Soru

Zorluk: OrtaDevletlerin Tanınması

Kıta Avrupası'nda yer alan 'Lidya' devleti sınırları içindeki 'Sardes' bölgesi, referandum sonucunda bağlı bulunduğu merkezi idareden ayrılarak bağımsızlık ilan etmiş, sınırlarını belirlemiş ve kendi anayasasını yürürlüğe koyarak fiili bir idare tesis etmiştir. Bağımsızlık ilanı sonrasında, komşu 'Karya' devleti Sardes yönetimine bir diplomatik nota göndererek; Sardes'i bağımsız ve egemen bir uluslararası hukuk kişisi olarak kabul ettiğini, karşılıklı büyükelçilikler açılarak kalıcı ve tam diplomatik ilişkiler kurmak istediğini bildirmiştir.

Uluslararası hukukta devletlerin tanınması kurumu ve tanıma teorileri dikkate alındığında, Karya devletinin bu işlemiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. Bu işlem, uluslararası hukukun aradığı maddi unsurlara sahip olan yeni bir varlığın devlet statüsünü teyit eden açıklayıcı (beyan edici) nitelikte ve kesin sonuç doğuran de jure (hukuki) bir devlet tanımasıdır.Cevap
  2. B
    Bu tanıma, kurucu (inşai) teori bağlamında bir işlemdir; zira Karya devletinin irade beyanı olmadan Sardes bölgesinin uluslararası alanda herhangi bir hak ehliyetine sahip olması veya devlet vasfı kazanması mümkün değildir.
  3. C
    Karya devleti bu diplomatik işlemle yeni bir uluslararası hukuk süjesinin varlığını değil, mevcut Lidya devleti içindeki anayasa dışı bir rejim değişikliğini tanıyarak hükümet tanıması yapmıştır.
  4. D
    Büyükelçilik açılması talebi, bu işlemin yalnızca fiili durumun geçici olarak kabul edildiği ve her an tek taraflı geri alınabilen açıklayıcı de facto (fiili) bir tanıma olduğunu gösterir.
  5. E
    Bağımsızlık ilanı tek taraflı bir tasarruf olduğundan, Karya devletinin bu tanıması uluslararası hukukun jus cogens (emredici) kurallarına aykırıdır ve ancak hakkaniyet ve nisfet kuralı uygulanarak geçerli kılınabilir.

Cevap

Sardes'in devlet olarak tanınmasının açıklayıcı nitelikte ve de jure bir işlem olduğunu belirten ifade doğru yanıttır.
Devletlerin tanınmasında günümüzde hukuken kabul gören yaklaşım açıklayıcı (beyan edici) teoridir. Buna göre bir devlet; belirli bir ülke, insan topluluğu ve egemen yetki unsurlarının fiilen bir araya gelmesiyle hukuken doğmuş kabul edilir. Tanıma işlemi ise, bu mevcut fiili durumu uluslararası düzeyde teyit eden bir beyandır. Olayda Karya devletinin büyükelçilik açmak suretiyle kalıcı ve tam diplomatik ilişki tesis etmek istemesi, bu işlemin her an geri alınabilen geçici 'de facto' (fiili) bir tanıma olmadığını, kesin ve bağlayıcı sonuçlar doğuran 'de jure' (hukuki) bir devlet tanıması olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki siyasi ayrılığın türünün tespit edilmesi.
Mevcut devletten koparak kendi anayasasını ve sınırlarını belirleyen yeni bir siyasi varlık oluştuğundan, olay 'hükümet tanıması' değil 'devlet tanıması' kapsamına girer.
Hükümet tanıması mevcut bir devletin içindeki iktidar değişikliklerinde; devlet tanıması ise yeni bir uluslararası hukuk kişisinin doğuşunda söz konusu olur.
2
Karya devletinin başvurduğu tanıma işleminin türünün (De Jure / De Facto) belirlenmesi.
Karya devletinin 'büyükelçilik açma' ve 'kalıcı/tam diplomatik ilişki kurma' talebi, bu tanımanın 'de jure' (hukuki) nitelikte olduğunu kanıtlar.
De jure tanıma kesin, kalıcı ve tam diplomatik ilişkileri kapsarken; de facto tanıma geçici, geri alınabilir ve genellikle pratik zorunluluklarla kurulan sınırlı ilişkileri ifade eder.
3
Uygulanacak uluslararası hukuk teorisinin saptanması.
Devletin varlığının tanımayla yaratılmadığı, var olan fiili durumun teyit edildiği kabul edildiğinden işlem 'açıklayıcı (beyan edici) teori' ile uyumludur.
Günümüz uluslararası hukukunda Montevideo Sözleşmesi kriterlerini (ülke, nüfus, egemenlik) sağlayan bir yapı devlet vasfı kazanır; 'kurucu teori' terk edilmiştir.

Anahtar Kavram

Devletlerin Tanınması: Açıklayıcı Teori ve De Jure/De Facto Tanıma Ayrımı
Bu soruyu puanla