Endokrin Sistem Fizyolojisi

215 soru

Soru 141Soru

5252 yaşında bir erkek hasta; son aylarda belirginleşen kilo kaybı, hafif hiperglisemi ve özellikle gövde ile ekstremitelerde saptanan, nekrolitik migratuar eritem (NME) olarak tanımlanan ağrılı deri döküntüleri ile başvuruyor. Görüntüleme tetkiklerinde pankreas gövdesinde 33 cm çapında bir tümör izleniyor. Bu hastada klinik tablodan sorumlu olan temel hormonun hedef hücrelerde başlattığı hücre içi sinyal iletim yolağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: GsG_s proteini aktivasyonu sonucu adenilil siklaz üzerinden cAMP artışı

Cevap

Glukagonoma tanısı konulan bu hastada artan glukagon hormonu, hedef hücrelerde GsG_s proteini aracılı adenilil siklaz aktivasyonu ve cAMP artışı yolunu kullanır.
Hastadaki nekrolitik migratuar eritem ve hiperglisemi bulguları bir glukagonoma tablosunu yansıtmaktadır. Glukagon hormonu, hedef hücrelerde (özellikle karaciğerde) GsG_s proteinine kenetli reseptörüne bağlanarak adenilil siklaz enzimini aktive eder ve ATP'den ikincil haberci olan cAMP oluşumunu sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin analizi
Nekrolitik migratuar eritem, diyabet ve kilo kaybı üçlüsü glukagonoma (alfa hücre tümörü) tanısını koydurur.
Bu semptomlar glukagon fazlalığının karakteristik bulgularıdır.
2
Hormonun belirlenmesi
Sorumlu hormon glukagondur.
Pankreastaki alfa hücrelerinden köken alan tümörler aşırı glukagon salgılar.
3
Etki mekanizmasının saptanması
Glukagon, hücre zarındaki GPCR'ye bağlanarak GsG_s yolunu aktive eder.
Glukagonun temel sinyal iletimi cAMP ve Protein Kinaz A (PKA) üzerindendir.

Anahtar Kavram

Glukagon, GsG_s proteinine kenetli reseptörler aracılığıyla adenilil siklazı aktive ederek hücre içi cAMP düzeylerini artırır.

Alternatif Yöntem

Klinik vakalarda nekrolitik migratuar eritem (NME) görüldüğünde doğrudan 'Glukagon' ve 'GsG_s/cAMP' eşleştirmesi yapmak TUS için hızlı bir çözüm stratejisidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 142Soru

Hipotalamusun periventriküler çekirdeğinden (nucleus periventricularis) salınan somatostatin, ön hipofizden hormon salınımını inhibe eden temel bir düzenleyicidir. Hipotalamik bir patolojiye bağlı olarak somatostatin salınımının patolojik düzeylerde arttığı bir hastada, bu durumun ön hipofizdeki hedef hücreler üzerindeki etkisine bağlı olarak aşağıdaki hormon çiftlerinden hangisinin plazma düzeyinde azalma görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyüme hormonu (GHGH) ve Tiroid uyarıcı hormon (TSHTSH)

Cevap

Büyüme hormonu (GHGH) ve Tiroid uyarıcı hormon (TSHTSH)
Somatostatin (Büyüme Hormonu İnhibe Edici Hormon - SRIF), hipotalamusun periventriküler çekirdeğinden salınır ve ön hipofizde iki temel hormonu inhibe eder: Büyüme hormonu (GH) ve Tiroid uyarıcı hormon (TSH). Dolayısıyla bu hormonun düzeyindeki bir artış, hem GH hem de TSH seviyelerinde düşüşe neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hipotalamik hormonun kaynağını belirle
Somatostatin, hipotalamusun periventriküler çekirdeğinde sentezlenir.
Soruda periventriküler çekirdekten salınan inhibitör hormonun etkisi sorulmaktadır.
2
Somatostatinin ön hipofizdeki hedef hücrelerini ve etkilerini hatırla
Somatostatin (SRIF), somatotrof hücrelerde adenilat siklazı inhibe ederek GH salınımını, tirotrof hücrelerde ise TSH salınımını baskılar.
Somatostatinin pleiotropik inhibitör etkilerini belirlemek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Klinik tabloyu yorumla
Patolojik somatostatin artışı (tersiyer bir patoloji), hem GH hem de TSH düzeylerinde sekonder azalmaya yol açar.
Eksizif inhibisyonun hedef organ hormon düzeyleri üzerindeki yansımasını analiz etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Somatostatinin (SRIF) ön hipofizdeki somatotrof ve tirotrof hücreler üzerindeki dual inhibitör etkisi.

Daha Fazla Pratik

Somatostatin analoglarının klinik kullanım alanlarını ve TRH'nin sadece TSH'yi değil, aynı zamanda Prolaktin salınımını da uyarabildiği durumları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 143Soru

Hipotalamusun periventriküler çekirdeğinde meydana gelen selektif bir nöronal yıkım sonucunda Büyüme Hormonu (GHGH) regülasyonu ve feedback mekanizmalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Somatostatin salınımının azalmasına bağlı olarak GHGH sekresyonu artar ve yükselen IGF1IGF-1 düzeyleri uzun döngülü (long-loop) negatif feedback ile GHRHGHRH salınımını baskılar.

Cevap

Somatostatin salınımının azalmasıyla GHGH sekresyonunun artması ve yükselen IGF1IGF-1 düzeylerinin negatif feedback ile GHRHGHRH salınımını baskılaması beklenir.
Büyüme hormonu (GH) salınımı hipotalamusun çift yönlü kontrolü altındadır: Arkuat çekirdekten salınan GHRH stimüle ederken, periventriküler çekirdekten salınan somatostatin inhibe eder. Periventriküler çekirdek lezyonunda somatostatin eksikliği nedeniyle GH salınımı artar. GH artışı karaciğerden IGF-1 sentezini uyarır. Hem GH hem de IGF-1, negatif feedback mekanizmalarıyla (kısa ve uzun döngülü) hipotalamusu etkileyerek GHRH salınımını baskılamaya çalışır.

