İnşacılık (Konstrüktivizm)
332 soru
Geleneksel uluslararası ilişkiler teorilerinin aksine İnşacılık (Konstrüktivizm), yapının faillerden, faillerin de yapıdan bağımsız bir ontolojik varlığa sahip olmadığını savunur. Alexander Wendt'in 'karşılıklı kuruluş' (mutual constitution) kavramsallaştırması çerçevesinde düşünüldüğünde, uluslararası sistemdeki anarşik yapının sürekliliği ve dönüşümü aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
Finnemore ve Sikkink tarafından geliştirilen 'Norm Yaşam Döngüsü' modeline göre; devletlerin rasyonel bir fayda maksimizasyonundan ziyade 'uygunluk mantığı' ( ) çerçevesinde hareket ederek meşruiyet ve saygınlık kazanmak amacıyla normları kitlesel olarak benimsediği aşama aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt, neorealistlerin "anarşik bir sistemde devletlerin zorunlu olarak kendi başının çaresine bakma (self-help) mantığıyla hareket edeceği" varsayımını eleştirerek; bu durumun anarşinin yapısal bir özelliği değil, bir etkileşim süreci olduğunu savunur.
Buna göre, Wendt'in "Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır" (Anarchy is what states make of it) teziyle vurgulanan temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası İlişkiler disiplinindeki 'fail-yapı' (agent-structure) tartışmasında Alexander Wendt tarafından ileri sürülen 'karşılıklı kuruluş' (mutual constitution) yaklaşımı; ana akım rasyonalist teorilerin yapısal determinizmine ve bireyciliğine temel bir eleştiri getirir. Bu yaklaşıma göre, uluslararası sistemin yapısı ile devletlerin (faillerin) arasındaki ontolojik ilişkiyi en doğru tanımlayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler disiplininde aktörlerin kimlik ve çıkarlarının sosyal süreçlerle mi yoksa maddi bir yapı içinde mi şekillendiği sorusu, rasyonalizm ve inşacılık (konstrüktivizm) arasındaki ana tartışma konusudur.
Buna göre, aktörlerin kimliklerini ve çıkarlarını uluslararası sistemdeki sosyal etkileşimlerin bir ürünü (endojen/içsel) olarak gören teorik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) teori içerisinde, Alexander Wendt tarafından geliştirilen 'geleneksel' (conventional) yaklaşım ile post-yapısalcı ve Frankfurt Okulu etkisindeki 'eleştirel' (critical) yaklaşım arasında derin ontolojik ve epistemolojik farklılıklar bulunmaktadır. Geleneksel inşacılık, rasyonalist ana akım teorilerle bir 'orta yol' (via media) bulmaya çalışırken; eleştirel inşacılık, sosyal dünyayı anlama ve dönüştürme konusunda daha radikal bir tutum sergiler.
Buna göre, eleştirel inşacılığın kimliklerin inşası sürecine bakışını geleneksel inşacılıktan ayıran temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) yaklaşıma göre, uluslararası sistemin yapısı sadece maddi kapasitelerin bir dağılımı değil, aynı zamanda aktörlerin birbirlerine yönelik beklentilerini ve kimlik tanımlamalarını içeren "düşünsel" bir kurgudur. Alexander Wendt'in literatürde sıkça kullanılan "500 İngiliz nükleer silahının ABD için 5 Kuzey Kore nükleer silahından daha az korkutucu olması" örneğiyle vurguladığı temel ontolojik varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkilerde inşacı (konstrüktivist) yaklaşımın, sosyal ontolojiyi merkeze alırken epistemolojik düzlemde sergilediği kuramsal farklılaşma incelendiğinde; Alexander Wendt'in temsil ettiği geleneksel kanadı, dilsel inşaya ve özgürleşmeye odaklanan eleştirel kanattan ayıran temel husus aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt’in sosyal inşacı yaklaşımında, devletlerin birbirlerini 'rakip' (rival) olarak tanımladığı ve birbirlerinin egemenlik haklarını tanıdığı bir sistem yapısında; aktörün bu egemenlik normuna uyum göstermesinin temel gerekçesi, normun dışsal bir zorlamaya dayanması veya rasyonel bir maliyet-fayda analizinden kaynaklanması değil, normun bizzat 'doğru ve meşru' bir ilke olarak devletin kurumsal kimliğine dahil edilmesi ise bu durum aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?
