Kemoterapi İlaçları ve Toksisiteleri
46 soru
yaşında metastatik kolorektal kanser tanısıyla FOLFIRI (irinotekan, -fluorourasil, lökovorin) protokolü uygulanan erkek hastada, irinotekan infüzyonu sırasında ani başlayan şiddetli abdominal kramplar, sulu diyare, hipersalivasyon, terleme ve miyozis gelişiyor. Bu klinik tablo ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Hodgkin lenfoma tanısıyla ABVD (doksorubisin, bleomisin, vinblastin, dakarbazin) kemoterapi protokolü başlanan 35 yaşındaki erkek hasta, tedavinin 4. küründen sonra polikliniğe ilerleyici nefes darlığı ve kuru öksürük şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede akciğer oskültasyonunda her iki bazalde inspiratuar raller (velcro ralleri) duyuluyor. Çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde bilateral interstisyel infiltrasyonlar ve fibrozis ile uyumlu görünümler izleniyor. Ekokardiyografide ejeksiyon fraksiyonu normal (%65) olarak ölçülüyor.
Bu klinik tablodan sorumlu olması en muhtemel kemoterapötik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Metastatik kolorektal kanser nedeniyle (), lökovorin ve oksaliplatin () rejimi alan yaşında erkek hasta, infüzyonunun saatinde ani gelişen, istirahatle azalan ancak tekrarlayan substernal göğüs ağrısı şikayeti ile başvuruyor. Çekilen elektrokardiyografide () göğüs ağrısı sırasında geçici segment yükselmeleri izleniyor. Kardiyak enzim takibi normal sınırlarda saptanan hastada, bu klinik tabloya yol açma olasılığı en yüksek olan kemoterapötik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Osteosarkom tanısıyla yüksek doz metotreksat () tedavisi alan yaşındaki erkek hastada, tedavinin saatinde serum kreatinin düzeyinin bazal değerin katına çıktığı ve plazma metotreksat konsantrasyonunun olduğu saptanıyor. Uygun hidrasyon ve üriner alkalizasyona rağmen gelişen bu tablo sonrası, metotreksat toksisitesini hızla azaltmak için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, metastatik mide adenokarsinomu nedeniyle kemoterapi almaktadır. Tedavi sonrası yapılan rutin kontrollerinde serum potasyum değeri ve magnezyum değeri olarak saptanıyor. Hastaya yapılan yoğun potasyum replasmanına rağmen potasyum düzeyinin normal sınırlara yükselmediği gözleniyor. Bu hastadaki klinik ve laboratuvar bulgularına neden olma olasılığı en yüksek olan kemoterapötik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında pankreas adenokarsinomu tanısıyla aydır haftalık gemsitabin tedavisi alan bir hastada; son haftada progresif dispne, alt ekstremitelerde ödem ve yeni gelişen sistemik hipertansiyon () saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin , trombosit , LDH (Normal: ), kreatinin (bazal: ) bulunuyor. Periferik yaymada yaygın şistositler görülüyor. Bu klinik tabloya neden olan durumun patofizyolojisi ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Evre III kolon kanseri tanısıyla adjuvan kemoterapi protokolü (FOLFOX) başlanan 58 yaşındaki erkek hasta, tedavisinin üçüncü gününde buzdolabından su şişesi alırken ellerinde ani başlayan ağrılı uyuşma, karıncalanma ve soğuk su içerken boğazında takılma hissi (laringospazm benzeri) yaşadığını ifade etmektedir. Hastanın nörolojik muayenesinde derin tendon refleksleri korunmuş olarak izlenmektedir.