Adım Adım Çözüm

1
Hipotalamik çekirdek ve hormon eşleşmesini belirle.
Periventriküler çekirdek, Büyüme Hormonunu inhibe eden Somatostatin (SRIF) sentez merkezidir.
Lezyonun hangi hormonun eksikliğine yol açacağını saptamak için bu bilgi gereklidir.
2
Lezyonun hipofiz üzerindeki etkisini analiz et.
Somatostatinin (inhibitör) azalması, ön hipofizdeki somatotrop hücreler üzerindeki baskıyı kaldırır ve GHGH salınımı artar.
İnhibitör kontrolün kaybı hedef hormonun plazma düzeyini yükseltir.
3
Periferik yanıtı değerlendir.
Artan GHGH, karaciğerden insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF1IGF-1) sentezini ve salınımını uyarır.
GHGH etkilerini büyük oranda IGF1IGF-1 aracılığıyla gösterir.
4
Geri bildirim (feedback) mekanizmasını uygula.
Yükselen IGF1IGF-1 ve GHGH düzeyleri, arkuat çekirdekteki GHRHGHRH nöronlarını inhibe ederek (negatif feedback) yanıt verir.
Vücut, artan periferik hormon seviyelerine üst merkezleri baskılayarak yanıt verir; bu durum uzun döngülü (long-loop) feedback olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Hipotalamo-hipofizer aksın somatostatik inhibisyonu ve feedback döngüleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 144Soru

Paratiroid hormon (PTHPTH), vücut kalsiyum ve fosfat homeostazını korumak amacıyla kemik, böbrek ve bağırsak dokuları üzerinde entegre bir yanıt oluşturur. PTHPTH'ın bu dokulardaki hücresel etki mekanizmaları ve net fizyolojik sonuçları düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PTHPTH, böbrek proksimal tübüllerinde Na+/PiNa^+/P_i kotransportörlerini (NaPi2aNaPi-2a ve 2c2c) hücre içine alarak (internalizasyon) fosfatüratiye neden olurken, distal tübüllerde kalsiyum geri emilimini artırır.

Cevap

Paratiroid hormon (PTHPTH), böbrek proksimal tübüllerinde fosfat geri emiliminden sorumlu olan NaPi2a/2cNaPi-2a/2c taşıyıcılarının sayısını azaltarak fosfat atılımını artırırken, distal tübüllerde kalsiyum geri emilimini artırarak net plazma kalsiyumunu yükseltir.
Doğru olan ifade, PTHPTH'ın böbrek proksimal tübülünde fosfat geri emiliminden sorumlu proteinleri (NaPi2aNaPi-2a ve 2c2c) apikal membrandan uzaklaştırarak (internalizasyon) fosfatın idrarla atılmasını sağlaması ve eş zamanlı olarak distal tübülde kalsiyum geri emilimini artırmasıdır. Bu mekanizma, kalsiyumun kalsiyum-fosfat tuzları şeklinde kemiğe çökmesini engelleyerek iyonize kalsiyumun plazmada serbest kalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
PTH'ın böbrek üzerindeki spesifik etkilerini analiz et.
Proksimal tübülde cAMPcAMP aracılığıyla Na/PiNa/P_i kotransportörleri internalize edilir, bu da fosfatüratiye yol açar.
Plazma kalsiyumunu artırırken, fosfatla çökmesini önlemek için fosfatın vücuttan atılması gerekir.
2
Distal tübüldeki kalsiyum etkisini değerlendir.
Distal kıvrımlı tübülde kalsiyum kanalları (TRPV5/6TRPV5/6) üzerinden geri emilim artar.
Kalsiyumu muhafaza etmek PTH'ın birincil görevidir.
3
Kemik ve bağırsak etkilerini karşılaştır.
Kemikte osteoblastlar üzerinden RANKL yoluyla dolaylı yıkım yapılır, bağırsakta ise Vitamin D üzerinden dolaylı emilim artırılır.
Hücresel düzeyde PTH reseptörleri sadece osteoblastlarda ve böbrek tübül hücrelerinde eksprese edilir.

Anahtar Kavram

PTHPTH'ın böbrek tübüllerindeki dual etkisi: Proksimalde fosfatüretik (fosfat atıcı), distalde kalsiyum tutucu etki.
Soru 145Soru

Arka hipofiz hormonları olan antidiüretik hormon (ADH) ve oksitosinin sentez, taşınma ve etki mekanizmaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki hormon da hipotalamusun magnosellüler (büyük hücreli) nöronlarında sentezlenerek arka hipofize aksonal yolla taşınır.

Cevap

Arka hipofiz hormonları olan ADH ve oksitosin, hipotalamustaki magnosellüler nöron gövdelerinde sentezlenir ve aksonal transport ile arka hipofize taşınarak burada depolanır ve salınır.
Doğru ifadeye göre ADH ve oksitosin, hipotalamustaki supraoptik ve paraventriküler çekirdeklerde bulunan magnosellüler (büyük hücreli) nöronlarda sentezlenir. Bu hormonlar nörofizin proteinlerine bağlı olarak aksonal transport ile arka hipofize (nörohipofiz) taşınır ve ihtiyaç halinde buradan kana salınır.

Adım Adım Çözüm

1
Hormon sentez yerinin belirlenmesi
ADH ve oksitosin hipotalamusun supraoptik ve paraventriküler çekirdeklerinde sentezlenir.
Arka hipofiz (nörohipofiz) hormon üretmez, sadece hipotalamusta üretilen hormonları depolar.
2
Taşıma mekanizmasının analizi
Hormonlar nörofizin adı verilen taşıyıcı proteinlerle birlikte aksonlar boyunca arka hipofize taşınır.
Bu süreç 'hipotalamo-hipofizer traktus' üzerinden gerçekleşir.
3
Reseptör ve sinyal iletiminin değerlendirilmesi
V2V_2 reseptörleri cAMPcAMP artışı, V1V_1 ve oksitosin reseptörleri ise IP3/Ca2+IP_3/Ca^{2+} artışı ile çalışır.
Farklı dokularda farklı reseptör alt tipleri ve sinyal yolakları özelleşmiştir.

