Soru

Zorluk: ZorGen İfadesinin Düzenlenmesi

Nükleer reseptör süperailesi üyeleri, ökaryotik hücrelerde gen ifadesinin ligand bağımlı kontrolünde kritik rol oynarlar. Bu reseptörlerden Tip II nükleer reseptörlerin (örneğin tiroid hormon reseptörü), Tip I nükleer reseptörlerden (örneğin glukokortikoid reseptörü) farklı olarak ligand yokluğunda hedef gen transkripsiyonunu aktif olarak baskıladığı bilinmektedir.

Buna göre, Tip II nükleer reseptörlerin ligand yokluğundaki bu baskılayıcı etkisi temel olarak hangi mekanizma ile gerçekleşir?

  1. A
    Reseptörün sitozolde ısı şoku proteinleri (HSPHSP) ile bağlı kalarak çekirdeğe girişinin engellenmesi
  2. B
    Reseptörün DNADNA üzerindeki hormon yanıt elemanına (HREHRE) bağlanabilmesi için ligand aracılı dimerizasyona ihtiyaç duyması
  3. Reseptörün DNADNA'ya bağlı haldeyken korepresör kompleksleri aracılığıyla histon deasetilaz (HDACHDAC) aktivitesini bölgeye çekmesiCevap
  4. D
    Ligand yokluğunda reseptörün mRNAmRNA degradasyonunu indükleyen miRNAmiRNA sentezini uyarması
  5. E
    Reseptörün çinko parmak (zinczinc fingerfinger) motifinin ligand yokluğunda DNADNA bağlanma kapasitesinin tamamen kaybolması

Cevap

Tip II nükleer reseptörler ligand yokluğunda DNA'ya bağlı haldeyken korepresörler üzerinden histon deasetilaz (HDAC) aktivitesini uyararak gen ifadesini baskılarlar.
Doğru seçenek, Tip II reseptörlerin ligand yokluğunda DNA'ya bağlı kalarak korepresörler ve HDAC aktivitesi üzerinden kromatin yapısını sıkılaştırdığını belirtmektedir. Bu, nükleer reseptör sinyalizasyonunda Tip I (ligand bağımlı nükleer giriş) ve Tip II (ligand bağımlı transaktivasyon/de-represyon) arasındaki temel fonksiyonel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Tip II nükleer reseptörlerin (Tiroid hormon, Retinoik asit, Vitamin D reseptörleri) hücresel konumunu belirleyin.
Bu reseptörler ligand varlığından bağımsız olarak çekirdek içinde bulunurlar.
Tip I reseptörlerin aksine sitozolde ısı şoku proteinlerine bağlı değildirler.
2
Ligand yokluğunda bu reseptörlerin DNA ile etkileşimini analiz edin.
Ligand yokken bile DNA üzerindeki Hormon Yanıt Elemanlarına (HRE) genellikle RXR ile heterodimer yaparak bağlı kalırlar.
Bu reseptörlerin yapısal özelliği ligand bağlamadan da DNA'ya afinite göstermeleridir.
3
Ligand yokluğunda transkripsiyonun neden gerçekleşmediğini veya aktif olarak nasıl baskılandığını saptayın.
Reseptör, korepresör proteinleri (örneğin NCoR, SMRT) bağlar; bu proteinler de bölgeye HDAC enzimlerini toplar.
HDAC aktivitesi histonlardaki asetil gruplarını uzaklaştırarak kromatinin kapalı hale gelmesine ve transkripsiyonun durmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Tip II Nükleer Reseptörlerin Ligand Yokluğundaki Aktif Represyon Mekanizması (HDAC Aracılığıyla)
Bu soruyu puanla