Modern uluslararası devletler sisteminin temelini atan diplomatik ve hukuki dönüşüm süreci; sınırları açıkça çizilmiş topraklarda gücün tekelleşmesini sağlamış, evrensel ve dini otorite iddialarını zayıflatarak yasal anlamda eşit siyasal birimlerin varlığını tescillemiştir.
Buna göre, Westphalia Antlaşmaları ile şekillenen bu yeni yapıda "egemenlik" ilkesinin merkezine yerleştirilen ve sistemin işleyişini belirleyen temel kural aşağıdakilerden hangisidir?
- Siyasi otoritelerin kendi topraklarındaki yetki tekelinin tanınması ve devletlerin birbirlerinin iç işlerine müdahale etmemesiCevap
- BUluslararası alandaki anarşik ortamın sonlandırılarak tüm devletleri bağlayan ve denetleyen üst bir hiyerarşik otoritenin kurulması
- CDevletler arası etkileşimlerin ortak dini ve kültürel değerler etrafında birleştirilerek bütünleşik bir dünya toplumuna geçilmesi
- DUluslararası sistemin temel aktörü olan devletin davranışlarının, kurumsal kapasiteden çok liderlerin bireysel psikolojisiyle şekillenmesi
- EMerkezde yer alan dönemin güçlü devletlerinin, çevre ülkelerin yönetim biçimlerini belirleme hakkının yasal bir zemine kavuşturulması
Cevap
Siyasi otoritelerin kendi topraklarındaki yetki tekelinin tanınması ve devletlerin birbirlerinin iç işlerine müdahale etmemesi
Westphalia Antlaşmaları (1648), Orta Çağ'ın dikey (hiyerarşik) ve evrenselci (Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu) otorite yapısını yıkarak yatay bir uluslararası sistem kurmuştur. Bu sistemin kalbinde, her yöneticinin kendi toprağında mutlak otorite olması (iç egemenlik) ve hiçbir dış gücün devletin kendi tebaasıyla ilişkilerine veya dini inançlarına müdahale edememesi (dış egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkesi) yer alır. Bu nedenle modern egemenliğin sistemdeki en temel karşılığı, yetki tekelinin tanınması ve dış müdahalenin gayrimeşru sayılmasıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Westphalia Sistemi ve İç İşlerine Karışmama İlkesi