Anahtar Kavram

Arka hipofiz hormonlarının hipotalamik sentezi ve aksonal taşınması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 146Soru

Hormonların kimyasal yapıları; sentez edildikleri hücre içi bölmeleri, plazmadaki taşınma formlarını, yarı ömürlerini ve hedef hücrede kullandıkları sinyal iletim yollarını belirleyen en temel unsurdur. Buna göre; tirozin aminoasidinden köken almasına karşın plazma yarı ömrü oldukça uzun (>6>6 gün) olan ve nükleer reseptörler aracılığıyla etki gösteren hormon (II) ile peptit yapıda olmasına rağmen plazmada spesifik bir bağlayıcı proteine sahip olan ve sinyal iletiminde reseptörle ilişkili sitoplazmik bir kinazı (JAK2JAK2) aktive eden hormon (IIII) aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II: Tiroksin (T4T_{4}), IIII: Büyüme hormonu

Cevap

Tiroksin (T4T_{4}) ve Büyüme Hormonu (GH)
Doğru yanıt olan seçenek, hormonların yapı-fonksiyon ilişkisindeki kritik istisnaları bir araya getirmiştir. Tiroksin (T4T_{4}), tirozin türevi bir amin olmasına rağmen steroid benzeri özellikler (yüksek protein bağlama oranı, uzun yarı ömür, hücre içi reseptör) gösterir. Büyüme hormonu (GH) ise bir peptit olmasına rağmen plazmada bağlayıcı proteine (GHBP) sahiptir ve sinyal iletiminde sitoplazmik bir tirozin kinaz olan JAK2'yi kullanarak STAT proteinlerini aktive eder.

Adım Adım Çözüm

1
Amin türevi hormonların alt gruplarını analiz etme
Tirozin türevi aminler; katekolaminler (hidrofilik) ve tiroid hormonları (lipofilik) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'I' numaralı hormonun tirozin türevi olup nükleer reseptör kullanması, onun lipofilik bir amin olan tiroid hormonu olduğunu gösterir.
2
Peptit hormonların istisnai özelliklerini değerlendirme
Büyüme hormonu (GH), peptit yapıda olmasına rağmen plazmada GHBP'ye bağlı taşınır ve bu durum yarı ömrünü uzatır.
Peptit hormonlar genellikle serbest taşınırken GH ve IGF-1 gibi istisnalar bağlayıcı protein kullanır.
3
Kinaz temelli sinyal iletim mekanizmalarını ayırt etme
İnsülin intrinsik tirozin kinaz kullanırken; GH, prolaktin ve eritropoetin JAK/STAT (sitoplazmik kinaz rekrütmanı) yolağını kullanır.
Soruda 'II' numaralı hormon için özellikle JAK2 aktivasyonu ve bağlayıcı protein vurgulanmıştır.

Anahtar Kavram

Hormon Sınıflandırmasında İstisnalar ve Sinyal İletimindeki Kinaz Ayrımı
Soru 147Soru

38 yaşında bir kadın hasta; açlık sırasında ortaya çıkan baş dönmesi, terleme ve konfüzyon atakları ile başvuruyor. Atak sırasında kan glukoz düzeyi 45 mg/dL45 \text{ mg/dL} olarak saptanıyor ve insülinoma tanısı düşünülüyor. Bu hastadaki tümör hücrelerinde, insülinin ekzositozla salınması için gerekli olan membran depolarizasyonunu doğrudan başlatan olay aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ATPATP duyarlı K+K^+ kanallarının kapanması

Cevap

İnsülin salınım sürecinde membran depolarizasyonunu doğrudan başlatan olay ATPATP duyarlı K+K^+ kanallarının kapanmasıdır.
İnsülinoma gibi aşırı insülin salgılanan durumlarda, tümör hücrelerindeki fizyolojik mekanizma hiperaktiftir. Normal süreçte glukoz hücreye girip metabolize edildikten sonra oluşan ATPATP, hücre zarındaki ATPATP duyarlı K+K^+ kanallarına bağlanarak onları kapatır. Bu durum hücre dışına K+K^+ çıkışını durdurur ve istirahat membran potansiyelini daha pozitif değerlere taşıyarak (depolarizasyon) voltaj bağımlı kalsiyum kanallarının açılmasına ve sonuçta insülin salınımına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Glukozun hücre içine giriş yolunu belirle
Glukoz, beta hücrelerine GLUT2GLUT-2 aracılığıyla girer.
Hücre içi glukoz konsantrasyonunun plazma düzeyiyle dengelenmesi gerekir.
2
Enerji metabolizması ve kanal etkileşimini analiz et
Glukoz oksidasyonu sonucu hücre içi ATP/ADPATP/ADP oranı artar; bu artış ATPATP duyarlı K+K^+ kanallarını kapatır.
K+K^+ kanallarının kapanması, pozitif yüklü potasyum iyonlarının hücre içinde birikmesine yol açar.
3
Depolarizasyon ve kalsiyum ilişkisini kur
Hücre zarı depolarize olur, bu da voltaj bağımlı Ca2+Ca^{2+} kanallarını açarak insülin ekzositozunu tetikler.
Kalsiyum akışı, insülin granüllerinin hücre zarıyla birleşmesi için temel sinyaldir.

Anahtar Kavram

Beta hücrelerinde insülin salınımı, ATPATP bağımlı potasyum kanallarının kapanmasıyla tetiklenen bir elektrofizyolojik süreçtir.

Daha Fazla Pratik

Sülfonilüre grubu diyabet ilaçlarının bu kanallar üzerindeki spesifik etkisini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 148Soru

Diyetle sodyum alımı uzun süreli olarak kısıtlanan sağlıklı bir bireyde, renal perfüzyonun korunması ve elektrolit dengesinin sağlanması amacıyla devreye giren adaptasyon mekanizmaları sonucunda, adrenal kortekste gözlenmesi beklenen en belirgin değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zona glomerulosa hücrelerinde hipertrofi ve aldosteron sentaz enzim aktivitesinde artış

