Realizm ve Neorealizm
506 soru
Robert Gilpin, yılında yayımlanan "Uluslararası Politikada Savaş ve Değişim" (War and Change in World Politics) adlı eserinde hegemonyacı istikrarın sürdürülebilirliğini iktisadi bir maliyet-fayda analiziyle açıklamıştır. Gilpin'e göre, mevcut sistemin kurallarını koyan hegemon devlet, zamanla bir "gerileme" (decline) sürecine girer ve bu durum sistemik dengesizliğe (disequilibrium) yol açar.
Gilpin'in bu analizine göre, bir hegemonyanın çözülmesine ve büyük bir savaşa (hegemonyacı savaş) zemin hazırlayan temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası politikada devletlerin iç rejimleri, ideolojik yönelimleri veya kültürel kodları ne kadar farklı olursa olsun, sistemik kısıtlamalar tüm aktörleri benzer bir 'kendine yardım' (self-help) mantığına iter. Kenneth Waltz'ın yapısal realizm kuramına göre, devletlerin bu şekilde 'benzer işlevsel birimler' haline gelmesine ve sistemde türdeş davranışlar sergilemesine yol açan temel süreç aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası politikada devletleri rasyonel ve revizyonist aktörler olarak tanımlayan; hayatta kalmanın en güvenli yolunun rakiplere karşı ezici bir güç üstünlüğü kurmak olduğunu ve devletlerin sistemdeki konumlarını korumak yerine 'güç maksimizasyonu' peşinde koşmaları gerektiğini savunan kuramsal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau, siyasal gerçekçiliğin temel taşlarından biri olan "güç terimiyle tanımlanan çıkar" (interest defined as power) kavramını açıklarken, bu kavramın zaman ve mekandan bağımsız bir özü olduğunu ancak içeriğinin sabit olmadığını belirtir. Morgenthau'nun siyasal gerçekçilik ilkeleri çerçevesinde, ulusal çıkarın bu dinamik yapısına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Realist teoride, devletlerin revizyonist amaçlar gütmediği ve yalnızca statükoyu korumayı hedeflediği durumlarda dahi, sistemin anarşik yapısı gereği birbirlerinin savunma amaçlı kapasite artırımlarını tehdit olarak algılamaları kaçınılmaz bir "güvenlik sarmalına" (security spiral) yol açar. John Herz ve Robert Jervis tarafından kavramsallaştırılan, devletlerin niyetlerine dair duyulan bu yapısal belirsizliğin tetiklediği süreç aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası İlişkiler disiplininin tarihsel ve entelektüel temellerini atan Klasik Realist gelenek; antik çağda Thucydides, Rönesans döneminde Machiavelli ve Aydınlanma döneminde Hobbes gibi düşünürlerin fikirlerinden beslenmiştir. Bu düşünürlerin devletler arası ilişkilerdeki güç mücadelesini ve çatışmayı 'kaçınılmaz' gören analizlerinin bir bütün olarak dayandığı temel ontolojik varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
ve devletleri, her iki tarafın da ekonomik refahını artıracak bir serbest ticaret anlaşması yapmayı planlamaktadır. Yapılan analizlere göre anlaşma sonucunda devletinin ekonomisi \%3, devletinin ekonomisi ise \%7 büyüyecektir. Ancak devleti, her ne kadar kendisi de kazançlı çıksa da, devletinin daha fazla büyümesinin gelecekte kendisine karşı bir güç üstünlüğü ve güvenlik tehdidi oluşturacağını düşünerek anlaşmayı imzalamaktan vazgeçmiştir. Neorealist (yapısal realist) kurama göre, devletinin bu kararında etkili olan temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau, 'Uluslararası