Proteinlerin sekonder yapılarının oluşumunda amino asitlerin yapısal özellikleri belirleyici rol oynar. Peptid bağının düzlemsel yapısı ve konfigürasyonu protein katlanmasını sınırlar. Çoğu amino asitte peptid bağı neredeyse tamamen konfigürasyonunda bulunurken, prolin amino asidinde konfigürasyonuna rastlanma olasılığı (yaklaşık ) diğer amino asitlere göre (yaklaşık ) anlamlı derecede yüksektir.
Prolin kalıntılarında -peptid bağı oluşumunun enerjetik olarak daha az kısıtlanmış olmasının temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- AYan zincirindeki pirolidin halkasının azot atomuna bağlı olması nedeniyle peptid bağına kısmi çift bağ karakteri kazandıramaması
- BAzot atomunun bir hidrojen atomuna sahip olmaması nedeniyle hidrojen bağı kurma kapasitesinin düşük olması
- Prolinin yan zincirindeki -karbonunun peptid bağı azotuna bağlı olması nedeniyle trans ve cis formları arasındaki sterik engel farkının azalmasıCevap
- DProlinin alfa-heliks yapısını bozan "heliks kırıcı" bir amino asit olması
- EProlinin aslında bir primer amino asit değil, sekonder bir imino asit olması
Cevap
Prolin kalıntılarında cis konfigürasyonunun daha sık görülmesinin nedeni, yan zincirdeki delta karbonunun azot atomuna bağlı olması sonucu trans ve cis formları arasındaki sterik engel farkının azalmasıdır.
Prolin amino asidinde yan zincir, hem azot atomuna hem de -karbonuna bağlı bir pirolidin halkası yapısındadır. Bu halkadaki -karbonu azot atomuna bağlı olduğu için, peptid bağı veya durumundayken komşu amino asidin -karbonu ile benzer düzeyde sterik etkileşime girer. Diğer amino asitlerde konfigürasyonu yan zincir çakışmasını önlediği için çok daha avantajlıyken, prolinin benzersiz yapısı bu avantajı azaltır ve konfigürasyonunun oluşumuna (yaklaşık oranında) olanak tanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Proline Isomerization and Steric Hindrance
Tahmini Süre:2m 0s