Cevap

Zona glomerulosa hücrelerinde hipertrofi ve aldosteron sentaz enzim aktivitesinde artış gözlenir.
Diyetle sodyum kısıtlaması, RAAS aktivasyonu yoluyla anjiyotensin II düzeylerini artırır. Anjiyotensin II, zona glomerulosa hücrelerinde aldosteron sentezini ve hücre proliferasyonunu/hipertrofisini stimüle eder. Aldosteron sentaz enzimi bu tabakaya özgüdür ve aktivitesinin artması sodyum geri emilimini maksimize etmeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sodyum kısıtlamasının fizyolojik etkisini belirle.
Düşük sodyum alımı, ekstraselüler sıvı hacmini ve renal perfüzyon basıncını azaltarak böbreklerden renin salınımını uyarır.
Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemi (RAAS) vücut sodyum ve su dengesinin temel düzenleyicisidir.
2
Anjiyotensin II'nin adrenal korteks üzerindeki etkisini analiz et.
Anjiyotensin II, adrenal korteksin en dış tabakası olan zona glomerulosadaki reseptörlerine bağlanır.
Zona glomerulosa, korteksin mineralokortikoid (aldosteron) sentezleyen tek bölgesidir.
3
Hücresel ve biyokimyasal değişikliği saptan.
Kronik uyarı sonucunda zona glomerulosa hücrelerinde hipertrofi (boyutsal artış) ve aldosteron sentaz (CYP11B2) enzim aktivitesinde artış meydana gelir.
Aldosteron sentaz, kortikosterondan aldosteron oluşumunu sağlayan ve sadece bu tabakada bulunan hız kısıtlayıcı bir enzimdir.

Anahtar Kavram

Adrenal korteksin zona glomerulosa tabakası, anjiyotensin II ve plazma potasyum düzeylerine duyarlıdır; sodyum kısıtlaması durumunda aldosteron sentezini artırmak üzere seçici olarak hipertrofiye uğrar.

Daha Fazla Pratik

Adrenal korteks enzim eksikliklerinin (örneğin 21-hidroksilaz eksikliği) elektrolit ve kan basıncı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 149Soru

Antidiüretik hormon (vazopressin), plazma ozmolaritesindeki artışa veya kan hacmindeki belirgin azalmaya yanıt olarak böbreklerden serbest su geri emilimini düzenler. Bu hormonun böbrek toplayıcı kanal hücrelerinde idrarı konsantre etmek için kullandığı reseptör tipi ve hücre içi sinyal iletim yolağı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V2V_2 reseptörü — GsG_s protein aktivasyonu — cAMP artışı

Cevap

Antidiüretik hormonun böbreklerdeki antidiüretik etkisi V2V_2 reseptörü, GsG_s protein aktivasyonu ve cAMP artışı aracılığıyla gerçekleşir.
Doğru yanıt olan seçenek, vazopressinin böbreklerdeki temel etkisini açıklar. Vazopressin, toplayıcı kanal ana hücrelerinin bazolateral membranındaki V2V_2 reseptörlerine bağlanır. Bu bağlanma, GsG_s proteinini aktive ederek adenilat siklaz enzimini uyarır ve hücre içi cAMP seviyelerini artırır. cAMP ise Protein Kinaz A'yı aktive ederek, sitoplazmada hazır bekleyen akuaporin-2 kanallarının lümen tarafındaki membrana yerleşmesini (translokasyon) sağlar, böylece suyun geri emilimi artar.

Adım Adım Çözüm

1
ADH'nin böbrekteki hedef reseptörünü belirle.
V2V_2 reseptörü.
Vazopressinin (ADH) böbrek toplayıcı kanallarında su geri emiliminden sorumlu olan reseptörü V2V_2 tipidir (V1V_1 damarlarda bulunur).
2
Seçilen reseptörün ikincil haberci sistemini analiz et.
GsG_s - Adenilat Siklaz - cAMP.
V2V_2 reseptörleri GsG_s proteini ile kenetlidir ve hücre içi cAMP seviyesini artırır.
3
Hücresel yanıtı tanımla.
Akuaporin-2 kanallarının apikal membrana yerleşmesi.
Artan cAMP, Protein Kinaz A (PKA) üzerinden akuaporin-2 içeren veziküllerin lümen tarafındaki membrana eklenmesini tetikler.

Anahtar Kavram

Vazopressin (ADH) reseptör özgüllüğü ve sinyal iletim yolları arasındaki farklar.
Soru 150Soru

Hormonların kimyasal yapıları; onların plazmada taşınma özelliklerini, yarı ömürlerini ve hedef hücredeki reseptör lokalizasyonlarını belirleyen en temel unsurdur. Buna göre, lipofilik (yağda çözünen) karakterde olması nedeniyle plazmada büyük oranda taşıyıcı proteinlere bağlı olarak taşınan ve etkisini hücre içi reseptörler aracılığıyla gösteren hormon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kortizol

Cevap

Kortizol, steroid yapılı ve lipofilik bir hormon olduğu için plazmada proteinlere bağlı taşınır ve hücre içi reseptörleri kullanır.
Kortizol, kolesterolden sentezlenen bir steroid hormondur. Steroid hormonlar lipofilik (yağda çözünen) oldukları için kan plazmasında albumin ve spesifik bağlayıcı globulinlere (CBG/Transkortin) tutunarak taşınırlar. Ayrıca hedef hücrenin lipid yapılı membranından basit difüzyonla geçerek sitoplazma veya çekirdek içindeki reseptörlerine bağlanıp gen transkripsiyonunu değiştirirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonların kimyasal yapılarını sınıflandırın.
Seçeneklerdeki hormonlar; İnsülin (Peptit), Kortizol (Steroid), Adrenalin (Amin) ve Oksitosin (Peptit) olarak gruplandırılır.
Hormonun kimyasal yapısı, onun çözünürlük özelliklerini belirler.
2
Lipofilik hormonların özelliklerini analiz edin.
Lipofilik hormonlar (steroidler ve tiroid hormonları) plazmada proteinlere bağlı taşınır ve hücre zarını geçerek hücre içi reseptörlere bağlanır.
Yağda çözünen maddeler plazma suyunda serbest taşınamazlar ve hücre zarındaki lipid tabakasından basit difüzyonla geçebilirler.
3
Doğru eşleşmeyi belirleyin.
Kortizol bir steroid hormondur ve soruda tanımlanan özelliklere tam olarak uyar.
Steroid hormonların tümü kolesterolden sentezlenen lipofilik moleküllerdir.

