Disiplin tarihinde metodolojik ve ontolojik fay hatlarının yeniden çizildiği bir dönemeçte, rasyonalist teorilerin devletlerin kimlik ve çıkarlarını verili, maddi dışsal faktörler olarak tanımlaması ciddi eleştirilere uğramıştır. Rasyonalizm ile yansımacılık (reflectivism) arasındaki teorik kırılmaların yaşandığı bu evrede Nicholas Onuf ve Friedrich Kratochwil gibi düşünürlerin attığı temeller üzerinden yükselen ve Alexander Wendt ile olgunlaşan alternatif bir analitik çerçeve geliştirilmiştir. Bu yeni çerçeve, aktörlerin maruz kaldığı etkileşim ortamının salt güç dağılımından ibaret nesnel bir veri olmadığını savunur.
Buna göre, bahsedilen inşacı yaklaşımın geleneksel materyalist teorilerden kopuşunu sağlayan temel argümanı aşağıdakilerden hangisidir?
- AMerkezi otorite eksikliğinin kendiliğinden bir kaos ortamı yarattığı ve bu düzensizliğin rasyonel devletleri zorunlu olarak kendi başının çaresine bakma refleksine ittiği
- BUluslararası alanın salt mekanik etkileşime dayalı anarşik bir sistemden ibaret olmadığı, devletlerin ortak değerler etrafında uzlaştığı bir uluslararası topluma evrildiği
- Üst bir otoritenin yokluğunun devletlere peşinen bir davranış mantığı dayatmadığı, mevcut durumun ancak aktörlerin karşılıklı pratikleriyle inşa edilen toplumsal bir kurgu olduğuCevap
- DUluslararası kurumlar aracılığıyla asimetrik bilgi sorununun aşıldığı ve devletlerin rasyonel temelde mutlak kazanç elde etme güdüsünün anarşinin etkilerini sınırlandırdığı
- EGelenekselcilik ile davranışsalcılık arasındaki epistemolojik tartışmanın bir uzantısı olarak doğduğu ve küresel politikanın nicel analizlerle nesnel yasalara bağlanması gerektiği