Politika' (Politics Among Nations) adlı eserinde siyasal gerçekçiliğin altıncı ilkesiyle "siyasal alanın özerkliğini" (autonomy of the political sphere) savunur. Morgenthau'ya göre, bir siyaset bilimcinin veya devlet adamının uluslararası bir olayı "siyasal" açıdan değerlendirirken, hukukçu veya ahlakçıdan farklı olarak sorması gereken temel soru aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemi, en tepede lider devletin bulunduğu bir hiyerarşi (piramit) olarak tasvir eden; sistemik savaşın temel nedenini ise yükselen bir gücün mevcut statükodan memnuniyetsiz olmasıyla açıklayan teorik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau, *Politics Among Nations* (Uluslararası Politika) eserinde siyasal gerçekçiliği sistemleştirirken "güç terimiyle tanımlanan çıkar" kavramını rasyonel bir kuramın temel taşı olarak nitelendirir. Ancak yazar, bu kavramın mutlak ve statik bir içerik taşıdığı yanılgısına karşı da uyarıda bulunur. Morgenthau'nun üçüncü ilkesine göre, siyasal gerçekçiliğin bu temel kavramına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Neoklasik realizmin önde gelen isimlerinden Fareed Zakaria, devletlerin dış politika davranışlarını analiz ederken 'ulusal güç' (national power) ile 'devlet gücü' (state power) arasında temel bir ayrım yapmaktadır. Zakaria'ya göre, bir devletin sahip olduğu toplam ekonomik ve askeri kaynakların varlığı, o devletin dış politikada yayılmacı bir yol izlemesi için tek başına yeterli değildir.
Buna göre Zakaria'nın kuramsal çerçevesinde, uluslararası sistemdeki fırsatların dış politika genişlemesine dönüşmesini sağlayan ve hükümetin toplumdan kaynak devşirme ile bu kaynakları dış politika amaçları doğrultusunda kullanma yeteneğini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Thucydides’in Peloponnesos Savaşları’ndaki analizlerinden Machiavelli’nin devlet yönetimi sanatına ve Hobbes’un doğa durumu tasvirine kadar uzanan Klasik Realist çizgide; siyasetin özü 'güç mücadelesi' olarak tanımlanmıştır. Bu düşünürlere göre uluslararası alandaki sürekli çatışma hali, sistemin anarşik yapısından ziyade doğrudan doğruya hangi unsurun bir yansıması olarak görülmektedir?
Uluslararası sistemdeki anarşik yapı ve güç dağılımı gibi dışsal faktörlerin, devletlerin davranışlarını belirlemede tek başına yeterli olmadığını savunan Neoklasik Realistlere göre; sistemik uyarılar bir "iletişim bandı" (transmission belt) aracılığıyla içsel bir süzgeçten geçer. Bu süzgeçte yer alan liderlerin öznel değerlendirmeleri veya devletin toplumsal kaynakları mobilize etme kapasitesi, sistemik baskıların dış politikaya nasıl tercüme edileceğini belirler. Buna göre, sistemik etkiler ile dış politika çıktıları arasında köprü görevi gören bu içsel süzgeç unsurlarına neoklasik realizm literatüründe ne ad verilir?
Neorealist ittifak teorileri çerçevesinde; bir devletin ittifak kurarken karşı tarafın sadece toplam askeri ve ekonomik kapasitesine (toplam güç) değil, aynı zamanda bu gücün coğrafi olarak ne kadar yakın olduğuna ve ne tür siyasi hedefler veya niyetler taşıdığına da odaklandığı savunulmaktadır. Buna göre, Kenneth Waltz'un 'Güç Dengesi' ( ) yaklaşımını revize ederek, devletlerin müttefik seçiminde 'tehdit algısının' merkezi bir rol oynadığını savunan teori aşağıdakilerden hangisidir?