Anahtar Kavram

Hormonların kimyasal yapılarına göre çözünürlük, taşıma ve reseptör özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Tiroid hormonlarının (T3T_3 ve T4T_4) amin yapılı olmalarına rağmen neden steroidler gibi davrandığını ve hücre içi reseptör kullandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 151Soru

Plazma iyodür (II^-) konsantrasyonundaki akut ve belirgin artış, tiroid folikül hücrelerinde iyodun tiroglobuline bağlanmasını (organifikasyon) ve dolayısıyla hormon sentezini geçici olarak inhibe eder. Bu durum fizyolojide Wolff-Chaikoff etkisi olarak tanımlanır. Ancak yaklaşık 2-10 gün içerisinde, yüksek iyodür seviyeleri devam etse bile tiroid bezi bu baskılayıcı etkiden kurtularak hormon sentezini yeniden başlatır. Tiroid bezinin Wolff-Chaikoff etkisinden 'kaçış' (escape) gerçekleştirmesini sağlayan temel adaptif mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bazolateral membrandaki Sodyum-İyodür Simporter (NIS) ekspresyonunun ve aktivitesinin azalması

Cevap

Bazolateral membrandaki Sodyum-İyodür Simporter (NIS) ekspresyonunun ve aktivitesinin azalması
Wolff-Chaikoff etkisinden kaçışın temelinde, yüksek intrasellüler iyodürün bazolateral membrandaki NIS (Sodyum-İyodür Simporter) sentezini mRNA düzeyinde baskılaması yatar. Bu baskılanma sonucunda folikül hücresine iyot girişi azalır, hücre içi iyot konsantrasyonu düşer ve tiroid peroksidaz (TPO) üzerindeki inhibisyon kalkarak hormon sentezi normale döner.

Adım Adım Çözüm

1
Yüksek plazma iyodürünün hücreye etkisini analiz et
Hücre içi iyodür (II^-) konsantrasyonu hızla yükselir.
Başlangıçta NIS aktif olarak yüksek miktarda iyodu içeri pompalar.
2
Wolff-Chaikoff etkisinin oluşum mekanizmasını belirle
Yüksek intrasellüler iyodür, TPO enzimini ve organifikasyonu inhibe eder.
Bu geçici bir savunma mekanizmasıdır ve hormon sentezini durdurur.
3
Adaptasyon (Kaçış) sürecini değerlendir
Hücre, NIS mRNA ve protein ekspresyonunu aşağı regüle (down-regulation) eder.
Hücre içi iyodun toksik seviyelere çıkmasını engellemek için alım mekanizması kısıtlanır.
4
Hormon sentezinin yeniden başlamasını açıkla
Hücre içi iyot seviyesi kritik eşiğin altına düşer ve TPO üzerindeki baskı kalkar.
NIS azaldığı için iyot alımı düşer ve Wolff-Chaikoff etkisi sona erer.

Anahtar Kavram

Wolff-Chaikoff etkisinden kaçış, NIS (Sodyum-İyodür Simporter) down-regülasyonu sayesinde intratiroidal iyodun azaltılmasıyla gerçekleşen otoregülatuvar bir süreçtir.
Soru 152Soru

Antidiüretik hormonun (ADHADH) böbrek distal tübül ve toplayıcı kanalları üzerindeki hücresel etkileri ve taşıma mekanizmaları düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç medüller toplayıcı kanallarda V2V_2 reseptörleri aracılığıyla UTA1UT-A1 üre taşıyıcılarını aktive ederek medüller interstisyumun hipertonisitesine katkıda bulunur.

Cevap

Antidiüretik hormon (ADHADH), iç medüller toplayıcı kanallarda V2V_2 reseptörleri aracılığıyla UTA1UT-A1 üre taşıyıcılarını aktive ederek üre geri emilimini artırır ve medüller interstisyumun hipertonisitesini destekler.
Doğru ifade, ADH'nin iç medüller toplayıcı kanallarda üre geçirgenliğini artırarak medüller hipertonisiteye katkıda bulunduğunu belirtir. ADH, V2V_2 reseptörü üzerinden cAMPcAMP ve PKAPKA aracılığıyla UTA1UT-A1 üre taşıyıcılarını fosforile eder. Bu, toplayıcı kanalların kortikal kısımlarında ürenin lümende konsantre edilmesini sağlar ve sadece en uç medüller kısımda geri emilerek gradiyenti güçlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptör ve Sinyal İletiminin Belirlenmesi
V2V_2 reseptörü \rightarrow GsG_s proteini \rightarrow cAMPcAMP \rightarrow ProteinProtein KinazKinaz AA (PKAPKA) aktivasyonu.
ADH'nin böbrek tübüllerindeki temel su ve üre taşıma etkisi V2V_2 reseptörü üzerinden gerçekleşir.
2
Kanal ve Taşıyıcı Aktivasyonunun Analizi
Lüminal membrana Akuaporin2Akuaporin-2 yerleşimi ve UTA1UT-A1 taşıyıcısının fosforilasyonu.
PKA aktivasyonu, veziküllerin membrana göçünü ve taşıyıcıların aktif hale gelmesini sağlar.
3
Anatomik Lokalizasyonun Ayırt Edilmesi
Su geri emilimi tüm toplayıcı kanallarda artarken, üre geri emilimi sadece iç medüller bölgede artar.
Üre taşıyıcısı UTA1UT-A1 sadece iç medüller toplayıcı kanalların lüminal membranında eksprese edilir.
4
Fizyolojik Sonucun Değerlendirilmesi
Medüller interstisyel ozmolaritenin artması ve gradiyentin korunması.
Ürenin interstisyuma geçişi, suyun geri emilimi için gereken ozmotik çekim gücüne katkıda bulunur.

