic of Consequences) arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde "Üçüncü Tartışma" (Third Debate) sürecinde rasyonalist yaklaşımların (Neorealizm ve Neoliberalizm) materyalist ve pozitivist varsayımlarına bir eleştiri olarak gelişen İnşacılık (Konstrüktivizm); uluslararası yapıyı sadece fiziksel kapasitelerin dağılımı olarak değil, aktörlerin paylaştığı anlamlar ve sosyal inşalardan oluşan bir bütün olarak tanımlar.

Bu perspektiften hareketle, İnşacı yaklaşıma göre uluslararası sistemin "anarşik" yapısının devlet davranışları üzerindeki belirleyici etkisi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletlerin birbirlerine yönelik kimlik tanımlamalarına ve sosyal etkileşim süreçlerine

Cevap

Devletlerin birbirlerine yönelik kimlik tanımlamalarına ve sosyal etkileşim süreçlerine bağlıdır.
İnşacı yaklaşıma göre uluslararası sistemin yapısı sadece maddi unsurlardan değil, aktörler arasındaki paylaşılan anlayışlardan (öznelerarasılık) oluşur. Bu nedenle anarşinin devletleri çatışmaya mı yoksa işbirliğine mi yönelteceği, devletlerin birbirlerini nasıl tanımladıklarına (kimlik) ve geçmiş sosyal etkileşimlerine bağlıdır. Alexander Wendt'in belirttiği gibi, anarşi kendi başına bir mantığa sahip değildir; onu anlamlı kılan devletlerin pratikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
İnşacı kuramın ontolojik temelini belirlemek
İnşacılık, uluslararası yapının maddi olmaktan ziyade sosyal ve düşünsel (ideational) olduğunu savunur.
Ana akım teorilerin maddi güç dağılımı vurgusuna karşı çıkmak için bu temel ayrım gereklidir.
2
Anarşi kavramının inşacı yorumunu analiz etmek
Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' ilkesi gereği, anarşinin etkisi aktörler arası etkileşime göre değişir.
Anarşinin kendi başına bir mantığı olmadığını, sosyal ilişkilerle şekillendiğini vurgulamak gerekir.
3
Kimlik ve çıkar ilişkisini kurmak
Devletlerin çıkarları verili değildir; kimlikleri tarafından, kimlikleri ise sosyal etkileşimle inşa edilir.
Devlet davranışlarının kaynağını rasyonel hesaplamadan ziyade sosyal kimliğe dayandırmak İnşacılığın temelidir.

Anahtar Kavram

Öznelerarasılık ve Anarşinin Sosyal İnşası

Daha Fazla Pratik

İnşacılığın 'uygunluk mantığı' (logic of appropriateness) ile rasyonalizmin 'sonuçsallık mantığı' (logic of consequences) arasındaki farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Uluslararası ilişkiler teorisinde ana akım yaklaşımlar olan Neorealizm ve Neoliberalizm, sistemi devletlerin davranışlarını belirleyen 'maddi bir yapı' olarak tanımlarken; İnşacılık (Konstrüktivizm), sistemin özüne dair farklı bir ontolojik yaklaşım geliştirmiştir.

İnşacı yaklaşımın temel varsayımları dikkate alındığında, uluslararası sistemin yapısına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistemin yapısı, aktörler arasındaki paylaşılan fikirler, normlar ve öznelerarası anlamlardan oluşan sosyal bir kurgudur.

Cevap

Uluslararası sistemin yapısının paylaşılan fikirler ve öznelerarası anlamlardan oluşan sosyal bir kurgu olduğu ifadesi doğrudur.
İnşacı teoriye göre uluslararası sistemin yapısı, rasyonalist teorilerin iddia ettiği gibi sadece maddi güç dağılımından oluşmaz. Aksine yapı, aktörlerin birbirlerine yükledikleri anlamlar, paylaşılan bilgi ve normlar temelinde yükselen 'sosyal' bir niteliğe sahiptir. Güç ve çıkar gibi kavramlar, ancak bu sosyal bağlam ve öznelerarası anlamlar içinde tanımlandığında devlet davranışlarını açıklayabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ana akım teoriler (Neorealizm/Neoliberalizm) ile İnşacılık arasındaki temel ontolojik farkı belirle.
Ana akım teoriler materyalist ve rasyonalisttir; İnşacılık ise ideasyonal (fikirsel) ve sosyal inşacıdır.
Sorunun odak noktasını anlamak için teorik ayrımı netleştirmek gerekir.
2
İnşacılığın 'yapı' kavramına bakışını değerlendir.
Yapı, sadece askeri/ekonomik güç değil; normlar, kurallar ve kimlikler bütünüdür.
İnşacılığın yapısal tanımı, rasyonalist teorilerin maddi tanımına bir eleştiri olarak doğmuştur.
3
Anarşi, çıkar ve kimlik kavramlarının İnşacı kuramdaki yerini analiz et.
Anarşi verili bir durum değil, sosyal bir inşadır; çıkarlar ise kimlikler tarafından şekillendirilir.
Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' tezi bu yaklaşımın merkezindedir.

Anahtar Kavram

Sosyal İnşacılık (Konstrüktivizm) Ontolojisi

Daha Fazla Pratik

Alexander Wendt'in 'Anarşinin Üç Kültürü' (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) arasındaki davranışsal farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 5s
Sayfa 1 / 2Sonraki