Egemen bir devlet olan 'Meridyen', sınırları içerisinde meydana gelen ayrılıkçı bir hareket sonucunda bağımsızlığını ilan eden 'Zirve Cumhuriyeti'ni yasal bir entite olarak kabul etmemektedir. Komşu 'Liman Devleti' ise Zirve Cumhuriyeti ile resmi diplomatik ilişki kurmaktan kaçınarak, sadece sınır güvenliği ve temel ticari meseleleri koordine etmek amacıyla nihai statüsünü saklı tuttuğu geçici bir ilişki geliştirmiştir. Liman Devleti Dışişleri Bakanı konuya ilişkin açıklamasında, 'Zirve Cumhuriyeti ile tesis ettiğimiz bu fiili ilişki, onların uluslararası hukuk süjesi statüsünü kazanmalarını sağlayan yegane unsurdur. Zira uluslararası hukukta devletler ancak diğer devletlerin tanımasıyla hukuken varlık kazanır. Eş zamanlı olarak, Meridyen'in başkentinde gerçekleşen anayasa dışı rejim değişikliği sonrası işbaşına gelen yeni yönetimi de ülkenin tek meşru temsilcisi sıfatıyla tanıyoruz.' ifadelerine yer vermiştir.
Liman Devleti'nin işlemleri ve Dışişleri Bakanı'nın iddiaları uluslararası hukuktaki 'tanıma' kurumu çerçevesinde değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Liman Devleti'nin Zirve Cumhuriyeti'ne yönelik işlemi geri alınabilir nitelikte bir de facto (fiili) devlet tanıması örneğidir; ancak Bakan'ın devletin hukuki varlığını tanımaya bağlayan kurucu teori iddiası, günümüzde genel kabul gören açıklayıcı (beyan edici) teoriyle çelişmektedir.Cevap
- BZirve Cumhuriyeti'ne yönelik yürütülen ilişkiler tam ve kesin diplomatik sonuçlar doğuran de jure (hukuki) bir tanımadır ve uluslararası hukukta geçerli olan kurucu teori uyarınca devletin kişiliği bütünüyle bu tanımayla doğmuştur.
- CBakan'ın Zirve Cumhuriyeti'ne yönelik yaklaşımı bir devlet tanıması değil, Meridyen devleti içerisindeki yeni bir hükümetin tanınmasıdır; zira ayrılıkçı bölgelerin tanınması ile darbe yönetimlerinin tanınması aynı hukuki nitelik ve sonuçlara tabidir.
- DDevletin tanınması ile hükümetin tanınması birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, Liman Devleti'nin Meridyen'deki yeni yönetimi tanıması, Zirve Cumhuriyeti'nin de kurucu teori gereğince uluslararası hukuk süjesi olarak mutlak surette tanındığı anlamına gelir.
- ELiman Devleti'nin kurduğu zorunlu ilişki herhangi bir tanıma türü teşkil etmediği gibi, Bakan'ın devletin varlık kazanmasını tanımaya bağlayan kurucu teori iddiası da Montevideo Sözleşmesi'nin getirdiği objektif kriterlerle tam bir uyum içindedir.