Anahtar Kavram

ADH'nin tübüler etkilerinin bölgeye özel (site-specific) olması: Su geri emilimi tüm toplayıcı kanalda (AQP2), üre geri emilimi sadece iç medullada (UT-A1) gerçekleşir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 153Soru

Tiroid hormonlarının (T3T_3 ve T4T_4) vücuttaki lipid metabolizması üzerindeki etkileri değerlendirildiğinde; hipertiroidi durumunda plazma kolesterol konsantrasyonunun azalmasına neden olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğer hücrelerinde LDL reseptör sayısını artırarak plazmadan kolesterol klirensini hızlandırmaları

Cevap

Karaciğer hücrelerinde LDL reseptör sayısının artırılması ve buna bağlı olarak plazma kolesterol klirensinin hızlanması
Doğru yanıt olan seçenek, tiroid hormonlarının karaciğerde LDL reseptörlerinin sentezini artırdığını ifade etmektedir. Bu mekanizma, kanda dolaşan kolesterolden zengin LDL moleküllerinin karaciğer tarafından daha etkin bir şekilde tutulmasını ve dolaşımdan uzaklaştırılmasını sağlar. Bu durum, hipertiroidili hastalarda görülen düşük plazma kolesterol seviyelerinin (hipokolesterolemi) en önemli fizyolojik nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tiroid hormonlarının karaciğer üzerindeki genetik etkisini belirle
Tiroid hormonları (T3T_3), karaciğer hücrelerinde düşük yoğunluklu lipoprotein (LDLLDL) reseptör genlerinin ekspresyonunu artırır.
Hücre içi nükleer reseptörler aracılığıyla protein sentezi tetiklenir.
2
Reseptör sayısındaki artışın plazma kolesterolüne etkisini analiz et
Hücre yüzeyinde artan reseptörler, dolaşımdaki LDLLDL partiküllerini bağlar ve endositoz yoluyla hücre içine alır.
Bu süreç plazmadaki serbest kolesterolün karaciğer tarafından temizlenmesini (klirens) sağlar.
3
Net dengeyi değerlendir
Bağırsaktan emilim ve endojen sentez artsa da, reseptör aracılı klirens ve safrayla atılım çok daha baskın olduğu için net plazma kolesterolü düşer.
Klinik olarak hipertiroidide hipokolesterolemi, hipotiroidide ise hiperkolesterolemi görülmesinin temel sebebi budur.

Anahtar Kavram

Tiroid Hormonlarının LDL Reseptör Ekspresyonuna Etkisi

Daha Fazla Pratik

Tiroid hormonlarının karbonhidrat metabolizması (glukoz emilimi ve glukoneogenez) üzerindeki etkilerini gözden geçirmek, genel metabolik profilin anlaşılmasını pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 154Soru

Adrenal medulla fizyolojisi; hormon sentezindeki hücresel kompartmanlaşma, salgılanma mekanizması ve bu hormonların farklı dokulardaki adrenerjik reseptör afiniteleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük dozlarda salgılanan epinefrin, iskelet kası damarlarındaki β2\beta_2 reseptörlere olan yüksek duyarlılığı nedeniyle toplam periferik direnci azaltabilirken; norepinefrin α1\alpha_1 uyarımı ile direnci artırır.

Cevap

Düşük dozlardaki epinefrin β2\beta_2 reseptörleri üzerinden vazodilatasyon yaparak periferik direnci düşürürken, norepinefrin α1\alpha_1 baskınlığı ile direnci artırır.
Epinefrin, iskelet kası damar yatağındaki β2\beta_2 reseptörlerine olan yüksek afinitesi nedeniyle düşük dozlarda periferik direnci azaltıcı etki gösterir. Norepinefrin ise α1\alpha_1 reseptörleri üzerinden güçlü vazokonstriksiyon yaparak periferik direnci artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Katekolaminlerin sentez yerlerini analiz et.
Tirozin \rightarrow DOPA \rightarrow Dopamin (Sitozol). Dopamin \rightarrow Vezikül (Dopamin β\beta-hidroksilaz ile NE sentezi). NE \rightarrow Sitozol (PNMT ile Epinefrin sentezi).
Sentez basamaklarının sitozol ve vezikül arasındaki döngüsünü anlamak.
2
Reseptör afinitelerini karşılaştır.
Epinefrin: β2>α1\beta_2 > \alpha_1. Norepinefrin: α1>β1\alpha_1 > \beta_1 (β2\beta_2 etkisi yok denecek kadar az).
Hormonların hedef doku üzerindeki net etkisini belirlemek.
3
Düşük doz etkisini değerlendir.
Epinefrin düşük dozda en duyarlı olduğu β2\beta_2 reseptörlerini uyararak iskelet kasında vazodilatasyon yapar, bu da periferik direnci azaltır.
Doz-yanıt ilişkisi ve reseptör duyarlılığı farkını ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Adrenal medulla katekolaminlerinin reseptör afinitesi ve hemodinamik etkileri.

Daha Fazla Pratik

Katekolaminlerin glukoz metabolizması üzerindeki (glikojenoliz ve glukoneojenez) etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 155Soru

İnsan vücudunda sentezlenen, plazmada büyük oranda serbest (bağlanmamış) formda taşınan ve hedef hücresinde GqG_q proteini aracılığıyla fosfolipaz C (PLC) enzimini aktive eden bir hormonun özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suda çözünürlüğü yüksek olduğu için plazma yarı ömrü steroid hormonlara kıyasla daha uzundur.

Cevap

Suda çözünürlüğü yüksek ve plazmada serbest taşınan hormonların (peptitler ve katekolaminler) yarı ömrü, proteinlere bağlı taşınan steroid hormonlara göre daha kısa olduğu için, yarı ömrün daha uzun olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Suda çözünürlüğü yüksek olan hormonlar (peptit yapılı hormonlar ve katekolaminler) plazmada genellikle serbest (bağlanmamış) olarak taşınırlar. Bu serbest form, hormonun hedef hücreye hızla ulaşmasını sağlasa da, aynı zamanda böbrekler tarafından hızla süzülmesine ve plazma enzimleri tarafından yıkılmasına neden olur. Bu nedenle bu hormonların plazma yarı ömürleri oldukça kısadır (genellikle birkaç dakika). Buna karşın, steroid hormonlar ve tiroid hormonları gibi lipid çözünürlüğü yüksek hormonlar plazmada özel taşıyıcı proteinlere bağlı olarak taşınır ve bu bağlanma onları yıkımdan koruyarak yarı ömürlerini belirgin şekilde uzatır. Dolayısıyla, suda çözünen bir hormonun yarı ömrünün steroidlerden daha uzun olduğu bilgisi biyolojik gerçeklerle bağdaşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonun kimyasal yapısını ve taşıma biçimini analiz et
Hormonun plazmada serbest taşınması ve Gq/PLC yolağını kullanması, onun peptit yapılı veya bazı özel amin yapılı (örneğin epinefrin) bir hormon olduğunu gösterir.
Lipofilik (steroid ve tiroid) hormonlar plazmada proteinlere bağlı taşınırken, hidrofilik hormonlar serbest formda bulunur.
2
Taşıma biçimi ile plazma yarı ömrü arasındaki ilişkiyi değerlendir
Proteinlere bağlı olmayan serbest hormonlar, böbreklerden daha kolay süzülür ve plazma enzimleri tarafından daha hızlı yıkılır; bu durum yarı ömürlerini dakikalar seviyesine indirir.
Plazma proteinlerine bağlanma, hormonu hem filtrasyondan hem de metabolik yıkımdan koruyarak yarı ömrünü (saatler veya günler seviyesine) uzatır.

