Altmış yaşında, yoğun bakımda takip edilen ve kalıcı üriner kateteri bulunan bir hastada ani başlayan ateş ve titreme gelişiyor. Kan kültüründen yapılan Gram boyamada zincir yapmış Gram pozitif koklar görülüyor. Mikrobiyoloji laboratuvarında yapılan ilk incelemede hidrojen peroksit eklendiğinde kabarcık oluşumu izlenmiyor (katalaz negatif). Kültürde izole edilen kolonilerin safra-eskulin besiyerinde siyah renk oluşturduğu ve 'lik içeren besiyerinde üreme yeteneğine sahip olduğu saptanıyor. Buna göre, vankomisine dirençli saptanan bu mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- ADoğal olarak sefalosporinlere dirençlidir.
- BVankomisin direnci, peptidoglikan sentezi sırasında -Alanil--Alanin yerine -Alanil--Laktat yapısının oluşmasıyla ilişkilidir.
- C(-pirolidonil arilamidaz) testi pozitif sonuçlanır.
- Virülansında, fibrin parçalanmasını önleyen ve kompleman aktivasyonunu engelleyen proteini en önemli rolü oynar.Cevap
- EGenellikle düşük düzeyli aminoglikozid direncine sahiptir, ancak aminoglikozidlerle beta-laktamlar arasında sinerjistik etki görülebilir.
Cevap
Virülansında proteininin en önemli rolü oynadığı ifadesi yanlıştır; çünkü proteini 'e özgü bir virülans faktörüdür.
Laboratuvar bulguları (katalaz negatif, safra-eskulin pozitif, pozitif) etkenin bir türü olduğunu kesinleştirir. proteini ise 'in (GAS) en önemli virülans faktörüdür ve enterokoklarda bulunmaz. Enterokoklarda adhezyon ve kolonizasyonda yüzey proteinleri (Esp), agregasyon maddesi ve jelatinaz gibi faktörler rol oynar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Enterococcus türlerinin tanımlanmasında katalaz negatifliği, safra-eskulin pozitifliği ve üremesi temel kriterlerdir.