İnşacı (konstrüktivist) yaklaşım, ana akım teorilerin 'maddi yapı' vurgusuna karşı çıkarak uluslararası sistemin temelinde toplumsal bir yapının olduğunu savunur. Bu yaklaşıma göre, bir devletin sahip olduğu nükleer silahların başka bir devlet için 'tehdit' mi yoksa 'güvenlik garantisi' mi olduğu, sadece bu silahların maddi varlığına değil, aktörler arasındaki paylaşılan anlamlara bağlıdır.
Bu bağlamda, İnşacılığın uluslararası sistemin işleyişine dair temel ontolojik varsayımı aşağıdakilerden hangisidir?
- Maddi gerçeklik, toplumsal etkileşim süreçleri ve paylaşılan (intersubjektif) anlamlar çerçevesinde inşa edilir.Cevap
- BUluslararası sistemin anarşik yapısı, devletlerin kimliklerinden bağımsız olarak güç dengesi arayışını zorunlu kılan maddi bir kısıtlayıcıdır.
- CDevletler, anarşik bir ortamda rasyonel tercihler yaparak sadece mutlak kazançlarını maksimize etmeye odaklanan rasyonel aktörlerdir.
- DUluslararası ilişkilerin temel belirleyicisi, insan doğasından kaynaklanan güç tutkusu ve devletlerin değişmeyen ulusal çıkarlarıdır.
- EUluslararası yapı, faillerin (devletlerin) davranışlarını tek yönlü olarak belirleyen ve toplumsal süreçlerden etkilenmeyen durağan bir olgudur.
Cevap
Maddi gerçekliğin toplumsal etkileşim süreçleri ve paylaşılan (intersubjektif) anlamlar çerçevesinde inşa edildiğini belirten seçenek doğrudur.
İnşacılık (Konstrüktivizm), uluslararası sistemin sadece askeri güç veya coğrafya gibi maddi unsurlardan oluşmadığını, bu unsurların ancak aktörler arasındaki paylaşılan fikirler ve 'intersubjektif' anlamlar aracılığıyla bir kimlik ve işlev kazandığını savunur. Maddi gerçekliğin toplumsal süreçlerle inşa edildiği varsayımı, teorinin ontolojik temelidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İntersubjektivite ve Maddi Gerçekliğin Sosyal İnşası
Daha Fazla Pratik
Alexander Wendt'in 'Anarchy is What States Make of It' makalesindeki anarşi kültürleri (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) üzerine çalışılması önerilir.
Tahmini Süre:1m 15s