Uluslararası ilişkiler teorisindeki rasyonalizm (neorealizm ve neoliberalizm) ile inşacılık (konstrüktivizm) arasındaki temel tartışma alanlarından biri, aktörlerin hangi mantık çerçevesinde hareket ettiğidir. Rasyonalist yaklaşımlar devletlerin davranışlarını 'sonuç odaklı mantık' ( ) ile açıklarken, inşacı teorisyenler 'uygunluk mantığı' ( ) kavramını öne çıkarırlar. Buna göre, 'uygunluk mantığı' çerçevesinde hareket eden bir devletin temel davranış motivasyonu aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) kuramın öncüsü Alexander Wendt, neorealizmin "anarşi, devletleri zorunlu olarak self-help (kendi başının çaresine bakma) sistemine iter" argümanına karşı çıkar. Wendt'e göre bu davranış kalıbı, anarşinin yapısal bir zorunluluğu değil, devletlerin pratikleri sonucunda ortaya çıkan bir "kurumdur". Buna göre, aynı anarşik yapı altında devletlerin bazen çatışmacı bazen de iş birliği odaklı farklı tutumlar sergilemesini sağlayan temel değişken aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt’in sosyal inşacı yaklaşımında anarşi kültürleri, devletlerin birbirlerine atfettikleri rol kimliklerine göre farklı mantıklar sergiler. Bu bağlamda, devletlerin birbirlerini "düşman" (enemy) olarak kurguladığı Hobbesçu anarşi kültüründe, aktörlerin bu kültürü "üçüncü derece içselleştirme" (third degree of internalization) düzeyinde benimsemesi durumunda aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
Martha Finnemore ve Kathryn Sikkink tarafından geliştirilen "Norm Yaşam Döngüsü" modeline göre; yeni bir normun savunulduğu ilk aşama olan "normun doğuşu" (norm emergence) sürecinde, norm girişimcilerinin (norm entrepreneurs) temel motivasyonu ve normu yaymak için kullandıkları temel mekanizma aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde 'fail-yapı' (agent-structure) sorunsalı, aktörlerin mi yoksa sistemin mi öncelikli olduğu tartışmasını merkezine alır. Alexander Wendt’in sosyal inşacı yaklaşımı, rasyonalist teorilerin (neorealizm ve neoliberalizm) aksine bu ilişkiyi 'karşılıklı kuruluş' (mutual constitution) ilkesiyle açıklar. Buna göre, inşacı perspektifte fail ve yapı arasındaki ilişkiye dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
İnşacı (konstrüktivist) kuramın öncü ismi Alexander Wendt'in literatüre kazandırdığı "Anarşi, devletlerin ondan ne anladığıdır" (Anarchy is what states make of it) önermesiyle vurguladığı temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Nicholas Onuf, 1989 yılında yayımlanan "World of Our Making" adlı eserinde uluslararası ilişkiler disiplinine "inşacılık" (konstrüktivizm) kavramını kazandırırken, sosyal dünyanın "söz edimleri" (speech acts) aracılığıyla kurulduğunu ileri sürmüştür. Onuf'un geliştirdiği kural tipolojisinde, kurallar sadece davranışı düzenlemekle kalmaz, aynı zamanda belirli bir otorite ve sosyal düzen biçimi de yaratır.
Onuf'un bu yaklaşımına göre; aktörlerin karşılıklı olarak birbirlerine verdikleri sözler, vaatler ve üstlendikleri yükümlülükler sonucunda oluşan "taahhüt kuralları" (commitment rules), aşağıdaki sosyal düzen veya tahakküm biçimlerinden hangisinin temelini oluşturur?
Martha Finnemore ve Kathryn Sikkink tarafından geliştirilen "Norm Yaşam Döngüsü" modeline göre, bir normun kritik bir kütleye ulaşarak "eşik noktasını" (tipping point) aşmasıyla başlayan "norm yayılımı" (norm cascade) sürecinde; normu henüz benimsememiş olan devletleri bu yeni norma uymaya iten temel psikolojik ve sosyal saik (motivasyon) ile bu süreçte işleyen temel mekanizma aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Uluslararası politika analizlerinde rasyonalist teoriler, devletlerin davranışlarını maddi çıkarlar ve stratejik hesaplamalar üzerinden kurgulanan bir rasyonaliteye dayandırırken; İnşacılık, aktörlerin eylemlerini sosyal olarak inşa edilmiş kimlikler ve bu kimliklere eşlik eden normatif beklentiler üzerinden açıklar. Rasyonalizmin eylemi araçsal bir fayda hesaplaması olarak gören 'sonuç odaklı mantık' (logic of consequences) yaklaşımına karşılık; İnşacıların, aktörün toplumsal çevresiyle uyumlu ve meşru kabul edilen davranış kalıplarını izlediğini vurgulayan temel yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) kuramın temel ilkelerinden biri olan "karşılıklı kuruluş" (mutual constitution) anlayışına göre, uluslararası sistemdeki fail (devlet) ve yapı (anarşi) ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Alexander Wendt’in 'Uluslararası Siyasetin Sosyal Teorisi' (Social Theory of International Politics) adlı eserinde kavramsallaştırdığı anarşi kültürlerinde, her bir kültürün (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) farklı içselleştirme derecelerine sahip olabileceği belirtilir. Bir devletin, sistemdeki diğer aktörlerin egemenlik haklarını tanımasını ve 'rakip' (rival) rol kimliğini benimsemesini; dışsal bir askeri zorlama veya stratejik bir çıkar maksimizasyonu sebebiyle değil de, bu kuralın meşruiyetine olan sarsılmaz inancı ve bu rolün kendi devlet kimliğinin kurucu bir parçası haline gelmesi nedeniyle sürdürmesi durumu, Wendt’in kuramsal çerçevesinde aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?