Kıta Avrupası'nda yer alan 'Lidya' devleti sınırları içindeki 'Sardes' bölgesi, referandum sonucunda bağlı bulunduğu merkezi idareden ayrılarak bağımsızlık ilan etmiş, sınırlarını belirlemiş ve kendi anayasasını yürürlüğe koyarak fiili bir idare tesis etmiştir. Bağımsızlık ilanı sonrasında, komşu 'Karya' devleti Sardes yönetimine bir diplomatik nota göndererek; Sardes'i bağımsız ve egemen bir uluslararası hukuk kişisi olarak kabul ettiğini, karşılıklı büyükelçilikler açılarak kalıcı ve tam diplomatik ilişkiler kurmak istediğini bildirmiştir.
Uluslararası hukukta devletlerin tanınması kurumu ve tanıma teorileri dikkate alındığında, Karya devletinin bu işlemiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Bu işlem, uluslararası hukukun aradığı maddi unsurlara sahip olan yeni bir varlığın devlet statüsünü teyit eden açıklayıcı (beyan edici) nitelikte ve kesin sonuç doğuran de jure (hukuki) bir devlet tanımasıdır.Cevap
- BBu tanıma, kurucu (inşai) teori bağlamında bir işlemdir; zira Karya devletinin irade beyanı olmadan Sardes bölgesinin uluslararası alanda herhangi bir hak ehliyetine sahip olması veya devlet vasfı kazanması mümkün değildir.
- CKarya devleti bu diplomatik işlemle yeni bir uluslararası hukuk süjesinin varlığını değil, mevcut Lidya devleti içindeki anayasa dışı bir rejim değişikliğini tanıyarak hükümet tanıması yapmıştır.
- DBüyükelçilik açılması talebi, bu işlemin yalnızca fiili durumun geçici olarak kabul edildiği ve her an tek taraflı geri alınabilen açıklayıcı de facto (fiili) bir tanıma olduğunu gösterir.
- EBağımsızlık ilanı tek taraflı bir tasarruf olduğundan, Karya devletinin bu tanıması uluslararası hukukun jus cogens (emredici) kurallarına aykırıdır ve ancak hakkaniyet ve nisfet kuralı uygulanarak geçerli kılınabilir.
Cevap
Sardes'in devlet olarak tanınmasının açıklayıcı nitelikte ve de jure bir işlem olduğunu belirten ifade doğru yanıttır.
Devletlerin tanınmasında günümüzde hukuken kabul gören yaklaşım açıklayıcı (beyan edici) teoridir. Buna göre bir devlet; belirli bir ülke, insan topluluğu ve egemen yetki unsurlarının fiilen bir araya gelmesiyle hukuken doğmuş kabul edilir. Tanıma işlemi ise, bu mevcut fiili durumu uluslararası düzeyde teyit eden bir beyandır. Olayda Karya devletinin büyükelçilik açmak suretiyle kalıcı ve tam diplomatik ilişki tesis etmek istemesi, bu işlemin her an geri alınabilen geçici 'de facto' (fiili) bir tanıma olmadığını, kesin ve bağlayıcı sonuçlar doğuran 'de jure' (hukuki) bir devlet tanıması olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Devletlerin Tanınması: Açıklayıcı Teori ve De Jure/De Facto Tanıma Ayrımı