yaşında küçük hücreli dışı akciğer kanseri nedeniyle yüksek doz siklofosfamid içeren kemoterapi rejimi başlanan hastada, tedavinin gününde halsizlik, bulantı ve konfüzyon gelişiyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyumu , serum osmolalitesi , idrar sodyumu ve idrar osmolalitesi saptanıyor. Fizik muayenesinde hastanın övolemik olduğu ve ödeminin bulunmadığı gözleniyor. Bu hastadaki hiponatremi tablosundan sorumlu olan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
- Renal tübüllerin antidiüretik hormona (ADH) duyarlılığının artmasıCevap
- BRenal tübüler hücrelerde sodyum geri emiliminin doğrudan engellenmesi
- CDistal tübülde vazopressin reseptörlerinin antagonize edilmesi
- DAdrenal kortekste aldosteron sentezinin baskılanması
- EProksimal tübülde Fanconi benzeri fonksiyon kaybı gelişmesi
Cevap
Siklofosfamid kullanımına bağlı gelişen bu tablonun temel mekanizması, renal tübüllerin antidiüretik hormona (ADH) karşı duyarlılığının artmasıdır.
Siklofosfamid, özellikle yüksek dozlarda verildiğinde renal tübüler hücrelerde vazopressin reseptör duyarlılığını artırarak veya doğrudan ADH benzeri bir etki oluşturarak serbest su tutulumuna yol açar. Bu durum, laboratuvarda düşük serum osmolalitesi ve paradoksal olarak yüksek idrar osmolalitesi ile karakterize övolemik hiponatremi (UADHS) tablosuna neden olur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Siklofosfamid ve vinkristin gibi kemoterapötik ajanlar, renal tübüllerin ADH duyarlılığını artırarak veya santral ADH salınımını uyararak uygunsuz ADH sendromuna yol açabilirler.
Daha Fazla Pratik
İfosfamidin neden olduğu hemorajik sistit ve ensefalopati tablolarını siklofosfamid toksisitesi ile karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s