Anahtar Kavram

Hormonların kimyasal yapılarına bağlı olarak plazmada taşınma biçimleri ve yarı ömür süreleri arasındaki ters orantı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 156Soru

Hormonların kimyasal yapıları ile plazmadaki taşınma ve etki mekanizmaları arasındaki ilişki değerlendirildiğinde, steroid yapılı hormonların genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plazmada büyük oranda taşıyıcı proteinlere bağlı olarak taşınırlar ve buna bağlı olarak yarı ömürleri uzundur.

Cevap

Steroid yapılı hormonlar lipofilik özellikleri nedeniyle plazmada taşıyıcı proteinlere bağlı olarak taşınırlar ve bu durum yarı ömürlerinin uzun olmasını sağlar.
Steroid yapılı hormonlar (örneğin kortizol, aldosteron, cinsiyet hormonları) kolesterol türevidir ve hidrofobik karakterdedirler. Bu özellikleri nedeniyle plazmada serbest halde değil, albümin veya spesifik bağlayıcı globulinler gibi taşıyıcı proteinlere bağlı olarak bulunurlar. Protein bağı, hormonu enzimatik yıkımdan ve renal filtrasyondan koruduğu için steroid hormonların yarı ömrü (saatler veya günler), suda çözünen peptit hormonlara (dakikalar) göre çok daha uzundur.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonun kimyasal yapısını belirle.
Steroid hormonlar kolesterol türevi olup lipofilik (yağda çözünen) özelliktedir.
Kimyasal yapı, hormonun sentez, depo, taşıma ve etki mekanizmasını belirleyen temel unsurdur.
2
Taşınma özelliklerini analiz et.
Yağda çözünen maddeler plazmada serbest çözünemezler, bu yüzden spesifik veya genel taşıyıcı proteinlere bağlanırlar.
Plazma su bazlı bir ortamdır ve lipofilik maddeler için uygun bir çözücü değildir.
3
Yarı ömür ve reseptör ilişkisini kur.
Proteine bağlı hormonlar böbreklerden daha yavaş süzülür ve metabolize edilir (uzun yarı ömür). Ayrıca hücre zarını kolayca geçerek hücre içi reseptörlere ulaşırlar.
Serbest hormon fraksiyonu biyolojik olarak aktiftir ancak proteine bağlı kısım bir depo görevi görür.

Anahtar Kavram

Hormonların kimyasal yapılarına göre sınıflandırılması (Steroid vs Peptit)

İpuçları

1
Steroid hormonların ham maddesi olan kolesterolün yağda mı yoksa suda mı çözündüğünü hatırlayın.
2
Kanda bir madde proteinlere ne kadar çok bağlanırsa, vücuttan atılması o kadar zorlaşır ve yarı ömrü uzar.
3
Peptit hormonlar suda çözündükleri için kanda serbest gezerler ancak steroidler bir 'taşıyıcıya' ihtiyaç duyarlar.

Daha Fazla Pratik

Tiroid hormonlarının kimyasal yapısı ile steroidlere olan benzerliklerini (taşıyıcı protein gereksinimi ve reseptör lokasyonu) inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 157Soru

Dirençli hipertansiyon şikayetiyle başvuran bir hastada yapılan laboratuvar incelemelerinde plazma potasyum (K+K^+) düzeyinin 3.03.0 mEq/L (normal: 3.55.03.5-5.0 mEq/L) olduğu saptanmıştır. Bu tabloya neden olan mineralokortikoid hormonun (aldosteron) sentezlendiği adrenal korteks tabakası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zona glomerulosa

Cevap

Aldosteron sentezinden sorumlu olan tabaka zona glomerulosa tabakasıdır.
Adrenal korteks dıştan içe doğru üç tabakadan oluşur: G-F-R (Glomerulosa, Fasikulata, Retikularis). Zona glomerulosa, aldosteron sentezinden sorumlu olan ve anjiyotensin II ile plazma potasyum düzeylerine doğrudan yanıt veren tabakadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hipertansiyon ve hipokalemi (3.03.0 mEq/L), mineralokortikoid (aldosteron) fazlalığına işaret eder.
Aldosteron böbrek tübüllerinde sodyum geri emilimini artırırken potasyum atılımını hızlandırır.
2
Aldosteronun sentez yerini belirle
Aldosteron, adrenal korteksin en dış tabakasında sentezlenir.
Zona glomerulosa hücreleri, diğer tabakalarda bulunmayan aldosteron sentaz enzimine sahiptir.
3
Seçenekleri karşılaştır
Zona glomerulosa doğru tabakadır.
Diğer tabakalar farklı steroid sınıflarını (glukokortikoidler, androjenler) veya katekolaminleri üretir.

Anahtar Kavram

Adrenal korteks tabakalarının fonksiyonel zolanizasyonu

Daha Fazla Pratik

Adrenal korteks tabakalarının (GFR) sentezlediği hormonları 'Tuz-Şeker-Seks' (Mineralokortikoid-Glukokortikoid-Androjen) kodlamasıyla pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 158Soru

Arka hipofizden (nörohipofiz) dolaşıma salınan Antidiüretik Hormon (ADH) ve Oksitosin'in sentezlendiği asıl bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipotalamustaki magnosellüler nöronlar