Bu hastada tanımlanan klinik tabloya neden olması en muhtemel antineoplastik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Metastatik yumuşak doku sarkomu tanısıyla yüksek doz ifosfamid ( ) ve mesna tedavisi başlanan yaşında erkek hastada, infüzyonun gününde ani gelişen huzursuzluk, konfüzyon, dizartri ve görsel halüsinasyonlar gözleniyor. Fizik muayenesinde asteriksis ve yaygın miyoklonuslar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin , albümin ve elektrolit düzeyleri normal bulunuyor. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Antrasiklin grubu kemoterapötik (doksorubisin, daunorubisin) ilaçlara bağlı gelişebilecek kümülatif doz bağımlı kardiyotoksisiteyi önlemek amacıyla kullanılan kardiyoprotektif ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Akut miyeloid lösemi () tanısıyla izlenen yaşında erkek hastaya, konsolidasyon tedavisi amacıyla yüksek doz ( ) kemoterapi uygulanmaktadır. Tedavinin . gününde hastada yeni gelişen peltek konuşma, gövde ataksisi, dismetri ve nystagmus saptanıyor. Bu hastadaki klinik tabloya neden olması en muhtemel kemoterapötik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, evre yaygın büyük B hücreli non-Hodgkin lenfoma tanısıyla (, , , ) kemoterapisi almaktadır. Tedavinin ikinci küründen sonra hastada şiddetli konstipasyon, karın ağrısı ve fizik muayenede derin tendon reflekslerinde azalma saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olma olasılığı en yüksek olan kemoterapötik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Akciğer kanseri tanısıyla sisplatin içeren bir kemoterapi rejimi planlanan bir hastada, bu ilacın en önemli doz kısıtlayıcı yan etkisi olan nefrotoksisiteyi önlemek amacıyla uygulanması gereken temel strateji aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında küçük hücreli akciğer kanseri tanısı alan bir hastaya vinkristin, adriamisin ve siklofosfamid kombinasyon tedavisi başlanmıştır. Tedavinin ikinci haftasında hastada yaygın karın ağrısı, şiddetli kabızlık ve ellerde parestezi şikayetleri gelişiyor. Fizik muayenede bağırsak sesleri hipoaktif olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin , lökosit ve trombosit bulunuyor. Bu klinik tablodan sorumlu olması en muhtemel kemoterapötik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Akut lenfoblastik lösemi () tanısıyla kemoterapi alan yaşında bir hastada, tedavinin gününde ani gelişen şiddetli epigastrik ağrı ve kusma şikayetleri ortaya çıkıyor. Laboratuvar incelemesinde serum amilaz ve lipaz düzeyleri normalin üst sınırının katı yüksek bulunuyor. Bu klinik tabloya (akut pankreatit) neden olma olasılığı en yüksek olan kemoterapötik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında küçük hücreli dışı akciğer kanseri nedeniyle yüksek doz siklofosfamid içeren kemoterapi rejimi başlanan hastada, tedavinin gününde halsizlik, bulantı ve konfüzyon gelişiyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyumu , serum osmolalitesi , idrar sodyumu ve idrar osmolalitesi saptanıyor. Fizik muayenesinde hastanın övolemik olduğu ve ödeminin bulunmadığı gözleniyor. Bu hastadaki hiponatremi tablosundan sorumlu olan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hastaya Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısıyla; , vinkristin, daunorubisin ve prednizolon içeren indüksiyon kemoterapisi başlanıyor. Tedavinin gününde hastada ani başlayan şiddetli baş ağrısı ve sol taraflı hemiparezi gelişiyor. Çekilen kraniyal MR venografide sağ transvers sinüste tromboz saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde PT ve aPTT değerleri normal sınırlarda, fibrinojen düzeyi (Düşük) olarak bulunuyor. Bu klinik tablonun gelişmesinden en olası sorumlu olan kemoterapötik ajan ve etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
Akut miyeloid lösemi () tanısıyla remisyon indüksiyon tedavisi sonrası konsolidasyon amacıyla yüksek doz sitarabin (, her saatte bir) başlanan yaşında kadın hastada, tedavinin . gününde yeni gelişen dismetri, trunkal ataksi ve nystagmus saptanıyor. Hastanın yapılan tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi (bazal: ) olarak bulunuyor. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Yumuşak doku sarkomu nedeniyle dozunda ifosfamid infüzyonu alan yaşında erkek hasta, tedavinin ikinci gününde gelişen huzursuzluk, dezoryantasyon ve uykuya meyil şikayetleriyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde patolojik refleks veya fokal nörolojik bulgu saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kan amonyak düzeyi ve elektrolitler normal sınırlarda bulunuyor. Bu hastadaki nöropsikiyatrik tablodan sorumlu olan temel metabolit ve tedavide kullanılması önerilen ajan aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
yaşında metastatik kolorektal kanser tanılı erkek hastaya , lökovorin ve oksaliplatin () rejimi başlanmıştır. Tedavi infüzyonu sırasında soğuk su içen hastada ağız çevresinde uyuşma, ellerde karıncalanma ve boğazında nefes almasını zorlaştıran bir kasılma hissi gelişmiştir. Bu klinik tabloya neden olan kemoterapötik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Metastatik evre küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle irinotekan monoterapisi alan 62 yaşındaki erkek hastada, ilk kür sonrası grade 4 nötropenik ateş ve şiddetli diyare gelişmiştir. Hastanın özgeçmişinde bilirubin düzeylerinin stresle hafif yükseldiği ve Gilbert sendromu tanısı olduğu öğrenilmiştir. Bu hastada gözlenen hayatı tehdit edici toksisitenin temel nedeni olan ve aktif metabolit 'in glukuronidasyon yoluyla inaktivasyonunu bozan genetik varyasyon aşağıdakilerden hangisidir?