Klinik uygulamada, kan basıncı yüksekliği ve prostat hipertrofisi olan hastalarda selektif adrenerjik reseptör antagonistleri (örneğin prazosin), non-selektif antagonistlere (örneğin fentolamin) göre daha az refleks taşikardi oluşturmaları nedeniyle tercih edilirler. Tedavi başlangıcında "ilk doz fenomeni" riskine rağmen, bu ilaçların kalp hızı üzerindeki bu avantajları klinik açıdan önemlidir.
Selektif blokörlerin, non-selektif blokörlere kıyasla daha az refleks taşikardiye yol açmasından sorumlu olan temel farmakolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
- Presinaptik reseptörlerini etkilemedikleri için norepinefrin üzerindeki negatif feedback denetimini bozmamalarıCevap
- BSadece prostat dokusunda bulunan reseptörlerini selektif olarak bloke ederek vasküler etkileri tamamen bypass etmeleri
- CFenoksibenzamin gibi reseptöre kovalan bağlarla bağlanarak irreversibl blokaj oluşturmaları
- DBaroreseptör refleksini doğrudan merkezi sinir sisteminde baskılayarak sempatik deşarjı engellemeleri
- EYüksek ilk geçiş etkisine sahip oldukları için plazma konsantrasyonlarının kalp hızını etkileyecek düzeye ulaşamaması
Cevap
Selektif antagonistleri, presinaptik reseptörlerini bloke etmedikleri için norepinefrin üzerindeki negatif feedback kontrolünü korurlar ve böylece daha az refleks taşikardiye neden olurlar.
Doğru yanıt olan seçenek, non-selektif alfa blokörlerin presinaptik reseptörlerini de bloke ederek sinaptik aralığa salınan norepinefrin miktarını artırdığını açıklar. Selektif blokörler bu reseptörleri etkilemedikleri için norepinefrin salınımı üzerindeki frenleme mekanizması (negatif feedback) çalışmaya devam eder, bu da kalpteki stimülasyonunun ve dolayısıyla refleks taşikardinin daha hafif kalmasını sağlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
reseptörleri presinaptik otoreseptörlerdir ve blokajları norepinefrin salınımını artırarak kalpte şiddetli taşikardiye yol açar.
Daha Fazla Pratik
Feokromositoma hastasında fenoksibenzamin kullanımının neden cerrahi öncesi kritik olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s