E.H. Carr, *Yirmi Yıl Krizi* () adlı başyapıtında realizmi, liberal-idealist düşüncenin "düşüncenin, arzunun bir ürünü olduğu" yönündeki naif varsayımını çürütmek adına bir "panzehir" olarak sunar. Bununla birlikte Carr, realizmin mutlak bir zafer kazanmasının siyasal düşünceyi "kısır ve eylemsiz" bir determinizme mahkûm edeceğini savunarak "saf realizm" ( ) kavramına yönelik derin bir eleştiri geliştirir. Buna göre Carr'ın "saf realizm"e yönelttiği bu eleştirinin temel gerekçesi ve disiplin için önerdiği çıkış yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Neorealist düşünür Joseph Grieco, neoliberal kurumsalcılığın uluslararası iş birliği analizini eleştirirken devletlerin yalnızca "mutlak kazanç" (absolute gains) peşinde koşan rasyonel fayda maksimizasyoncuları olduğu varsayımına karşı çıkar. Grieco'ya göre anarşik bir sistemde devletler "savunmacı konumsalcılar" (defansif konumsalcılar) olarak hareket ederler. Bu teorik perspektiften hareketle, neorealizmin "göreli kazanç" (relative gains) hassasiyetinin temelinde yatan ve iş birliğini zorlaştıran temel yapısal mantık aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemdeki güç dağılımı ile sistemik istikrar arasındaki ilişkiyi hiyerarşik bir perspektifle ele alan Hegemonyacı İstikrar Teorisi (Robert Gilpin) ve Güç Geçişi Teorisi (A.F.K. Organski), sistemik savaşın ortaya çıkış dinamikleri konusunda özgün varsayımlara sahiptir. Bu iki teorik yaklaşımın sistemik değişimi ve 'büyük savaşı' açıklama biçimleri kıyaslandığında, aşağıdakilerden hangisi temel bir farklılığı ifade eder?
Kenneth Waltz, siyasal yapıları tanımlarken üç temel bileşenden yararlanır: düzenleyici ilke (ordering principle), birimlerin işlevlerinin belirlenmesi (specification of functions) ve yetenek dağılımı (distribution of capabilities). Aşağıdaki tabloda Waltz'un iç siyasal yapı ve uluslararası siyasal yapı arasındaki ayrımı gösterilmiştir:
| Siyasal Yapı Bileşeni | İç Siyasal Yapı (Hiyerarşi) | Uluslararası Siyasal Yapı (Anarşi) |
|---|---|---|
| Düzenleyici İlke | Hiyerarşik | Anarşik |
| Birimlerin İşlevleri | İşlevsel Farklılaşma / Uzmanlaşma | [X] |
| Yetenek Dağılımı | Birimler Arası Kapasite Farkı | Birimler Arası Kapasite Farkı |
Waltz'un Yapısal Realizm (Neorealizm) kuramı çerçevesinde, tablodaki [X] alanı aşağıdakilerden hangisiyle doldurulmalıdır ve bu durumun temel gerekçesi nedir?
Uluslararası sistemin hiyerarşik doğasını vurgulayan teorilerde, sistemik istikrarın bozulması ve büyük çaplı savaşların çıkışı farklı değişkenlerle açıklanmaktadır. Robert Gilpin, hegemonik yönetimin sürdürülmesinin marjinal maliyetlerinin artmasını ve verimliliğin düşmesini vurgularken; A.F.K. Organski, sistemik değişimin çatışmalı olup olmayacağını yükselen devletin "statükodan hoşnutsuzluk" derecesine bağlamaktadır.
Buna göre, Güç Geçişi Teorisi çerçevesinde, yükselen bir devletin baskın güce (hegemon) karşı güç paritesine ulaşmış olmasına rağmen sistemik bir savaşın gerçekleşmemesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Kenneth Waltz, yılında yayımlanan "Uluslararası Politika Teorisi" adlı eserinde siyasal yapıları tanımlamak için temel ölçüt (düzenleyici ilke, birimlerin işlevsel niteliği ve yetenek dağılımı) belirlemiş; ancak uluslararası sistemi analiz ederken bu ölçütlerden "birimlerin işlevsel niteliği" bileşenini bir değişken olarak kullanmamıştır. Waltz'un uluslararası sistemin yapısını tanımlarken bu unsuru analiz dışı bırakmasının temel teorik gerekçesi ve bu durumun sistemik analiz üzerindeki temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?