Cevap

Arka hipofiz hormonları olan ADH ve Oksitosin, hipotalamustaki magnosellüler nöronlarda sentezlenir.
Arka hipofiz hormonları olan ADH (vazopressin) ve oksitosin, hipotalamusta yer alan supraoptik ve paraventriküler çekirdeklerdeki magnosellüler nöronlar tarafından sentezlenir. Bu hormonlar, nörofizin adı verilen taşıyıcı proteinlere bağlanarak aksonal taşıma (akzoplazmik akış) ile arka hipofize iletilir ve orada bulunan sinir uçlarında depolanır. Uyarı geldiğinde ise ekzositoz ile kana verilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Arka hipofiz hormonlarının (ADH ve Oksitosin) kimyasal yapısını ve genel işleyişini hatırla.
Bu hormonlar nöropeptit yapısındadır ve nöron gövdelerinde sentezlenirler.
Hormonun nereden salgılandığı ile nerede üretildiği arasındaki farkı anlamak için gereklidir.
2
Nörohipofizer sistemin anatomik bağlantılarını değerlendir.
Hormonlar hipotalamusta sentezlenir ve aksonlar aracılığıyla arka hipofize taşınır.
Arka hipofizin bir bezden ziyade bir 'depolama ve salınım alanı' olduğunu teyit etmek için.
3
Hipotalamustaki spesifik üretim merkezlerini belirle.
Supraoptik çekirdek (esas olarak ADH) ve paraventriküler çekirdek (esas olarak Oksitosin) magnosellüler nöronları sentez yeridir.
Doğru anatomik bölgeyi seçmek için.

Anahtar Kavram

Arka hipofiz hormonları (ADH ve Oksitosin) hipotalamusta sentezlenir, arka hipofizde depolanır ve buradan kana salınır.
Soru 159Soru

5454 yaşında kadın hasta; son 66 ayda 1010 kg kaybetme, yeni gelişen diyabet ve özellikle alt ekstremitelerde yerleşen, kenarları düzensiz, büllöz ve eritematöz döküntüler (nekrolitik migratuar eritem) şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan görüntülemelerde pankreas gövdesinde 3 cm3 \text{ cm} boyutunda bir kitle saptanıyor. Bu hastada klinik tablodan sorumlu olan temel hormonun hepatositlerde tetiklediği sinyal iletim yolağı düşünüldüğünde, aşağıdaki enzimlerden hangisinin aktivitesinde artış görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fruktoz-2,6-bisfosfataz

Cevap

Klinik tabloyla uyumlu olan glukagonoma vakasında, artan glukagon hormonu etkisiyle bifonksiyonel enzimin fruktoz-2,6-bisfosfataz aktivitesi artar.
Hastadaki nekrolitik migratuar eritem ve diyabet bulguları bir glukagonoma (alfa hücre tümörü) vakasına işaret eder. Glukagon, karaciğerde GsG_s proteinli reseptörler aracılığıyla cAMPcAMP artışına ve Protein Kinaz A (PKAPKA) aktivasyonuna neden olur. PKAPKA, bifonksiyonel enzimi (PFK-2/FBPase-2) fosforiller. Bu fosforilasyon sonucunda enzimin fruktoz-2,6-bisfosfataz (FBPase-2) aktivitesi artarken, fosfofruktokinaz-2 (PFK-2) aktivitesi inhibe edilir. Sonuç olarak hücre içi fruktoz-2,6-bisfosfat seviyesi düşer ve glukoneojenez hızı artar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin analizi
Nekrolitik migratuar eritem ve pankreatik kitle varlığı Glukagonoma tanısını koydurur.
Bu spesifik deri bulgusu glukagon salgılayan tümörler için patognomoniktir.
2
Hücresel sinyal yolağının belirlenmesi
Glukagon hepatositlerde GPCR (GsG_s) reseptörüne bağlanarak cAMPcAMP ve Protein Kinaz A (PKAPKA) aktivasyonuna yol açar.
Glukagonun temel etki mekanizması ikinci haberci olarak cAMPcAMP kullanmasıdır.
3
Bifonksiyonel enzim regülasyonunun incelenmesi
PKAPKA, PFK-2/FBPase-2 kompleksini fosforiller; bu durum FBPase-2 domainini aktif, PFK-2 domainini inaktif hale getirir.
Fosforilasyon glukoneojenezi desteklemek için metabolik akışı düzenler.
4
Metabolik sonucun değerlendirilmesi
Fruktoz-2,6-bisfosfataz aktivitesi artar, F2,6P2F-2,6-P_2 seviyesi düşer ve glukoneojenez uyarılır.
F2,6P2F-2,6-P_2 miktarındaki azalma, glikolizin kilit enzimi PFK-1 üzerindeki allosterik aktivasyonu kaldırır.

Anahtar Kavram

Glukagonun hepatik metabolizmadaki PKA aracılı enzim fosforilasyonu ve bifonksiyonel enzim üzerindeki düzenleyici etkisi.
Soru 160Soru

Pankreasın endokrin fonksiyonlarını inceleyen bir araştırmacı, Langerhans adacıklarındaki hücre tiplerini ve salgıladıkları hormonları eşleştirmektedir. Buna göre, Langerhans adacıklarının periferinde yerleşen ve ana etkisi kan glukoz düzeyini artırmak (hiperglisemik etki) olan hormon aşağıdakilerin hangisinden salgılanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alfa hücreleri

Cevap

Hiperglisemik etkiye sahip glukagon hormonu, pankreas Langerhans adacıklarının alfa hücrelerinden salgılanır.
Pankreasın Langerhans adacıklarında yer alan alfa hücreleri, kan glukoz düzeyini artırıcı etki gösteren glukagon hormonunu sentezler ve salgılar. Glukagon özellikle karaciğerde depolanmış glikojenin yıkımını (glikojenoliz) ve yeni glukoz yapımını (glukoneojenez) uyararak kan şekerini yükseltir.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonun etkisini belirle
Kan glukozunu artıran hormon glukagondur.
Glukagon, glikojenoliz ve glukoneojenezi uyararak kan şekerini yükseltir.
2
Hücre tipini eşleştir
Glukagon, Langerhans adacıklarındaki alfa hücreleri tarafından üretilir.
Beta hücreleri insülin (hipoglisemik), alfa hücreleri ise glukagon üretir.

Anahtar Kavram

Pankreatik adacık hücre tipleri ve hormonal ürünleri

İpuçları

1
Hangi hormon kan şekerini yükseltir? İnsülin mi yoksa glukagon mu?

Daha Fazla Pratik

İnsülinin hücresel etki mekanizmasında kullanılan reseptör tipini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 8 / 11Sonraki
Endokrin Sistem Fizyolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 8 | Examkin