Soru

Zorluk: Ortaİnşacılığın Doğuşu ve Temel Varsayımları

Uluslararası ilişkiler teorisinde 1980’li yılların sonunda rasyonalist ve yansımacı (reflectivist) yaklaşımlar arasındaki tartışmaların (Üçüncü Tartışma) merkezinde yer alan inşacı (konstrüktivist) yaklaşım, uluslararası sistemi "maddi bir yapı" olarak gören ana akım yaklaşımlardan (Neorealizm ve Neoliberalizm) temel olarak hangi noktada ayrılmaktadır?

  1. A
    Uluslararası sistemin çatışmacı doğasının ancak devletlerin demokratikleşmesi ve ortak liberal değerleri paylaşmasıyla aşılabileceğini savunmasıyla
  2. Maddi kapasitelerin (askeri güç, coğrafi konum vb.) ancak paylaşılan öznelerarası anlamlar ve kimlikler üzerinden devlet davranışlarını şekillendirebileceğini iddia etmesiyleCevap
  3. C
    Uluslararası kurumların ve rejimlerin, rasyonel devletlerin çıkarlarını koordine eden ve işlem maliyetlerini düşüren en temel yapısal unsurlar olduğunu kabul etmesiyle
  4. D
    Devletlerin güç peşinde koşmasının biyolojik bir zorunluluk (insan doğası) olduğunu reddederek bunu sadece anarşik yapının yarattığı sistemik baskıya bağlamasıyla
  5. E
    Uluslararası politikanın temel belirleyicisinin egemen devletler değil, küresel kapitalist üretim ilişkileri ve devletler arası sınıfsal hiyerarşi olduğunu ileri sürmesiyle

Cevap

Maddi kapasitelerin ancak paylaşılan öznelerarası anlamlar ve kimlikler üzerinden devlet davranışlarını şekillendirebileceğini savunan ifade doğrudur.
İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, uluslararası sistemin yapısının sadece silahlar veya coğrafi sınırlar gibi maddi gerçekliklerden ibaret olmadığını savunur. Bu maddi nesneler, ancak devletler arasındaki paylaşılan fikirler, kimlikler ve beklentiler (öznelerarasılık) çerçevesinde bir anlam kazanır. Örneğin, ABD için İngiltere'nin nükleer silahları bir tehdit değilken, Kuzey Kore'ninkilerin tehdit olarak algılanması maddi gücün kendisinden değil, bu aktörlere yüklenen kimliksel anlamlardan kaynaklanır. Bu durum, inşacılığı maddi yapı öncelikli rasyonalist teorilerden ayıran temel varsayımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ana akım teorilerin (Neorealizm ve Neoliberalizm) yapı anlayışını belirle.
Bu teoriler uluslararası sistemi askeri güç dağılımı gibi maddi unsurların belirlediği, rasyonel ve verili bir yapı olarak görür.
İnşacılığın neye karşı çıktığını anlamak için rasyonalist ontolojiyi netleştirmek gerekir.
2
İnşacı yaklaşımın 'toplumsal yapı' ve 'öznelerarasılık' kavramlarını değerlendir.
İnşacılığa göre sistemin yapısı maddi değil, toplumsaldır; yani anlamlar ve kurallar devletler arası etkileşimle inşa edilir.
Alexander Wendt'in vurguladığı gibi, maddi güçler (örneğin nükleer silahlar) bir anlam ve kimlik bağlamı dışında tek başına davranışları açıklayamaz.
3
Seçenekler arasından bu ontolojik farkı en iyi yansıtan ifadeyi seç.
Maddi unsurların öznelerarası anlamlarla şekillendiğini belirten ifade, inşacılığın temel varsayımıdır.
Bu ifade, inşacılığı diğer rasyonalist teorilerden ayıran temel sosyal inşacı özü temsil eder.

Anahtar Kavram

Öznelerarasılık (Intersubjectivity) ve Sosyal Yapı

Daha Fazla Pratik

Alexander Wendt'in 'Anarşinin Üç Kültürü' (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) ayrımını inceleyerek öznelerarasılığın devlet davranışlarını nasıl farklılaştırdığını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Bu soruyu puanla